Kategori: Memur Disiplin Hukuku

Disiplin soruşturmasında bir alt ceza uygulaması, memura iyi hal indirimi, disiplin cezası alt ceza uygulaması, emsal danıştay kararı adana idare avukatı

Disiplin Soruşturmasında Bir Alt Ceza Uygulaması

Disiplin soruşturmasında bir alt ceza uygulaması hukuki dayanağını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. Maddesinin 3. Fıkrasından alır. Maddeye göre; “Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir.” Disiplin soruşturmasında bir alt ceza uygulaması konusundaki en büyük yanılgı, bu uygulamanın zorunlu bir uygulama olarak düşünülmesindedir. Disiplin cezası bir alt ceza uygulaması hususunda idarenin takdir yetkisi vardır.

Disiplin Soruşturmasında Bir Alt Ceza Uygulaması

Kanunun gereği olan disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurulların ilgilinin geçmiş hizmetleri ile sicil durumlarına göre bir alt ceza ile cezalandırılıp cezalandırılmayacağı konusunda bir değerlendirme yapmaları ve geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memurlar için bir derece hafif disiplin cezası uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirmesinin yapılması, eğer bir derece hafif disiplin cezası uygulanmayacaksa bunun gerekçelendirilmesidir. Dolayısıyla bu durumdaki bir personele disiplin soruşturmasında bir alt ceza uygulaması, ceza verecek makam veya kurulların takdirine bırakılmıştır. Ancak takdir yetkisi keyfi ve mutlak bir yetki değildir. İdari yargı mercilerinde bu yetkinin yerinde kullanılıp kullanılmadığı denetlenebilmektedir.

Danıştay’ın yerleşik kararlarına göre; geçmiş hizmetleri sırasında çalışmaları olumlu olan ve iyi veya çok iyi derecede sicil alan yönetici ve öğretim elemanları ile memurlar ve diğer personel için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir. Bununla birlikte, Danıştay’a göre; idare, bu koşulları sağlayan ilgili hakkında söz konusu hafifletici nedeni uygulamaması halinde, bunun gerekçesini göstermek zorundadır.

ÖNEMLİ OLAN İYİ HAL HUSUSUNDA DEĞERLEDİRME YAPILMASI VE NEDEN BİR ALT CEZA VERİLDİĞİNİN VEYA VERİLMEDİĞİNİN AÇIKLANMASIDIR. Zira Danıştay yerleşik kararlarında, “başarılı ve sicili temiz olan görevlilere bir alt ceza uygulamama nedeninin açıklanması gerektiği” gerekçesiyle buna riayet edilmeden verilen disiplin cezası kararlarını bozmaktadır.

Disiplin Cezası Bir Alt Ceza Uygulaması Danıştay Kararı

Danıştay 8. Dairesi, 1991/1399 Esas, 1991/1677 Karar sayılı kararında; “…Dosyanın incelenmesinden davacının gereksiz yere silah etmek suçundan yargılandığı ceza mahkemesinde, sabıkasının olmaması ve başka suç işlemeyeceği kanısına varılarak verilen hafif para cezasının ertelendiği, İl Polis Disiplin Kurulunun davacının durumunu 15. madde yönünden hiç değerlendirmediği, Yüksek Disiplin Kurulunun ise herhangi bir açıklama yapmadan bu madde kuralından yararlanamayacağını belirttiği anlaşılmıştır. Tüzüğün 15. maddesi ile getirilen olanaktan suç işleyen kişinin yararlandırıp yararlandırılamaması idarenin takdirine ilişkin ise de, maddedeki koşulları sağlayanların yararlandırılmaması nedenlerini açıklaması gerekir. Davacı kararın verildiği güne kadar üç adet takdirnamesi olduğunu, geçmiş hizmetlerin olumlu ve sicilinin de temiz olduğunu öne sürdüğünden, dosyada da aksi yönde bir bilgi ve belge bulunmaması karşısında durumunun 15. madde yönünden değerlendirildikten sonra bir karar verilmesi gerektiğinin davacının üzerine atılı suçu işlediğinin yargı kararı ile de kanıtlandığı ve idarenin tüzüğün 15. maddesinin uygulama zorunluluğu olmadığı gerekçesiyle davayı reddeden idare mahkemesi kararında isabet bulunmamaktadır.”

ÖZETLE; BAŞARILI VEYA ÇALIŞMALARI OLUMLU OLAN GÖREVLİLERE, DİSİPLİN SORUŞTURMASINDA BİR ALT CEZA UYGULANMASI ZORUNLU OLMAYIP, UYGULAMAMA NEDENİNİN AÇIKLANMASI ZORUNLUDUR.


Adana idare hukuku avukatı ve adana idari dava avukatı olarak bilgilendirme yapmak amacıyla paylaştığımız makalelerin bir kısmı şu şekildedir;

  • İptal davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Tam yargı davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Disiplin soruşturmasına savunma örneğine buradan,
  • Memur disiplin cezasına karşı açılacak iptal davasının incelendiği makalemize buradan, 
  • Memur disiplin cezasına itiraz konusunun ayrıntılı incelendiği makalemize buradan
  • Disiplin soruşturmasında soruşturma usul

 

İntihal soruşturması savunma örneği, etik kuruluna savunma, etik kurul savunma örneği, etik soruşturmasında savunma, adana avukat, etik soruşturması avukat yardımı.

İntihal Soruşturması Savunma Örneği

Bu makalemizde üniversitelerdeki intihal soruşturması savunması ve etik kuruluna yapılacak savunmanın nasıl olması gerektiğinden bahsedeceğiz. Makalemizin başlığında yer alan üniversite etik kurul savunma örneği yani intihal soruşturması savunma örneği olarak kullanılabilecek dilekçe makalemizin devamında yer almaktadır.

Yükseköğretim Kurumları Bilimsel Araştırma Ve Yayın Etiği Yönergesiüniversitelerdeki etik kurulların (Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Kurullarının) oluşumu, görevleri, çalışma usul ve esaslarını düzenler. Yönergeye göre; Yükseköğretim kurumlarında etik kurulları sosyal ve beşeri bilimler, sağlık bilimleri ve fen ve mühendislik bilimleri alanlarında oluşturulur. Etik ihlali bulunduğunun bildirilmesi halinde, bu iddiaları incelemek de etik kurulun görevidir. Etik iddiasını incelemek; inceleme sırasında bilirkişi veya uzman görüşü almak, ilgili kişi ve kurumlarla yazışmalar yapmak, bilgi istemek ve inceleme kapsamında gerekli diğer işlemleri yapmak da kurulun görevlerindendir.

İntihal Soruşturmasında Etik Kuruluna Savunma Örneği

Yukarıda yaptığımız açıklamalar doğrultusunda görüldüğü üzere; Yükseköğretim Kurumları Bilimsel Araştırma Ve Yayın Etiği Yönergesi ise bilimsel araştırma, çalışma, yayın ve etkinliklerde uyulması gereken etik kurallarını ve yükseköğretim kurumlarının kendi bünyelerinde oluşturacakları bilimsel araştırma ve yayın etiği kurullarının görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usul ve esaslarını belirlemek amacıyla hazırlanmış yasal bir mevzuattır.

