Kategori: Memur Disiplin Hukuku

Disiplin Cezasında Tekerrür

Disiplin Cezasında Tekerrür

Bu yazımızda, disiplin cezasında tekerrür uygulaması, disiplin cezasının tekerrürü nedir, disiplin suçunda tekerrür uygulaması nasıl yapılır gibi sorulara cevap bulmaya çalışacağız.

Disiplin Cezasında Tekerrür Nedir?

Tekerrür sözlük anlamı olarak tekrarlanma anlamına gelir. Disipin cezasında tekerrür ise, disiplin suçunun tekrarlanması anlamına gelir ve kanun koyucu tarafından tekrarlanan disiplin fiili için ayrı bir düzenleme yapılmıştır.

Disiplin hukukunda tekerrür düzenlemesinin amacı kamu görevlisinin uslandırılmasıdır. Nitekim disiplin suçunda tekerrür uygulaması memurun uslanmadığını, verilen cezanın caydırıcı olmadığını göstermektedir. Bu nedenle cezanın belli oranlarda artırılması öngörülmüştür.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesine göre;

Disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre içinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır. Aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı fiil veya haller nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulamasında bir derece ağır ceza verilir.

Görüldüğü üzere disiplin suçunda tekerrür uygulaması için cezaların özlük dosyasından çıkarılmasına ilişkin süre içinde aynı fiill veya halin tekrarı gereklidir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 133. maddesinde ise disiplin cezalarının özlük dosyalarından silinme süresi düzenlenmiştir. Düzenlemeye göre;

Devlet memurluğundan çıkarma cezasından başka bir disiplin cezasına çarptırılmış olan memur uyarma ve kınama cezalarının uygulanmasından 5 sene. diğer cezaların uygulanmasından 10 sene sonra atamaya yetkili amire başvurarak, verilmiş olan cezalarının özlük dosyasından silinmesini isteyebilir

 

Disiplin Suçunda Tekerrür Uygulaması

Buna göre, örneğin göreve geç kalan ve bu nedenle uyarma cezası alan bir memur. cezanın silinme süresi olan 5 yıl içinde göreve tekrar geç kalması halinde tekerrür nedeniyle kınama cezası verilecektir. Ancak sonradan işlenen suç farklı bir fiil ise tekerrür söz konusu olamaz. Bu durumda sadece bu suçun karlılığı olan ceza verilir.

Danıştay kararları göre; disiplin cezası af nedeniyle ortadan kalksa bile disiplin cezasında tekerrür değerlendirilir.

Aynı miktarda cezayı gerektiren, ancak işlenen fiil veya halin farklı olduğu suçların üçüncü defa işlenmesi halinde de ceza bir derece ağır olarak uygulanır. Örneğin, amirine veya maiyetindekilere karşı küçük düşürücü veya aşağılayıcı fiil ve hareketler yapmak fiili nedeniyle daha önce iki defa kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alan memura.10 yıl içinde “ticaret yapmak veya Devlet memurlarına yasaklanan diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunmak” fiili nedeniyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezası erilmesi durumu söz konusu olursa, bu cezanın bir derece ağırı olan devlet memurluğundan çıkarma cezası verilir.

Memur disiplin cezasına karşı açılacak iptal davasının incelendiği makalemize buradan,  memur disiplin cezasına itiraz konusunun ayrıntılı incelendiği makalemize buradan ulaşabilirsiniz. Ayrıca disiplin soruşturmasında soruşturma usulünün incelendiği makalemizi buradan okuyabilirsiniz. 

İdari yargıda davanın usulüne uygun biçimde yürütülmesinde bir adana idare hukuku avukatı ndan destek ve hukuki yardım alınması faydalı olacaktır.

Diğer makalelerimize buradan ulaşabilir veya büromuzdan randevu almak için buraya tıklayabilirsiniz.

devlet memurluğundan çıkarma cezası

Devlet Memurluğundan Çıkarma Cezası Nedir?

Devlet memurluğundan çıkarılma, bir daha devlet memuru olamayacak şekilde memurluktan çıkarılmaktır. Disiplin cezaları içinde en ağır disiplin cezası olan devlet memurluğundan çıkarma cezası verilebilecek haller 657 sayılı Kanun‘un 125/E maddesinde düzenlenmiştir. Kanunun 125/E maddesinde sayılan fiiller dışında tekerrür nedeniyle memuriyetten çıkarma cezası verilebilmesi de mümkündür.

Süreç en basit haliyle şu şekilde özetlenebilir; disiplin amiri tarafından devlet memurluğundan çıkarma cezası yönündeki teklifinin yüksek disiplin kuruluna iletilmesi üzerine, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kurulu kararı ile memuriyetten çıkarma cezası verilir. Hakkında memurluktan çıkarma cezası istenen memur, soruşturma evrakını incelemeye, tanık dinletmeye, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı savunma vermeye, ya da teklif edilen disiplin cezasına karşı avukatı vasıtasıyla savunma yapma hakkına sahiptir.

Devlet Memurluğundan Çıkarma Nedenleri Nelerdir?

Devlet memurluğundan çıkarma cezası gerektiren fiil ve haller 657 sayılı Kanun‘un 125/E maddesinde düzenlenmiştir.Buna göre;

  1. İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükün ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunmak,
  2. Yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek,
  3. Siyasi partiye girmek,
  4. Özürsüz olarak bir yılda toplam 20 gün göreve gelmemek,
  5. Savaş, olağanüstü hal veya genel afetlere ilişkin konularda amirlerin verdiği görev veya emirleri yapmamak,
  6. Amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak,
  7. Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak,
  8. Yetki almadan gizli bilgileri açıklamak,
  9. Siyasi ve ideolojik eylemlerden arananları görev mahallinde gizlemek,
  10. Yurt dışında Devletin itibarını düşürecek veya görev haysiyetini zedeleyecek tutum ve davranışlarda bulunmak,
  11. 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkındaki Kanuna aykırı fiilleri işlemek.
  12. Terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olmak, bu örgütlere yardım etmek, kamu imkân ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanmak ya da kullandırmak, bu örgütlerin propagandasını yapmak hallerinden memuriyetten çıkarma cezası verilebilir.

Tekerrür Nedeniyle Devlet Memurluğundan Çıkarma Cezası

Kanunun 125/E maddesinde sayılan bu haller dışında tekerrür halinde de devlet memurluğundan çıkarma cezası verilebilir. Zira 657 sayılı Kanun‘un 125. maddesinin 2. fıkrasına göre; “Disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre içinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır. Aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı fiil veya haller nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulamasında bir derece ağır ceza verilir.” 

