Kategori: İdare Hukuku

Devlet hastanesine tazminat davası dilekçe örneği, ölüm nedeniyle tazminat davası,sağlık bakanlığına dava, tam yargı davası, doktor hatası, yanlış tedavi

Devlet Hastanesine Tazminat Davası Dilekçe Örneği

Bu makalemizde devlet hastanesine tazminat davası dilekçe örneği konusu incelecektir. Devlet hastanesine ölüm nedeniyle tazminat davası açılabilmesi mümkündür. Doktor hatası nedeniyle ölüm veya yanlış tedavi nedeniyle ölüm halinde devlet hastanesine tazminat davası açılabilmesi mümkündür. Devlet hastanesine tazminat davası idare mahkemesinde tam yargı davası olarak sağlık bakanlığına dava şeklinde karşı açılmalıdır.

Devlet hastanesine tazminat davası gibi uzmanlık gerektiren idari davalarda adana idare hukuku avukatı ndan danışmanlık alınması daha doğru olacaktır. Devlet hastanesine tazminat davası dilekçe örneği şu şekildedir;

Devlet Hastanesine Tazminat Davası Dilekçe Örneği

ADANA NÖBETÇİ İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’NA

DAVACILAR : …………………………..

VEKİLİ : Av. Selce MARAŞ BÜKEN

DAVALI : T.C. Sağlık Bakanlığı

DAVALI KURUMA
BAŞVURU TARİHİ : …/…./…….

KONU : Müvekkil ……..’nın oğlu, Adana ………… Hastanesi’nde müteveffaya yapılan eksik ve yanlış müdahaleler, ameliyat sonrası gerekli bakım ve gözetim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi gibi hastane tarafından sergilenen kusurlu hareketler sonucunda …/…./……. tarihinde ölümüne yol açılmış olması nedeniyle, şimdilik fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla; müteveffanın babası müvekkil ……… için …….. TL maddi tazminat (destek tazminatı) ve ……… TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı idareden alınarak müvekkile ödenmesi talebimizden ibarettir.

AÇIKLAMALARIMIZ

1. Müvekkil ……..’nın oğlu, diğer müteveffa ………., …/…/…… tarihinde …….. sebebiyle Adana ……………. Hastanesine kaldırılmıştır. Müteveffaya acil müdahale edilmiş, ameliyatı tamamlanmıştır. Ancak ameliyat sonrasındaki iyileşme sürecinde, hastaya gerektiği gibi bakılmamıştır. Meydana gelen ………… sonucunda, basit bir ………. vakası hastanenin kusurlu davranışları nedeniyle maalesef ki …/…/……. tarihinde müvekkilin oğlunun ölümü ile sonuçlanmıştır.

2. Nitekim müteveffanın ölümü ile ilgili Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından da soruşturma yürütülmüş, ilgili …../……… sayılı soruşturma dosyasında alınan T.C. Adli Tıp Kurumu Adana Adli Tıp Grup Başkanlığı Adana Morg İhtisas Dairesi’nin ………… sayılı raporunda da ölü muayenesi yapılmış ve müteveffanın otopsi raporu oluşturulmuştur. İlgili raporun SONUÇ kısmında da, iddialarımızı ispatlar nitelikte değerlendirmelere de yer verilmiştir.… Raporda “Kişinin ölümünün kesici ………… bağlı iç organ yaralanması ve gelişen komplikasyonlar, elektrolit bozuklukları, septik şok, akciğer enfeksiyonu sonucu meydana gelmiş olduğu kanaati” ne yer verilmiştir.” Adli tıp raporu dilekçemiz ekinde Sayın Mahkemenize sunulmaktadır.

3. Sonuç olarak; müteveffanın Adana ……… Hastanesinde yapılan eksik ve yanlış müdahaleler ve ameliyat sonrasında gerekli bakım ve gözetim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi, engellenebilecek komplikasyonların engellenmemesi, hastane tarafından sergilenen kusurlu hareketler sonucu hastanın ölümüne yol açılmıştır. Bu nedenlerle devlet hastanesine tazminat davası açmak zorunluluğumuz hasıl olmuştur.

4. Söz konusu olay üzerine üzerine …/…/….. tarihli dilekçeyle davalı T.C. Sağlık Bakanlığına başvuruda bulunulmuştur. Başvuru dilekçemiz davalı idareye …/…./….. tarihinde tebliğ edilmiştir. Ve ancak davalı kurum tarafından talebimiz değerlendirilmemiş davalı Sağlık Bakanlığı tarafından başvurumuza hiçbir cevap verilmemiştir. Bu nedenle zımnen red üzerine iş bu davayı açmak zorunluluğumuz hasıl olmuştur.

5. Ölenin destekliği konusunda açıklama yapmamız gerekirse; davalı idarenin neden olduğu ihmaller zinciri sonucunda vefat eden …… henüz …/…/….. doğumlu olup, medeni hali …..’dır. Müteveffa …………………………… Şeklinde müvekkile destek olmaktaydı. Yargılama sırasında kanıtlanacak bu durumların destek tazminatı hesabında gözönünde tutulması gerekecektir. Bu bağlamda müvekkil oğlunun ölümü ile onun maddi ve manevi destekliğinden yoksun kalmıştır. Müteveffanın babası müvekkil için fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik ……. TL maddi tazminat (destek tazminatı) talebimiz vardır.

HUKUKİ DELİLLER : Tedavi evrakları, adli tıp raporu, Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’nın …./…… Soruşturma sayılı dosyası, bilirkişi incelemesi ve sait yasal deliller

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan sebeplerle, maddi tazminata ilişkin fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak üzere müteveffanın babası müvekkil …………. için …….. TL maddi tazminat (destek tazminatı) ve ……… TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı idareden alınarak müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı idareye tahmiline karar verilmesini saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz.

Davacı Vekili
Av. Selce MARAŞ BÜKEN

İdare mahkemesi savunmaya cevap dilekçesi örneği nasıl yazılır, idari dava savunmaya cevap dilekçesi örnek, adana idare hukuku avukatı, idari dava avukat

İdare Mahkemesi Savunmaya Cevap Dilekçesi Örneği

Bu makalemizde idare mahkemesi savunmaya cevap dilekçesi örneği ne yer verilecektir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 16. maddesine göre,  “1.Dava dilekçelerinin ve eklerinin birer örneği davalıya, davalının vereceği savunma davacıya tebliğ olunur 2. Davacının ikinci dilekçesi davalıya, davalının vereceği ikinci savunma da davacıya tebliğ edilir. Buna karşı davacı cevap veremez. Ancak, davalının ikinci savunmasında, davacının cevaplandırmasını gerektiren hususlar bulunduğu, davanın görülmesi sırasında anlaşılırsa, davacıya cevap vermesi için bir süre verilir….” hükmüne amirdir. Maddede “davacının ikinci dilekçesi” olarak geçen dilekçe davacının davalı idarenin savunma dilekçesine verdiği cevap dilekçesidir. Bu dilekçe uygulamada idare mahkemesi savunmaya cevap dilekçesi olarak bilinmekle birlikte somut olayın özelliğine göre uyarlanmalıdır.