Üniversite etik kurul savunma konusunda da Yönerge’de özel bir düzenleme mevcuttur. Etik ihlalinin varlığı veya yokluğu konusunda bir karar almadan önce etik kurul savunma almak zorundadır. Zira, Yükseköğretim Kurumları Bilimsel Araştırma Ve Yayın Etiği Yönergesi’nin “Etik Kurullarına Başvuru ve Kurulların Çalışma Esasları” başlığını taşıyan 9. Maddesinin 5. Fıkrası; “Etik ihlali iddiası sebebiyle hakkında inceleme başlatılan kişilerden iddialara ilişkin olarak gerekli bilgi ve belgelerle birlikte yazılı savunmaları istenir. İlgili kişiler, savunma talep yazısının kendilerine ulaştığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde savunmalarını vermedikleri takdirde, bu durumun savunma istem yazısında belirtilmesi koşuluyla kurul, diğer bilgi ve kanıtlara dayalı olarak karar verebilir. Hakkında inceleme başlatılanlar, yazılı savunmalarını sunmak üzere iddiaları içeren evrakların bir örneğinin kendilerine verilmesini talep etmeleri halinde, incelemeyi yürüten ilgili kurulca savunma istenmesi yönünde bir karar alınmaksızın da doğrudan yazılı savunmalarını sunabilirler. Ancak bu halde bu kişilerden yeniden yazılı savunma istenmeden de incelemeye devam edilebilmesi için, iddiaları içeren evrakların teslimine ilişkin tutanakta, teslim tarihinden itibaren on beş gün içerisinde savunmasını vermedikleri takdirde diğer bilgi ve kanıtlara dayalı olarak karar verileceğinin açıkça belirtilmesi şarttır. Gerekli görülen hallerde savunma sözlü olarak da alınabilir.” hükmüne amirdir.

Bu kapsamda etik soruşturmalarında ilk incelemeyi yapacak olan kurum olan Etik Kurulunun; iddia edildiği gibi gerçekte bir etik ihlali bulunup bulunmadığı konusunda karar vermeden önce soruşturulan kişinin savunmasını alması gerekmektedir. Nitekim bir ceza soruşturması gibi işleyen disiplin soruşturmalarında ve özellikle de etik soruşturmalarında; tıpkı ceza soruşturmasında olduğu gibi soruşturulan kişiye neden soruşturulduğunun bildirilmesi savunma hakkının en temel taşıdır.

İntihal de etik ihlali türlerinden biridir. Dolayısıyla intihal iddiasının bulunması halinde etik kurulu soruşturma yapacak, intihal soruşturması savunması alacaktır. İntihal soruşturması savunma örneği aşağıda mevcuttur. Konu ile ilgili daha ayrıntılı bilgi almak için “İntihal Nedir?” başlıklı makalemizi buradan inceleyebilirsiniz.

İntihal Soruşturması Savunma Örneği

Üniversite etik kuruluna intihal soruşturması savunma örneği şu şekilde olabilir. Ancak belirtmek gerekir ki, söz konusu intihal soruşturması savunma örneği örnek mukabilinde olup, somut olayın şartlarına göre uyarlanması gerekir.

………………………………… ÜNİVERSİTESİ
Sosyal ve Beşerî Bilimler Araştırma Etik Kurulu Başkanlığı’na

İlgi: …/…/…… tarih ve …….. sayılı yazınız.

Üniversitemiz Sosyal ve Beşeri Bilimler Araştırma Etiği Kurulu tarafından gönderilen…/…./…….. tarihli çağrı yazınızda tarafıma; “…………………………..” başlıklı ……………. tezimde “Yükseköğretim Kurumları Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesinin” 4/1-a maddesi ve “……………… Üniversitesi Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesinin” …….. maddesi gereğince şikayetçi ……………… tarafından etik ihlali iddialarının bulunduğu ve bu hususta savunmalarımı sunmam istenmiştir.

…/…./…… tarih ve ……………… sayılı yazınız tarafıma …./…/….. tarihinde tebliğ edilmiş olup, süresi içinde savunmalarımı sunmak zorunluluğum doğmuştur. İş bu dilekçe ile tüm savunmalarımı ve eklerini ibraz ettiğimi belirtir, ayrıca sözlü savunma vermeyeceği bildiririm. Açılan intihal soruşturmasına savunma şu şekildedir.

1.Öncelikle şunu belirtmek isterim ki; her zaman akademik ilke ve kurallara bağlı biçimde çalıştım. Akademik hayatımda hakkımda bugüne değin hiçbir şikayet olmadı. Bu doğrultuda söz konusu intihal iddialarını kabul etmem mümkün değildir. Bugüne dek akademik hayata kazandırdığım tüm çalışmalarında özgün fikirlerimi, metotlarımı, verilerimi ve eserlerimi ortaya koydum. Ancak şikayetçi tarafından “çamur at izi kalsın” mantığı ile hazırlanmış  etik ihlali iddiaları hakkında açıklama yapmam gerekirse;

2. Yükseköğretim Kurumları Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesinin 4/1-a maddesi “İNTİHAL” kavramını “Başkalarının özgün fikirlerini, metotlarını, verilerini veya eserlerini bilimsel kurallara uygun biçimde atıf yapmadan kısmen veya tamamen kendi eseri gibi göstermekolarak tanımlanmış olup Üniversitemiz Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesinin” …….. maddesi de aynı tanımlamayı içermektedir.

3. Ancak intihal  iddiaları ile ilgili şunları özellikle belirtmek gerekir ki;

  • İNTİHAL SUÇU anca KASTEN işlenebilen bir suç olup, ÖZENSİZLİK NİTELİĞİNDEKİ ATIF HATALARI BU SUÇU OLUŞTURMAZ.

  • Yapılan alıntıların DİPNOTLAR ve KAYNAKÇA bölümünde gösterilmesi halinde İNTİHAL SUÇU OLUŞMAZ.

  • BİLİMSEL BİR GERÇEK NİTELİĞİNDEKİ BİLGİNİN ESERDE KULLANILMIŞ OLMASI İNTİHAL SUÇUNU OLUŞTURMAZ.

4. ………………………………………………………………………………………………………………………………………………

5. ………………………………………………………………………………………………………………………………………………

İSİM-SOYİSİM
İMZA


Adana idare hukuku avukatı ve adana idari dava avukatı olarak bilgilendirme yapmak amacıyla paylaştığımız makalelerin bir kısmı şu şekildedir;

  • İptal davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Tam yargı davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Disiplin soruşturmasına savunma örneğine buradan,
  • Memur disiplin cezasına karşı açılacak iptal davasının incelendiği makalemize buradan, 
  • Memur disiplin cezasına itiraz konusunun ayrıntılı incelendiği makalemize buradan
  • Disiplin soruşturmasında soruşturma usulünün incelendiği makalemizi buradan
  • Soruşturma izni verilmesi itiraz dilekçesi örneğini buradan okuyabilirsiniz.

