Etiket: av. selce maraş büken

Naklen atamada idarenin takdir yetkisi, kamu yararı ve hizmet gerekleri, emsal karar, naklen atama işleminin iptali, adana idare avukatı

Naklen Atamada İdarenin Takdir Yetkisi

Bu makalemizde naklen atamada idarenin takdir yetkisi nin ele alındığı bir Danıştay kararına yer vereceğiz. Bilindiği üzere naklen atama işlemi kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun biçimde yapılmalıdır. Bu doğrultuda naklen atamada idarenin takdir yetkisi olduğunu ancak bu takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun biçimde kullanılması gerektiğini söylemek mümkündür. Bu bağlamda naklen atamada idarenin takdir yetkisi kullanılırken, kamu hizmetinin etkin ve verimli işlemesi amacı dışında bir başka amacın bulunmaması, memurun kadro derecesini gözetmesi ve atama işlemlerinin bir ALT CEZA GİBİ uygulanmaması gerekmektedir. Aksi halde açılacak dava ile naklen atama işleminin iptali söz konusu olacaktır. Bu hususta naklen atama işleminin iptali ile ilgili aldığımız emsal karara buradan ulaşabilirsiniz.

Danıştay 2. Dairesinin kamu hizmet ve gerekleri göz ardı edilmeksizin memurların naklen atamasında idarenin takdir yetkisinin bulunduğu yönündeki 2021/3370 Esas, 2021/741 Karar sayılı kararının özet kısmını makalemizin devamında yer verilmiştir.

Naklen Atamada İdarenin Takdir Yetkisi

DANIŞTAY
2. DAİRE
Esas Numarası: 2021/3370
Karar Numarası: 2021/741
Karar Tarihi: 18.03.2021

KAMU HİZMET VE GEREKLERİ GÖZ ARDI EDİLMEKSİZİN MEMURLARIN NAKLEN ATANMADA İDARENİN TAKDİR YETKİSİ NE SAHİP OLDUĞU

Özeti: Dava İl Emniyet Müdürlüğünde emniyet amiri olarak görev yapan çalışanın farklı İl Emniyet Müdürlüğü emrine naklen atanmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır. Memurların naklen atanmaları konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı açık olup, bu yetkinin ancak kamu ve hizmet gerekleri göz ardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin neden ve amaç yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği yerleşmiş yargı içtihatlarıyla kabul edilmiş bulunmaktadır. Emniyet amirinin atama gerekçesini oluşturan soruşturma raporunda; İlçe Emniyet Müdürlüğü personelinin hak etmiş oldukları özlük hakları ile ilgili olarak banka maaş protokolü için aralarında emniyet amirinin de bulunduğu ihale komisyonu oluşturulduğu görülmüştür. İlçe Emniyet Müdürlüğü ve Bölge Trafik Denetleme İstasyon Amirliğinde görevli personelin maaş ödemeleri ile ilgili olarak ihale yapıldığı, isteklilerden bankanın üç yıl için belirli miktarlı teklifinin, beş yıllık teklifinden ekonomik olarak daha avantajlı olmasına rağmen, beş yıllık promosyon bedelini onaylamak suretiyle görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü ve savsaklama suçunu işleyerek devleti ve kişileri zarara uğrattıkları belirtilmiştir. Emniyet amirinin Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün ilgili maddesi gereğince üç günlük aylık kesimi cezası ile tecziye edilmesine dair Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu işleminin tesis edildiği ve bu işlemin iptali istemiyle açılan davada İdare Mahkemesi’nin kararıyla davanın reddine karar verildiği, karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ise Bölge İdare Mahkemesince reddedildiği görülmüştür. Emniyet amiri hakkında Emniyet Hizmetleri Sınıfı Mensupları Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin ilgili maddesi uyarınca farklı İl Emniyet Müdürlüğü emrine naklen atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiş olup, idarenin temyiz isteminin kabulü gerekmektedir.

Adana İdare Hukuku Avukatı

Adana idare hukuku avukatı ve adana idari dava avukatı olarak bilgilendirme yapmak amacıyla paylaştığımız makalelerin bir kısmı şu şekildedir; İl dışından gelen görüşmeler zoom, google meet veya başkaca telekonferans yöntemleri ile gerçekleştirilebilmektedir. 

  • İptal davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Tam yargı davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Disiplin soruşturmasına savunma örneğine buradan,
  • Memur disiplin cezasına karşı açılacak iptal davasının incelendiği makalemize buradan, 
  • Memur disiplin cezasına itiraz konusunun ayrıntılı incelendiği makalemize buradan
  • Disiplin soruşturmasında soruşturma usulünün incelendiği makalemizi buradan
  • Soruşturma izni verilmesi itiraz dilekçesi örneğini buradan okuyabilirsiniz.

Makalelerimiz her geçen gün güncellendiği için ayrıntılı bilgi için lütfen sitemizde arama yapınız.

Islah dilekçesi, ıslah dilekçesi örneği asliye hukuk mahkemesi, ıslah örnek dilekçe alacak davası asliye hukuk, adana avukat selce maraş büken

Islah Dilekçesi Örneği Asliye Hukuk

Daha önceki makalemizde ıslah dilekçesi örneği iş mahkemesi için değinmiştik İlgili makalemize buradan ulaşabilirsiniz. Bu makalemizde verilecek ıslah dilekçesi örneği asliye hukuk mahkemesi içindir. Alacak davasında kullanılabilecek ıslah dilekçesi örneği asliye hukuk mahkemesine sunulabilir. Ancak ıslah dilekçesi örneği verilmeden önce aynı davada yalnızca bir kez ıslah yoluna başvurulabileceği unutulmamalıdır. (HMK m. 176 vd) Islah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir. Islah, sözlü olarak yapılabileceği gibi  veya yazılı olarak ıslah dilekçesi örneği asliye hukuk mahkemesi’ne hitaben yapılabilir. Karşı taraf duruşmada hazır değilse veya ıslah talebi duruşma dışında yapılıyorsa, bu yazılı talep veya tutanak örneği, haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirilir.

