Kategori: İdare Hukuku

idari başvuru dilekçesi örneği, tam yargı davasından önce idari başvuru, iptal davasından önce idari başvuru, adana idare hukuku avukatı, iyuk 11

İdari Başvuru Dilekçesi Örneği

Bu makalemizde idari başvuru dilekçesi örneği yer almaktadır. 2577 sayılı İYUK’nun 11. maddesine göre; İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. Makalemizde verilen iptal davasından önce idari başvuru için idari başvuru dilekçesi örneği bu kapsamda değerlendirilebilir.

İdari Başvuru Dilekçesi Örneği

T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU’NA

BAŞVURU SAHİBİ             : ……………………… (TC: ………………………)                

VEKİLİ                                 : Av. Selce MARAŞ BÜKEN

AÇIKLAMALARIMIZ

Müvekilin eşi ……………………… kamu görevlisi olup, davalı ……………………… tarafından yapılan görevlendirme ile, ………………………tarihinde ……………………… bölgesinde askeri konvoya düzenlenen bombalı saldırı sebebiyle şehit olmuştur. Bu nedenle emekli ikramiyesinin 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun 21. maddesinin (a) bendi uyarınca 30 yıl hizmet yapmış gibi ödenmesi gerekirken, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nün 6. Bölge Müdürlüğü tarafından 4 yıl 3 ay 28 gün olarak ödenmiştir. Bu durum kanuna ve sosyal devlet ilkesinin gereklerine aykırıdır.

Bu nedenle müvekkilin eşi ………………………’nın şehit olması nedeniyle emekli ikramiyesinin 3713 s. TMK 21/a uyarınca 30 yıl hizmet yapmış gibi ödenmesini saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz. …../…../………

Av. Selce MARAŞ BÜKEN

EKLER          :

Ek-1: Onaylanmış vekaletname örneği


Adana idare hukuku avukatı ve adana idari dava avukatı olarak bilgilendirme yapmak amacıyla paylaştığımız makalelerin bir kısmı şu şekildedir;

  • İptal davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Tam yargı davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Disiplin soruşturmasına savunma örneğine buradan,
  • Memur disiplin cezasına karşı açılacak iptal davasının incelendiği makalemize buradan, 
  • Memur disiplin cezasına itiraz konusunun ayrıntılı incelendiği makalemize buradan
  • Disiplin soruşturmasında soruşturma usulünün incelendiği makalemizi buradan
  • Soruşturma izni verilmesi itiraz dilekçesi örneğini buradan okuyabilirsiniz.

Makalelerimiz her geçen gün güncellendiği için ayrıntılı bilgi için lütfen sitemizde arama yapınız.

 

yürütmenin durdurulması talebi dilekçesi örneği, yürütmenin durdurulması talebi örneği, yürütmenin durdurulması talebi dilekçe örnek adana idari dava avukat

Yürütmenin Durdurulması Talebi Dilekçesi

İdari yargıda yürütmenin durdurulması talebi dilekçesi ile idarece tesis edilen idari işlemin yürütülmesinin durdurulması istenebilir. Ayrıntılı bilgi almak için “Yürütmenin Durdurulması Kararı Nedir?” başlıklı makalemizi buradan inceleyebilirsiniz. Ancak kısaca açıklamak gerekirse; tesis edilen idari işlemin uygulaması mahkeme kararı ile iptal edilinceye dek devam eder. Bu nedenle iptal davalarında yürütmenin durdurulması talebi dilekçesi ile talepte bulunulmalı ve idari işlemin uygulamasının sonlandırılması istenmelidir. Yürütmenin durdurulması talebi dilekçesi üzerine mahkemenin vereceği yürütmenin durdurulması kararı ile henüz mahkeme dava konusu işlem hakkında iptal kararı vermemişken, sanki iptal kararı verilmiş gibi bir durum ortaya çıkar. İptali istenen işlemin icrası durdurulur ve idari işlemin tesisinden önceki hukuki duruma geri dönülür. Makalemizin sonunda verilen örnek olarak verilen yürütmenin durdurulması talebi örneği ile bu talep dile getirilebilir.

Yürütmenin Durdurulması Talebi Dilekçesi

…………………. İDARE MAHKEMESİ’NE

YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEPLİDİR

DAVACI : ………………….
ADRES : ………………….

VEKİLİ : Av. Selce MARAŞ BÜKEN

DAVALI : ………………….
ADRES : ………………….

KONU : Davalı idarenin …/…/…….. tarih ve ……………. sayılı yazısı ile ………………… yönünde tesis edilen işleminin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesi talebimizdir.

AÇIKLAMALARIMIZ

  1. …………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………
  2. Türkiye Cumhuriyeti Anasayası’nın 70’inci maddesine göre; Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir. Türkiye Cumhuriyeti Anasayası’nın 49’uncu maddesine göre; Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır.
  3. Davalı idare tarafından tesis edilen işlem ile müvekkilin hak kazandığı kamu görevine atanmasına engel olunmaktadır. Bu şekilde müvekkilin Anayasadan gelen çalışma ve kamu hizmetine girme hakları da gasp edilmektedir. Ayrıca söz konusu işlem müvekkilin Anayasal haklarının gasp edilmesinin yanı sıra, açılan kadroya atanmak üzere yedek kazananlar da belirlendiğinden, dava sürecinde belirtilen kadroya atama yapıldığının görülmesi halinde davalı idarece TESİS EDİLEN İŞLEMDE ÜÇÜNCÜ KİŞİLER BAKIMINDAN DA TELAFİSİ GÜÇ VE İMKANSIZ ZARARLAR ORTAYA ÇIKACAĞI AÇIKTIR. Dolayısıyla dava konusu idari işlemin uygulanması halinde telafisi imkansız zararlara neden olabileceği açıktır.
  4. Bu nedenle müvekkilin kazandığı atama hakkının saklı tutulması ve göreve başlatılması gerekirken, davalı idarenin …/…/…….. tarih ve ……………. sayılı yazısı ile atamasının yapılmaması yönünde tesis edilen işlemin müvekkilin kendisi, ailesi ve hatta kadro sınavını yedek olarak kazanan 3.kişiler açısından TELAFİSİ İMKANSIZ ZARARLARA NEDEN OLACAĞI açıktır. Yine dilekçemiz devamında arz ettiğimiz benzer nitelikteki idari işlemlerin hukuka uyarlı olmadığını belirten EMSAL DANIŞTAY KARARLARI DA SÖZ KONUSU İŞLEMİN AÇIKÇA HUKUKA AYKIRI OLDUĞUNU ORTAYA KOYMAKTADIR.
  5. Bu doğrultuda Sayın Mahkemenizden 2577 sayılı yasanın 27/2. maddesinde öngörülen, idari işlemin uygulanması halinde telafısi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleştiği açıkça ortada olduğundan yürütmenin durdurulması istemimizin kabulüne karar verilmesini talep etmek zorunluluğumuz hasıl olmuştur.