Makalelerimiz her geçen gün güncellendiği için ayrıntılı bilgi için lütfen sitemizde arama yapınız.

Disiplin Cezasında Tekerrür

Disiplin Cezasında Tekerrür

Bu yazımızda, disiplin cezasında tekerrür uygulaması, disiplin cezasının tekerrürü nedir, disiplin suçunda tekerrür uygulaması nasıl yapılır gibi sorulara cevap bulmaya çalışacağız.

Disiplin Cezasında Tekerrür Nedir?

Tekerrür sözlük anlamı olarak tekrarlanma anlamına gelir. Disipin cezasında tekerrür ise, disiplin suçunun tekrarlanması anlamına gelir ve kanun koyucu tarafından tekrarlanan disiplin fiili için ayrı bir düzenleme yapılmıştır.

Disiplin hukukunda tekerrür düzenlemesinin amacı kamu görevlisinin uslandırılmasıdır. Nitekim disiplin suçunda tekerrür uygulaması memurun uslanmadığını, verilen cezanın caydırıcı olmadığını göstermektedir. Bu nedenle cezanın belli oranlarda artırılması öngörülmüştür.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesine göre;

Disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre içinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır. Aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı fiil veya haller nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulamasında bir derece ağır ceza verilir.

Görüldüğü üzere disiplin suçunda tekerrür uygulaması için cezaların özlük dosyasından çıkarılmasına ilişkin süre içinde aynı fiill veya halin tekrarı gereklidir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 133. maddesinde ise disiplin cezalarının özlük dosyalarından silinme süresi düzenlenmiştir. Düzenlemeye göre;

Devlet memurluğundan çıkarma cezasından başka bir disiplin cezasına çarptırılmış olan memur uyarma ve kınama cezalarının uygulanmasından 5 sene. diğer cezaların uygulanmasından 10 sene sonra atamaya yetkili amire başvurarak, verilmiş olan cezalarının özlük dosyasından silinmesini isteyebilir

 

Disiplin Suçunda Tekerrür Uygulaması

Buna göre, örneğin göreve geç kalan ve bu nedenle uyarma cezası alan bir memur. cezanın silinme süresi olan 5 yıl içinde göreve tekrar geç kalması halinde tekerrür nedeniyle kınama cezası verilecektir. Ancak sonradan işlenen suç farklı bir fiil ise tekerrür söz konusu olamaz. Bu durumda sadece bu suçun karlılığı olan ceza verilir.

Danıştay kararları göre; disiplin cezası af nedeniyle ortadan kalksa bile disiplin cezasında tekerrür değerlendirilir.

Aynı miktarda cezayı gerektiren, ancak işlenen fiil veya halin farklı olduğu suçların üçüncü defa işlenmesi halinde de ceza bir derece ağır olarak uygulanır. Örneğin, amirine veya maiyetindekilere karşı küçük düşürücü veya aşağılayıcı fiil ve hareketler yapmak fiili nedeniyle daha önce iki defa kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alan memura.10 yıl içinde “ticaret yapmak veya Devlet memurlarına yasaklanan diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunmak” fiili nedeniyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezası erilmesi durumu söz konusu olursa, bu cezanın bir derece ağırı olan devlet memurluğundan çıkarma cezası verilir.

Memur disiplin cezasına karşı açılacak iptal davasının incelendiği makalemize buradan,  memur disiplin cezasına itiraz konusunun ayrıntılı incelendiği makalemize buradan ulaşabilirsiniz. Ayrıca disiplin soruşturmasında soruşturma usulünün incelendiği makalemizi buradan okuyabilirsiniz. 

İdari yargıda davanın usulüne uygun biçimde yürütülmesinde bir adana idare hukuku avukatı ndan destek ve hukuki yardım alınması faydalı olacaktır.

Diğer makalelerimize buradan ulaşabilir veya büromuzdan randevu almak için buraya tıklayabilirsiniz.

devlet memurluğundan çıkarma cezası

Devlet Memurluğundan Çıkarma Cezası Nedir?

Devlet memurluğundan çıkarılma, bir daha devlet memuru olamayacak şekilde memurluktan çıkarılmaktır. Disiplin cezaları içinde en ağır disiplin cezası olan devlet memurluğundan çıkarma cezası verilebilecek haller 657 sayılı Kanun‘un 125/E maddesinde düzenlenmiştir. Kanunun 125/E maddesinde sayılan fiiller dışında tekerrür nedeniyle memuriyetten çıkarma cezası verilebilmesi de mümkündür.

Süreç en basit haliyle şu şekilde özetlenebilir; disiplin amiri tarafından devlet memurluğundan çıkarma cezası yönündeki teklifinin yüksek disiplin kuruluna iletilmesi üzerine, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kurulu kararı ile memuriyetten çıkarma cezası verilir. Hakkında memurluktan çıkarma cezası istenen memur, soruşturma evrakını incelemeye, tanık dinletmeye, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı savunma vermeye, ya da teklif edilen disiplin cezasına karşı avukatı vasıtasıyla savunma yapma hakkına sahiptir.

Devlet Memurluğundan Çıkarma Nedenleri Nelerdir?

Devlet memurluğundan çıkarma cezası gerektiren fiil ve haller 657 sayılı Kanun‘un 125/E maddesinde düzenlenmiştir.Buna göre;

  1. İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükün ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunmak,
  2. Yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek,
  3. Siyasi partiye girmek,
  4. Özürsüz olarak bir yılda toplam 20 gün göreve gelmemek,
  5. Savaş, olağanüstü hal veya genel afetlere ilişkin konularda amirlerin verdiği görev veya emirleri yapmamak,
  6. Amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak,
  7. Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak,
  8. Yetki almadan gizli bilgileri açıklamak,
  9. Siyasi ve ideolojik eylemlerden arananları görev mahallinde gizlemek,
  10. Yurt dışında Devletin itibarını düşürecek veya görev haysiyetini zedeleyecek tutum ve davranışlarda bulunmak,
  11. 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkındaki Kanuna aykırı fiilleri işlemek.
  12. Terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olmak, bu örgütlere yardım etmek, kamu imkân ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanmak ya da kullandırmak, bu örgütlerin propagandasını yapmak hallerinden memuriyetten çıkarma cezası verilebilir.

Tekerrür Nedeniyle Devlet Memurluğundan Çıkarma Cezası

Kanunun 125/E maddesinde sayılan bu haller dışında tekerrür halinde de devlet memurluğundan çıkarma cezası verilebilir. Zira 657 sayılı Kanun‘un 125. maddesinin 2. fıkrasına göre; “Disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre içinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır. Aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı fiil veya haller nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulamasında bir derece ağır ceza verilir.” 