Islah Dilekçesi Örneği Asliye Hukuk Mahkemesi

ADANA … ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NE

DOSYA NO : …../….. Esas

DAVACI : ……………… (TC: ……………… )

VEKİLİ : Av. Selce MARAŞ BÜKEN

DAVALI : ……………… 

ISLAHA ESAS TUTAR : ………. TL

KONU : Islah dilekçemizdir.

AÇIKLAMALARIMIZ

Sayın Mahkemenizin yukarıda esas numarası verilen dosyasındaki dava, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla ………. TL tutarında açılmıştır.

Dosyamıza kazandırılan bilirkişi raporu doğrultusunda iş bu davada talep edilen müvekkilin …. alacağının ödeme tarihi …/…/….. tarihine kadar işlemiş faizlerinin ……….. TL olduğu, bu faizden müvekkilin payına düşen tutarın ……….. TL olduğunun belirlenmesi karşısında dava değerini bilirkişi raporunda tespit edilen tutarlara ıslah etme zaruretimiz hasıl olmuştur.

SONUÇ ve İSTEM : Yukarıda arz ve izah edilen ve Sayın Mahkemenizce re’sen göz önünde tutulacak nedenler dahilinde,
1. Bilirkişi raporuna beyan ile ıslah dilekçemizin davalı vekiline tebliğe çıkarılmasına,
2. Islah talebimizin kabulüne ve müddeabihin ıslahı yolu ile arttırdığımız kısım ile dava dilekçesinde talep ettiğimiz miktarların birleştirilmesi sonucu; ………..TL faiz alacağının davalıdan alınarak müvekkile ödenmesini,
3. Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz. …/…/…..

Davacı Vekili
Av. Selce MARAŞ BÜKEN

Diğer makalelerimize buradan ulaşabilir veya büromuzdan randevu almak için buraya tıklayabilirsiniz.

Yurtdışına tebligat talebi örneği, icra müdürlüğü yurtduşına tebligat talep örneği, yurtdışına tebligat nasıl yapılır, adana avukat, örnek talep dilekçesi

Yurtdışına Tebligat Talebi Örneği

Yurtdışına tebligat talebi, ilgili icra müdürlüğüne aşağıda verdiğimiz örnek dilekçe ile yapılabilir. Yurtdışına tebligat talebi Tebligat Kanunu’nun 25/a maddesine göre yapılır. Konu ile ayrıntılı bilgi verdiğimiz “Yurtdışına Tebligat Nasıl Yapılır?” başlıklı yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.

Düzenlemeye göre; “Yabancı ülkede kendisine tebliğ yapılacak kimse Türk vatandaşı olduğu takdirde tebliğ o yerdeki Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğu aracılığıyla da yapılabilir. Bu hâlde bildirimi Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğu veya bunların görevlendireceği bir memur yapar. Tebliğin konusu ile hangi merci tarafından çıkarıldığı bilgilerinin yer aldığı ve otuz gün içinde başvurulmadığı takdirde tebliğin yapılmış sayılacağı ihtarını içeren bildirim, muhataba o ülkenin mevzuatının izin verdiği yöntemle gönderilir. Bildirimin o ülkenin mevzuatına göre muhataba tebliğ edildiği belgelendirildiğinde, tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğuna başvurulmadığı takdirde tebligat otuzuncu günün bitiminde yapılmış sayılır. Muhatap Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğuna başvurduğu takdirde tebliğ evrakını almaktan kaçınırsa bu hususta düzenlenecek tutanak tarihinde tebliğ yapılmış sayılır. Evrak bekletilmeksizin merciine iade edilir. Bu maddeye göre kazaî merciler tarafından çıkarılacak tebligatta, tebliğ evrakı doğrudan o yerdeki Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğuna gönderilebilir.”

Yurtdışına Tebligat Talebi Örneği

ADANA …. İCRA MÜDÜRLÜĞÜ

DOSYA NO: 201../…..

Yukarıda esas numarası verilen icra takibinin borçlusunun adresi Uyap sisteminde   …. olarak kayıtlı olup, … örnek ödeme emrinin borçluya Tebligat Kanunu 25/a maddesi uyarınca tebliğine, bu sebeple … Başkonsolosluğuna müzekkere yazılmasına, yurtdışı tebligat giderinin tahsili için …. Defterdarlığı Muhasebe Bölümüne üst yazı gönderilmesini talep ederiz.

Alacaklı Vekili
Av. Selce MARAŞ BÜKEN

Diğer makalelerimize buradan ulaşabilir veya büromuzdan randevu almak için buraya tıklayabilirsiniz.

Önceden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, zamanaşımı, adana ceza avukatı, sanığa önceden hagb kararı verilmiş olması

Önceden Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı

Yargıtay 4. Ceza Dairesi, sanığa önceden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile yeniden işlenen suç tarihi arasındaki dönemde zamanaşımı süreleri hakkında aşağıdaki gibi karar vermiştir.