SONUÇ ve İSTEM :Yukarıda arz ve izah edilen ve Sayın -Mahkemenizce re’sen göz önünde tutulacak nedenler dahilinde, davalı idarenin, …/…/…….. tarih ve ……………. Sayılı yazısı ile ………………… yönünde tesis edilen işleminin tesis edilen işleminin YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASINA karar verilmesini saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz.

Davacı Vekili
Av. Selce MARAŞ BÜKEN


Adana idare hukuku avukatı ve adana idari dava avukatı olarak bilgilendirme yapmak amacıyla paylaştığımız makalelerin bir kısmı şu şekildedir;

  • İptal davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Tam yargı davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Disiplin soruşturmasına savunma örneğine buradan,
  • Memur disiplin cezasına karşı açılacak iptal davasının incelendiği makalemize buradan, 
  • Memur disiplin cezasına itiraz konusunun ayrıntılı incelendiği makalemize buradan
  • Disiplin soruşturmasında soruşturma usulünün incelendiği makalemizi buradan
  • Soruşturma izni verilmesi itiraz dilekçesi örneğini buradan okuyabilirsiniz.

Makalelerimiz her geçen gün güncellendiği için ayrıntılı bilgi için lütfen sitemizde arama yapınız.

 

Disiplin Amiri Tanık Olarak Dinlenmesi Halinde Ceza Veremez, disiplin amirinin tanık olarak dinlenmesi, disiplin amirinin tanıklığı, disiplin cezası iptali

Disiplin Amiri Tanık Olarak Dinlenmesi Halinde Ceza Veremez

Bilindiği üzere, disiplin soruşturmalarında tanık delili oldukça önemlidir. Danıştay 12. Dairesi disiplin amirinin tanık olarak dinlenmesi halinde ceza verilemeyeceğine karar vermiştir. Kararda, disiplin amiri tanık olarak dinlenmesi halinde ceza veremez şeklinde hüküm verilmiştir. Kararda disiplin amiri tanık olarak dinlenmesi halinde ceza veremez hükmüne ilişkin olarak özetle şu şekilde karar verilmiştir;

Davacıya isnad edilen olaya ilişkin düzenlenmiş olan soruşturma raporunda, davacı hakkında isnat edilen eyleme ilişkin tanık olarak ifadesi alınanlardan kişinin aynı zamanda dava konusu işlemi tesis eden kişidir. Buna göre, davacıya isnad edilen olayın tanığı olarak gösterilen ve ifadesi alınan İlçe Milli Eğitim Müdürü tarafından aynı eylem nedeniyle davacıya ceza verilmiş olması hususu birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, bir olayın tanığı olan kişilinin, aynı olay nedeniyle disiplin amiri sıfatıyla ceza vermesinde, disiplin cezalarının tarafsızlık ve objektiflik kriterine uygun olarak verilmesi ilkesine aykırılık görüldüğünden bu haliyle dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır şeklinde hüküm verilmiştir.

Söz konusu disiplin cezası iptal kararı nın tam metni aşağıda mevcuttur.

Disiplin Amiri Tanık Olarak Dinlenmesi Halinde Ceza Veremez

DANIŞTAY 12. DAİRE
Esas Numarası: 2012/5247
Karar Numarası: 2015/7042
Karar Tarihi: 22.12.2015

DİSİPLİN SORUŞTURMASINA KONU OLAYDA TANIK OLARAK İFADE VEREN DİSİPLİN AMİRİ CEZA VEREMEZ

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) :
Vekili : ,
Karşı Taraf (Davalı) :

İstemin Özeti : Bursa 1. İdare Mahkemesince verilen 18/11/2011 tarihli ve E:2010/1357; K:2011/1544 sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hâkimi Düşüncesi : Soruşturma kapsamında ifadesi alınan tanık ile dava konusu işlemi tesis eden disiplin amiri aynı kişi olup, disiplin cezalarının tarafsızlığı ve objektifliği ilkesine aykırı olarak tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği görüşüldü:

Dava; davacının, Bursa Gemlik İlçesi Gemlik Mesleki Eğitim Merkezi Müdürü olarak görev yapmakta olduğu dönemde hakkında yapılan soruşturma sonucu 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/B-l maddesi uyarınca kınama cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 27/10/2010 günlü ve 7175 sayılı Gemlik İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

İdare Mahkemesince, davacının, okulda görev yapan personelle karşılıklı çekişmelere girdiği, bu yönde tavır ve davranışlar sergilediği soruşturma kapsamında alınan ifadelerden ve soruşturma dosyasında yer alan belgelerden anlaşıldığından, sübuta eren bu fiili nedeniyle dava konusu disiplin cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafından, mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek temyizen incelenip bozulması istenilmektedir.

Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler.

Bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurallar pozitif olarak mevzuatla belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır.

Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmeliğinin “Disiplin amirlerinin yetkileri” başlıklı 18. maddesinde; disiplin amirlerinin kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ile kanunların, tüzüklerin ve yönetmeliklerin Devlet memuru olarak emrettiği görevleri yurt içinde veya dışında yerine getiremeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre, 657 sayılı Kanunda yazılı disiplin cezalarından yetkisi dahilinde bulunanları vermeye yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.