Dolayısıyla örneğin kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren bir fiilin üçüncü defa işlenmesi halinde de tekerrür nedeniyle devlet memurluğundan çıkarma cezası verilebilir. Ve ancak şu hususa dikkat etmek gerekir ki; Danıştay kararlarıyla istikrar kazandığı üzere, tekerrür hükümlerinin amacı ıslah olmayan personelin cezalandırılmasıdır. Kanunda cezaların tekerrüründen değil, disiplin cezalarının verilmesine sebep olmuş bir “fiil veya halin” tekerrürü halinden bahsedilmiştir. Dolayısıyla tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için fiil tarihlerinin belirgin olması ayrıca önceki disiplin cezalarının da kesinleşmiş olması gerekir kanaatindeyiz.

Devlet Memurluğundan Çıkarma Cezası Kim Tarafından Verilir?

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 126. maddesinde; uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarının disiplin amirleri tarafından, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler, il disiplin kurullarının kararına dayanan hallerde valiler tarafından verileceği, Devlet memurluğundan çıkarma cezasının ise, amirlerin bu yoldaki isteği üzerine, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kurulu kararı ile verileceği hüküm altına alınmıştır.

Bu doğrultuda, memurlara devlet memurluğundan çıkarma cezası verilebilmesi için amirlerin bu yönde isteğinin olmasının işlemin ön şartı niteliğindedir. Ancak ceza disiplin amiri tarafından değil bağlı bulunulan kurumun yüksek disiplin kurulu tarafından verilir. Yüksek disiplin kurulu memurun bağlı olduğu kuruma göre değişir, örneğin üniversite öğretim görevlileri için memuriyetten çıkarma cezası YÖK (Yükseköğretim Kurulu) Yüksek Disiplin Kurulu tarafından verilecektir.

Yüksek disiplin kurulları kendilerine intikal eden dosyaların incelenmesinde, gerekli gördükleri takdirde, ilgilinin özlük dosyasını ve her nevi evrakı incelemeye, ilgili kurumlardan bilgi almaya, yeminli tanık ve bilirkişi dinlemeye veya niyabeten dinletmeye, mahallen keşif yapmaya veya yaptırmaya yetkilidirler.

Memurluktan çıkarma cezası istenen memur, soruşturma evrakını incelemeye, tanık dinletmeye, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma hakkına sahiptir. Dolayısıyla Yüksek Disiplin Kurulu karşısında yapılacak bu savunmada tanık dinletilebilir. Ayrıca bu savunmada da avukat ile temsil mümkündür.

Devlet Memurluğundan Çıkarma Cezasına İtiraz ve İptal Davası

Devlet memurluğundan çıkarma cezası için itiraz yolu yoktur. Dolayısıyla ceza verilmesi halinde, kararın memura tebliğ edilmesinden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde iptal davası açılmalıdır. Açılacak davada yürütmenin durdurulması istenebilir. Ancak dava açarak memurluktan çıkarma cezasının iptali sağlabilir. İdari işlemin iptali davası ile ilgili ayrıntılı bilgi için makalemizi buradan okuyabilirsiniz.

Memur disiplin cezasına karşı açılacak iptal davasının incelendiği makalemize buradan,  memur disiplin cezasına itiraz konusunun ayrıntılı incelendiği makalemize buradan ulaşabilirsiniz. Ayrıca disiplin soruşturmasında soruşturma usulünün incelendiği makalemizi buradan okuyabilirsiniz. 

Devlet memurluğundan çıkarma cezasının ağır ve telafisi imkansız sonuçlar doğurması nedeniyle, gerek yüksek disiplin kurulunda yapılacak savunmada gerekse açılacak iptal davasında bir avukat ile temsil en önemli tavsiyemizdir. İdari yargıda davanın usulüne uygun biçimde yürütülmesinde bir adana idare hukuku avukatı ndan destek ve hukuki yardım alınması faydalı olacaktır.

Diğer makalelerimize buradan ulaşabilir veya büromuzdan randevu almak için buraya tıklayabilirsiniz.

İptal Davası Dilekçe Örneği

İptal Davası Dilekçe Örneği

İptal davası dilekçe örneği konusundan önce kısaca iptal davası nedir sorusuna cevap vermeyi faydalı buluyoruz. İdari işlemin iptali davası, idare hukukunda, idari işlemin yetki, sebep, konu ve maksat yönlerinden birisi nedeniyle hukuka aykırı olması nedeniyle açılan davalardır. İptal davasıancak ve ancak idari işlem dolayısıyla menfaati ihlal edilen kişi tarafından açılabilir.İptal davasıile idari işlem ve kararların hukuka uygun olup olmadığının denetimi sağlanmaktadır. Dava sonunda hukuka aykırı olduğu tespit edilen idari işlemin iptali kararı verilmesi ile idari işlem yapıldığı andan itibaren hükümsüz hale gelmektedir.

İptal Davası Dava Dilekçesi

İptal davası görevli ve yetkili mahkemeye verilecek dava dilekçesi ile açılır. Yazılan dilekçenin İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 3. ve 5. maddesine uygun nitelikte olmalıdır. Aksi halde dava dilekçesi ön şartlar yönünden reddedilir ve dilekçe ret kararı verilir. Dilekçe red kararı üzerine, kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde dava dilekçesinde bulunan eksiklikler düzeltilerek yeniden yargı yerine başvurulabilir.

İdari yargıda davanın usulüne uygun biçimde yürütülmesinde bir adana idare hukuku avukatı ndan destek ve hukuki yardım alınması en önemli tavsiyemizdir.

İptal davasının incelendiği makalemize buradan, Tam yargı davasının incelendiği makalemize buradan, Memur disiplin cezasına karşı açılacak iptal davasının incelendiği makalemize buradan,  memur disiplin cezasına itiraz konusunun ayrıntılı incelendiği makalemize buradan ulaşabilirsiniz. Ayrıca disiplin soruşturmasında soruşturma usulünün incelendiği makalemizi buradan okuyabilirsiniz. İptal davası dilekçe örneği şu şekildedir:

İPTAL DAVASI DİLEKÇE ÖRNEĞİ

DİSİPLİN CEZASI İPTAL DAVASI DİLEKÇE ÖRNEĞİ

………….. İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’NA

Yürütmenin Durdurulması Talebi Vardır.