YARGITAY
4. CEZA DAİRESİ
Esas Numarası: 2021/10322
Karar Numarası: 2021/13534
Karar Tarihi: 04.05.2021

SANIĞA ÖNCEDEN VERİLEN HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASI KARARI
İLE YENİDEN İŞLENEN SUÇ TARİHİ ARASINDAKİ DÖNEMDE ZAMANAŞIMI SÜRELERİNE DİKKAT EDİLMESİ GEREKTİĞİ

Sanığa Atılı Suçlara İlişkin Öngörülen Cezaların Üst Sınırının İncelenmesi Gerektiği – Önceden Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı İle Yeniden Suç İşlediği Tarih Arasındaki Durma Süresinin de Dikkate Alınması Gerektiği – Suçların Tabi Bulunduğu On İki Yıllık Olağanüstü Dava Zamanaşımının Gerçekleştiği – Hükmün Bozulması Gerektiği

Özeti: Sanığa atılı suçlara ilişkin öngörülen cezaların üst sınırı uyarınca önceden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile yeniden suç işlediği tarih arasındaki durma süresi de dikkate alındığında suçların tabi bulunduğu on iki yıllık olağanüstü dava zamanaşımının gerçekleştiği anlaşıldığından hükmün bozulması gerekmektedir.

HÜKÜMLER : Mahkumiyet

KARAR

Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Sanığa atılı suçlara ilişkin Yasa maddesinde öngörülen cezaların üst sınırı uyarınca, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e, ve 67/4. maddelerine göre, önceden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile yeniden suç işlediği tarih arasındaki durma süresi de dikkate alındığında suçların tabi bulunduğu 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımının gerçekleştiği anlaşıldığından, O Yer Cumhuriyet Savcısının ve sanık …’in temyiz itirazları bu nedenle, yerinde görülmekle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak, başkaca yönleri incelenmeyen hükümlerin BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkında açılan kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e, 67/4. ve CMK’nın 223/8. maddeleri gözetilerek DÜŞMESİNE, 04/05/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Adana ceza avukatı olarak, Büken Hukuk & Danışmanlık Bürosu, TCK ve diğer ilgili kanunlarda düzenlenen suçların soruşturma aşamasından infaz aşamasına kadar tüm işlemlerine ilişkin hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti vermektedir.

Diğer makalelerimize buradan ulaşabilir veya büromuzdan randevu almak için buraya tıklayabilirsiniz.

Danıştay'ın emsal mobbing kararı, sistematik yersiz disiplin soruşturması yapılan memur, görevden alma, kamu görevlisine mobbing, mobbing davası, tazminat

Danıştay’ın Emsal Mobbing Kararı

Bu makalemizde Danıştay’ın emsal mobbing kararı na yer vereceğiz. Danıştay 2. Dairesi ‘ın emsal sayılabilecek kararı makalemizin sonunda yer almaktadır. Danıştay’ın emsal mobbing kararı içeriğinde özetle; davacı ile davalı idare arasında yaşanan ve yargıya intikal eden ve etmeyen hukuki süreç bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı idarece davacıya belirli bir süre sistematik biçimde devam eden, yıldırma, pasifize etme veya işten uzaklaştırmayı amaçlayan işlemler tesis edildiği, sürekli yerinin değiştirildiği, davacının yersiz soruşturmalara maruz bırakılıp haksız disiplin cezaları verildiği, bu haliyle davacıya manevi taciz (mobbing) uygulandığı, bu durumun ise davacıyı manevi olarak elem ve kedere uğrattığı ve yıprattığı gerekçesiyle manevi tazminat isteminin kısmen kabulü yolunda Mahkemece verilen karara karşı davalı idarece yapılan istinaf başvurusu kesin olarak reddedilmiştir.

Danıştay’ın emsal mobbing kararı ile sistematik biçimde yersiz disiplin soruşturması na maruz kalan ve/veya görevden alma işlemine tabi tatulan memurun, kamu görevlisine mobbing uygulandığı anlamına geleceğini ve bu durumda mobbing davası açma hakkı olduğunun bir kez daha altı çizilmiştir. Danıştay 2. Dairesi’nin 2020/516 Esas, 2020/3123 Karar sayılı emsal mobbing kararının “Hukuki Değerlendirme” kısmı şu şekildedir.

Danıştay’ın Emsal Mobbing Kararı

“…Uyuşmazlık konusu olayda, dava konusu yönetim kurulu kararı ve idarece sunulan savunma dilekçesinde davacının, işlediği iddia edilen disiplinsiz davranışlarından bahisle işlemin tesis edildiği ileri sürülmüş ise de; davacı hakkında Rektörün eşinin İslami İlimler Akademisine atanmasına ilişkin resmi yazıyı basına sızdırarak, basında ve sosyal medyada üniversitenin iç işleyişiyle ilgili olarak uygun olmayan gündem oluşturduğu gerekçesiyle 657 sayılı Kanunun 125/B-a maddesi ve 2547 sayılı Kanunun 53/b-1/b maddesinde düzenlenen fiilleri işlediğinden bahisle 2547 sayılı Kanunun 53/D maddesi uyarınca verilen uyarma cezasının, … İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararı ile; basına sızdırıldığı iddia edilen isnada konu 10/05/2017 tarihli atama işlemine ilişkin resmi yazının davacı veya maiyetindeki elemanlar tarafından basına sızdırıldığına ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı bir delilin bulunmadığı, hatta bu hususun davalı idarece yaptırılan soruşturma sonucu hazırlanan soruşturma raporunda da belirtildiğinden, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptal edildiği, … Bölge İdare Mahkemesi, … İdari dava Dairesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararı ile davalı idarenin istinaf başvurusu reddedilerek kesinleştiği; yine … Meslek Yüksekokulu ve … Meslek Yüksekokulu’na yapılan görevlendirmeleri kapsamında hazırladığı fizibilite raporlarının ciddiyetten uzak ve özensiz olduğu gerekçesiyle başlatılan soruşturma neticesinde; 657 sayılı Kanun’un 125/A-a maddesi uyarınca verilen uyarma cezasının ise … İdare Mahkemesinin … günlü, E: …, K:… sayılı kararı ile; disiplin cezasına konu görevin davacının görev tanımına uymadığı, yapılan görevlendirme kapsamında istenen fizibilite raporlarının şablonunun ve hangi kriterlere göre hazırlanması gerektiğinin belirtilmediği, yine de davacının elinden geldiği ve bilgisi elverdiği ölçüde çalışmasını yaparak verilen süre içerisinde istenen fizibilite raporlarını hazırlayarak idareye sunduğu, bu haliyle davacının üzerine atılı fiillerin sübut bulmadığı gerekçesiyle iptal edildiği, … Bölge İdare Mahkemesi, … İdari dava Dairesinin … günlü, E:…, K:… kararı ile davalı idarenin istinaf başvurusu reddedilerek kesinleştiği; ayrıca davacı hakkında soruşturma konusu yapılan, … Meslek Yüksekokuluna görevlendirilmesine ilişkin yazıyı basına sızdırdığı; davalı idarece tahkik edilen bir yolsuzluk soruşturmasında sanık tarafından daha önceki ifadesinin davacının baskısıyla verildiği; bir öğretim üyesinin 2547 sayılı Yasa hükümlerine uygun olmayan şekilde bir yıl süreyle yurtdışında görevlendirilmesine sebep olduğu iddiaları hakkında başlatılan soruşturmalarla ilgili olarak ise; disiplin cezası verilmesine gerek görülmediği, davacının görevinde başarısız ve verimsiz olduğu yönünde başkaca somut, nesnel ve hukuken kabul edilebilir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı anlaşılmıştır.