Bu nedenle, kamu görevlisinin suç oluşturduğu iddia edilen fiili ile ilgili olarak idarece açılan bir disiplin soruşturmasında, konu ile ilgili her türlü araştırmanın yapılması, kanıt niteliğinde toplanan tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi, tanıkların dinlenmesi, hatta teknik konularda bilirkişilere inceleme yaptırılmak suretiyle, soruşturulanların görev ve konumları itibariyle sorumlukları ile suçun oluş biçimi irdelenerek düzenlenen rapor ile fiilin sübut bulup bulmadığının ortaya çıkarılması gerektiği, soruşturma yapmakla görevlendirilenlerin ve cezayı verecek olan disiplin amirlerinin soruşturmaya konu olayla hiçbir ilgisi bulunmayan, hakkında soruşturma yapılan kamu görevlisinin suç konusu eyleminden zarar gören veya yarar sağlayan veya soruşturulanın veya olayın mağduru durumundaki kişilerden etkilenecek konumda bulunmayan tamamen tarafsız kişi veya kişilerden olmaları ve kıdem ve görev bakımından en az soruşturulan ile aynı seviyede veya üst düzeyde bulunmaları gerekmektedir.

Yukarıda belirtilen hükümler doğrultusunda; disiplin suçu teşkil eden fiillerle ilgili olarak soruşturma yapılması zorunlu olduğu gibi soruşturmanın belirli usuller çerçevesinde yapılması da isnada maruz kalanların hukuki güvencesidir. Soruşturma emri verilmesi; bağımsız ve üst veya denk görevde olan bir soruşturmacı atanması, olayla ilgili tanık ve soruşturulanın ifadelerinin alınması, ifade alınmadan kişiye haklarının ve soruşturma konusunun bildirilmesi, isnat olunan fiille ilgili lehe ve aleyhe başkaca delillerin araştırılması, soruşturma sonucunda bir rapor hazırlanması ve bu raporda; olayın değerlendirilmesi soruşturmacının kanaat ve teklifini Belirtmesi ve raporun ilgili makama sunulması, soruşturmayı yapan kişi ile soruşturmada elde edilen delilleri değerlendirecek kişi veya kurulların ayrı olmasının, yasal süre içerisinde isnat olunan fiiller bildirilerek sanığın savunmasının alınması gerekliliği disiplin hukukunun temel ilkelerinden olduğu gibi hukuki güvenlik ilkesinin de gereğidir.

Dosyanın incelenmesinden; davacının, Bursa Gemlik İlçesi Gemlik Mesleki Eğitim Merkezi Müdürü olarak görev yapmakta olduğu dönemde hakkında “İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünce yapılan tüm uyarılara rağmen personelle karşılıklı çekişmelere devam etmek suretiyle kurumu her geçen gün yıprattığı” iddiası ve başkaca iddialar üzerine yapılan soruşturma sonucunda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/B-l maddesinde belirtilen; “Kurumun huzur sükun ve çalışma düzenini bozmak” hükmü uyarınca kınama cezası ile cezalandırıldığı anlaşılmaktadır.

Davacıya isnad edilen olaya ilişkin düzenlenmiş olan 20/09/2010 tarih ve 410/21 sayılı soruşturma raporunda, davacı hakkında isnat edilen eyleme ilişkin tanık olarak ifadesi alınanlardan biri olan İlçe Milli Eğitim Müdür M.E aynı zamanda dava konusu işlemi tesis eden kişidir.

Buna göre, davacıya isnad edilen olayın tanığı olarak gösterilen ve ifadesi alınan İlçe Milli Eğitim Müdürü tarafından aynı eylem nedeniyle davacıya ceza verilmiş olması hususu birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, bir olayın tanığı olan kişilinin, aynı olay nedeniyle disiplin amiri sıfatıyla ceza vermesinde, disiplin cezalarının tarafsızlık ve objektiflik kriterine uygun olarak verilmesi ilkesine aykırılık görüldüğünden bu haliyle dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 22/12/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.


Adana idare hukuku avukatı ve adana idari dava avukatı olarak bilgilendirme yapmak amacıyla paylaştığımız makalelerin bir kısmı şu şekildedir;

  • İptal davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Tam yargı davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Disiplin soruşturmasına savunma örneğine buradan,
  • Memur disiplin cezasına karşı açılacak iptal davasının incelendiği makalemize buradan, 
  • Memur disiplin cezasına itiraz konusunun ayrıntılı incelendiği makalemize buradan
  • Disiplin soruşturmasında soruşturma usulünün incelendiği makalemizi buradan
  • Soruşturma izni verilmesi itiraz dilekçesi örneğini buradan okuyabilirsiniz.

Makalelerimiz her geçen gün güncellendiği için ayrıntılı bilgi için lütfen sitemizde arama yapınız.

 

Danıştay 5. Dairesi 2016/16858 E, 2018/15491 K sayılı ve 12.09.2018 tarihli kararında disiplin soruşturmasında olayın taraflarının ifadeleri dışında delil yoksa disiplin cezası verilemez şeklinde özetleyebileceğimiz bir karar vermiştir. Emsal karar ın tamamı makalemiz devamında mevcuttur. adana idari dava avukatı, adana avukat, adana idare mahkemesi avukatı

DİSİPLİN SORUŞTURMASINDA OLAYIN TARAFLARININ İFADELERİ DIŞINDA DELİL YOKSA DİSİPLİN CEZASI VERİLEMEZ

Danıştay 5. Dairesi 2016/16858 E, 2018/15491 K sayılı ve 12.09.2018 tarihli kararında disiplin soruşturmasında olayın taraflarının ifadeleri dışında delil yoksa disiplin cezası verilemez şeklinde özetleyebileceğimiz bir karar vermiştir. Emsal karar ın tamamı makalemiz devamında mevcuttur. Kararda özetle; disiplin soruşturmasının diyalogun diğer tarafı olan İlçe Emniyet Müdürü tarafından düzenlenen tek yanlı tutanağa istinaden başlatıldığı ve memurun amire saygısızlık fiilinin işlendiği yolunda taraflar dışında başka tanık da bulunmadığı görülmüştür. Bu nedenle ilgilininn görev sırasında amir veya üstlerine saygısız davranmak fiilini işlediğinin hukuken kabul edilebilir, objektif, somut ve yeterli delillerle açık ve net bir şekilde ortaya konulamadığından, disiplin soruşturmasında olayın taraflarının ifadeleri dışında delil yoksa disiplin cezası verilemez, tesis edilen disiplin cezası işleminin iptali ne karar verilmiştir.