Dolayısıyla örneğin kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren bir fiilin üçüncü defa işlenmesi halinde de tekerrür nedeniyle devlet memurluğundan çıkarma cezası verilebilir. Ve ancak şu hususa dikkat etmek gerekir ki; Danıştay kararlarıyla istikrar kazandığı üzere, tekerrür hükümlerinin amacı ıslah olmayan personelin cezalandırılmasıdır. Kanunda cezaların tekerrüründen değil, disiplin cezalarının verilmesine sebep olmuş bir “fiil veya halin” tekerrürü halinden bahsedilmiştir. Dolayısıyla tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için fiil tarihlerinin belirgin olması ayrıca önceki disiplin cezalarının da kesinleşmiş olması gerekir kanaatindeyiz.

Devlet Memurluğundan Çıkarma Cezası Kim Tarafından Verilir?

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 126. maddesinde; uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarının disiplin amirleri tarafından, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler, il disiplin kurullarının kararına dayanan hallerde valiler tarafından verileceği, Devlet memurluğundan çıkarma cezasının ise, amirlerin bu yoldaki isteği üzerine, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kurulu kararı ile verileceği hüküm altına alınmıştır.

Bu doğrultuda, memurlara devlet memurluğundan çıkarma cezası verilebilmesi için amirlerin bu yönde isteğinin olmasının işlemin ön şartı niteliğindedir. Ancak ceza disiplin amiri tarafından değil bağlı bulunulan kurumun yüksek disiplin kurulu tarafından verilir. Yüksek disiplin kurulu memurun bağlı olduğu kuruma göre değişir, örneğin üniversite öğretim görevlileri için memuriyetten çıkarma cezası YÖK (Yükseköğretim Kurulu) Yüksek Disiplin Kurulu tarafından verilecektir.

Yüksek disiplin kurulları kendilerine intikal eden dosyaların incelenmesinde, gerekli gördükleri takdirde, ilgilinin özlük dosyasını ve her nevi evrakı incelemeye, ilgili kurumlardan bilgi almaya, yeminli tanık ve bilirkişi dinlemeye veya niyabeten dinletmeye, mahallen keşif yapmaya veya yaptırmaya yetkilidirler.

Memurluktan çıkarma cezası istenen memur, soruşturma evrakını incelemeye, tanık dinletmeye, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma hakkına sahiptir. Dolayısıyla Yüksek Disiplin Kurulu karşısında yapılacak bu savunmada tanık dinletilebilir. Ayrıca bu savunmada da avukat ile temsil mümkündür.

Devlet Memurluğundan Çıkarma Cezasına İtiraz ve İptal Davası

Devlet memurluğundan çıkarma cezası için itiraz yolu yoktur. Dolayısıyla ceza verilmesi halinde, kararın memura tebliğ edilmesinden itibaren 60 günlük dava açma süresi içinde iptal davası açılmalıdır. Açılacak davada yürütmenin durdurulması istenebilir. Ancak dava açarak memurluktan çıkarma cezasının iptali sağlabilir. İdari işlemin iptali davası ile ilgili ayrıntılı bilgi için makalemizi buradan okuyabilirsiniz.

Memur disiplin cezasına karşı açılacak iptal davasının incelendiği makalemize buradan,  memur disiplin cezasına itiraz konusunun ayrıntılı incelendiği makalemize buradan ulaşabilirsiniz. Ayrıca disiplin soruşturmasında soruşturma usulünün incelendiği makalemizi buradan okuyabilirsiniz. 

Devlet memurluğundan çıkarma cezasının ağır ve telafisi imkansız sonuçlar doğurması nedeniyle, gerek yüksek disiplin kurulunda yapılacak savunmada gerekse açılacak iptal davasında bir avukat ile temsil en önemli tavsiyemizdir. İdari yargıda davanın usulüne uygun biçimde yürütülmesinde bir adana idare hukuku avukatı ndan destek ve hukuki yardım alınması faydalı olacaktır.

Diğer makalelerimize buradan ulaşabilir veya büromuzdan randevu almak için buraya tıklayabilirsiniz.

İptal Davası Dilekçe Örneği

İptal Davası Dilekçe Örneği

İptal davası dilekçe örneği konusundan önce kısaca iptal davası nedir sorusuna cevap vermeyi faydalı buluyoruz. İdari işlemin iptali davası, idare hukukunda, idari işlemin yetki, sebep, konu ve maksat yönlerinden birisi nedeniyle hukuka aykırı olması nedeniyle açılan davalardır. İptal davasıancak ve ancak idari işlem dolayısıyla menfaati ihlal edilen kişi tarafından açılabilir.İptal davasıile idari işlem ve kararların hukuka uygun olup olmadığının denetimi sağlanmaktadır. Dava sonunda hukuka aykırı olduğu tespit edilen idari işlemin iptali kararı verilmesi ile idari işlem yapıldığı andan itibaren hükümsüz hale gelmektedir.

İptal Davası Dava Dilekçesi

İptal davası görevli ve yetkili mahkemeye verilecek dava dilekçesi ile açılır. Yazılan dilekçenin İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 3. ve 5. maddesine uygun nitelikte olmalıdır. Aksi halde dava dilekçesi ön şartlar yönünden reddedilir ve dilekçe ret kararı verilir. Dilekçe red kararı üzerine, kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde dava dilekçesinde bulunan eksiklikler düzeltilerek yeniden yargı yerine başvurulabilir.

İdari yargıda davanın usulüne uygun biçimde yürütülmesinde bir adana idare hukuku avukatı ndan destek ve hukuki yardım alınması en önemli tavsiyemizdir.

İptal davasının incelendiği makalemize buradan, Tam yargı davasının incelendiği makalemize buradan, Memur disiplin cezasına karşı açılacak iptal davasının incelendiği makalemize buradan,  memur disiplin cezasına itiraz konusunun ayrıntılı incelendiği makalemize buradan ulaşabilirsiniz. Ayrıca disiplin soruşturmasında soruşturma usulünün incelendiği makalemizi buradan okuyabilirsiniz. İptal davası dilekçe örneği şu şekildedir:

İPTAL DAVASI DİLEKÇE ÖRNEĞİ

DİSİPLİN CEZASI İPTAL DAVASI DİLEKÇE ÖRNEĞİ

………….. İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’NA

Yürütmenin Durdurulması Talebi Vardır.

DAVACI: ……….. (Ad soyad, TC Kimlik Numarası ve adresi)

DAVALI: ……….. Üniversitesi Rektörlüğü – Adres

KONU: ……….. Üniversitesi ……….. Dekanlığı’nın …/…/20.. tarih ve ……….. sayılı 1/30 oranında aylıktan kesme cezası işleminin YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASI ve İPTALİ istemidir.

İDARİ İŞLEMİN TEBLİĞ TARİHİ: ………..