DAVACI: ……….. (Ad soyad, TC Kimlik Numarası ve adresi)

DAVALI: ……….. Üniversitesi Rektörlüğü – Adres

KONU: ……….. Üniversitesi ……….. Dekanlığı’nın …/…/20.. tarih ve ……….. sayılı 1/30 oranında aylıktan kesme cezası işleminin YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASI ve İPTALİ istemidir.

İDARİ İŞLEMİN TEBLİĞ TARİHİ: ………..

OLAYLAR:

  1. ……….. nedeniyle davalı ……….. Üniversitesi ……….. Dekanlığı’nca yapılan soruşturma sonucunda dava konusu …/…/20… tarih ve ……….. sayılı 1/30 oranında aylıktan kesme cezası verilmiştir. Verilen ceza ………………… nedenleriyle haksız ve Yönetmeliğe aykırıdır.
  2. …/…/20… tarihli dilekçe ile cezanın kaldırılması için davalı Üniversite Rektörlüğü’ne itirazda bulunmama rağmen bu itirazım kabul görmemiştir.
  3. …………. nedenleriyle iş bu davanın açılması zarureti hasıl olmuştur.

HUKUKİ SEBEPLER: İYUK, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu, Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği, sair mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER:  Soruşturma dosyası, sicil dosyası, yazışmalar, bilirkişi incelemesi ve her türlü yasal delil.

SONUÇ ve İSTEM: Yukarıda açıklanan ve Sayın Mahkemenizce resen gözetilecek nedenlerle, davalı idarenin ../…/20.. tarih ve ……….. sayılı disiplin cezası verilmesine ilişkin işleminin öncelikle YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASINA ve sonuç olarak İPTALİNE, yargılama giderlerinin davalı kuruma yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim.

…/…/20…

Davacı (ad soyad, imza)

 

Diğer makalelerimize buradan ulaşabilir veya büromuzdan randevu almak için buraya tıklayabilirsiniz.

Disiplin Cezasına İtiraz Dilekçesi Örneği

Disiplin Cezasına İtiraz Dilekçesi Örneği

Disiplin cezasına itiraz dilekçesi örneği konusundan önce kısaca şu hatırlatmayı yapmakta yarar görüyoruz.  Disiplin cezasına itiraz disiplin cezası veren amirin üstünde başka bir üst makam varsa, idari başvuru yani idari itiraz kural olarak bu makama yapılır.  Disiplin cezasına itiraz 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 135. maddesinde düzenlenmiştir.  Buna göre; Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir. Disiplin cezasında itiraz süresi kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür. 

Disiplin cezasına itiraz süresi çok önemlidir. Zira süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir.  Bu nedenle disiplin cezası itirazı süresinde yapılmalıdır. Aksi halde telafisi imkansız hak kayıpları ortaya çıkabilecektir.

Süresinde idari başvuru yoluna gidilmemesi veya idari başvuru yoluna gidilmesine rağmen davanın 60 günlük süresi içinde açılmaması halinde disiplin cezası iptal davası reddedilecektir. İdari yargıda davanın usulüne uygun biçimde yürütülmesinde bir adana idare hukuku avukatı ndan destek ve hukuki yardım alınması en önemli tavsiyemizdir.

Memur disiplin cezasına karşı açılacak iptal davasının incelendiği makalemize buradan,  memur disiplin cezasına itiraz konusunun ayrıntılı incelendiği makalemize buradan ulaşabilirsiniz. Ayrıca disiplin soruşturmasında soruşturma usulünün incelendiği makalemizi buradan okuyabilirsiniz. Disiplin cezasına itiraz dilekçesi örneği şu şekildedir:

DİSİPLİN CEZASINA İTİRAZ DİLEKÇESİ ÖRNEĞİ

 

…………… ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ’NE

…/…/20…

……… Fakültesi Dekanlığı’nın …/…/20… tarih ve ……. sayılı yazısı ile …….. eyleminde bulunduğum gerekçesiyle tarafıma Disiplin Yönetmeliğinin …. maddesi gereğince 1/30 oranında aylıktan esme cezası verildiğini …/…/20… tarihinde öğrenmiş bulunuyorum.

Suçum olmadığı/suçu işleyenin başkası olduğu/suçu işlediğime dair delil bulunmadığı/eylemin disiplin suç teşkil etmediği (buraya hangi sebep uyuyorsa o itiraz sebebi ve varsa diğer sebepler yazılabilir) halde tarafıma ceza verilmiştir. Savunmamda belirttiğim üzere tüm bu hususlar dikkate alınmamıştır. Bu nedenle hakkımda verilen disiplin cezasına itiraz ediyorum.

Tarafıma usul ve esasa aykırı biçimde verilen disiplin cezasının kaldırılması hususunda gereğini saygılarımla arz ederim.

İtiraz Eden  ………………..

Diğer makalelerimize buradan ulaşabilir veya büromuzdan randevu almak için buraya tıklayabilirsiniz.

Memur Disiplin Cezası ve İptal Davası

Memur Disiplin Cezası İptal Davası

Bu makalemizde, memur disiplin cezasına idari itiraz ve memur disiplin cezası iptal davası ana hatlarıyla irdelenecektir. Disiplin cezasına karşı iptal davası açılabilir. Zira makalemizin sonunda belirttiğimiz gibi, disiplin soruşturması usulüne uygun yürütülmesi gereken bir idari işlemdir, dolayısıyla bu idari işleme karşı disiplin cezası iptal davası açılabilmesi mümkündür. Disiplin soruşturmasının usulüne aykırı biçimde yürütülmesi, hukuki olmayan sebeplerle disiplin cezası verilmesi veya disiplin soruşturmasında savunma hakkının kısıtlanması hallerinde disiplin cezası iptal davası ile iptal edilebilecektir.

Hukuk düzenimiz, disiplin cezalarına karşı idari başvuru yolu ve yargısal başvuru yolu olmak üzere iki türlü başvuru yolu öngörmüştür.

Bu makalemizde disiplin cezasına karşı açılacak iptal davası incelenmiş olup, iptal davası açmadan önce memur disiplin cezasına itiraz edilmesi gerekmektedir. Memur disiplin cezasına karşı idari itiraz yolunun incelendiği makalemize buradan ulaşabilirsiniz.

Memur Disiplin Cezasına Karşı İptal Davası

Disiplin cezalarına karşı en etkili denetim yolu elbette ki yargısal denetimdir. Disiplin cezalarına karşı iptal davası açılabilir zira, disiplin cezaları birer idari işlemdir. Dolayısıyla disiplin cezalarına karşı da tüm idari işlemler gibi iptal davası açılabilir. 