İdare mahkemesi savunmaya cevap dilekçesi içeriğinde, davalı idarenin ortaya koyduğu savunmalara uygun biçimde cevap verilmesi gerekir. Dolayısıyla yazılacak dilekçenin içeriği somut olayın özelliklerine göre değişmektedir.  Ayıca idare mahkemesi savunmaya cevap dilekçesi, idarenin savunma dilekçesinin tebliğinden itibaren 30 gün içinde mahkemeye sunulmalıdır. Aksi halde davacı idarenin savunmalarına cevap verme hakkını kaybetmiş olur.

Bu makalede verdiğimiz idare mahkemesi savunmaya cevap dilekçesi örnek niteliğinde olup, uzmanlık gerektiren idari davalarda adana idare hukuku avukatı ndan danışmanlık alınması daha doğru olacaktır.

İdare Mahkemesi Savunmaya Cevap Dilekçesi Örneği

ADANA ….. İDARE MAHKEMESİ’NE

Dosya No : …../……. Esas

DAVACI :

VEKİLİ : Av. Selce MARAŞ BÜKEN

DAVALI :

VEKİLİ :

KONU : Davalı idarenin savunma dilekçesine cevaplarımızın arzıdır.

AÇIKLAMALARIMIZ

1. Davalının savunmaya cevap dilekçesi tarafımıza …/…./…… tarihinde tebliğ edilmiş olup, süresi içinde savunmaya cevaplarımızı sunak zorunluluğumuz hasıl olmuştur. Davalı savunmalarında müvekkile verilen disiplin cezasının soruşturma raporunu kelimesi kelimesine tekrar etmekle yetinmiş ve herhangi bir somut savunma sunmaksızın davanın reddini talep etmiştir. Bu bakımdan esasında davalı idarenin savunma dilekçesindeki iddiaları davanın esasına tesir edebilecek yeni bilgi ve belge getirmemekte verilen disiplin cezası kararının tekrarı mahiyetinde bulunmaktadır. Ancak açılan davada şu hususların üzerinde durmakta fayda görüyoruz;

2. Açılan davada müvekkilin disiplin suçu işlemediğinin ispatlanmasına, ortada ….’nun birbiriyle çelişkili, soyut ve ispatsız iddiaları dışında herhangi bir somut delil bulunmamasına rağmen davalı idarenin …/…./……… tarih, …../……. Karar numaralı kararı ile müvekkilin ……. disiplin cezası ile tecziyesine karar verilmiştir. Müvekkil hakkında yürütülen disiplin soruşturması sırasında, ortaya çıkan deliller neticesinde …………………. Dolayısıyla ……….’ın ifadeleri ile ……’nun iddialarının gerçekliğinin bulunmadığı, müvekkilin disiplin suçu işlemediği, aksine şikayetçi tarafından iftiraya uğradığı ortaya çıkmıştır.

3. …………………………………………………………………………………………………………………………………….

………………………………………………………………………………

4. ………………………………………………………………………………………………………………………………….

………………………………………………………………………………

5.

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda arz ve izah ettiğimiz nedenler ve Sayın Mahkemeniz’ce re’sen göz önünde tutulacak nedenler dahilinde, davalı ……………..’nın …/…/…. Tarih ve …../……. Karar numaralı kararı ile, “………………..” suçunun sübuta erdiği gerekçesiyle müvekkilin …….. disiplin cezası ile tecziyesine dair kararının dava sonucunda İPTALİNE, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı idareye tahmiline, karar verilmesini saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz.

Davacı Vekili
Av. Selce MARAŞ BÜKEN

Adana İdare Hukuku Avukatı

İdare hukuku avukatı ve adana idari dava avukatı olarak bilgilendirme yapmak amacıyla paylaştığımız makalelerin bir kısmı şu şekildedir;

  • İptal davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Akademik kadro bilim sınavına itiraz ile ilgili makalemize buradan,
  • Akademik kadro sınavına itiraz ve iptal davası ile ilgili detaylı bilgiye buradan,
  • Tam yargı davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Disiplin soruşturmasına savunma örneğine buradan,
  • Memur disiplin cezasına karşı açılacak iptal davasının incelendiği makalemize buradan, 
  • Memur disiplin cezasına itiraz konusunun ayrıntılı incelendiği makalemize buradan
  • Disiplin soruşturmasında soruşturma usulünün incelendiği makalemizi buradan
  • Soruşturma izni verilmesi itiraz dilekçesi örneğini buradan okuyabilirsiniz.

Makalelerimiz her geçen gün güncellendiği için ayrıntılı bilgi için lütfen sitemizde arama yapınız.

İdari yargıda bilirkişi incelemesi, bilirkişi raporuna itiraz, bilirkişinin reddi, vergi mahkemesinde bilirkişi, danıştay kararları, adana idare avukatı

İdari Yargıda Bilirkişi İncelemesi

Bu makalemizde idari yargıda bilirkişi incelemesi konusuna yer vereceğiz. Bilirkişi incelemesi sadece hukuk veya ceza davalarına özgü bir yöntem olmayıp idari yargıda bilirkişi incelemesi yapılması mümkündür. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinde bu duruma işaret edilmiştir. İdari yargıda bilirkişi incelemesi İYUK’ta düzenlenmemiş olup, konu ile ilgili olarak Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na atıf yapılmıştır. Düzenlemeye göre, İYUK’un 31. maddesi Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göndermede bulunmaktadır.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre de, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, mahkemenin, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilebileceği kuralı yer almaktadır. Dolayısıyla idari yargıda bilirkişi incelemesi de hakimin çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde başvurulan bir yöntemdir. İdari yargıda bilirkişi incelemesi de tıpkı hukuk ve ceza yargılamasında olduğu gibi  bilirkişi olarak, yalnızca bir kişi görevlendirilebileceği gibi gereken hallerde birden fazla kişiden oluşacak bir kurulun bilirkişi olarak görevlendirilmesi şeklinde yapılabilir.

Ancak şu hususa da dikkat çekmek gerekir ki, hukuki konuları değerlendirme yetkisi yargı yerine aittir. İdari yargıda mahkeme bilirkişi raporuna uymak zorunda olmadığı gibi, bilirkişi raporu irdelenmeden raporun sonucunun davayı sonuçlandıran bir karar gibi kabul edilmesi de olanaksızdır. Yine HMK’da olduğu gibi tarafların idare mahkemesinde bilirkişi raporuna itiraz hakkı bulunmaktadır.

İdari Yargıda Bilirkişi İncelemesi

İdari yargıda bilirkişi incelemesi ile ilgili olarak Danıştay‘ın çeşitli dairelerini verdikleri kararlar özetle şu şekildedir.