OLAYLAR:

  1. ……….. nedeniyle davalı ……….. Üniversitesi ……….. Dekanlığı’nca yapılan soruşturma sonucunda dava konusu …/…/20… tarih ve ……….. sayılı 1/30 oranında aylıktan kesme cezası verilmiştir. Verilen ceza ………………… nedenleriyle haksız ve Yönetmeliğe aykırıdır.
  2. …/…/20… tarihli dilekçe ile cezanın kaldırılması için davalı Üniversite Rektörlüğü’ne itirazda bulunmama rağmen bu itirazım kabul görmemiştir.
  3. …………. nedenleriyle iş bu davanın açılması zarureti hasıl olmuştur.

HUKUKİ SEBEPLER: İYUK, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu, Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği, sair mevzuat.

HUKUKİ DELİLLER:  Soruşturma dosyası, sicil dosyası, yazışmalar, bilirkişi incelemesi ve her türlü yasal delil.

SONUÇ ve İSTEM: Yukarıda açıklanan ve Sayın Mahkemenizce resen gözetilecek nedenlerle, davalı idarenin ../…/20.. tarih ve ……….. sayılı disiplin cezası verilmesine ilişkin işleminin öncelikle YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASINA ve sonuç olarak İPTALİNE, yargılama giderlerinin davalı kuruma yükletilmesine karar verilmesini saygıyla arz ve talep ederim.

…/…/20…

Davacı (ad soyad, imza)

 

Diğer makalelerimize buradan ulaşabilir veya büromuzdan randevu almak için buraya tıklayabilirsiniz.

Disiplin Cezasına İtiraz Dilekçesi Örneği

Disiplin Cezasına İtiraz Dilekçesi Örneği

Disiplin cezasına itiraz dilekçesi örneği konusundan önce kısaca şu hatırlatmayı yapmakta yarar görüyoruz.  Disiplin cezasına itiraz disiplin cezası veren amirin üstünde başka bir üst makam varsa, idari başvuru yani idari itiraz kural olarak bu makama yapılır.  Disiplin cezasına itiraz 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 135. maddesinde düzenlenmiştir.  Buna göre; Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir. Disiplin cezasında itiraz süresi kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür. 

Disiplin cezasına itiraz süresi çok önemlidir. Zira süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir.  Bu nedenle disiplin cezası itirazı süresinde yapılmalıdır. Aksi halde telafisi imkansız hak kayıpları ortaya çıkabilecektir.

Süresinde idari başvuru yoluna gidilmemesi veya idari başvuru yoluna gidilmesine rağmen davanın 60 günlük süresi içinde açılmaması halinde disiplin cezası iptal davası reddedilecektir. İdari yargıda davanın usulüne uygun biçimde yürütülmesinde bir adana idare hukuku avukatı ndan destek ve hukuki yardım alınması en önemli tavsiyemizdir.

Memur disiplin cezasına karşı açılacak iptal davasının incelendiği makalemize buradan,  memur disiplin cezasına itiraz konusunun ayrıntılı incelendiği makalemize buradan ulaşabilirsiniz. Ayrıca disiplin soruşturmasında soruşturma usulünün incelendiği makalemizi buradan okuyabilirsiniz. Disiplin cezasına itiraz dilekçesi örneği şu şekildedir:

DİSİPLİN CEZASINA İTİRAZ DİLEKÇESİ ÖRNEĞİ

 

…………… ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ’NE

…/…/20…

……… Fakültesi Dekanlığı’nın …/…/20… tarih ve ……. sayılı yazısı ile …….. eyleminde bulunduğum gerekçesiyle tarafıma Disiplin Yönetmeliğinin …. maddesi gereğince 1/30 oranında aylıktan esme cezası verildiğini …/…/20… tarihinde öğrenmiş bulunuyorum.

Suçum olmadığı/suçu işleyenin başkası olduğu/suçu işlediğime dair delil bulunmadığı/eylemin disiplin suç teşkil etmediği (buraya hangi sebep uyuyorsa o itiraz sebebi ve varsa diğer sebepler yazılabilir) halde tarafıma ceza verilmiştir. Savunmamda belirttiğim üzere tüm bu hususlar dikkate alınmamıştır. Bu nedenle hakkımda verilen disiplin cezasına itiraz ediyorum.

Tarafıma usul ve esasa aykırı biçimde verilen disiplin cezasının kaldırılması hususunda gereğini saygılarımla arz ederim.

İtiraz Eden  ………………..

Diğer makalelerimize buradan ulaşabilir veya büromuzdan randevu almak için buraya tıklayabilirsiniz.

Memur Disiplin Cezası ve İptal Davası

Memur Disiplin Cezası İptal Davası

Bu makalemizde, memur disiplin cezasına idari itiraz ve memur disiplin cezası iptal davası ana hatlarıyla irdelenecektir. Disiplin cezasına karşı iptal davası açılabilir. Zira makalemizin sonunda belirttiğimiz gibi, disiplin soruşturması usulüne uygun yürütülmesi gereken bir idari işlemdir, dolayısıyla bu idari işleme karşı disiplin cezası iptal davası açılabilmesi mümkündür. Disiplin soruşturmasının usulüne aykırı biçimde yürütülmesi, hukuki olmayan sebeplerle disiplin cezası verilmesi veya disiplin soruşturmasında savunma hakkının kısıtlanması hallerinde disiplin cezası iptal davası ile iptal edilebilecektir.

Hukuk düzenimiz, disiplin cezalarına karşı idari başvuru yolu ve yargısal başvuru yolu olmak üzere iki türlü başvuru yolu öngörmüştür.

Bu makalemizde disiplin cezasına karşı açılacak iptal davası incelenmiş olup, iptal davası açmadan önce memur disiplin cezasına itiraz edilmesi gerekmektedir. Memur disiplin cezasına karşı idari itiraz yolunun incelendiği makalemize buradan ulaşabilirsiniz.

Memur Disiplin Cezasına Karşı İptal Davası

Disiplin cezalarına karşı en etkili denetim yolu elbette ki yargısal denetimdir. Disiplin cezalarına karşı iptal davası açılabilir zira, disiplin cezaları birer idari işlemdir. Dolayısıyla disiplin cezalarına karşı da tüm idari işlemler gibi iptal davası açılabilir. 

Disiplin cezası iptal davasında süre

İtiraz başvurusu yapıldıktan sonra, itiraz başvurusunun reddi üzerine disiplin cezası iptal davası açılabilir. Bu dava 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 7. Maddesine göre kararın tebliğini izleyen 60 gün içinde açılmalıdır. 

İdari yargıda süreler kamu düzenindendir, dolayısıyla bu sürelere uyulmaması halinde hak iddiasında bulunulamaz. Bu nedenle disiplin cezası iptal davası 60 günlük dava açma süresi geçtikten sonra açılırsa dava incelenmeyecek ve reddedilecektir.