Disiplin cezası iptal davasında süre

İtiraz başvurusu yapıldıktan sonra, itiraz başvurusunun reddi üzerine disiplin cezası iptal davası açılabilir. Bu dava 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 7. Maddesine göre kararın tebliğini izleyen 60 gün içinde açılmalıdır. 

İdari yargıda süreler kamu düzenindendir, dolayısıyla bu sürelere uyulmaması halinde hak iddiasında bulunulamaz. Bu nedenle disiplin cezası iptal davası 60 günlük dava açma süresi geçtikten sonra açılırsa dava incelenmeyecek ve reddedilecektir.

Disiplin cezası iptal davasında yetkili ve görevli mahkeme

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 7. Maddesine göre, iptal davalarında yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. Dolayısıyla disiplin cezası iptal davasını görmeye yetkili mahkeme de disiplin cezası veren kurumun bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir.

Disiplin Cezası Nasıl İptal Edilir?

Disiplin amirlerinin hukuki olmayan bir nedenlere dayanarak disiplin soruşturması açma yoluna gittiği üzüntüyle gözlemlenmektedir. Kimi zaman memura mobbing uygulamak kimi zaman çalışma huzurunu bozmak ve memuru huzursuz etmek amaçlanmaktadır. Bu kötü niyetli yaklaşımlara karşı başvuru yollarına gidilmesi ve özellikle disiplin cezası iptal davası açılması denetim bakımından oldukça önemlidir. Bu şekilde idarenin aldığı kararlar bağımsız yargı denetiminden geçmekte, idare denetlenmektedir.

  • Hukuki olmayan nedenle verilen disiplin cezası iptale tabidir. 
  • Aynı şekilde disiplin soruşturması usulünün doğru uygulanmaması halinde de disiplin cezası iptal edilecektir. 
  • Yine disiplin soruşturması sırasında memurun savunma hakkının kısıtlanması (örneğin, savunma almadan ceza verilmesi, disiplin soruşturmasında 7 günden az savunma süresi verilmesi veya savunmasında bildirdiği tanıkların dinlenmemesi) hallerinde de disiplin cezası iptal edilecektir.
  • Bu örnekler somut olaya göre çoğaltılabilir.

Sonuç olarak; disiplin cezası iptal davaları nda süreler oldukça önemlidir. Süresinde idari başvuru yoluna gidilmemesi veya idari başvuru yoluna gidilmesine rağmen davanın 60 günlük süresi içinde açılmaması halinde dava reddedilecektir.

Disiplin cezası verilme işlemlerinde çoğu zaman hukuki olmayan nedenlerle ve keyfi uygulamalar ile ceza verildiğini veya disiplin soruşturmasında usul hükümlerinin tam olarak uygulanmadığını gözlemlemekteyiz.

Ancak bu hususların tespitinde ve idari yargıda davanın usulüne uygun biçimde yürütülmesinde bir adana idare hukuku avukatı ndan destek ve hukuki yardım alınması en önemli tavsiyemizdir.

Memur disiplin suç ve cezalarının irdelendiği makalemize buradan ulaşabilir, disiplin soruşturmasında soruşturma usulünün incelendiği makalemizi buradan okuyabilirsiniz.

Diğer makalelerimize buradan ulaşabilir veya büromuzdan randevu almak için buraya tıklayabilirsiniz.

Memur Disiplin Cezasına İtiraz

Memur Disiplin Cezasına İtiraz

Disiplin cezasına itiraz, cezaya karşı açılacak iptal davasında hayati öneme sahiptir. Disiplin soruşturması usulüne uygun yürütülmesi gereken bir idari işlemdir, dolayısıyla bu idari işleme karşı disiplin cezası iptal davası açılabilmesi mümkündür. Disiplin soruşturmasının usulüne aykırı biçimde yürütülmesi, hukuki olmayan sebeplerle disiplin cezası verilmesi veya disiplin soruşturmasında savunma hakkının kısıtlanması hallerinde disiplin cezası açılacak iptal davası ile iptal edilebilecektir. Ancak iptal davası açılmadan önce disiplin cezasına itiraz edilmesi gerekmektedir. 

Bu makalemizde, memur  disiplin cezasına idari itiraz yolu incelenmektedir. Memur disiplin cezasına karşı açılacak iptal davasının incelendiği makalemize buradan ulaşabilirsiniz.

Memur Disiplin Cezasına Karşı İdari İtiraz

Disiplin hukukunda da, disiplin cezasına karşı idari itiraz yolları öngörülmüştür. Buna göre, disiplin cezasına itiraz disiplin cezası veren amirin üstünde başka bir üst makam varsa, idari başvuru yani idari itiraz kural olarak bu makama yapılır. 

Disiplin cezasına itiraz 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 135. maddesinde düzenlenmiştir.  Buna göre; Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir. Disiplin cezasında itiraz süresi kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür. 

Disiplin cezasına itiraz süresi çok önemlidir. Zira süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir.

Bu nedenle disiplin cezası itirazı süresinde yapılmalıdır. Aksi halde telafisi imkansız hak kayıpları ortaya çıkabilecektir. İtiraz başvurusu yapılmayan disiplin cezası kesinleşeceğinden ve kesinleşen disiplin cezasına karşı iptal davası açılamayacağından itiraz başvurusu yapılmayan disiplin cezasında yargı denetimi yapılamaz. Disiplin cezasına karşı itiraz başvurusu yapılması dava açma süresini durdurur. 

İtiraz merci memura daha ağır bir disiplin cezası veremez.

İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorundadır. İtirazın kabulü hâlinde, disiplin amirleri kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler. Yani itiraz edilen makam, memura verilen disiplin cezasından daha ağır bir disiplin cezası veremez. İlk verilen disiplin cezasını ya onaylar ya bozar veya daha hafif bir disiplin cezası verebilir. Ceza Hukukuna hakim olan ilkelerden aleyhe bozma yasağı disiplin hukukunda da geçerlidir. 

Süresinde idari başvuru yoluna gidilmemesi veya idari başvuru yoluna gidilmesine rağmen davanın 60 günlük süresi içinde açılmaması halinde disiplin cezası iptal davası reddedilecektir. İdari yargıda davanın usulüne uygun biçimde yürütülmesinde bir adana idare hukuku avukatı ndan destek ve hukuki yardım alınması en önemli tavsiyemizdir.