DANIŞTAY 5. DAİRE
Esas Numarası: 2016/16858
Karar Numarası: 2018/15491
Karar Tarihi: 12.09.2018

DİSİPLİN SORUŞTURMASINDA OLAYIN TARAFLARININ İFADELERİ DIŞINDA DELİL YOKSA DİSİPLİN CEZASI VERİLEMEZ

Özeti: Dava, polis memuru olarak görev yapan davacının, görev sırasında amir veya üstlerine saygısız davrandığından bahisle “dört ay kısa süreli durdurma” cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de bir alt ceza olan “üç günlük aylık kesimi” cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince gereği görüşüldü:

Dava, ………….Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, görev sırasında amir veya üstlerine saygısız davrandığından bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 6/A-12. maddesi uyarınca “dört ay kısa süreli durdurma” cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de anılan Tüzüğün 15. maddesi uygulanarak bir alt ceza olan “üç günlük aylık kesimi” cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ….. Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun 12.4.2012 tarih ve 2012/74 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.

….. İdare Mahkemesinin 4.12.2012 tarih ve ….. sayılı kararıyla; davacının, amiri konumunda bulunan İlçe Emniyet Müdürü’nün odasına girerken kapıyı çalması, içeriye girdikten sonra selam vererek müsaade istedikten sonra konuyu saygılı bir üslupla izah etmesi gerekirken, belirtilen davranış kurallarına aykırı bir biçimde kapıyı çalmadan, selam vermeksizin ve izin almadan amirinin yanında bulunan şahsa karşı bir kısım ifadeler kullandığı anlaşıldığından Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 6/A-12. ve 15. maddeleri uyarınca “üç günlük aylık kesimi” cezası ile cezalandırılmasında hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.

Davacı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

Dava dosvasının incelenmesinden; ………… Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, İlçe Emniyet Müdürlüğü binası önüne usulsüz park edilen araçla ilgili olarak İlçe Emniyet Müdürünün odasına girerek amirine karşı saygısız davranışta bulunduğu iddiasına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, İlçe Emniyet Müdürü …….’nın mesaiye giderken sigortacılık işi ile meşgul olan…….. isimli şahıs ile karşılaştığı ve anılan şahsa ait araçla birlikte İlçe Emniyet Müdürlüğüne gelerek, İlçe Emniyet Müdürünün odasına geçtikleri, odada oturmakta iken Trafik Tescil ve Denetleme Büro Amirliği emrinde görevli bulunan davacının, İlçe Emniyet Müdürünün odasına kapıyı çalmadan girdiği ve selam vermeksizin ………. isimli şahsa hitaben “Aşağıya park etmiş olduğun araban, polis merkezinin giriş çıkışını engelliyor, acilen arabanı çek” ifadelerini kullandığı ve başkaca bir şey söylemeden odadan çıktığı, davacının bu davranışıyla meslek disiplinine yakışmayacak şekilde ve saygısızca hareket ettiğinden bahisle ……… Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun ……….sayılı kararı ile Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 6/A-12 ve 15 maddeleri uyarınca “üç günlük aylık kesimi” cezası ile cezalandırılması üzerine temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Olayda, İlçe Emniyet Müdürü ve odasından bulunan…….. isimli sahsın iddialarına göre davacı, usulüne aykırı bir şekilde odaya girmiş, şahsa hitaben “Aşağıya park etmiş olduğun araban, polis merkezinin giriş çıkışını engelliyor, acilen arabanı çek” demiştir. Davacının savunmasına göre ise İlçe Emniyet Müdürünün odasına kapıyı çalıp, selamını vererek girmiş, usulüne uygun şekilde durumu arz ederek “Müdürüm arkadaşın bırakmış olduğu araç Müdüriyet girişini kapatmış” demiş ve İlçe Emniyet Müdürünün “tamam benim misafirim” demesi üzerine selamım vererek makamdan ayrılmıştır. Olayın taraflarınca verilen ifadelerin birbiriyle örtüşmediği, beyanlar arasında çelişki olduğu, disiplin soruşturmasının diyalogun diğer tarafı olan İlçe Emniyet Müdürü tarafından düzenlenen tek yanlı tutanağa istinaden başlatıldığı ayrıca söz konusu tutanakta da belirtildiği üzere ……… isimli şahıs ile davacı arasında geçmişte yapılan trafik kontrolü sırasında çıkan gerginlik nedeniyle bir husumet bulunduğu ve amire saygısızlık fiilinin işlendiği yolunda taraflar dışında başka tanık da bulunmadığı görülmüştür.

Bu durumda, davacının görev sırasında amir veya üstlerine saygısız davranmak fiilini işlediğinin hukuken kabul edilebilir, objektif, somut ve yeterli delillerle açık ve net bir şekilde ortaya konulamadığı anlaşıldığından, davacı hakkında Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 6/A-12. ve 15. maddeleri uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davayı reddeden idare mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, …..İdare Mahkemesinin ………. tarih ve …………… sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun geçici 8. maddesi gereğince uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca bozulmasına, yukarıda belirtilen hususlar gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 12.9.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.


Adana idare hukuku avukatı ve adana idari dava avukatı olarak bilgilendirme yapmak amacıyla paylaştığımız makalelerin bir kısmı şu şekildedir;

  • İptal davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Tam yargı davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Disiplin soruşturmasına savunma örneğine buradan,
  • Memur disiplin cezasına karşı açılacak iptal davasının incelendiği makalemize buradan, 
  • Memur disiplin cezasına itiraz konusunun ayrıntılı incelendiği makalemize buradan
  • Disiplin soruşturmasında soruşturma usulünün incelendiği makalemizi buradan
  • Soruşturma izni verilmesi itiraz dilekçesi örneğini buradan okuyabilirsiniz.