Danıştay 8. Dairesi,  2014/5244 Esas, 2015/11945 Karar numaralı kararında akademik kadro  bilim sınavı ile ilgili bir davada tek sayıdan oluşan bilirkişi kurulundan rapor alınması gerektiğine karar vermiş ve kararda “…İdare Mahkemesince, sınav kağıtlarının değerlendirilmesi için Uludağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi Devletler Hukuku Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. …bilirkişi olarak seçilmiş ve düzenlediği rapor doğrultusunda karar verilmiş ise de, yukarıda belirtilen mevzuatta yükseköğretim kurumlarında giriş sınavı jürisinin ilgili yönetim kurulu tarafından seçilecek üç kişiden oluşacağının kurala bağlanması karşısında, uyuşmazlığın tarafsız, etkin ve verimli bir şekilde çözümlenebilmesi için, en az jüri üyesi yetkinliğinde birden fazla ve tek sayıdan oluşan bilirkişilerce inceleme yapılması ve buna göre karar verilmesi gerekmektedir. Bu durumda İdare Mahkemesince, tek kişilik bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.”

Danıştay 3. Dairesi Esas Numarası: 2001/3496, Karar Numarası: 2002/4361 ve 19.12.2002 tarihli kararında vergi mahkemesinde bilirkişi incelemesi ile ilgili olarak“…Vergi mahkemesinin temyize konu edilen kararının incelenmesinden, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgi ile de çözümlenebilecek olan dönem sonu stokunun eksik değerlemesiyle ilgili (kumaştan kaynaklanan) matrah farkı hakkında da bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, bilirkişinin kendisine yöneltilen sorular doğrultusunda ve ibraz edilen belgeler ışığında yaptığı tespitleri raporun sonuç kısmına aktarırken değerleme dışı bırakılan kumaştan kaynaklanan matrah farkının bu sonuca sehven dahil edilmediği anlaşılmış olup, mahkemece bilirkişi raporunun sonuç kısmındaki değerlendirmelerin olduğu gibi karara alınması nedeniyle dönem sonu stokunda değerleme dışı bırakılan emtiadan kaynaklanan matrah farkı hakkında hüküm kurulmaması, uyuşmazlığın niteliği ve uyuşmazlığın çözümüne ilişkin dayanılan hukuki sebepler ve gerekçelere de yer verilmemesi karşısında, vergi mahkemesi kararı hukuka uygun düşmemiştir.” 

Yine Danıştay 3. Dairesi 2005/2969 Esas, 2006/3233 Karar sayılı kararında idari yargıda bilirkişinin reddi ve bilirkişinin taraflı olması konusunda; “…Vergi dairesince verilen bilirkişinin reddi istemine ilişkin dilekçede; daha önce sunduğu raporlarda yer alan tespitler ve kullandığı üslubun bilirkişinin taraflı olduğunu gösterdiği yönündeki iddialar, hukuk usulü muhakemeleri kanununun 29’uncu maddesinin 6’ncı bendinde düzenlenen bilirkişinin reddi sebepleri arasında değerlendirilmesi gerektiğinden davalı idarece yapılan bilirkişinin reddi talebi kabul edilmeyerek aynı bilirkişinin hazırladığı rapor esas alınarak verilen kararın bozulması gerektiğine” karar vermiştir. Dolayısıyla idare mahkemesinde bilirkişinin taraflı olması halinde bilirkişinin reddi mümkündür.

İdare Hukuku Avukatı

İdare hukuku avukatı ve adana idari dava avukatı olarak bilgilendirme yapmak amacıyla paylaştığımız makalelerin bir kısmı şu şekildedir;

  • İptal davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Akademik kadro bilim sınavına itiraz ile ilgili makalemize buradan,
  • Akademik kadro sınavına itiraz ve iptal davası ile ilgili detaylı bilgiye buradan,
  • Tam yargı davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Disiplin soruşturmasına savunma örneğine buradan,
  • Memur disiplin cezasına karşı açılacak iptal davasının incelendiği makalemize buradan, 
  • Memur disiplin cezasına itiraz konusunun ayrıntılı incelendiği makalemize buradan
  • Disiplin soruşturmasında soruşturma usulünün incelendiği makalemizi buradan
  • Soruşturma izni verilmesi itiraz dilekçesi örneğini buradan okuyabilirsiniz.

Makalelerimiz her geçen gün güncellendiği için ayrıntılı bilgi için lütfen sitemizde arama yapınız.

Araştırma görevlisi kadrosunda 35 yaş sınırı var mı, 35 yaş sınırı kalktı, 35/a, 35 yaş sınırı tekrar geldi, araştırma görevlisi 35 yaş yönetmelik, 2547

Araştırma Görevlisi Kadrosunda 35 Yaş Sınırı

Bu makalemizde araştırma görevlisi kadrosunda 35 yaş sınırı ile ilgili kısaca bilgi vermeye çalışacağız. Özellikle çeşitli haber kaynaklarında araştırma görevlisi kadrosunda 35 yaş sınırı kalktı şeklindeki haberleri halen var olması nedeniyle bu durum karışıklık yaratmaktadır. Araştırma görevlisi kadrosunda 35 yaş sınırı konusu internetteki bilgi kirliliği nedeniyle anlaşılmaz duruma gelmiştir.

Araştırma Görevlisi Kadrosunda 35 Yaş Sınırı

Araştırma görevlisi kadrosunda 35 yaş sınırı daha öncesinde Yönetmelik hükmü ile düzenlenmiş haldeydi. Düzenlemeye göre Yönetmeliğin 7. maddesinin 1. fıkrasındaki “Araştırma Görevlisi
kadrosuna başvurabilmek için ilana ilk başvuru tarihi itibarıyla otuz beş yaşını doldurmamış olmak gerekir.” ibaresi mevcuttu. Araştırma görevliliğine atanmada aranacak yaş şartına ilişkin düzenlemelerin ancak Kanunla yapılabileceği  mevzuatta ise yaş şartına ilişkin herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığı, Yönetmelik hükmüyle otuz beş yaş şartını getiren düzenlemenin ise üst hukuk normlarına aykırı olduğu anlaşıldığından, dava konusu Yönetmeliğin 7. maddesinin 1. fıkrasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçeleri ile Danıştay 8. Dairesi’nin 2015/14240 Esas, 2019/6854 Karar sayılı kararı ile söz konusu madde iptal edilmiştir. Danıştay’ın söz konusu kararı ile araştırma görevlisi kadrosunda 35 yaş sınırı kalkmıştır.

Danıştay’ın söz konusu kararında da dikkat çekildiği ve iptal sebebi yapıldığı üzere yaşa ilişkin düzenlemenin Kanun ile yapılması gerekmektedir. Bu doğrultuda devam eden süreçte araştırma görevlisi kadrosunda 35 yaş sınırı yeniden getirilmiştir. 17/05/2020 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 7243 sayılı Kanun ile 2547 sayılı Kanun‘da araştırma görevlisi kadrosunda 35 yaş sınırı ile ilgili düzenlemeye yer verilmiştir. Bu şekilde 2547 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinin (a) fıkrasının birinci paragrafına birinci cümlesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir. “Araştırma görevlisi kadrosuna başvurabilmek için sınavın yapıldığı yılın ocak ayının birinci günü itibarıyla otuz beş yaşını doldurmamış olmak gerekir.” Düzenleme ile araştırma görevlisi kadrosunda 35 yaş sınırı tekrar geldi.

Dolayısıyla araştırma görevlisi kadrosunda 35 yaş sınırı var mı sorusuna cevap evettir. 33/a kadrosu olarak da bilinen araştırma görevlisi kadrosunda 35 yaş sınırı halen mevcut olup, kadroya başvuracak adayların sınavın yapıldığı yılın ocak ayının birinci günü itibarıyla otuz beş yaşını doldurmamış olması gerekir.