Öte yandan, davacı tarafından kendisine mobbing uygulandığından bahisle maddi ve manevi tazminat ödenmesi istemiyle yaptığı başvurunun zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararlara karşılık olmak üzere 1.000,00-TL maddi ve 50.000,00-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada; davacıya geçici görevlendirmeleri kapsamında geçici görev yolluğu ödenmediğinden davacının 1,000,00-TL maddi tazminat isteminin kabulü; davacının ifa ettiği kamu görevinin niteliği ve davacı ile davalı idare arasında yaşanan ve yargıya intikal eden ve etmeyen hukuki süreç bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı idarece davacıya belirli bir süre sistematik biçimde devam eden, yıldırma, pasifize etme veya işten uzaklaştırmayı amaçlayan işlemler tesis edildiği, sürekli yerinin değiştirildiği, davacının yersiz soruşturmalara maruz bırakılıp haksız disiplin cezaları verildiği, bu haliyle davacıya manevi taciz (mobbing) uygulandığı, bu durumun ise davacıyı manevi olarak elem ve kedere uğrattığı ve yıprattığı gerekçesiyle manevi tazminat isteminin 10.000,00-TL’lik kısmının kabulü yolunda … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E…., K…. sayılı karara karşı davalı idarece yapılan istinaf başvurusu … Bölge İdare Mahkemesi, … İdari Dava Dairesinin … günlü, E…., K…. sayılı kararıyla kesin olarak reddedilmiştir.

Bu durumda, davacının görevinden alınmasını gerektirecek, görevinde yetersiz ve verimsiz olduğuna ilişkin hukuken geçerli somut bir bilgi ve belgenin davalı idarece sunulamaması karşısında, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı olarak davacının genel sekreterlik görevinden alınarak enstitü sekreteri olarak atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık, aksi yöndeki … Bölge İdare Mahkemesi, … İdari Dava Dairesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.”

Adana İdare Hukuku Avukatı

Büken Hukuk & Danışmanlık Bürosu , idare hukuku avukatı ve idari dava avukatı olarak, Türkiye’nin neredeyse tamamındaki İdare Mahkemeleri ve Danıştay’ da açılacak iptal ve tam yargı davaları hakkında hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti vermektedir. İl dışından gelen görüşmeler zoom, google meet veya başkaca telekonferans yöntemleri ile gerçekleştirilebilmektedir.  

İdare hukuku avukatı ve adana idari dava avukatı olarak bilgilendirme yapmak amacıyla paylaştığımız makalelerin bir kısmı ise şu şekildedir;

  • İptal davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Akademik kadro bilim sınavına itiraz ile ilgili makalemize buradan,
  • Akademik kadro sınavına itiraz ve iptal davası ile ilgili detaylı bilgiye buradan,
  • Tam yargı davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Disiplin soruşturmasına savunma örneğine buradan,
  • Memur disiplin cezasına karşı açılacak iptal davasının incelendiği makalemize buradan, 
  • Memur disiplin cezasına itiraz konusunun ayrıntılı incelendiği makalemize buradan
  • Disiplin soruşturmasında soruşturma usulünün incelendiği makalemizi buradan
  • Soruşturma izni verilmesi itiraz dilekçesi örneğini buradan okuyabilirsiniz.

İdari yargıda mobbing konusunda adana mobbing avukatı olarak kaleme aldığımız;

  • Mobbing nasıl ispatlanır konulu makalemize buradan,
  • Mobbing davası nedir konulu makalemize buradan
  • Kamu görevlisine mobbing uygulanması ile ilgili makalemize buradan,
  • Mobbing suçu ile ilgili makalemize buradan, ulaşabilirsiniz

İşçilik alacakları hesaplamalarının alanında uzman avukatlar nezdinde yapılması ve açılması muhtemel davanın bir adana iş avukatı ile takibi önem arz etmektedir. Diğer makalelerimize buradan ulaşabilir veya büromuzdan randevu almak için buraya tıklayabilirsiniz.

Haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat dava dilekçesi örneği, örnek dilekçe, iftira, beraat, Yargıtay kararları, adana avukat Selce Maraş Büken

Haksız Şikayet Nedeniyle Manevi Tazminat Dava Dilekçesi Örneği

Bu makalemizde haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat dava dilekçesi örneği ne yer verilecektir. Ancak öncelikle haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat dava dilekçesi yazımında faydalı olabilecek kısa açıklama yapmakta fayda görüyoruz. Konu ile ilgili ayrıntılı makalemizi buradan inceleyebilirsiniz.

Haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat dava dilekçesi bir başka kişi tarafından haksız biçimde kişilik hakları saldırıya uğrayan kişi tarafından açılır. saldırıya uğrayan kişi manevi tazminat talep edebilir. Bu dava türü hukuki dayanağını haksız fiil sorumluluğundan ve şikayet olunanın haksız yere lekelenmeme hakkı vardır. Yargıtay‘a göre bu davalarda tazminat miktarı belirlenirken, eylem ve olayın özelliklerinin yanı sıra tarafların kusur oranı, sıfatı, işgal ettikleri makam ve sosyal ve ekonomik durumları göz önünde tutulmalıdır.

Haksız Şikayet Nedeniyle Manevi Tazminat Dava Dilekçesi Örneği

ADANA NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NE

DAVACI : ………………………..

VEKİLİ : Av. Selce MARAŞ BÜKEN

DAVALI : ………………………..

DAVA DEĞERİ : 50.000,00 TL

KONU : Haksız şikayet nedeniyle 50.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkile ödenmesi talebimizdir.

AÇIKLAMALARIMIZ

  1. Müvekkil ….., …/…./……. Tarihinden bu yana …………’nde ………… olarak çalışmaktadır. Müvekkil, davalıyı tanımamaktadır.
  2. Davalı, 15 Temmuz olaylarından hemen sonra; …/…./…….. tarihinde BİMER üzerinden şikayette bulunmuş, bu şikayetinde terör örgütü üyesi suçlamasında bulunarak müvekkilin de içinde bulunduğu bir liste vermiştir. Davalının şikayeti üzerinde müvekkil hakkında adli ve idari soruşturma başlatılmıştır. Adli soruşturma sırasında müvekkil …./…./…… tarihinde gözaltına alınmış ve …./…./…… tarihinde tutuklanmış, tahliye edildiği …./…./…… tarihine kadar yaklaşık …. gün cezaevinde kalmıştır. Akabinde ise imza atma suretiyle adli kontrol uygulanmıştır. Ayrıca müvekkil …./…./…… tarihinde ….. sayılı KHK ile kamu görevinden ihraç edilmiştir.
  3. Müvekkil hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ……/……. Soruşturma, …../……. sayılı ve …./…./……. tarihli kararı ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Ayrıca müvekkil OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu’nun …/…./……. tarih ve …../…… nolu kararı ile görevine iade edilmiştir.
  4. Müvekkil davalının şikayeti üzerinde darmadağın olan hayatını yeniden düzene oturtmuş gibi görünse de, bu süreç neredeyse ….. yıl sürmüştür. Ayrıca müvekkil için her ne kadar her şey yoluna girmiş gibi gözükse de davalının haksız şikayeti nedeniyle müvekkilin cezaevinde geçirdiği günler, yaşadığı buhran, işsiz kalması vb hatıraların izi asla silinmeyecektir. Müvekkil paragrafın başında da belirttiğimiz üzere halen …… olarak çalışmaktadır ve adliye çevresinde maalesef ki FETÖCÜ olarak dillendirilmekte, hem iş hem özel hayatında şüpheli bakışlara maruz kalmaktadır. Müvekkilin psikolojisi tamamen bozulmuştur.
  5. Özetle iş bu nedenler dahilinde, davalının hiç tanımadığı müvekkili FETÖ-PDY üyesi olmak gibi ağır bir suçlama ile itham etmesi neticesinde, ….. yılı aşkın süredir müvekkile çektirdiği acı ve döktürdüğü göz yaşları dikkate alınarak iş bu haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat dava dilekçesi ni kaleme almak ve 50.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkile verilmesini talep etmek zorunluluğumuz doğmuştur.

HUKUKİ DELİLLER : ……………………………………………………………………………………….

SONUÇ ve İSTEM : Yukarıda arz ve izah edilen ve Sayın Mahkemenizce re’sen göz önünde tutulacak nedenler dahilinde; haksız şikayet nedeniyle 50.000 TL manevi tazminatın …/…/….. tarihinden itibaren işletilecek faizi ile davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz.

Davacı Vekili
Av. Selce MARAŞ BÜKEN

Adana avukat, Büken Hukuk & Danışmanlık Bürosu olarak, diğer makalelerimize buradan ulaşabilir veya büromuzdan randevu almak için buraya tıklayabilirsiniz.

sınava başkasını sokmak suçu, sınava başkasını sokmak yargıtay kararları, emsal karar, beraat, sınava kendisi yerine başkasını sokmak, adana ceza avukatı

Sınava Başkasını Sokmak Suçu

Bu makalemizde sınava başkasını sokmak suçu hakkında Yargıtay kararları doğrultusunda genel bilgi vereceğiz. Sınava başkasını sokmak suçu Türk Ceza Kanunu‘nda ayrıca düzenlenmiş bir suç değildir. Suçun işleniş biçimine göre “Resmi Belgede Sahtecilik” veya “Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan” suçları söz konusu olabilecektir.

Sınava Başkasını Sokmak Suçu

Sınava başkasını sokmak suçu, sınav giriş belgesinde değişiklik yapılması suretiyle işlenebileceği gibi, sınav giriş belgesinde değişiklik yapılmadan sınava girecek kişiye benzer birinin kullanılması  gibi farklı şekillerde işlenmektedir. Dolayısıyla somut olayda duruma göre “Resmi Belgede Sahtecilik” veya “Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan” suçları söz konusu olabilecektir.