Memur disiplin suç ve cezalarının irdelendiği makalemize buradan ulaşabilir, disiplin soruşturmasında soruşturma usulünün incelendiği makalemizi buradan okuyabilirsiniz.

Diğer makalelerimize buradan ulaşabilir veya büromuzdan randevu almak için buraya tıklayabilirsiniz.

Memur Disiplin Soruşturması ve Usulü

Memur Disiplin Soruşturması Usulü

Bu yazımızda “Memur disiplin soruşturması usulü nedir?” “Memur disiplin soruşturması nasıl yapılır” sorusunun cevabını vermeye çalışacağız. TDK‘ya göre  disiplin, bir topluluğun, yasalarına ve düzenle ilgili yazılı veya yazısız kurallarına titizlik ve özenle uyması durumu olarak tanımlanmıştır. Devlet memuru disiplin soruşturması, memur disiplin soruşturması yapılmasının da temel sebebi memurun idareye bağlılık yükümlülüğüne uymaması ve düzen kurallarına aykırı davranışlarda bulunmasıdır.Tüm kamu görevlileri disiplin hükümlerine tabidir ve haklarında memur disiplin soruşturması usulü doğru uygulandığı sürece soruşturma yapılabilmesi mümkündür. 

Memur disiplin hukuku temel olarak DMK’nun 124 ve devamı maddeleri ile şekillenmiştir.

Memur Disiplin Soruşturması Bazı Temel Kurallara Bağlıdır;

  • Suç ve cezada kanunilik ilkesi gereğince, önceden kanunla disiplin suçu olarak belirlenmeyen eylemler hakkında disiplin cezası verilemez.
  • Savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemez.
  • Disiplin cezaları yargı denetimi dışında tutulamaz.

Memur Disiplin Suç ve Cezaları Nelerdir?

Devlet Memurları Kanunu‘nun 125. maddesinde ağırlık derecesine göre disiplin cezaları ve disiplin suçları sayılmıştır. Maddede sayılan cezalar uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve devlet memurluğundan çıkarmadır. Bu konudaki ayrıntılı makalemize buradan ulaşabilirsiniz.

Memur Disiplin Suçu Vermeye Yetkili Amir ve Kurullar Hangileridir?

Bu konu Devlet Memurları Kanunu‘nun 126. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, Uyarma, kınama
ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler tarafından verilir. Devlet memurluğundan çıkarma cezası amirlerin bu yoldaki isteği üzerine, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kurulu kararı ile verilir. Disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulunun ayrı bir ceza tayinine yetkisi yoktur, cezayı kabul veya reddeder. Ret halinde atamaya yetkili amirler 15 gün içinde başka bir disiplin cezası
vermekte serbesttirler.

Memur Disiplin Soruşturması Usulü Nasıldır? 

Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren suçlarda, suça konu fiilin öğrenilmesinden sonra 6 ay içinde, diğer suçlarda bir ay içinde soruşturmaya başlanması gerekir. Aksi halde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar ve memura disiplin cezası verilemez.

Başlanılan soruşturmanın ise en geç disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde sonuçlandırılması ve disiplin cezası verilmesi gerekir. Aksi halde yine  disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar ve memura disiplin cezası verilemez. 

Memur Disiplin Soruşturması Süresi Ne Kadardır?

Disiplin amirleri uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarını soruşturmanın tamamlandığı günden itibaren 15 gün içinde vermek zorundadırlar.

Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren hallerde disiplin kurulu, dosyayı aldığı tarihten itibaren 30 gün içinde soruşturma evrakına göre kararını bildirir.

Memurluktan çıkarma cezası için disiplin amirleri tarafından yaptırılan soruşturmaya ait dosya, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kuruluna tevdiinden itibaren azami altı ay içinde bu kurulca, karara bağlanır.

Disiplin soruşturması zamanaşımı süresi basitçe bu şekildedir.

Disiplin Soruşturmasında Memurun Hakları

Kovuşturulan memurun disiplin soruşturması savunma hakkı vardır ve savunma alınmadan disiplin cezası verilebilmesi mümkün değildir. Savunma süresi 7 günden az olamaz, verilen süre içinde memurun savunma yapmaması halinde savunma hakkından vazgeçmiş sayılır. 

Yine aynı şekilde hakkında memurluktan çıkarma cezası istenen memur, soruşturma evrakını incelemeye, tanık dinletmeye, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma hakkına sahiptir.

Disiplin soruşturmasında savunma hakkının kısıtlanması kabul edilebilir değildir. Diğer taraftan, disiplin soruşturması evresinde, bu soruşturma sonucunda yetkili makamlarca bir disiplin cezası verilmesi, icrai ve kesin nitelikleri haiz bir idari işlemdir. Bu nedenle tüm disiplin suçlarında disiplin soruşturması evresinde de soruşturulan memurun avukat ile temsil edilmesi örneğin savunmasına bir avukat ile birlikte katılması mümkündür.

Memur Disiplin Cezaları Nasıl Uygulanır?

Disiplin cezaları verildiği anda hüküm ifade eder ve derhal uygulanır. Aylıktan kesme cezası ise cezanın verilişini izleyen aybaşında uygulanır. Disiplin cezaları kesinleşince sicile işlenir. Devlet Memurluğundan Çıkarma cezası ayrıca Devlet Personel Başkanlığı’na da bildirilmelidir.

Disiplin Cezasına Karşı İtiraz ve İptal Davası

Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna  itiraz edilebilir. İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür. Disiplin soruşturması usulü gereğince süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir. İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorundadır. İtirazın kabulü hâlinde, disiplin amirleri kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler. Disiplin cezalarına karşı idari yargı yoluna başvurulabilir. Bu konuda ayrıntılı makalemize buradan ulaşabilirsiniz.

Disiplin Cezalarının Özlük Dosyasından Silinmesi

Disiplin cezaları memurun özlük dosyasına işlenir. Devlet memurluğundan çıkarma cezasından başka bir disiplin cezasına çarptırılmış olan memur uyarma ve kınama cezalarının uygulanmasından 5 sene, diğer cezaların uygulanmasından 10 sene sonra atamaya yetkili amire başvurarak, verilmiş olan cezalarının özlük dosyasından silinmesini isteyebilir.

Diğer makalelerimize buradan ulaşabilir veya büromuzdan randevu almak için buraya tıklayabilirsiniz.