Makalelerimiz her geçen gün güncellendiği için ayrıntılı bilgi için lütfen sitemizde arama yapınız.

disiplin soruşturması tanık ifade tutanağı, disiplin soruşturmasında tanık ifadesi nasıl alınır, disiplin soruşturması ifade tutanağı tanıklar için, adana idari dava avukatı

Disiplin Soruşturması Tanık İfade Tutanağı

Bu makalemizde disiplin soruşturması tanık ifade tutanağı örneğini paylaşacağız. Disiplin soruşturmasında soruşturma geçiren memur, savunmasına esas olarak tanık dinlenmesini talep edebilir. Bu durumda tüm delilleri toplamak yükümlülüğü bulunan soruşturmacının, tanıkları uygun bir yolla çağırarak ifadelerine başvurması gerekir. Bu makalemizde de tanıkların ifadelerinin alınması sırasında kullanılabilecek disiplin soruşturması tanık ifade tutanağı örneği ni paylaşıyoruz.

Disiplin Soruşturması Tanık İfade Tutanağı

Disiplin soruşturmasında tanık ifadesi oldukça önemli bir delildir ancak tanık dinlenmesi konusunda da dikkat edilmesi gereken bazı hususlar mevcuttur Bir olayın tanığı olan kişilinin, aynı olay nedeniyle disiplin amiri sıfatıyla ceza vermesi hatalı bir uygulamadır, disiplin soruşturması tanık ifade tutanağı düzenlenemez. Dolayısıyla disiplin amirinin tanık olarak dinlenmesi halinde disiplin amiri artık disiplin cezası veremez.

Dava; davacı hakkında yapılan soruşturma sonucu kınama cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.Davacıya isnad edilen olaya ilişkin düzenlenmiş olan soruşturma raporunda, davacı hakkında isnat edilen eyleme ilişkin tanık olarak ifadesi alınanlardan kişinin aynı zamanda dava konusu işlemi tesis eden kişidir.Buna göre, davacıya isnad edilen olayın tanığı olarak gösterilen ve ifadesi alınan İlçe Milli Eğitim Müdürü tarafından aynı eylem nedeniyle davacıya ceza verilmiş olması hususu birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, bir olayın tanığı olan kişilinin, aynı olay nedeniyle disiplin amiri sıfatıyla ceza vermesinde, disiplin cezalarının tarafsızlık ve objektiflik kriterine uygun olarak verilmesi ilkesine aykırılık görüldüğünden bu haliyle dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. DANIŞTAY 12. DAİRE Esas Numarası: 2012/5247 Karar Numarası: 2015/7042 Karar Tarihi: 22.12.2015

Danıştay 5. Dairesi verilen disiplin cezasını amire saygısızlık fiilinin işlendiği yolunda tanık bulunmadığı gerekçesiyle iptal etmiştir. disiplin soruşturması tanık ifade tutanağı bulunup bulunmaması hali de büyük önem arz etmektedir.

Dava, polis memuru olarak görev yapan davacının, görev sırasında amir veya üstlerine saygısız davrandığından bahisle “dört ay kısa süreli durdurma” cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de bir alt ceza olan “üç günlük aylık kesimi” cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.Olayın taraflarınca verilen ifadelerin birbiriyle örtüşmediği, beyanlar arasında çelişki olduğu, disiplin soruşturmasının diyalogun diğer tarafı olan İlçe Emniyet Müdürü tarafından düzenlenen tek yanlı tutanağa istinaden başlatıldığı amire saygısızlık fiilinin işlendiği yolunda taraflar dışında başka tanık da bulunmadığı görülmüştür.Bu durumda, davacının görev sırasında amir veya üstlerine saygısız davranmak fiilini işlediğinin hukuken kabul edilebilir, objektif, somut ve yeterli delillerle açık ve net bir şekilde ortaya konulamadığı anlaşıldığından, davacı tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davayı reddeden idare mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir. DANIŞTAY 5. DAİRE, Esas Numarası: 2016/16858, Karar Numarası: 2018/15491, Karar Tarihi: 12.09.2018

Disiplin soruşturmasında sanıklar için ifade tutanağı örneği ne buradan ulaşabilirsiniz.

Disiplin Soruşturması Tanık İfade Tutanağı Örneği

………………………

İFADESİ ALINANIN:
1. Adı Soyadı: ………………………………..
2. Doğum yeri ve tarihi: ………………………………..
3. Ana adı: ……………………………….. Baba adı: ………………………………..
4. Görevi veya unvanı: ………………………………..
5. Görevli olduğu birim: ………………………………..
6. İkametgah adresi: ………………………………..

İFADENİN ALINDIĞI YER: ………………………………..

İFADE TARİHİ: …./…./…….

Yukarıda açık kimliği yazılı …………….. …………………’a yemini yaptırıldı. “Bildiğimi dosdoğru söyleyeceğime namusum ve şerefim üzerine yemin ederim” demesi üzerine soruşturma konusu olay açıklandıktan sonra soruldu;

SORU 1: ……………………………………………………………………………………………………………………………………..

CEVAP 1: …………………………………………………………………………………………………………………………………….

SORU 2: ……………………………………………………………………………………………………………………………………..

CEVAP 2: …………………………………………………………………………………………………………………………………….

Sorulacak başka husus kalmadığı görülmekle, hazırlanan tutanak ifade sahibi tarafından tekrar olundu. Yazılanların doğru olduğunu ifadenin kendisine ait olduğunu beyan etmesi üzerine okunan tutanak hep birlikte imzalandı.

İFADEYİ ALAN                                   İFADEYİ YAZAN                                 İFADEYİ VEREN

SORUŞTURMACI                                      KATİP                                                 TANIK

………………………                                ………………………                                    ………………………


Adana idare hukuku avukatı ve adana idari dava avukatı olarak bilgilendirme yapmak amacıyla paylaştığımız makalelerin bir kısmı şu şekildedir;

  • İptal davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Tam yargı davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Disiplin soruşturmasına savunma örneğine buradan,
  • Memur disiplin cezasına karşı açılacak iptal davasının incelendiği makalemize buradan, 
  • Memur disiplin cezasına itiraz konusunun ayrıntılı incelendiği makalemize buradan
  • Disiplin soruşturmasında soruşturma usulünün incelendiği makalemizi buradan
  • Soruşturma izni verilmesi itiraz dilekçesi örneğini buradan okuyabilirsiniz.