Türk Ceza Kanunu’nun “Resmi Belgede Sahtecilik” başlıklı 204. maddesine göre; “Bir resmi belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmi belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmi bir belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren, gerçeğe aykırı olarak belge düzenleyen veya sahte resmi belgeyi kullanan kamu görevlisi üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.  Resmi belgenin, kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belge niteliğinde olması halinde, verilecek ceza yarısı oranında artırılır. hükmüne amirdir.

Türk Ceza Kanunu’nun “Resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek” başlıklı 205. maddesine göre; “Gerçek bir resmi belgeyi bozan, yok eden veya gizleyen kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun kamu görevlisi tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.” hükmüne amirdir.

Türk Ceza Kanunu’nun “Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan” başlıklı 206. maddesine göre; “Bir resmi belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine yalan beyanda bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.” hükmüne amirdir.

Sınava Başkasını Sokmak Suçu İle İlgili Yargıtay Kararları

“…Sanığın kendisi yerine bir başkasını sınava soktuğunun sınavın başlangıcında görevlilerce yapılan kimlik kontrolü aşamasında anlaşılması ve herhangi bir belgenin düzenlenmemiş olması nedeniyle, eylem henüz hazırlık hareketi safhasında kaldığından, unsurları oluşmayan suçtan beraati yerine sanığın mahkumiyetine karar verilmesi …..uyarınca BOZULMASINA”  YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ, Esas Numarası: 2013/11429, Karar Numarası: 2015/26243, Karar Tarihi: 11.05.2015

“…Heyetimizce resimler üzerinde yapılan incelemede, 28.11.2010 tarihli sınava giren kişinin fotoğrafının tamamen farklı şahsa ait olduğu gibi bu sınavdaki başarı sırası ve puanının sanığın önceki dönemlerde girdiği sınavlarda aldığı başarı sırası ve puanına göre bariz şekilde yükseliş gösterdiği ve bu sonuca göre sanığın atamasının yapıldığının anlaşılması karşısında, gerçeğin kuşkuya yermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından, 28.11.2010 tarihli sınav cevap kağıdı üzerinde yer alan imzanın sanığa aidiyeti hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasından sonra yukarıda belirtilen hususlar da nazara alınarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeler ile beraat kararı verilmesi …. BOZULMASINA” YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ, Esas Numarası: 2017/11260, Karar Numarası: 2018/9395, Karar Tarihi: 22.11.2018

“…Salon aday yoklama listesi ile cevap kağıdının doldurularak sınav salonunda görevli olan salon başkanı ve sınav gözetmenine teslim edilip sanık adına meçhul kişi tarafından imzalanmasından ibaret eyleminin TCK.nun 204/1. maddesindeki resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden, suç niteliğinde yanılgıya düşülerek özel belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması yasaya aykırı” YARGITAY 11. CEZA DAİRESİ, Esas Numarası: 2013/25377, Karar Numarası: 2015/31627, Karar Tarihi: 08.12.2015

“…Yapılan inceleme sonucunda, salon aday yoklama listesinde sanıklar adına atılan imzaların, sanıklara ait olmadığının 09/02/2012 tarihli Kriminal raporla belgelendiği anlaşılmakla; sürücü adaylığı yazılı sınavına girmeyip yerlerine başka kişileri sokan sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerinin sabit olduğu gözetilmeden mahkumiyetleri yerine yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi,” YARGITAY CEZA DAİRESİ ,Esas Numarası: 2014/12221, Karar Numarası: 2016/2315, Karar Tarihi: 15.03.2016

Adana ceza avukatı olarak, Büken Hukuk & Danışmanlık Bürosu, TCK ve diğer ilgili kanunlarda düzenlenen suçların soruşturma aşamasından infaz aşamasına kadar tüm işlemlerine ilişkin hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti vermektedir.

Diğer makalelerimize buradan ulaşabilir veya büromuzdan randevu almak için buraya tıklayabilirsiniz.

Meslekten çıkarma cezası dava dilekçesi, örnek dilekçe, yürütmenin durdurulması talepli dilekçe, polis, idari dava disiplin cezası iptal davası avukat adana

Meslekten Çıkarma Cezası Dava Dilekçesi Örneği

Bu makalemizde meslekten çıkarma cezası dava dilekçesi örneğine yer vereceğiz. Daha önceki makalemizde memuriyetten çıkarma cezası ile ilgili ayrıntılı bilgi vermiştik. Bilindiği üzere meslekten çıkarma cezası, polis memurları için en ağır disiplin yaptırımı olup, ancak açılacak iptal davası ile itiraz edilebilir bir işlemdir. Meslekten çıkarma cezası dava dilekçesi yürütmenin durdurulması talebini içerebilir. Meslekten çıkarma cezası iptal davası dilekçesi içeriğinde yapılan işlemin neden usul ve yasaya aykırı olduğu ayrıntılı biçimde anlatılmalı, Danıştay içtihatları ile desteklenmelidir. Aşağıda yer verdiğimiz dilekçe örnek mukabilinde olup meslekten çıkarma cezası dava dilekçesi nin alanında uzman bir idare hukuku avukatı tarafından hazırlanması en önemli tavsiyemizdir.

Büken Hukuk & Danışmanlık Bürosu , idare hukuku avukatı ve idari dava avukatı olarak, özellikle disiplin cezaları alanında, Türkiye’nin neredeyse tamamındaki İdare Mahkemeleri ve Danıştay’ da açılacak iptal ve tam yargı davaları hakkında hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti vermektedir. İl dışından gelen görüşmeler zoom, google meet veya başkaca telekonferans yöntemleri ile gerçekleştirilebilmektedir.  