Disiplin cezası iptal davasında yetkili ve görevli mahkeme

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun 7. Maddesine göre, iptal davalarında yetkili idare mahkemesi, dava konusu olan idari işlemi veya idari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. Dolayısıyla disiplin cezası iptal davasını görmeye yetkili mahkeme de disiplin cezası veren kurumun bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir.

Disiplin Cezası Nasıl İptal Edilir?

Disiplin amirlerinin hukuki olmayan bir nedenlere dayanarak disiplin soruşturması açma yoluna gittiği üzüntüyle gözlemlenmektedir. Kimi zaman memura mobbing uygulamak kimi zaman çalışma huzurunu bozmak ve memuru huzursuz etmek amaçlanmaktadır. Bu kötü niyetli yaklaşımlara karşı başvuru yollarına gidilmesi ve özellikle disiplin cezası iptal davası açılması denetim bakımından oldukça önemlidir. Bu şekilde idarenin aldığı kararlar bağımsız yargı denetiminden geçmekte, idare denetlenmektedir.

  • Hukuki olmayan nedenle verilen disiplin cezası iptale tabidir. 
  • Aynı şekilde disiplin soruşturması usulünün doğru uygulanmaması halinde de disiplin cezası iptal edilecektir. 
  • Yine disiplin soruşturması sırasında memurun savunma hakkının kısıtlanması (örneğin, savunma almadan ceza verilmesi, disiplin soruşturmasında 7 günden az savunma süresi verilmesi veya savunmasında bildirdiği tanıkların dinlenmemesi) hallerinde de disiplin cezası iptal edilecektir.
  • Bu örnekler somut olaya göre çoğaltılabilir.

Sonuç olarak; disiplin cezası iptal davaları nda süreler oldukça önemlidir. Süresinde idari başvuru yoluna gidilmemesi veya idari başvuru yoluna gidilmesine rağmen davanın 60 günlük süresi içinde açılmaması halinde dava reddedilecektir.

Disiplin cezası verilme işlemlerinde çoğu zaman hukuki olmayan nedenlerle ve keyfi uygulamalar ile ceza verildiğini veya disiplin soruşturmasında usul hükümlerinin tam olarak uygulanmadığını gözlemlemekteyiz.

Ancak bu hususların tespitinde ve idari yargıda davanın usulüne uygun biçimde yürütülmesinde bir adana idare hukuku avukatı ndan destek ve hukuki yardım alınması en önemli tavsiyemizdir.

Memur disiplin suç ve cezalarının irdelendiği makalemize buradan ulaşabilir, disiplin soruşturmasında soruşturma usulünün incelendiği makalemizi buradan okuyabilirsiniz.

Diğer makalelerimize buradan ulaşabilir veya büromuzdan randevu almak için buraya tıklayabilirsiniz.

Memur Disiplin Cezasına İtiraz

Memur Disiplin Cezasına İtiraz

Disiplin cezasına itiraz, cezaya karşı açılacak iptal davasında hayati öneme sahiptir. Disiplin soruşturması usulüne uygun yürütülmesi gereken bir idari işlemdir, dolayısıyla bu idari işleme karşı disiplin cezası iptal davası açılabilmesi mümkündür. Disiplin soruşturmasının usulüne aykırı biçimde yürütülmesi, hukuki olmayan sebeplerle disiplin cezası verilmesi veya disiplin soruşturmasında savunma hakkının kısıtlanması hallerinde disiplin cezası açılacak iptal davası ile iptal edilebilecektir. Ancak iptal davası açılmadan önce disiplin cezasına itiraz edilmesi gerekmektedir. 

Bu makalemizde, memur  disiplin cezasına idari itiraz yolu incelenmektedir. Memur disiplin cezasına karşı açılacak iptal davasının incelendiği makalemize buradan ulaşabilirsiniz.

Memur Disiplin Cezasına Karşı İdari İtiraz

Disiplin hukukunda da, disiplin cezasına karşı idari itiraz yolları öngörülmüştür. Buna göre, disiplin cezasına itiraz disiplin cezası veren amirin üstünde başka bir üst makam varsa, idari başvuru yani idari itiraz kural olarak bu makama yapılır. 

Disiplin cezasına itiraz 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 135. maddesinde düzenlenmiştir.  Buna göre; Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir. Disiplin cezasında itiraz süresi kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür. 

Disiplin cezasına itiraz süresi çok önemlidir. Zira süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir.

Bu nedenle disiplin cezası itirazı süresinde yapılmalıdır. Aksi halde telafisi imkansız hak kayıpları ortaya çıkabilecektir. İtiraz başvurusu yapılmayan disiplin cezası kesinleşeceğinden ve kesinleşen disiplin cezasına karşı iptal davası açılamayacağından itiraz başvurusu yapılmayan disiplin cezasında yargı denetimi yapılamaz. Disiplin cezasına karşı itiraz başvurusu yapılması dava açma süresini durdurur. 

İtiraz merci memura daha ağır bir disiplin cezası veremez.

İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorundadır. İtirazın kabulü hâlinde, disiplin amirleri kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler. Yani itiraz edilen makam, memura verilen disiplin cezasından daha ağır bir disiplin cezası veremez. İlk verilen disiplin cezasını ya onaylar ya bozar veya daha hafif bir disiplin cezası verebilir. Ceza Hukukuna hakim olan ilkelerden aleyhe bozma yasağı disiplin hukukunda da geçerlidir. 

Süresinde idari başvuru yoluna gidilmemesi veya idari başvuru yoluna gidilmesine rağmen davanın 60 günlük süresi içinde açılmaması halinde disiplin cezası iptal davası reddedilecektir. İdari yargıda davanın usulüne uygun biçimde yürütülmesinde bir adana idare hukuku avukatı ndan destek ve hukuki yardım alınması en önemli tavsiyemizdir.

Memur disiplin suç ve cezalarının irdelendiği makalemize buradan ulaşabilir, disiplin soruşturmasında soruşturma usulünün incelendiği makalemizi buradan okuyabilirsiniz.

Diğer makalelerimize buradan ulaşabilir veya büromuzdan randevu almak için buraya tıklayabilirsiniz.

Memur Disiplin Soruşturması ve Usulü

Memur Disiplin Soruşturması Usulü

Bu yazımızda “Memur disiplin soruşturması usulü nedir?” “Memur disiplin soruşturması nasıl yapılır” sorusunun cevabını vermeye çalışacağız. TDK‘ya göre  disiplin, bir topluluğun, yasalarına ve düzenle ilgili yazılı veya yazısız kurallarına titizlik ve özenle uyması durumu olarak tanımlanmıştır. Devlet memuru disiplin soruşturması, memur disiplin soruşturması yapılmasının da temel sebebi memurun idareye bağlılık yükümlülüğüne uymaması ve düzen kurallarına aykırı davranışlarda bulunmasıdır.Tüm kamu görevlileri disiplin hükümlerine tabidir ve haklarında memur disiplin soruşturması usulü doğru uygulandığı sürece soruşturma yapılabilmesi mümkündür. 