Memur Disiplin Suç ve Cezaları

Memur Disiplin Suç ve Cezaları

Devlet Memurları Kanunu‘nun 125. maddesinde ağırlık derecesine göre memur disiplin cezası, cezaları ve memur disiplin suçları sayılmıştır. Maddede sayılan memur disiplin suç ve cezaları uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve devlet memurluğundan çıkarmadır. Memur disiplin hukuku temel olarak DMK’nun 124 ve devamı maddeleri ile şekillenmiştir.

Memur disiplin soruşturması nasıl yapılır, disiplin soruşturması süresi nedir gibi soruların cevabı için, devlet memurları hakkında yapılacak disiplin soruşturmalarında usul kurallarının irdelendiği makalemize buradan ulaşabilirsiniz.

Devlet memurları hakkında verilen memur disiplin suç ve cezaları na itiraz ve açılacak iptal davasının irdelendiği makalemize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Memur disiplin suç ve cezaları verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin, cezaların sicilden silinmesine ilişkin süre içinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır.
  • Aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı bir fiil veya haller nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulamasında bir derece ağır ceza verilir.
  • Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve olumlu sicil alan memurlar içinde verilecek cezalara bir derece hafif olanı uygulanabilir.
  • Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesine göre bu maddede sayılan memur disiplin suç ve cezaları verilmesini gerektiren fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibariyle benzer eylemlerde bulunanlara da aynı türden disiplin cezası verilir.

Uyarma Cezası ve Uyarma Cezasını Gerektiren Fiil ve Haller Şunlardır;

Uyarma cezası, memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir. Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:

  • Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak,
  • Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terketmek,
  • Kurumca belirlenen tasurruf tedbirlerine riayet etmemek,
  • Usulsüz müracaat veya şikayette bulunmak,
  • Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak,
  • Görevine veya iş sahiplerine karşı kayıtsızlık göstermek veya ilgisiz kalmak,
  • Belirlenen kılık ve kıyafet hükümlerine aykırı davranmak,
  • Görevin işbirliği içinde yapılması ilkesine aykırı davranışlarda bulunmak.

Kınama Cezası ve Kınama Cezasını Gerektiren Fiil ve Haller Şunlardır;

Kınama cezası, memura, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir.
Kınama cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:

  • Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak,
  • Eşlerinin, reşit olmayan veya mahcur olan çocuklarının kazanç getiren sürekli faaliyetlerini belirlenen sürede kurumuna bildirmemek,
  • Görev sırasında amire hal ve hareketi ile saygısız davranmak,
  • Hizmet dışında Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak,
  • Devlete ait resmi araç,gereç ve benzeri eşyayı özel işlerinde kullanmak,
  • Devlete ait resmi belge, araç, gereç ve benzeri eşyayı kaybetmek,
  • İş arkadaşlarına, maiyetindeki personele ve iş sahiplerine kötü muamelede bulunmak,
  • İş arkadaşlarına ve iş sahiplerine söz veya hareketle sataşmak,
  • Görev mahallinde genel ahlak ve edep dışı davranışlarda bulunmak ve bu tür yazı yazmak, işaret, resim ve benzeri şekiller çizmek ve yapmak,
  • Verilen emirlere itiraz etmek,
  • Borçlarını kasten ödemeyerek hakkında yasal yollara başvurulmasına neden olmak,
  • Kurumların huzur, sükün ve çalışma düzenini bozmak.
  • Yetkili olmadığı halde basına, haber ajanslarına veya radyo ve televizyon kurumlarına bilgi veya demeç vermek.

Aylıktan Kesme Cezası ve Aylıktan Kesme Cezasını Gerektiren Fiil ve Haller Şunlardır;

Aylıktan kesme cezası, memurun, brüt aylığından 1/30 – 1/8 arasında kesinti yapılmasıdır.
Aylıktan kesme cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:

  • Kasıtlı olarak; verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçleri korumamak, bakımını yapmamak, hor kullanmak,
  • Özürsüz olarak bir veya iki gün göreve gelmemek,
  • Devlete ait resmi belge, araç, gereç ve benzerlerini özel menfaat sağlamak için kullanmak,
  • Görevle ilgili konularda yükümlü olduğu kişilere yalan ve yanlış beyanda bulunmak,
  • Görev sırasında amirine sözle saygısızlık etmek,
  • Görev yeri sınırları içerisinde her hangi bir yerin toplantı, tören ve benzeri amaçlarla izinsiz olarak kullanılmasına yardımcı olmak,
  • Hizmet içinde Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak,

Kademe İlerlemesinin Durdurulması Cezası ve Kademe İlerlemesinin Durdurulması Cezasını Gerektiren Fiil ve Haller Şunlardır;

Kademe ilerlemesinin durdurulması cezası fiilin ağırlık derecesine göre memurun, bulunduğu kademede ilerlemesinin 1 – 3 yıl durdurulmasıdır. Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:

  • Göreve sarhoş gelmek, görev yerinde alkollü içki içmek,
  • Özürsüz ve kesintisiz 3 – 9 gün göreve gelmemek,
  • Görevi ile ilgili olarak her ne şekilde olursa olsun çıkar sağlamak,
  • Amirine veya maiyetindekilere karşı küçük düşürücü veya aşağılayıcı fiil ve hareketler yapmak,
  • Görev yeri sınırları içinde herhangi bir yeri toplantı, tören ve benzeri amaçlarla izinsiz kullanmak veya kullandırmak,
  • Gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek,
  • Ticaret yapmak veya Devlet memurlarına yasaklanan diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunmak,
  • Görevin yerine getirilmesinde dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ayrımı yapmak, kişilerin yarar veya zararını hedef tutan davranışlarda bulunmak,
  • Belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmamak,
  • Açıklanması yasaklanan bilgileri açıklamak,
  • Amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek,
  • Diplomatik statüsünden yararlanmak suretiyle yurt dışında, haklı bir sebep göstermeksizin ödeme kabiliyetinin üstünde borçlanmak ve borçlarını ödemedeki tutum ve davranışlarıyla
  • Devlet itibarını zedelemek veya zorunlu bir sebebe dayanmaksızın borcunu ödemeden yurda dönmek,
  • Verilen görev ve emirleri kasten yapmamak,
  • Herhangi bir siyasi parti yararına veya zararına fiilen faaliyette bulunmak.