Meslekten çıkarma cezasının iptali konusunda paylaştığımız bir emsal Danıştay kararına buradan ulaşabilirsiniz.

Meslekten Çıkarma Cezası Dava Dilekçesi Örneği

…………….. NÖBETÇİ İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’NA

DAVACILAR : …………………………..

VEKİLİ : Av. Selce MARAŞ BÜKEN

DAVALI : T.C. İçişleri Bakanlığı 

TEBLİĞ TARİHİ : …/…./…….

KONU : Davalı idare Yüksek Disiplin Kurulu’nun ….. Karar, …. Dosya numaralı ve …/…/…… tarihli kararı ile müvekkile tecziye edilen MESLEKTEN ÇIKARMA disiplin cezasının ÖNCELİKLE YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASINA ve dava sonucunda İPTALİNE karar verilmesi talebimizdir.

AÇIKLAMALARIMIZ

1. Müvekkil ……, ……. yıllık polis memurudur ve yaklaşık ….. yıldır ……. Şube Müdürlüğünde görev yapmaktadır. Bugüne dek disiplin cezası almak bir yana dursun amirlerinden sözlü bir uyarı dahi almamıştır, sicili temizdir. Müvekkil hakkında usule ve esasa aykırı biçimde yürütülen disiplin soruşturması nedeniyle …… İl Polis Disiplin Kurulu’nun …/…/….. tarih ve …… sayılı kararı ile Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu’nun ….. Karar, ….. Dosya numaralı ve …/…/…… tarihli kararı ile “…………….” suçunu işlediği gerekçesiyle MESLEKTEN ÇIKARMA CEZASI tecziye edilmiştir.

2. Söz konusu karar müvekkile …/…/….. tarihinde tebliğ edilmiş olup, dosya içeriği ile verilen kararın birlikte değerlendirilmesi neticesinde;  idari işlemin öncelikle yürütmesinin durdurulması ve dava sonunda da iptali için iş bu davayı açmak zorunluluğumuz hasıl olmuştur.

3. Yapılan işlem ve müvekkile verilen meslekten çıkarma cezası usul ve yasaya aykırıdır, şöyle ki; …………………………………………………………………………………………………………………………………….

4. ……………………………………………………………………………………………………………………………………………..

……………………………………………………………………………………………………………………………………….

5. Tesis edilen meslekten çıkarma cezasının bu anlamda müvekkilin kendisi ve ailesi için TELAFİSİ İMKANSIZ ZARARLARA NEDEN OLACAĞI açıktır. Ayrıca yapılan işlem AÇIKÇA HUKUKA AYKIRIDIR.  Bu doğrultuda iş bu davayı açmak ve Sayın Mahkemenizden 2577 sayılı yasanın 27/2. maddesinde öngörülen şartların açıkça ortada olduğundan yürütmenin durdurulması istemimizin kabulüne karar verilmesini talep etmek zorunluluğumuz hasıl olmuştur.

HUKUKİ DELİLLER :
1. Soruşturma dosyası,
2. ………………………
3. ………………………
4. Yargılamanın işine yarayacak her türlü delil.

SONUÇ ve İSTEM : Yukarıda arz ve izah ettiğimiz nedenler ve Sayın Mahkemeniz’ce re’sen göz önünde tutulacak nedenler dahilinde, Davalı idare Yüksek Disiplin Kurulu’nun ….. Karar, …. Dosya numaralı ve …/…/…… tarihli kararı ile müvekkile tecziye edilen MESLEKTEN ÇIKARMA disiplin cezasının ÖNCELİKLE YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASINA ve dava sonucunda İPTALİNE, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı idareye tahmiline, karar verilmesini saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz.

Davacı Vekili
Av. Selce MARAŞ BÜKEN

Adana İdare Hukuku Avukatı

İdare hukuku avukatı ve adana idari dava avukatı olarak bilgilendirme yapmak amacıyla paylaştığımız makalelerin bir kısmı ise şu şekildedir;

  • İptal davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Akademik kadro bilim sınavına itiraz ile ilgili makalemize buradan,
  • Akademik kadro sınavına itiraz ve iptal davası ile ilgili detaylı bilgiye buradan,
  • Tam yargı davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Disiplin soruşturmasına savunma örneğine buradan,
  • Memur disiplin cezasına karşı açılacak iptal davasının incelendiği makalemize buradan, 
  • Memur disiplin cezasına itiraz konusunun ayrıntılı incelendiği makalemize buradan
  • Disiplin soruşturmasında soruşturma usulünün incelendiği makalemizi buradan
  • Soruşturma izni verilmesi itiraz dilekçesi örneğini buradan okuyabilirsiniz.

Makalelerimiz her geçen gün güncellendiği için ayrıntılı bilgi için lütfen sitemizde arama yapınız.

 

yıllık iznin uzun süre kullanılmaması, uzun süre yıllık izin kullanmama, işçinin uzun süre yıllık izne çıkmaması, yıllık izin kullanmaması, adana iş avukatı

Yıllık İznin Uzun Süre Kullanılmaması

Bu makalemizce yıllık iznin uzun süre kullanılmaması duruma Yargıtay’ın bakış açısını değerlendireceğiz. İşçinin yıllık iznin uzun süre kullanılmaması durumunu Yargıtay hayatın olağan akışına ve hayatın genel tecrübelerine aykırı bulmaktadır. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2020/4529 Esas, 2021/2680 Karar ve 28/01/2021 Tarihli yakın zamanda verdiği bir kararında da aynı şekilde karar vermiştir. Yargıtay kararında 8 yıl 1 ay 5 günlük çalışma süresi içinde işçinin hiç yıllık izin kullanmamasını hayatın olağan akışına aykırı bulmuştur. Kararın tam metni şu şekildedir:

Yıllık İznin Uzun Süre Kullanılmaması

YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ

Esas Numarası: 2020/4529

Karar Numarası: 2021/2680

Karar Tarihi: 28.01.2021

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı İsteminin Özeti:

Davacı hakları ödenmediğinden haklı fesih yaptığını ileri sürerek, kıdem tazminatı, ücret, fazla mesai, genel tatil, hafta tatili ve yıllık izin alacaklarının tahsilini talep etmiştir.