Memur disiplin hukuku temel olarak DMK’nun 124 ve devamı maddeleri ile şekillenmiştir.

Memur Disiplin Soruşturması Bazı Temel Kurallara Bağlıdır;

  • Suç ve cezada kanunilik ilkesi gereğince, önceden kanunla disiplin suçu olarak belirlenmeyen eylemler hakkında disiplin cezası verilemez.
  • Savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemez.
  • Disiplin cezaları yargı denetimi dışında tutulamaz.

Memur Disiplin Suç ve Cezaları Nelerdir?

Devlet Memurları Kanunu‘nun 125. maddesinde ağırlık derecesine göre disiplin cezaları ve disiplin suçları sayılmıştır. Maddede sayılan cezalar uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve devlet memurluğundan çıkarmadır. Bu konudaki ayrıntılı makalemize buradan ulaşabilirsiniz.

Memur Disiplin Suçu Vermeye Yetkili Amir ve Kurullar Hangileridir?

Bu konu Devlet Memurları Kanunu‘nun 126. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre, Uyarma, kınama
ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezası, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra, atamaya yetkili amirler il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde Valiler tarafından verilir. Devlet memurluğundan çıkarma cezası amirlerin bu yoldaki isteği üzerine, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kurulu kararı ile verilir. Disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulunun ayrı bir ceza tayinine yetkisi yoktur, cezayı kabul veya reddeder. Ret halinde atamaya yetkili amirler 15 gün içinde başka bir disiplin cezası
vermekte serbesttirler.

Memur Disiplin Soruşturması Usulü Nasıldır? 

Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren suçlarda, suça konu fiilin öğrenilmesinden sonra 6 ay içinde, diğer suçlarda bir ay içinde soruşturmaya başlanması gerekir. Aksi halde disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar ve memura disiplin cezası verilemez.

Başlanılan soruşturmanın ise en geç disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde sonuçlandırılması ve disiplin cezası verilmesi gerekir. Aksi halde yine  disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar ve memura disiplin cezası verilemez. 

Memur Disiplin Soruşturması Süresi Ne Kadardır?

Disiplin amirleri uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarını soruşturmanın tamamlandığı günden itibaren 15 gün içinde vermek zorundadırlar.

Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren hallerde disiplin kurulu, dosyayı aldığı tarihten itibaren 30 gün içinde soruşturma evrakına göre kararını bildirir.

Memurluktan çıkarma cezası için disiplin amirleri tarafından yaptırılan soruşturmaya ait dosya, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kuruluna tevdiinden itibaren azami altı ay içinde bu kurulca, karara bağlanır.

Disiplin soruşturması zamanaşımı süresi basitçe bu şekildedir.

Disiplin Soruşturmasında Memurun Hakları

Kovuşturulan memurun disiplin soruşturması savunma hakkı vardır ve savunma alınmadan disiplin cezası verilebilmesi mümkün değildir. Savunma süresi 7 günden az olamaz, verilen süre içinde memurun savunma yapmaması halinde savunma hakkından vazgeçmiş sayılır. 

Yine aynı şekilde hakkında memurluktan çıkarma cezası istenen memur, soruşturma evrakını incelemeye, tanık dinletmeye, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma hakkına sahiptir.

Disiplin soruşturmasında savunma hakkının kısıtlanması kabul edilebilir değildir. Diğer taraftan, disiplin soruşturması evresinde, bu soruşturma sonucunda yetkili makamlarca bir disiplin cezası verilmesi, icrai ve kesin nitelikleri haiz bir idari işlemdir. Bu nedenle tüm disiplin suçlarında disiplin soruşturması evresinde de soruşturulan memurun avukat ile temsil edilmesi örneğin savunmasına bir avukat ile birlikte katılması mümkündür.

Memur Disiplin Cezaları Nasıl Uygulanır?

Disiplin cezaları verildiği anda hüküm ifade eder ve derhal uygulanır. Aylıktan kesme cezası ise cezanın verilişini izleyen aybaşında uygulanır. Disiplin cezaları kesinleşince sicile işlenir. Devlet Memurluğundan Çıkarma cezası ayrıca Devlet Personel Başkanlığı’na da bildirilmelidir.

Disiplin Cezasına Karşı İtiraz ve İptal Davası

Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına karşı yüksek disiplin kuruluna  itiraz edilebilir. İtirazda süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür. Disiplin soruşturması usulü gereğince süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezaları kesinleşir. İtiraz mercileri, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendilerine intikalinden itibaren otuz gün içinde kararlarını vermek zorundadır. İtirazın kabulü hâlinde, disiplin amirleri kararı gözden geçirerek verilen cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilirler. Disiplin cezalarına karşı idari yargı yoluna başvurulabilir. Bu konuda ayrıntılı makalemize buradan ulaşabilirsiniz.

Disiplin Cezalarının Özlük Dosyasından Silinmesi

Disiplin cezaları memurun özlük dosyasına işlenir. Devlet memurluğundan çıkarma cezasından başka bir disiplin cezasına çarptırılmış olan memur uyarma ve kınama cezalarının uygulanmasından 5 sene, diğer cezaların uygulanmasından 10 sene sonra atamaya yetkili amire başvurarak, verilmiş olan cezalarının özlük dosyasından silinmesini isteyebilir.

Diğer makalelerimize buradan ulaşabilir veya büromuzdan randevu almak için buraya tıklayabilirsiniz.

Memur Disiplin Suç ve Cezaları

Memur Disiplin Suç ve Cezaları

Devlet Memurları Kanunu‘nun 125. maddesinde ağırlık derecesine göre memur disiplin cezası, cezaları ve memur disiplin suçları sayılmıştır. Maddede sayılan memur disiplin suç ve cezaları uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve devlet memurluğundan çıkarmadır. Memur disiplin hukuku temel olarak DMK’nun 124 ve devamı maddeleri ile şekillenmiştir.

Memur disiplin soruşturması nasıl yapılır, disiplin soruşturması süresi nedir gibi soruların cevabı için, devlet memurları hakkında yapılacak disiplin soruşturmalarında usul kurallarının irdelendiği makalemize buradan ulaşabilirsiniz.

Devlet memurları hakkında verilen memur disiplin suç ve cezaları na itiraz ve açılacak iptal davasının irdelendiği makalemize buradan ulaşabilirsiniz.

  • Memur disiplin suç ve cezaları verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin, cezaların sicilden silinmesine ilişkin süre içinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır.
  • Aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı bir fiil veya haller nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulamasında bir derece ağır ceza verilir.
  • Geçmiş hizmetleri sırasındaki çalışmaları olumlu olan ve olumlu sicil alan memurlar içinde verilecek cezalara bir derece hafif olanı uygulanabilir.
  • Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesine göre bu maddede sayılan memur disiplin suç ve cezaları verilmesini gerektiren fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibariyle benzer eylemlerde bulunanlara da aynı türden disiplin cezası verilir.