Makalelerimiz her geçen gün güncellendiği için ayrıntılı bilgi için lütfen sitemizde arama yapınız.

idare mahkemesi temyiz dilekçesi, idare mahkemesi temyiz dilekçesi örneği aylıktan kesme cezası, disiplin cezası, adana idari dava idare mahkemesi avukat

İdare Mahkemesi Temyiz Dilekçesi Örneği

Bu makalemizde idare mahkemesi temyiz dilekçesi örneği ne yer vereceğiz. Makalemizin sonunda verilen idare mahkemesi temyiz dilekçesi aylıktan kesme cezası yani bir disiplin cezası ile ilgilidir. Bu dilekçe örnek mukabilinde olup, somut olaya uyarlanması gerekmektedir.

İdare Mahkemesi Temyiz Dilekçesi Örneği

DANIŞTAY BAŞKANLIĞI’NA
Gönderilmek Üzere
……. İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’NA

DAVACI                                           : …………………………..

VEKİLİ                                             : Av. Selce MARAŞ BÜKEN

DAVALI                                           : …………………………..

KONU                                              : …… İdare Mahkemesi’nin …/…/….. tarih, 20…/…… esas, 20…/…… karar sayılı kararının, yürütmesinin durdurulmasına ve BOZULMASINA karar verilmesi talebimizdir.

AÇIKLAMALARIMIZ

Davalı …………’nın …/…/….. tarih ve …… sayılı 1/30 oranında aylıktan kesme cezası verilmesine ilişkin işlemin YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASI ve İPTALİ istemiyle …… İdare Mahkemesi’nde açılan davanın reddine karar verilmiştir.

Ancak, dava dosyasındaki belgelerin bir kez daha incelenmesinden de anlaşılacağı üzere …… İdare Mahkemesi’nce tarafımızdan ileri sürülen ve işlemin iptalini gerektiren hususlar hiç dikkate alınmaksızın, haksız ve hukuka aykırı olarak davanın reddine karar verilmiştir.

Şöyle ki; ………………………………………………………………………………………………………………..

Ancak İdare Mahkemesi yargılama sırasında ileri sürdüğümüz bu hususları dikkate almayıp, davanın reddine karar verdiğinden, bu kararın bozulmasını talep etmek zorunluluğumuz doğmuştur.

SONUÇ ve İSTEM: Yukarıda arz ve izah edilen ve Sayın Dairenizce re’sen göz önünde tutulacak nedenler dahilinde, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan …… İdare Mahkemesi’nin…… 20…/…… esas, 20…/……  sayılı kararının BOZULMASINA, yargılama giderlerinin davalı idareye tahmiline karar verilmesini saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz.

Davacı Vekili
Av. Selce MARAŞ BÜKEN


Adana idare hukuku avukatı ve adana idari dava avukatı olarak bilgilendirme yapmak amacıyla paylaştığımız makalelerin bir kısmı şu şekildedir;

  • İptal davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Tam yargı davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Disiplin soruşturmasına savunma örneğine buradan,
  • Memur disiplin cezasına karşı açılacak iptal davasının incelendiği makalemize buradan, 
  • Memur disiplin cezasına itiraz konusunun ayrıntılı incelendiği makalemize buradan
  • Disiplin soruşturmasında soruşturma usulünün incelendiği makalemizi buradan
  • Soruşturma izni verilmesi itiraz dilekçesi örneğini buradan okuyabilirsiniz.

Makalelerimiz her geçen gün güncellendiği için ayrıntılı bilgi için lütfen sitemizde arama yapınız.

Naklen atama işleminin iptali davası, naklen atama işleminin iptali ile ilgili emsal mahkeme kararı, adana idari dava avukatı, adana idare mahkemesi avukatı

Naklen Atama İşleminin İptali Emsal Karar

Bu makalemizde memurlara yapılan naklen atama işlemi, naklen atama işleminin amacı, naklen atama işleminin iptali kararı verilen ve davacı vekilliğini yürüttüğümüz bir idare mahkemesi kararı doğrultusunda değerlendirilmiştir. Naklen atama işleminin iptali emsal karar makalemizin devamında mevcuttur.

Naklen atama işlemi ile ilgili olarak; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 76 ncı maddesinde; “Kurumlar, görev ve görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık ve dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler.” hükmüne yer verilmiştir.

Görüldüğü üzere memurların naklen atama işlemi konusunda idareye takdir yetkisi tanınmıştır. Ancak naklen atama takdir yetkisi sınırsız değildir. Bu yetki ancak  kamu yararı ve hizmet gerekleri gözetilerek kullanılabilir. Dolayısıyla naklen atama işlemi yapılırken kamu hizmetinin etkin ve verimli işlemesi amacı dışında bir başka amacın bulunmaması ve atama işlemlerinin bir ALT CEZA GİBİ uygulanmaması gerekmektedir. Aksi halde açılacak dava ile naklen atama işleminin iptali söz konusu olacaktır.

Naklen Atama İşleminin İptali

Aşağıda yer verilen mahkeme kararına konu olayda …. öğretmen olarak görev yapan müvekkil hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucu merkez ilçeye en uzak ilçelerden birine atanmıştır. Söz konusu naklen atama işleminin iptali için dava açılmıştır. Açılan dava sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş naklen atama işleminin iptali sağlanmıştır.

Kararda özetle; “…Davacının soruşturma aşamasında alınan ifadesinde, öğrencilerin derse katılım sayısının az olması ve dersi işleyebilecek çizim malzemelerini yanlarında getirmemesi nedeniyle öğrencilere kızgın olduğunu, ders işlemediğini, bilgisayarıyla ilgilendiğini beyan ettiği, bu durumda davacının ….. tarihinde …..  ve …… saatleri arasında derslerine girdiği ancak derste başka şeylerle ilgilendiği ve ders işlemediği iddiaları sabit olmakla birlikte tek başına davacının başka bir ilçeye atanmasını gerektirecek ağırlıkta bulunmadığı, dava konusu atama işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı” gerekçesiyle naklen atama işleminin iptali ne karar verilmiştir.