İdare Hukuku Avukatı

İdare hukuku avukatı ve adana idari dava avukatı olarak bilgilendirme yapmak amacıyla paylaştığımız makalelerin bir kısmı şu şekildedir;

  • İptal davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Akademik kadro bilim sınavına itiraz ile ilgili makalemize buradan,
  • Akademik kadro sınavına itiraz ve iptal davası ile ilgili detaylı bilgiye buradan,
  • Tam yargı davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Disiplin soruşturmasına savunma örneğine buradan,
  • Memur disiplin cezasına karşı açılacak iptal davasının incelendiği makalemize buradan, 
  • Memur disiplin cezasına itiraz konusunun ayrıntılı incelendiği makalemize buradan
  • Disiplin soruşturmasında soruşturma usulünün incelendiği makalemizi buradan
  • Soruşturma izni verilmesi itiraz dilekçesi örneğini buradan okuyabilirsiniz.

Makalelerimiz her geçen gün güncellendiği için ayrıntılı bilgi için lütfen sitemizde arama yapınız.

Akademik Kadro Bilim Sınavının İptali Emsal Karar

Akademik kadro bilim sınavının iptali emsal karar a bu makalemizde yer veriyoruz. Daha önceki makalelerimizde akademik kadro bilim sınavına itiraz ile ilgili burada detaylı bilgi vermiştik. Yine akademik kadro sınavına itiraz ve iptal davası ile ilgili detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz. Ancak okuyucularımızdan gelen istek üzerine akademik kadro bilim sınavının iptali emsal karar da paylaşmak istedik.

Aşağıda yer verdiğimiz akademik kadro bilim sınavının iptali emsal karar da davacı araştırma görevlisi kadrosu için yapılan bilim sınavı sonucu ikinci sırada yedek olarak seçilmiştir. Bunun üzerine akademik kadro bilim sınavının iptali istenmiştir. Yargılama esnasında yapılan akademik kadro bilim sınavı bilirkişi kurulu ile yeniden değerlendirilmiş ve davacıya akademik kadro bilim sınavında verilen notların yanlış olduğu, davacıya eksik not verildiği, birinci sırada yerleşen adaya fazla puan verildiği, ilgili Yönetmelik uyarınca davacının birinci sırada asil olarak kadroya yerleştirilmesi gerektiği ortaya konmuştur.

Daha önceki makalelerimizde de belirttiğimiz gibi akademik kadro bilim sınavına itiraz yeterli bir başvuru yolu değildir. Esas olan araştırma görevlisi bilim sınavına itiraz dilekçesi vermek değil, araştırma görevlisi bilim sınavına iptal davası açmak olmalıdır. Bu doğrultuda akademik kadro bilim sınavının iptali emsal karar aşağıdadır.

İdare Hukuku Avukatı

İdare hukuku avukatı ve adana idari dava avukatı olarak bilgilendirme yapmak amacıyla paylaştığımız makalelerin bir kısmı şu şekildedir;

  • İptal davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Akademik kadro bilim sınavına itiraz ile ilgili makalemize buradan,
  • Akademik kadro sınavına itiraz ve iptal davası ile ilgili detaylı bilgiye buradan,
  • Tam yargı davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Disiplin soruşturmasına savunma örneğine buradan,
  • Memur disiplin cezasına karşı açılacak iptal davasının incelendiği makalemize buradan, 
  • Memur disiplin cezasına itiraz konusunun ayrıntılı incelendiği makalemize buradan
  • Disiplin soruşturmasında soruşturma usulünün incelendiği makalemizi buradan
  • Soruşturma izni verilmesi itiraz dilekçesi örneğini buradan okuyabilirsiniz.

Makalelerimiz her geçen gün güncellendiği için ayrıntılı bilgi için lütfen sitemizde arama yapınız.

Akademik Kadro Bilim Sınavının İptali Emsal Karar

1
2
3
4
Sözleşmeli Subay ve Astsubayın Sözleşmesinin Yenilenmemesi, emsal karar, idari dava avukatı, ceza yargılaması davası sözleşme yenilenmemesi dava, tsk

Sözleşmeli Subay ve Astsubayın Sözleşmesinin Yenilenmemesi

Bu makalemizde sözleşmeli subay ve astsubayın sözleşmesinin yenilenmemesi konusunda Danıştay 12. Dairesi’nin emsal kararına yer vereceğiz. Sözleşmeli subay ve sözleşmeli astsubayın sözleşmesinin yenilenmemesi çeşitli nedenler dahilinde yapılabilmektedir. Danıştay 12. Dairesi aşağıda yer verdiğimiz kararında davacı sözleşmeli astsubayın sözleşmesinin yenilenmemesi işleminin davacı hakkında yapılan ceza yargılaması ndan kaynaklanmaktadır. Danıştay kararında davacıya isnat edilen suçların birinden beraat, birinden ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği; bir diğer suç bakımından ise suça konu olayın davacının mesleğe başlamasından önce gerçekleştiği göz önünde tutularak sözleşmesinin yenilenmemesine dair işlemin hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir.

Sözleşmeli Subay ve Astsubayın Sözleşmesinin Yenilenmemesi İşlemine Dava Açılabilir Mi?

Büken Hukuk ve Danışmanlık Bürosu, adana idare hukuku avukatı olarak sözleşmeli subay ve astsubayın sözleşmesinin yenilenmemesi gibi işlemler dahil olmak üzere pek çok idari işlem ile ilgili olarak yetkin biçimde hizmet sağlamaktadır. Randevu almak için 0507 057 53 35 nolu telefon numaramızı arayabilir, adana idari dava avukatı olarak bilgilendirme amaçlı makalelerimize buradan ulaşabilirsiniz.

Sözleşmeli Subay ve Astsubayın Sözleşmesinin Yenilenmemesi

Sözleşmeli subay ve astsubayın sözleşmesinin yenilenmemesi işleminin iptali sonucunu doğuran emsal karar şu şekildedir.

DANIŞTAY
12. DAİRE
Esas Numarası: 2017/2248
Karar Numarası: 2020/1473
Karar Tarihi: 20.02.2020

TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNDE SÖZLEŞMELİ ASTSUBAY OLARAK GÖREV YAPAN DAVACININ, SÖZLEŞMESİNİN YENİLENMEMESİNE İLİŞKİN İŞLEMİN İPTALİ

Özeti: Türk Silahlı Kuvvetlerinde sözleşmeli astsubay olarak görev yaptığı yıllar arasında takdir belgeleri alan, sicil notu ortalaması 98,44 olan ve bu süreçte hiç disiplin cezası almayan davacı hakkında, birlikte çalıştığı iki sicil amirlerinin olumsuz bir kanaat bildirmediği, diğer sicil amirinin ise, sözleşme yenilemek isteyen personel hakkında düzenlenen nitelik belgesinde belirttiği olumsuz kanaati destekleyecek somut bir bilgi ya da belgenin bulunmadığı, Askeri Yüksek İdare Mahkemesince karara dayanak yapılan, davacı hakkındaki yargılamaların; görevi yaptırmamak için direnme suçu bakımından beraat, karşılıklı hakaret suçu yönünden ceza verilmesine yer olmadığı kararı ile sonuçlandığı, elektrik enerjisi hakkında hırsızlık ve mühür bozma suçlarına konu olayın ise davacının mesleğe başlamasından önceki bir tarihte gerçekleştiği ve bu suçlardan yapılan yargılamaların hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile sonuçlanmasının ardından sözleşmesinin yenilendiği göz önüne alındığında davacının sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yönünde verilen Mahkeme kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR DÜZELTME İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI)

KARŞI TARAF (DAVALI): Milli Savunma Bakanlığı

İSTEMİN KONUSU : (Kapatılan) Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Dairesi Başkanlığının ilgili kararının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem : Türk Silahlı Kuvvetlerinde sözleşmeli astsubay olarak görev yapan davacının, sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin 29/08/2014 tarihli işlemin iptali istenilmiştir.

Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kararının özeti: (Kapatılan) Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Dairesi Başkanlığınca; meslekte iken; görevi yaptırmamak için direnme, karşılıklı hakaret, elektrik enerjisi hakkında hırsızlık ve mühür bozma suçlarından dolayı yargılanan, 2012 ve 2014 yılı sicil belgelerinde amirlerinin olumsuz kanaat bildirdiği davacının sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemin, kendisiyle aynı durumda olup da sözleşmesi yenilenen başka personelin de bulunmadığı gözönüne alındığında kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

KARAR DÜZELTME TALEP EDENİN İDDİALARI :

Davacı tarafından, kendisine olumsuz sicil veren komutanı ile fiilen bir hafta – on gün ancak çalıştığı, amirinin belirttiği olumsuz kanaati destekleyen somut bir bilgi ve belge bulunmadığı ileri sürülerek Askeri Yüksek İdare Mahkemesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI:

Düzeltilmesi istenen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, ileri sürülen nedenlerin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 54. maddesine uymadığı, bu nedenle istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Halkoylamasıyla kabul edilerek 27 Nisan 2017 tarihinde yürürlüğe giren 6771 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Anayasaya eklenen Geçici 21. maddenin (E) bendi hükmüyle askeri yargı kaldırılmış ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde görülmekte olan dosyalardan, kanun yolu incelemesi aşamasında olanların Danıştaya, diğer dosyaların ise görevli ve yetkili idari yargı mercilerine bu Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 4 ay içinde gönderileceği hükme bağlanmıştır.

Anılan Anayasa değişikliği ile ortaya çıkan yeni hukuki duruma göre, Askeri Yüksek İdare Mahkemelerinin yürürlükten kaldırıldığı, değişikliğin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde görülmekte olan dosyalardan kanun yolu incelemesi aşamasında olanların Danıştaya gönderileceği, kanun yolu incelemesi Danıştay tarafından yapılacak olan dosyalar hakkında bu tarihten sonra yapılacak yargısal faaliyetlerde, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun ilgili hükümlerinin uygulanacağı açıktır.

Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, karar düzeltme isteminin kabulü ile (Kapatılan) Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Dairesi Başkanlığının ilgili kararı kaldırılarak uyuşmazlık yeniden incelendi:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :

2007 yılında imzalamış olduğu dört yıllık sözleşme ile Türk Silahlı Kuvvetlerinde sözleşmeli astsubay olarak göreve başlayan ve 2011 yılında sözleşmesi yenilenen davacının; 3. sicil amirinin, 2012 ve 2014 yıllarındaki sicil belgeleri ile sözleşme yenilemek isteyen personel hakkında düzenlenen nitelik belgesinde olumsuz kanaat bildirdiğinden bahisle sözleşmesi yenilenmemiştir.

Bakılan dava, bu işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:

21/06/2001 tarih ve 24439 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 4678 sayılı Türk Silahlı Kuvvetlerinde İstihdam Edilecek Sözleşmeli Subay ve Astsubaylar Hakkında Kanun‘un “Sözleşme süreleri” başlıklı 10. maddesinin birinci fıkrasında, “… Sözleşme süreleri; üç yıldan az ve dokuz yıldan fazla olmamak şartıyla, hizmet gerekleri ve yetiştirme maliyetlerine bağlı olarak kuvvet, sınıf ve branşlara göre yönetmelikte belirlenir. Yönetmelikte belirlenen şartları taşıyanların talepleri halinde sözleşmeleri yenilenebilir.” hükmüne yer verilmiştir.

27/04/2002 tarih ve 24738 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sözleşmeli Subay ve Astsubay Yönetmeliği‘nin “Sözleşmenin Yenilenmesi ve Uzatılması” başlıklı 14. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ise, “Sözleşmeli subay ve astsubaylardan, sözleşmesini yenilemek isteyenler sözleşme süresinin sona erme tarihinden 6 ay önceden başlamak suretiyle dilekçe ile ilk amirine müracaat eder. Bu dilekçeler, EK-C’de belirtilen nitelik belgesi ile beraber silsileler yolu ile Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığına gönderilir. Sözleşmesi yenilenecek personel; Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesinde kurulacak komisyonlar tarafından personelin nitelik belgesi, sicili, takdir / ceza durumu, amir kanaatleri, almış olduğu eğitimler gibi hususlar çerçevesinde mesleki safahatları dikkate alınarak ilgili komutanlık personel ihtiyaçları doğrultusunda belirlenir. Değerlendirme komisyonunun kimlerden oluşacağı, görev, yetki ve sorumlulukları Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığınca çıkarılacak yönergeler ile tespit edilir. Sözleşmenin yenilenip yenilenmemesi konusundaki nihai karar Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından verilir. Uygun görülenlerin sözleşmesinin yenileneceği, sözleşmenin bitiminden önce bildirilir. Sözleşme, ilgili sözleşmeli subay veya astsubayın talebinin İdarece kabul edildiğinin bildirilmesi ile yenilenir.” düzenlemesi yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Türk Silahlı Kuvvetlerinde sözleşmeli astsubay olarak görev yaptığı 2007 – 2014 yılları arasında 23 adet takdir belgesi alan, sicil notu ortalaması 98,44 olan ve bu süreçte hiç disiplin cezası almayan davacı hakkında, birlikte çalıştığı 1. ve 2. sicil amirlerinin olumsuz bir kanaat bildirmediği, 3. sicil amirinin ise, 2012 ve 2014 yıllarındaki sicil belgeleri ile sözleşme yenilemek isteyen personel hakkında düzenlenen nitelik belgesinde belirttiği olumsuz kanaati destekleyecek somut bir bilgi ya da belgenin bulunmadığı, Askeri Yüksek İdare Mahkemesince karara dayanak yapılan, davacı hakkındaki yargılamaların; görevi yaptırmamak için direnme suçu bakımından beraat, karşılıklı hakaret suçu yönünden ceza verilmesine yer olmadığı kararı ile sonuçlandığı, elektrik enerjisi hakkında hırsızlık ve mühür bozma suçlarına konu olayın ise davacının mesleğe başlamasından önceki bir tarihte gerçekleştiği ve bu suçlardan yapılan yargılamaların 2010 yılında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile sonuçlanmasının ardından 2011 yılında davacının sözleşmesinin yenilendiği göz önüne alındığında davacının sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yönünde verilen Mahkeme kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.