Devlet Memurluğundan Çıkarma Cezası ve Devlet Memurluğundan Çıkarma Cezasını Gerektiren Fiil ve Haller Şunlardır;

Devlet memurluğundan çıkarma cezası bir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarmaktır. Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:

  • İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükün ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunmak,
  • Yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek,
  • Siyasi partiye girmek,
  • Özürsüz olarak bir yılda toplam 20 gün göreve gelmemek,
  • Savaş, olağanüstü hal veya genel afetlere ilişkin konularda amirlerin verdiği görev veya emirleri yapmamak,
  • Amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak,
  • Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak,
  • Yetki almadan gizli bilgileri açıklamak,
  • Siyasi ve ideolojik eylemlerden arananları görev mahallinde gizlemek,
  • Yurt dışında Devletin itibarını düşürecek veya görev haysiyetini zedeleyecek tutum ve davranışlarda bulunmak,
  • 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkındaki Kanuna aykırı fiilleri işlemek.
  • Terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olmak, bu örgütlere yardım etmek, kamu imkân ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanmak ya da kullandırmak, bu örgütlerin propagandasını yapmak.

Diğer makalelerimize buradan ulaşabilir veya büromuzdan randevu almak için buraya tıklayabilirsiniz.

Mobbing ve Görevi Kötüye Kullanma Suçu

Mobbing Suçu ve Görevi Kötüye Kullanma

Türk Ceza Kanununda “mobbing suçu” ayrı bir suç tipi olarak düzenlenmemiştir. Ancak mobbingi oluşturan eylemler farklı suç tiplerini oluşturmaktadır.

Memura yönelik gerçekleştirilen eylemler, hakaret, tehdit, ayrımcılık yasağı, görevi kötüye kullanma, iş ve çalışma özgürlüğünün ihlali, kişilerin huzur ve sükununu bozma, kasten yaralama, eziyet ve hatta kişiyi intihara yönlendirme suçlarını oluşturabilecektir.

Kamu görevlilerinin mobbing uygulaması halinde görevi kötüye kullanma suçu oluşmaktadır.  Görevi Kötüye Kullanma Suçu Türk Ceza Kanunu’nu 257. Maddesinde düzenlenmiş olup, maddeye göre;

“Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

Madde gerekçesine göre;  kamu görevlisi,  kamu faaliyetini yürütürken görevinin gereklerine ve yükümlülüklerine uygun davranmalıdır. Kamu faaliyetlerinin yürütülmesi sırasında eşitlik ve liyakat ilkelerine uyulmalı ve bu hususta toplumun kamuya hissettiği güvenin sarsılmaması gerekir. Suça konu edilen eylem memurun görevinin verdiği yetkiyi yasaya aykırı olarak kullanmasıdır.

Dolayısıyla amirin veya diğer kamu görevlilerinin, kendilerine verilen kamu gücünü ve yetkilerini kötüye kullanarak memura mobbing uygulamaları halinde görevi kötüye kullanma suçu oluşacaktır.

Nitekim Danıştay 1. Dairesi 2013/1286 E, 2013/1035 K sayılı kararında

Şikayetçinin maruz kaldığı haksız eylemlerin bir çoğuna …’nun doğrudan müdahil olmadığı, şikayetçi tarafından kendisine bezdiri ve psikolojik saldırı uyguladığı iddiasıyla … aleyhine manevi tazminat istemiyle Aydın 2’nci Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davada verilen ve tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin kararda da …’nun taraf olarak yer almadığı anlaşıldığından, İçişleri Bakanının 29.04.2013 tarih ve Mül.Tef.Ku.Bşk. kararının; … için soruşturma izni verilmemesine ilişkin kısmına yapılan şikayetçi itirazının reddine; …’a isnat edilen eylemin ise, hakkında soruşturma yapılmasını gerektirecek nitelikte bulunduğu na karar vermiştir.

Mobbing davası Adana gibi büyük şehirlerde son zamanlarda sıklıkla başvurulan bir dava türüdür. Görüldüğü üzere mobbing eyleminin ceza davası yönü de bulunmaktadır. Psikolojik baskının tespiti ve ispatı açılacak mobbing davası nda oldukça önemlidir. Mobbing davası sonuçları  davanın tarafları için oldukça önemlidir. Mobbing davası kazananlar olduğu kadar kaybedenler de oldukça fazladır. Zira somut olayda mobbing örneklerinden birinin yaşanıp yaşanmadığının tespiti gerekir. Nitekim bir kimseyi “görevi kötüye kullanmak” gibi ağır bir suçla itham etmeden önce somut olayda mobbingin dolayısıyla suçun şartlarının oluşup oluşmadığının tespiti gerekir.

Dolayısıyla meydana gelen davranışın Yargıtay ve Danıştay içtihatları nezdinde mobbing kapsamına girip girmediğinin tespiti, mobbing davasında mobbingin ispatı ve kıdem tazminatı alacağının hesaplanması işlemlerinin alanında uzman avukatlar mobbing davası avukatı nezdinde yapılması ve açılması muhtemel davanın bir iş avukatı ile takibi önem arz etmektedir.

Mobbingin ve mobbing davasının genel hatlarıyla irdelendiği makalemize buradan ulaşabilirsiniz.

İşçilere uygulanan mobbinge karşı başvurulabilecek kanun yollarının irdelendiği makalemize buradan ulaşabilirsiniz.

Kamu görevlilerine uygulanan mobbinge karşı (kamuda mobbing) başvurulabilecek kanun yollarının irdelendiği makalemize buradan ulaşabilirsiniz.

Diğer makalelerimize buradan ulaşabilir veya büromuzdan randevu almak için buraya tıklayabilirsiniz.

MOBBİNG DAVASI NEDİR

Mobbing Davası Nedir?

Bu makalemizde mobbing kavramı, hangi davranışların mobbing kapsamına girip hangi davranışların girmediği, mobbing e maruz kalınması halinde açılabilecek davalar, mobbing davası, kamu görevlileri için mobbing kavramı ve kamuda mobbing davası süreci özetle ele alınacaktır.

“Mobbing”, “Bezdiri”, “Psikolojik Baskı” Nedir?

Uluslararası Çalışma Örgütüne göre mobbing, “Bir veya bir grup işçiyi sabote etmek için yapılan, zalimce, kötü niyetli, intikamcı, aşağılayıcı ve eleştirici tavırlarla kendini gösteren davranış biçimi” şeklinde tanımlanmaktadır.

Türk Dil Kurumu Sözlüğüne göre ise mobbing yani bezdiri, “İş yerlerinde, okullarda vb. topluluklar içinde belirli bir kişiyi hedef alıp, çalışmalarını sistemli bir biçimde engelleyip huzursuz olmasına yol açarak yıldırma. dışlama, gözden düşürme” olarak tanımlanmıştır.

Son derece popüler bir kavram olan mobbingin Türk Hukukunda kanuni bir tanımı  net olarak yapılmamıştır.