Naklen Atama İşleminin İptali Emsal Karar

CCI13032020_0004
CCI13032020_0006
CCI13032020_0007

Adana idare hukuku avukatı ve adana idari dava avukatı olarak bilgilendirme yapmak amacıyla paylaştığımız makalelerin bir kısmı şu şekildedir;

  • İptal davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Tam yargı davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Memur disiplin cezasına karşı açılacak iptal davasının incelendiği makalemize buradan, 
  • Memur disiplin cezasına itiraz konusunun ayrıntılı incelendiği makalemize buradan
  • Disiplin soruşturmasında soruşturma usulünün incelendiği makalemizi buradan
  • Soruşturma izni verilmesi itiraz dilekçesi örneğini buradan okuyabilirsiniz.

Makalelerimiz her geçen gün güncellendiği için ayrıntılı bilgi için lütfen sitemizde arama yapınız.

 

Memura yıllık izin kullandırılmaması ve memurun yıllık izin talebinin reddi hakkında açılan iptal davası görüldüğü gibi kabul edilmiş, memura yıllık izin kullandırılmaması yönündeki işlemin iptaline karar verilmiştir.  İdari yargıda davanın usulüne uygun biçimde yürütülmesinde bir adana idare hukuku avukatı ndan destek ve hukuki yardım alınması en önemli tavsiyemizdir.

Memura Yıllık İzin Kullandırılmaması

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi, 2017/1365 Esas, 2017/2000 Karar ve 30.11.2017 tarihli kararında memura yıllık izin kullandırılmaması na ilişkin idari işlemin iptaline karar vermiştir. Somut olayda polis memuru olan davacının yıllık izin talebinin reddi üzerine iptal davası açmıştır. Davacı memurun yıllık izin talebi yıllık planlama gerekçe gösterilerek reddedilmiştir.

Davanın görüldüğü  İstanbul 12. İdare Mahkemesi’nce verilen 21.02.2017 günlü, E:2015/1548, K:2017/996 sayılı kararı ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 103 üncü maddesi uyarınca davalı idare tarafından söz konusu yıllık izinlere ilişkin bir planlama yapılabileceği, bu planlama sonucu davacının yıllık izinlerini kullanamaması durumunun ortaya çıkmasının söz konusu işlemin bu amaca yönelik tesis edildiği anlamını taşımadığı görüldüğünden dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

İlgili karara davacı itiraz etmiştir. İtiraz üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi aşağıda ayrıntısı verilen gerekçeli kararında,  657 s. Kanunun 103 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen takdir yetkisinin, davacının talep ettiği yıllık izninin 2014 yılına ait olduğu da göz önünde bulundurularak kullanılması ve bu çerçevede planlama yapılması gerekirken, yıllık izin hakkının düşmesi sonucunu doğuracak nitelikte tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davacının itirazının kabulü ile dava konusu işlemin iptaline karar vermiştir.

Memura Yıllık İzin Kullandırılmaması

İSTANBUL BÖLGE İDARE MAHKEMESİ

3. İDARİ DAVA DAİRESİ

Esas Numarası: 2017/1365

Karar Numarası: 2017/2000

Karar Tarihi: 30.11.2017

İSTEMİN ÖZETİ : İstanbul İli, Beykoz İlçe Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, 2014 yılına ait 14 günlük yıllık iznini kullanma istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 14.12.2015 tarih ve 9431 sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davada; 2001 yılında memuriyete başlayan ve halen İstanbul İli, Beykoz İlçe Emniyet Müdürlüğü bünyesinde polis memuru olarak görev yapan davacı tarafından, 2014 yılından devreden yol izniyle beraber 34 günlük yıllık izin hakkını kullanma talebiyle 23.11.2015 tarihinde başvuruda bulunulduğu, kendisine 30.11.2015 tarihinden geçerli olmak üzere 4 günü yol izni olmak üzere toplam 14 gün izin verildiği, söz konusu izin süresinin bitim tarihi olan 14.12.2015 tarihinde davacı tarafından tekrar başvuru yapılarak 14 gün yıllık izin talebinde bulunulduğu, söz konusu talebin 04.11.2015 tarihinde yapılan planlama doğrultusunda reddedilmesi üzerine de bakılmakta olan davanın açıldığı, olayda; davacı tarafından, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 103 üncü maddesinin, yıllık izin hakkının kullanılmasını engelleyecek şekilde uygulandığı iddiasında bulunulmuş ise de; ülke genelinde çıkan terör eylemleri nedeniyle 21.07.2015 tarihli kararla ikinci bir emre kadar senelik izinlerin kapatıldığı, 04.11.2015 tarihinde yapılan planlama ile 10 gün artı yol izni olacak şekilde mevcut personelin yüzde 10’unu aşmayacak şekilde yıllık izinlerin kullanılabileceğinin belirtildiği, davacının bu planlamadan sonra 23.11.2015 tarihinde 34 günlük izin talebinde bulunduğu, bu talep üzerine davacıya 14 gün izin verildiği, 14.12.2015 tarihli başvuru ile 2. kez yıllık izin talebinde bulunulması üzerine 04.11.2015 tarihli planlama gerekçe gösterilerek söz konusu talebin reddedildiği, bahse konu planlama uyarınca tüm personelin yıllık izin kullanılabilmesinin amaçlandığı, davacının 34 günlük devreden yıllık izinlerinin tamamını kullanması durumunda diğer personelin yıllık izinlerini kullanma şansının olmayabileceği, personel sayısının yetersiz oluşu nedeniyle hizmetin aksamaması ve vatandaşın mağduriyet yaşamaması ve aynı birimde görevli tüm personel arasında adaletin sağlanması adına 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 103 üncü maddesi uyarınca davalı idare tarafından söz konusu yıllık izinlere ilişkin bir planlama yapılabileceği, bu planlama sonucu davacının yıllık izinlerini kullanamaması durumunun ortaya çıkmasının söz konusu işlemin bu amaca yönelik tesis edildiği anlamını taşımadığı görüldüğünden dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddi yolunda İstanbul 12. İdare Mahkemesi’nce verilen 21.02.2017 günlü, E:2015/1548, K:2017/996 sayılı kararın; 657 sayılı Yasanın 103 üncü maddesinin, idareye yıllık izin planlaması yetkisi verdiği, Anayasanın 50. maddesiyle tanınan izin hakkını ortadan kaldıracak işlem yapma hak ve yetkisi vermediğinden bahisle itiraz yoluyla incelenerek BOZULMASI İSTENİLMEKTEDİR.