2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 24. maddesinde; ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’da görülecek davaların neler olduğu tek tek sayılmış, 2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun‘un 3410 sayılı Kanun ile değişik 5. maddesinde ise; idare mahkemelerinin; vergi mahkemelerinin görevine giren davalarla ilk derecede Danıştay’da çözümlenecek olanlar dışındaki dava ve işlerin yanısıra özel kanunlarda Danıştay’ın görevli olduğu belirtilen ve İdari Yargılama Usulü Kanunu ile idare mahkemelerinin görevli kılınmış bulunduğu davaları çözümleyeceği kurala bağlanmıştır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu‘nun “Kamu görevlileri ile ilgili davalarda yetki” başlıklı 33. maddesinin ikinci fıkrasında, kamu görevlilerinin görevlerine son verilmesi, emekli edilmeleri veya görevden uzaklaştırılmaları ile ilgili davalarda yetkili mahkemenin, kamu görevlisinin son görev yaptığı yer idare mahkemesi olduğu kurala bağlanmıştır.

Bu sebeple, son olarak … İlinin … İlçesinde sözleşmeli astsubay olarak görev yapan davacının, sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin işleme karşı açtığı işbu davanın ilk derece mahkemesi sıfatıyla görüm ve çözümünde, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 33. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının son görev yeri olan … İlinin, yargı çevresine dahil olduğu Van İdare Mahkemesi yetkilidir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

  1. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin, (Kapatılan) Askeri Yüksek İdare Mahkemesi … Dairesi Başkanlığının … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan karar düzeltme isteminin kabulü ile 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesi uyarınca anılan kararın BOZULMASINA,
  2. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, ilk derece mahkemesi sıfatıyla dosyasının görüm ve çözümünde yetkili … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 20/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

Araştırma görevlisi bilim sınavına itiraz nasıl yapılır, araştırma görevlisi bilim sınavı iptal davası, avukat, maddi hata dilekçesi, sınav sonucuna itiraz

Araştırma Görevlisi Bilim Sınavına İtiraz

Bu makalemizde araştırma görevlisi bilim sınavına itiraz konusunu ele alacağız. Öncelikle belirtmek gerekir ki araştırma görevlisi bilim sınavına itiraz yolu Öğretim Üyesi Dışındaki Öğretim Elemanı Kadrolarına Yapılacak Atamalarda Uygulanacak Merkezi Sınav ile Giriş Sınavlarına İlişkin Esaslar Hakkındaki YÖK Yönetmeliği‘nde düzenlenmiş değildir. Bu nedenle araştırma görevlisi bilim sınavı sonuçlarına itiraz açıklandıktan sonra ilgili Üniversite’nin rektörlüğüne veya Dekanlığa gönderilen araştırma görevlisi bilim sınavına itiraz dilekçesi hukuken geçerli bir başvuru yolu değildir. Araştırma görevlisi bilim sınavına itiraz edilmek isteniyorsa, bilim sınavı sonuçları da bir idari işlemdir. Bu nedenle araştırma görevlisi bilim sınavına itiraz, bu sonuçlarının ilanından itibaren başlayan 60 günlük dava açma süresi içinde idari dava açılmalıdır.

Akademik Kadro Sınavına İtiraz ve İptal Davası başlıklı makalemizi buradan inceleyebilirsiniz.

Araştırma Görevlisi Bilim Sınavına İtiraz

Araştırma görevlisi bilim sınavına itiraz yukarıda da açıkladığımız gibi başvurulabilecek ihtiyati bir yoldur. İtiraz Dekanlık makamına gönderilecek bir dilekçe ile veya CİMER ve BİMER üzerinden yapılabilir. Ancak esas olan araştırma görevlisi bilim sınavına itiraz dilekçesi vermek değil, araştırma görevlisi bilim sınavına iptal davası açmak olmalıdır. Açılacak davada sınav notlarına itiraz edilmekte ve idari yargı mercileri sınav kağıtlarının bilirkişi incelemesi neticesinde çıkan sonuca göre karar vermektedir. Araştırma görevlisi bilim sınavına itiraz davası nda Üniversitenin bulunduğu yerdeki idare mahkemeleri yetkili ve görevlidir. iptal davaları ile ilgili genel bilgi almak için buradan ilgili makalemize ulaşabilirsiniz.

Araştırma görevlisi bilim sınavına itiraz dilekçesi ise maddi hata dilekçesi gibi, verilen notların yeniden toplanması veya değerlendirilmesi talep edilebilir. Zira özellikle yoruma dayalı soruların sorulduğu araştırma görevlisi bilim sınavlarında notlandırma eksik veya yanlış yapılabilmektedir.

Adana İdare Hukuku Avukatı

İdare hukuku avukatı ve adana idari dava avukatı olarak bilgilendirme yapmak amacıyla paylaştığımız makalelerin bir kısmı şu şekildedir;

  • İptal davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Tam yargı davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Disiplin soruşturmasına savunma örneğine buradan,
  • Memur disiplin cezasına karşı açılacak iptal davasının incelendiği makalemize buradan, 
  • Memur disiplin cezasına itiraz konusunun ayrıntılı incelendiği makalemize buradan
  • Disiplin soruşturmasında soruşturma usulünün incelendiği makalemizi buradan
  • Soruşturma izni verilmesi itiraz dilekçesi örneğini buradan okuyabilirsiniz.

Makalelerimiz her geçen gün güncellendiği için ayrıntılı bilgi için lütfen sitemizde arama yapınız.

Sınırdışı kararına itiraz dilekçesi örneği, sınır dışı edilme kararına itiraz, özellikle deport kararına itiraz, sınırdışı etme kararının iptali

Sınırdışı Kararına İtiraz Dilekçesi

Bu makalemizde sınırdışı kararına itiraz dilekçesi örneği ne yer vereceğiz.  6458 sayılı Kanun’un 52 ve devamı maddelerinde sınırdışı edilme ve sınırdışı edilme kararına itiraz hususları düzenlenmiştir. Aşağıda verilen sınırdışı kararına itiraz dilekçesi örnek mukabilinde olduğunu hatırlatırız. Bu yüzden özellikle deport kararına itiraz gibi durumlarda çılacak davalarda ve yapılacak idari başvurularda alanında uzman bir adana idare hukuku avukatı ndan yardım almanızı tavsiye ederiz.

Sınırdışı Kararına İtiraz Dilekçesi

…………… NÖBETÇİ İDARE MAHKEMESİ’NE

DAVACI : …………………….
ADRES : …………………….

VEKİLİ : Av. Selce MARAŞ BÜKEN

DAVALI : …………………….
ADRES : …………………….

TEBLİĞ TARİHİ : …../…../……….

KONU : Müvekkil ……. Hakkında …….. gerekçesiyle verilen ……….’nın ……. Sayı ve …./.…/…… tarihli sınırdışı kararına itiraz ve müvekkil hakkında verilen sınırdışı etme kararının iptali talebimizi içerir dilekçemizdir.