Davalı Cevabının Özeti:

Davalı davanın reddini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak ücret talebinin reddine, sair taleplerin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İstinaf:

Kararı davalı istinaf etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:

Bölge Adliye Mahkemesince, davalının istinaf talebi esastan reddedilmiştir.

Temyiz:

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Yıllık izin alacağı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.Mahkemece, yıllık izin kullandırıldığı işverence ispat edilemediğinden 8 yıl çalışmaya karşılık gelen 130 günlük ücret ödenenin mahsubu ile hüküm altına alınmıştır.Davacı işçinin 8 yıl 1 ay 5 günlük çalışma süresi içinde hiç yıllık izin kullanmaması genel hayat tecrübelerine uygun değildir. Bu sebeple hakimin davayı aydınlatma görevi kapsamında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31. maddesine göre davacı duruşmaya çağrılarak hiç yıllık izin kullanıp kullanmadığı, memleketine veya işyerinin bulunduğu ilden herhangi bir sebeple başkaca bir yere ziyaret veya sair amaçla gidip gitmediği sorulup açıklattırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı görülmüştür.

SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.01.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Adana İş Avukatı

Adana iş avukatı olarak kaleme aldığımız; “Kıdem Tazminatı Nedir” başlıklı makalemize buradan, “Kıdem Tazminatı Nasıl Hesaplanır” başlıklı makalemize buradan, “İşçilik Alacakları Nelerdir?” başlıklı makalemize buradan, “İşçilik Alacaklarında Faiz” başlıklı makalemize buradan, “İşçilik Alacaklarında Zamanaşımı” başlıklı makalemize buradan, “Kadın İşçinin Evlenmesi Halinde Kıdem Tazminatı” başlıklı makalemize buradan, “İşçilik Alacakları Dava Dilekçesi Örneği”ne ise buradan ulaşabilirsiniz. Adana işçi avukatı olarak ele aldığımız makalelerimiz her geçen gün güncellendiği için lütfen sitemizde arama yapınız.

işveren ihtarname örneği, işverenin haklı nedenle feshi ihtarname örneği, işverenin işçiye ihtar çekmesi, iş akdini tazminatsız feshetmek, adana iş avukatı

İşveren İhtarname Örneği (Haklı Nedenle Fesih)

Bu makalemizde işveren ihtarname örneği ne yer verilecektir. 4857 s. Kanun’un 25. maddesinde sayılan durumların gerçekleşmesi halinde işverenin işçiye ihtar çekmesi ve iş akdini feshetmesi mümkündür.  İşverenin haklı nedenle feshi ihtarname yoluyla yapması dava aşamasında ispat ve iddia kolaylığı sağladığından hukuken en sağlıklı olandır. Makalemizde yer verilen işveren ihtarname örneği örnek mukabilinde olup, somut olaya göre uyarlanması gerekmektedir. İhtarname ve benzeri hukuki belgelerin hazırlanmasında alanında uzman bir adana iş avukatı nan yardım ve danışmanlık alınarak düzenlenmesi en önemli tavsiyemizdir.

Adana iş avukatı olarak kaleme aldığımız; “Kıdem Tazminatı Nedir” başlıklı makalemize buradan, “Kıdem Tazminatı Nasıl Hesaplanır” başlıklı makalemize buradan, “İşçilik Alacakları Nelerdir?” başlıklı makalemize buradan, “İşçilik Alacaklarında Faiz” başlıklı makalemize buradan, “İşçilik Alacaklarında Zamanaşımı” başlıklı makalemize buradan, “Kadın İşçinin Evlenmesi Halinde Kıdem Tazminatı” başlıklı makalemize buradan, “İşçilik Alacakları Dava Dilekçesi Örneği”ne ise buradan ulaşabilirsiniz. Adana işçi avukatı olarak ele aldığımız makalelerimiz her geçen gün güncellendiği için lütfen sitemizde arama yapınız.

İşveren İhtarname Örneği (Haklı Nedenle Fesih)

İHTAR EDEN                     : ……………………….

VEKİLİ                                 : Av. Selce MARAŞ BÜKEN

MUHATAP                          : ……………………….

ADRES                                  : ……………………….                     

Sayın Muhatap;

Müvekkilimize ait işyerinde ……. yılından bu yana ……. olarak çalışmaktasınız. Ancak, …/…/….. günü yaşanan müvekkilin çalışanlarından amiriniz konumundaki …………. ile yaptığınız tartışma sırasında sinkaflı hakaret ve küfürler sarf ettiğiniz ve tartışmanın devamında ………….’nın üzerine yürüdüğünüz hem kamera kayıtlarında görülmektedir hem de tanık beyanları ile doğrulanmıştır. ………..’nın şikayeti üzerine başlatılan soruşturma sonucunda hakkınızda Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ……… sayılı iddianamesi ile hakaret ve tehdit suçlarından cezalandırılmanızın talep edildiği de malumunuzdur. Bu doğrultuda 4857 sayılı Kanun’un 25/II hükümleri gereğince iş akdiniz bildirimsiz ve tazminatsız feshedildiğiniz tarafınıza ihtaren bildiririz.

İhtar Eden Vekili

Av. Selce MARAŞ BÜKEN