Uyarma Cezası ve Uyarma Cezasını Gerektiren Fiil ve Haller Şunlardır;

Uyarma cezası, memura, görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğinin yazı ile bildirilmesidir. Uyarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:

  • Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kayıtsızlık göstermek veya düzensiz davranmak,
  • Özürsüz veya izinsiz olarak göreve geç gelmek, erken ayrılmak, görev mahallini terketmek,
  • Kurumca belirlenen tasurruf tedbirlerine riayet etmemek,
  • Usulsüz müracaat veya şikayette bulunmak,
  • Devlet memuru vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak,
  • Görevine veya iş sahiplerine karşı kayıtsızlık göstermek veya ilgisiz kalmak,
  • Belirlenen kılık ve kıyafet hükümlerine aykırı davranmak,
  • Görevin işbirliği içinde yapılması ilkesine aykırı davranışlarda bulunmak.

Kınama Cezası ve Kınama Cezasını Gerektiren Fiil ve Haller Şunlardır;

Kınama cezası, memura, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesidir.
Kınama cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:

  • Verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımında kusurlu davranmak,
  • Eşlerinin, reşit olmayan veya mahcur olan çocuklarının kazanç getiren sürekli faaliyetlerini belirlenen sürede kurumuna bildirmemek,
  • Görev sırasında amire hal ve hareketi ile saygısız davranmak,
  • Hizmet dışında Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak,
  • Devlete ait resmi araç,gereç ve benzeri eşyayı özel işlerinde kullanmak,
  • Devlete ait resmi belge, araç, gereç ve benzeri eşyayı kaybetmek,
  • İş arkadaşlarına, maiyetindeki personele ve iş sahiplerine kötü muamelede bulunmak,
  • İş arkadaşlarına ve iş sahiplerine söz veya hareketle sataşmak,
  • Görev mahallinde genel ahlak ve edep dışı davranışlarda bulunmak ve bu tür yazı yazmak, işaret, resim ve benzeri şekiller çizmek ve yapmak,
  • Verilen emirlere itiraz etmek,
  • Borçlarını kasten ödemeyerek hakkında yasal yollara başvurulmasına neden olmak,
  • Kurumların huzur, sükün ve çalışma düzenini bozmak.
  • Yetkili olmadığı halde basına, haber ajanslarına veya radyo ve televizyon kurumlarına bilgi veya demeç vermek.

Aylıktan Kesme Cezası ve Aylıktan Kesme Cezasını Gerektiren Fiil ve Haller Şunlardır;

Aylıktan kesme cezası, memurun, brüt aylığından 1/30 – 1/8 arasında kesinti yapılmasıdır.
Aylıktan kesme cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:

  • Kasıtlı olarak; verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçleri korumamak, bakımını yapmamak, hor kullanmak,
  • Özürsüz olarak bir veya iki gün göreve gelmemek,
  • Devlete ait resmi belge, araç, gereç ve benzerlerini özel menfaat sağlamak için kullanmak,
  • Görevle ilgili konularda yükümlü olduğu kişilere yalan ve yanlış beyanda bulunmak,
  • Görev sırasında amirine sözle saygısızlık etmek,
  • Görev yeri sınırları içerisinde her hangi bir yerin toplantı, tören ve benzeri amaçlarla izinsiz olarak kullanılmasına yardımcı olmak,
  • Hizmet içinde Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak,

Kademe İlerlemesinin Durdurulması Cezası ve Kademe İlerlemesinin Durdurulması Cezasını Gerektiren Fiil ve Haller Şunlardır;

Kademe ilerlemesinin durdurulması cezası fiilin ağırlık derecesine göre memurun, bulunduğu kademede ilerlemesinin 1 – 3 yıl durdurulmasıdır. Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:

  • Göreve sarhoş gelmek, görev yerinde alkollü içki içmek,
  • Özürsüz ve kesintisiz 3 – 9 gün göreve gelmemek,
  • Görevi ile ilgili olarak her ne şekilde olursa olsun çıkar sağlamak,
  • Amirine veya maiyetindekilere karşı küçük düşürücü veya aşağılayıcı fiil ve hareketler yapmak,
  • Görev yeri sınırları içinde herhangi bir yeri toplantı, tören ve benzeri amaçlarla izinsiz kullanmak veya kullandırmak,
  • Gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek,
  • Ticaret yapmak veya Devlet memurlarına yasaklanan diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunmak,
  • Görevin yerine getirilmesinde dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ayrımı yapmak, kişilerin yarar veya zararını hedef tutan davranışlarda bulunmak,
  • Belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmamak,
  • Açıklanması yasaklanan bilgileri açıklamak,
  • Amirine, maiyetindekilere, iş arkadaşları veya iş sahiplerine hakarette bulunmak veya bunları tehdit etmek,
  • Diplomatik statüsünden yararlanmak suretiyle yurt dışında, haklı bir sebep göstermeksizin ödeme kabiliyetinin üstünde borçlanmak ve borçlarını ödemedeki tutum ve davranışlarıyla
  • Devlet itibarını zedelemek veya zorunlu bir sebebe dayanmaksızın borcunu ödemeden yurda dönmek,
  • Verilen görev ve emirleri kasten yapmamak,
  • Herhangi bir siyasi parti yararına veya zararına fiilen faaliyette bulunmak.

Devlet Memurluğundan Çıkarma Cezası ve Devlet Memurluğundan Çıkarma Cezasını Gerektiren Fiil ve Haller Şunlardır;

Devlet memurluğundan çıkarma cezası bir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarmaktır. Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller şunlardır:

  • İdeolojik veya siyasi amaçlarla kurumların huzur, sükün ve çalışma düzenini bozmak, boykot, işgal, kamu hizmetlerinin yürütülmesini engelleme, işi yavaşlatma ve grev gibi eylemlere katılmak veya bu amaçlarla toplu olarak göreve gelmemek, bunları tahrik ve teşvik etmek veya yardımda bulunmak,
  • Yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek,
  • Siyasi partiye girmek,
  • Özürsüz olarak bir yılda toplam 20 gün göreve gelmemek,
  • Savaş, olağanüstü hal veya genel afetlere ilişkin konularda amirlerin verdiği görev veya emirleri yapmamak,
  • Amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak,
  • Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak,
  • Yetki almadan gizli bilgileri açıklamak,
  • Siyasi ve ideolojik eylemlerden arananları görev mahallinde gizlemek,
  • Yurt dışında Devletin itibarını düşürecek veya görev haysiyetini zedeleyecek tutum ve davranışlarda bulunmak,
  • 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkındaki Kanuna aykırı fiilleri işlemek.
  • Terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olmak, bu örgütlere yardım etmek, kamu imkân ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanmak ya da kullandırmak, bu örgütlerin propagandasını yapmak.

Diğer makalelerimize buradan ulaşabilir veya büromuzdan randevu almak için buraya tıklayabilirsiniz.