AÇIKLAMALARIMIZ

  1. Müvekkil ………… ……. , yabancı uyruklu olup, ……. tabiiyetindedir. Müvekkil …/…/….. tarihinden bu yana, almış olduğu çalışma iznine istinaden Türkiye’de ……….. işinde çalışmaktadır. Ancak müvekkilin çalışma izni …… Valiliği’nin …/…/….  Tarih ve ….. sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Tarihinde iptal edilmiştir. Bunun üzerine yapılan başvuruda müvekkilin çalışma izni süresi, 1 (bir) yıllık kanuni çalışma süresinden sonra, aynı işyerinde  çalışmak üzere …. yıl kadar uzatılmıştır.
  2. Ancak verilen çalışma iznine aykırı biçimde müvekkile ülkeyi terk etmesi için … gün süre verilmiş olup, bu sürenin bitiminde yakalanarak ülkesine iade edilmek üzere sınır dışı edilmiştir.

HUKUKİ DELİLLER: …/…/….. Tarihli çalışma izni belgesi,  …/…/….. Tarihli …. Valiliği iptal kararı, …/…/….. Tarihli çalışma süresinin uzatılmasına dair belge, yargılamanın işine yarayacak her türlü delil.

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda arz ve izah ettiğimiz nedenler ve Sayın Mahkemeniz’ce re’sen göz önünde tutulacak nedenler dahilinde, davalı idarenin, ……….. tarih ve ………….. sayılı sınırdışı edilme kararının İPTALİNE, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı idareye tahmiline, karar verilmesini saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz.

Davacı Vekili
Av. Selce MARAŞ BÜKEN

Adana İdare Hukuku Avukatı

Adana disiplin soruşturması avukatı müvekkillerimize disiplin soruşturmalarının her aşamasında hukuki destek sağlamaktayız. Adana idare hukuku avukatı ve adana idari dava avukatı olarak dbilgilendirme yapmak amacıyla paylaştığımız makalelerin bir kısmı şu şekildedir;

  • İptal davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Tam yargı davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Disiplin soruşturmasına savunma örneğine buradan,
  • Memur disiplin cezasına karşı açılacak iptal davasının incelendiği makalemize buradan, 
  • Memur disiplin cezasına itiraz konusunun ayrıntılı incelendiği makalemize buradan
  • Disiplin soruşturmasında soruşturma usulünün incelendiği makalemizi buradan
  • Soruşturma izni verilmesi itiraz dilekçesi örneğini buradan okuyabilirsiniz.

Makalelerimiz her geçen gün güncellendiği için ayrıntılı bilgi için lütfen sitemizde arama yapınız.

Disiplin cezasına itiraz anayasa mahkemesi kararı, ihlal kararı, bireysel başvuru, adana idari dava avukatı, disiplin cezası anayasa mahkemesi başvuru

Disiplin Cezasına İtiraz Anayasa Mahkemesi Kararı

Bu makalemizde disiplin cezasına itiraz anayasa mahkemesi kararı na yer vereceğiz. Anasaya Mahkemesi Bireysel Başvuru Kararında disiplin cezasına itiraz konusundaki başvuruyu “disiplin cezasına yapılan itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın itiraz hakkında henüz bir karar verilmediği ve bu sebeple kesinleşmiş bir disiplin cezasının bulunmadığı gerekçesiyle incelenmeksizin reddedilmesi nedeniyle mahkemeye erişim hakkı ihlal edilmiştir” gerekçesiyle kabul etmiştir. Aşağıda yer verilen disiplin cezası anayasa mahkemesi başvuru sunda ihlal kararı verilmiştir.

Disiplin Cezasına İtiraz Anayasa Mahkemesi Kararı

İlgili kararda tüm sonuçları ile disiplin cezasına itiraz anayasa mahkemesi kararı nda açıklanmıştır. Kararda başvuruda davanın incelenmeksizin reddi nedeniyle mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır. İhlalin mahkeme kararından kaynaklandığı belirtilmiştir. Kararda Danıştay Onikinci Dairesinin 7/12/2015 tarihli ve E.2012/9275, K.2015/6564 sayılı kararın, Danıştay Beşinci Dairesinin 28/11/2019 tarihli ve E.2016/57046, K.2019/6302 sayılı kararı ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 14/3/2019 tarihli ve E.2017/853, K.2019/1129 sayılı kararlarına yer verilmiştir.

Danıştay’ın bu kararları ve 657 sayılı Kanun’un 135. maddesi ile disiplin cezalarına karşı yapılacak itirazın süresi bakımından özel bir düzenleme getirildiği, yapılan itirazların itiraz mercileri tarafından otuz gün içinde sonuçlandırılmasının zorunlu olduğu belirtildiği, bu kurala uyulmaması hâlinde disiplin cezası işleminin uygulanıp uygulanmayacağına, kesinlik kazanıp kazanmayacağına ve ilgililerin dava açmak için ne kadar süre beklemek zorunda olduklarına dair hüküm getirilmediği ayrıca dava açma haklarını kısıtlayıcı herhangi bir hükme de yer verilmediği belirtilerek; disiplin cezasına itiraz anayasa mahkemesi kararı nda itirazın zımnen reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davanın itiraz hakkında henüz bir karar verilmediği ve bu sebeple kesinleşmiş bir disiplin cezasının bulunmadığı gerekçesiyle incelenmeksizin reddedilmesi nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine hükmedilmiştir.

Kararın tam metnine buradan ulaşabilirsiniz.

Adana İdare Hukuku Avukatı

Adana disiplin soruşturması avukatı müvekkillerimize disiplin soruşturmalarının her aşamasında hukuki destek sağlamaktayız. Adana idare hukuku avukatı ve adana idari dava avukatı olarak dbilgilendirme yapmak amacıyla paylaştığımız makalelerin bir kısmı şu şekildedir;

  • İptal davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Tam yargı davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Disiplin soruşturmasına savunma örneğine buradan,
  • Memur disiplin cezasına karşı açılacak iptal davasının incelendiği makalemize buradan, 
  • Memur disiplin cezasına itiraz konusunun ayrıntılı incelendiği makalemize buradan
  • Disiplin soruşturmasında soruşturma usulünün incelendiği makalemizi buradan
  • Soruşturma izni verilmesi itiraz dilekçesi örneğini buradan okuyabilirsiniz.

Makalelerimiz her geçen gün güncellendiği için ayrıntılı bilgi için lütfen sitemizde arama yapınız.

Bekçilerin sağlık raporu nedeniyle atanmaması, sağlık koşullarını taşımayan kişinin bekçi olamaz raporunun iptali, görme kusuru, adana idari dava avukatı

Bekçilerin Sağlık Raporu Nedeniyle Atanmaması

Bekçilerin sağlık raporu nedeniyle atanmaması hali ile sıklıkla karşılaşılmaktadır. Nitekim Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliği bekçilere Emniyet Hizmetleri Sınıfı personelin okullara girişlerinde olduğu gibi A dilimi sağlık şartlarına uygun olmak zorunluluğu getirmektedir. Bu doğrultuda bekçi adaylarının giriş raporlarında A dilimi sağlık şartlarına uygunluk yoksa, bekçilerin sağlık raporu nedeniyle atanmaması durumu ile karşı karşıya kalınabilir.