Başbakanlığın 2011/2 sayılı Mobbing Genelgesinde “Kasıtlı ve sistematik olarak belirli bir süre çalışanın aşağılanması, küçümsenmesi, dışlanması, kişiliğinin ve saygınlığının zedelenmesi, kötü muameleye tabi tutulması, yıldırılması ve benzeri şekillerde ortaya çıkan psikolojik taciz”den bahsedilmiştir.

Davranışın Mobbing Kapsamına Girip Girmediğinin Tespiti “Mobbing Davası”nda Hayati Öneme Sahiptir.

Mobbing kavramı ve tanımı Yargıtay ve Danıştay ‘ın kararları ile şekillenmektedir. Yüksek Mahkeme kararlarında mobbingi hukuki bir kurum olarak kabul etmektedir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2012/9-1925 E, 2013/1407 K ve 25.09.2013 tarihli kararında mobbing için “Bir işçinin hedef alınarak gerçekleştirilmesi, belli bir süreye yayılması ve bu durumun sistematik bir hal alması gerekir. Belirtilen şartların gerçekleşip gerçekleşmediğinin, her somut olayda ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir. Psikolojik tacizin nedenleri farklılık göstermesine karşın amaç, çoğu kez işçinin işyerinden ayrılmasını sağlamaktadır.” Diyerek, mobbing için aranan şartları özetle sıralamıştır.

Yine Yargıtay’ın bir başka kararındaSüreklilik göstermeyen, belli aralıklarla sık sık tekrarlanmayan, ara sıra münferit olarak meydana gelmiş birkaç haksız, kaba, nezaketsiz veya etik dışı davranış mobbing olarak nitelendirilemez.”kararını vermiştir. (Yargıtay 22. HD, 2014/18743 E, 2014/24185 K, 16.09.2014 T sayılı kararı)

Bir Davranışın “Mobbing” Olarak Nitelendirilmesi İçin Gereken Şartlar Nelerdir?

1.Mobbingin Kasten Veya İhmal Suretiyle Yapılması Gerekir.

Mobbing kasıtlı bir fiil ile yapılabileceği gibi ihmal suretiyle de meydana gelebilir. Örneğin amirin disiplin cezası uygulaması, mahkeme kararını uygulamaması ya da işçinin tecrübesine ve işyerindeki pozisyonuna uygun şekilde görev verilmeyerek pasifize edilmesi halleri mobbingin kasten uygulanması haline örnek olarak verilebilir.  Amirin memurunu koruma yükümlülüğü çerçevesinde gerekli önlemleri almaması hali mobbingin ihmalen uygulanması halidir.

2. Mobbing Oluşturan Davranışların Sistematik Biçimde Tekrarlanması Gerekir.

Mobbing, tek bir olaydan ibaret bir kavram değildir. Mobbing sistematik olarak devam eden, birbiriyle bağlantılı olaylardan oluşan bir süreçtir. Dolayısıyla tüm davranışların bir bütün olarak ele alınması gerekir. Yargıtay 22. HD, 2014/18743 E, 2014/24185 K, 16.09.2014 T kararında da ele alındığı üzere; sürekli olmayan, birkaç defa meydana gelmiş münferit olaylar mobbing olarak nitelendirilemez.

3. Mağdurun Kişilik Haklarının İhlal Edilmesi Gerekir.

Mobbingde kişiye uygulanan hakaret, tehdit, aşağılama vb davranışlar ile mağdurun kişiliğinin saygınlığı, öz saygısı ve öz güveni zedelenmektedir. Ayrıca mobbing kişinin psikolojik olarak rahatsızlanmasına neden olmakta dolayısıyla sağlık hakkının ihlali niteliği de taşımaktadır. Psikolojik rahatsızlığın tek başına meydana gelmesi mobbing için yeterlidir. Ve ancak ilerleyen aşamalarda psikolojik rahatsızlığın fiziksel rahatsızlığa dönüşmesi de mümkündür.

4. İş ve Meslekle İlgili Olumsuz Sonuçların Doğması Gerekir.

Mobbinge maruz kalınmasıyla birlikte, iş ve meslekle ilgili olumsuz sonuçlar doğmaktadır. Kişi için işyeri ve iş ortamı kötüleşmekte, çekilmez hale gelmektedir. Kimi zaman işin veya mesleğin tamamen bırakılması gibi sonuçlara neden olmaktadır.

Sonuç Olarak;

İşyerlerinde işçilerin veya kamu kurumlarında memurların sıklıkla başına gelen bu davranışla amaçlanan kişinin yıldırılarak işten ayrılmasını sağlamaktır.

Bu durumla karşı karşıya kalan işçi iş akdini haklı nedenle feshedebilir, mobbing davası açabilir ve işverenden manevi tazminat ve kıdem tazminatı alabilir. Memur/kamu görevlileri için ise tam yargı davası açılabilir ve idareden manevi tazminat ve mahrum kalınan diğer maddi zararlar talep edilebilir.

Mobbing davası Adana gibi büyük şehirlerde son zamanlarda sıklıkla başvurulan bir dava türüdür. Psikolojik baskının tespiti ve ispatı açılacak mobbing davası nda oldukça önemlidir. Mobbing davası sonuçları hem işçi hem işveren açısından oldukça önemlidir. Mobbing davası kazananlar olduğu kadar kaybedenler de oldukça fazladır. Zira somut olayda mobbing örneklerinden birinin yaşanıp yaşanmadığının tespiti gerekir.

Dolayısıyla meydana gelen davranışın Yargıtay ve Danıştay içtihatları nezdinde mobbing kapsamına girip girmediğinin tespiti, mobbing davasında mobbingin ispatı ve kıdem tazminatı alacağının hesaplanması işlemlerinin alanında uzman avukatlar mobbing davası avukatı nezdinde yapılması ve açılması muhtemel davanın bir iş avukatı ile takibi önem arz etmektedir.

İşçilere uygulanan mobbinge karşı başvurulabilecek kanun yollarının irdelendiği makalemize buradan ulaşabilirsiniz.

Kamu görevlilerine uygulanan mobbinge karşı (kamuda mobbing) başvurulabilecek kanun yollarının irdelendiği makalemize buradan ulaşabilirsiniz. Kamuda mobbing ve görevi kötüye kullanma suçunun incelendiği makalemizi buradan okuyabilirsiniz.

Diğer makalelerimize buradan ulaşabilir veya büromuzdan randevu almak için buraya tıklayabilirsiniz.