Danıştay 12. Dairesi bekçilerin sağlık raporu nedeniyle atanmaması ile ilgili olarak verdiği emsal kararında.  “Her ne kadar Yönetmelikte gözlerin görme gücü ile ilgili düzeltmelere cevaz verildiği anlaşılmakta ise de, bu düzeltmenin davalı idarece davacının sevk edildiği hastanede sağlık durumunun tespiti amacıyla muayenesi ve sonucunda düzenlenecek sağlık raporu öncesi yapılması gerektiği sonucuna varıldığından İdarenin davacının görme gücünün düzeltilmesi öncesi halinin Yönetmeliğe uygun olmadığından bahisle çarşı ve mahalle bekçisi olamayacağı yönünde tesis edilen dava konusu işleminde hukuka aykırılık, aksi yöndeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarelerin istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf başvurusuna konu Mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, Kanunda yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın usul ve hukuka uygun olduğuna karar verilmiştir.”  diyerek, bekçilerin görme kusuru ile ilgili sağlık raporu nedeniyle atanmaması konusunda yeni bir karar vermiştir.

Yani Yönetmelikte görme gücü ile ilgili düzeltmeler kabul edilmekteyse de, bu düzeltme sevk edilen hastanede alınacak sağlık raporu öncesi yapılmalıdır. Aksi halde bekçilerin sağlık raporu nedeniyle atanmaması  ortaya çıkabilir. Danıştay 12. Dairesi de sağlık raporu öncesi yapılmayan düzeltmenin kabul edilmeyeceğini , görme gücünün düzeltilmesi öncesi halinin yönetmeliğe uygun olmadığından bahisle çarşı ve mahalle bekçisi olamayacağı yönünde tesis edilen dava konusu işleminde hukuka aykırılık bulunmadığına karar vermiştir. Kararın tam metni şu şekildedir.

Bekçilerin Sağlık Raporu Nedeniyle Atanmaması

DANIŞTAY
12. DAİRESİ
Esas Numarası: 2020/2773
Karar Numarası: 2020/2887
Karar Tarihi: 22.09.2020

SAĞLIK KOŞULLARINI TAŞIMAYAN KİŞİNİN BEKÇİ OLAMAZ RAPORUNUN İPTALİ İSTEMİNDE, GÖRME GÜCÜNÜN TAKDİR YETKİSİ GEREĞİNCE YÖNETMELİKLE BELİRLENEN KOŞULLARA UYGUN OLMAMASI NEDENİYLE İŞLEMİN HUKUKA UYGUN OLDUĞU

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarihli ve E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 48. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca verilen temyiz isteminin reddine ilişkin kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem : 2018 yılı 1. dönem çarşı ve mahalle bekçiliği sınavında başarılı olan davacı tarafından, Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliğinin EK-3-7-A maddesinde belirtilen koşulu sağlamadığından bahisle “Çarşı ve Mahalle Bekçisi Olamaz” kararı verilmesine ilişkin 03/01/2019 tarihli ve 11075 sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Sağlık Daire Başkanlığıişleminin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin verilen … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararda; Gazi Üniversitesi Hastanesi’nin 13/05/2019 tarih ve … sayılı durum bildirir sağlık kurulu raporu göz önüne alındığında, davacının, çarşı ve mahalle bekçisi adayı olmasında sakınca bulunmadığı anlaşıldığından, Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliğinin Ek-3-7-A maddesi uyarınca, çarşı ve mahalle bekçisi adayı olamayacağından bahisle davacıya ait adaylık dosyasının işlemden kaldırılması yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuat hükümlerine uyarlık bulunmadığı, öte yandan, davalı idare tarafından, davacının işlemden sonra lazer ameliyatı olduğu ve işlem tarihinde bu göreve uygun olmadığı iddia edilmekte ise de, yukarıda anılan Yönetmelikte, gözlerin görme gücü ile ilgili düzeltmelere cevaz verildiği ve bu düzeltmenin davalı idarece davacının sevk edildiği hastanede sağlık durumunun tespiti amacıyla muayenesi ve sonucunda düzenlenecek sağlık raporu öncesi yapılması gerektiği yönünde açık bir kısıtlayıcı hüküm bulunmadığı gibi dava konusu işlemin kesinleşmesinden evvel (işlem hakkındaki yargılama bitmeden önce) davacının görme gücü ile ilgili düzeltmeler yapıldığı dikkate alındığında, söz konusu iddianın yerinde görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarihli, E:…, K:… sayılı kararıyla; her ne kadar Emniyet Teşkilatı Sağlık Şartları Yönetmeliğinde gözlerin görme gücü ile ilgili düzeltmelere cevaz verildiği anlaşılmakta ise de, bu düzeltmenin davalı idarece davacının sevk edildiği hastanede sağlık durumunun tespiti amacıyla muayenesi ve sonucunda düzenlenecek sağlık raporu öncesi yapılması gerektiği sonucuna varıldığından Emniyet Genel Müdürlüğü Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı Sağlık Komisyonu’nun davacının görme gücünün düzeltilmesi öncesi halinin Yönetmeliğin Ek-3-7-A. maddesine uygun olmadığından bahisle çarşı ve mahalle bekçisi olamayacağı yönünde tesis edilen dava konusu işleminde hukuka aykırılık, aksi yöndeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarelerin istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf başvurusuna konu Mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafından, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine, Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; temyizin kesin bir karar hakkında olması halinde kararı veren mercinin, temyiz isteminin reddine karar vereceğine ilişkin düzenleme uyarınca davacının temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, bölge idare mahkemesince verilen kararın kesin olmadığı, temyiz kanun yoluna başvurulabileceği, yerel mahkemece yerindelik denetimi yapılarak karar verildiği, davanın reddi gerektiği ileri sürülmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …

DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan temyize konu kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca ilk inceleme ile görevli Tetkik Hâkimi …’nün açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

  1. Davacının temyiz isteminin reddine,
  2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle temyiz isteminin reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarihli ve E:…, K:…, Temyiz No:… sayılı temyize konu kararın ONANMASINA,
  3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
  4. 2577 sayılı Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …. İdare Mahkemesine gönderilmesine, 22/09/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Adana İdare Hukuku Avukatı

Adana disiplin soruşturması avukatı müvekkillerimize disiplin soruşturmalarının her aşamasında hukuki destek sağlamaktayız. Adana idare hukuku avukatı ve adana idari dava avukatı olarak dbilgilendirme yapmak amacıyla paylaştığımız makalelerin bir kısmı şu şekildedir;

  • İptal davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Tam yargı davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Disiplin soruşturmasına savunma örneğine buradan,
  • Memur disiplin cezasına karşı açılacak iptal davasının incelendiği makalemize buradan, 
  • Memur disiplin cezasına itiraz konusunun ayrıntılı incelendiği makalemize buradan
  • Disiplin soruşturmasında soruşturma usulünün incelendiği makalemizi buradan
  • Soruşturma izni verilmesi itiraz dilekçesi örneğini buradan okuyabilirsiniz.

Makalelerimiz her geçen gün güncellendiği için ayrıntılı bilgi için lütfen sitemizde arama yapınız.