SAVUNMANIN ÖZETİ : İtiraz isteminin reddi GEREKTİĞİ SAVUNULMUŞTUR.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü İdare Dava Dairesi’nce, Danıştay Onbirinci Dairesi’nin 17.5.2017 günlü ve E:2017/697, K:2017/4288 sayılı kararıyla görev yönünden reddedilerek Dairemize gönderilen dosya incelendikten sonra işin GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Dava, İstanbul İli, Beykoz İlçe Emniyet Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, 2014 yılına ait 14 günlük yıllık iznini kullanma istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin 14.12.2015 tarih ve 9431 sayılı işlemin iptali İSTEMİYLE AÇILMIŞTIR.

Anayasanın 50. maddesinde; dinlenmenin çalışanların hakkı olduğu, yıllık izin hakları ve şartlarının kanunla düzenleneceği KURALA BAĞLANMIŞTIR.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun “İzin” başlıklı 23 üncü maddesinde, “Devlet memurları, bu Kanunda gösterilen süre ve şartlarla izin hakkına sahiptirler.” denilmek suretiyle, belli şartlar altında izin kullanmanın memurun genel haklarından biri olduğu hüküm ALTINA ALINMIŞTIR. İzin düzenlemelerinde, hangi iznin; ay, gün ya da saat şeklinde kullanılabileceği de AÇIKÇA BELİRTİLMİŞTİR.

657 s. Kanunun “Yıllık izin” başlıklı 102 nci maddesinde, “Devlet memurlarının yıllık izin süresi, hizmeti 1 yıldan on yıla kadar (on yıl dahil) olanlar için yirmi gün, hizmeti on yıldan fazla olanlar İçin 30 GÜNDÜR. Zorunlu hallerde bu sürelere gidiş ve dönüş için en çok ikişer gün eklenebilir.” hükmüne yer verilmiş; 103 üncü maddesinde, yıllık izinlerin, amirin uygun bulacağı zamanlarda, toptan veya ihtiyaca göre kısım kısım kullanılabileceği, birbirini izleyen iki yılın izninin bir arada verilebileceği belirtildikten sonra cari yıl ile bir önceki yıl hariç, önceki yıllara ait kullanılmayan izin haklarının düşeceği KURALA BAĞLANMIŞTIR.

Dosyanın incelenmesinden, polis memuru olan davacının, 23.11.2015 tarihli dilekçesiyle, 2014 yılına ait 30 günlük yıllık iznini kullanma istemiyle başvuruda bulunduğu, bu başvurusu üzerine adı geçene 30.11.2015 tarihinden itibaren 10 gün yıllık izin verildiği ve gidiş ve dönüş için ikişer gün olmak üzere 4 gün eklendiği, davacının izin dönüşü 14.12.2015 tarihli dilekçesiyle, 2014 yılına ait kullanmaması halinde düşecek olan 14 gün yıllık iznini 15.12.2015 tarihinden itibaren kullanma istemiyle idareye başvurduğu, bu başvurusunun dava konusu işlemle, ülke genelindeki terör eylemleri nedeniyle 21.7.2015 tarihinden itibaren ikinci bir emre kadar kapatılan yıllık izinlerin 4.11.2015 tarihinden itibaren en fazla 10 gün artı yol izni ve mevcudun % 10’unu aşmayacak şekilde kullanılabileceğinin Personel Genel Müdürlüğünce bildirilmesi üzerine Beykoz İlçe Emniyet Müdürlüğünde planlama yapıldığı ve bu planlama dâhilinde 30.11.2015 tarihinden itibaren 14 gün yıllık izin kullandırıldığı belirtilerek, mevcut personel sayısının yetersizliği, hizmetin aksamaması, vatandaşın mağduriyetinin önlenmesi ve birimde görevli personel arasında adaleti sağlamak, çifte standart izlenimini önlemek ve planlama dâhilinde izin kullanamayan diğer personele izin kullandırılabilmesi bakımından talebinin yerinde görülmediği belirtilerek 657 sayılı Yasanın 103 üncü maddesine istinaden REDDEDİLDİĞİ ANLAŞILMAKTADIR.

657 s. Kanunun yıllık izinlerin kullanılış şeklini düzenleyen 103 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, yıllık izinlerin amirin uygun bulacağı zamanlarda kullanılabilmesi mümkün olup, ihtiyaca göre toptan veya kısım KISIM KULLANDIRILACAKTIR. Bu düzenleme ile, hizmetin aksamadan yürütülebilmesi için izin konusunda amirlere takdir YETKİSİ TANINMIŞTIR. Bu takdir yetkisini kullanan amirlerin, memurların isteklerini de dikkate almak suretiyle yıllık izinlerin hangi zamanlarda ve ne şekilde kullanılacağı, kısım kısım kullanılacak ise kullanma süre ve tarihlerini de belirlemek suretiyle hizmetin aksamasına mahal vermeyecek biçimde bir planlamaya GİTMELERİ GEREKMEKTEDİR. Bu planlamanın doğal sonucu olarak, tüm personelin istediği zamanda ve istediği biçimde izin kullanmasına imkân verilmemesi de söz KONUSU OLABİLECEKTİR. Ancak, hizmet gerekleri gözetilerek yapılacak planlamanın doğuracağı bu tür kısıtlamaların, hukuka aykırı olmaması ve ilgililerin mağduriyetine sebebiyet VERMEMESİ GEREKİR.

Kurum amirlerine tanınmış olan bu takdir yetkisinden hareketle, amir tarafından, yürütülen kamu hizmetinde zaman zaman meydana gelebilecek olası aksamalar öngörülerek belirli süreyle personelin bir kısmına veya tamamına yıllık izin kullanması hususunda müsaade edilmemesi hizmet gereklerine uygun düşmekle birlikte, önceki yıllara ait kullanılmayan izin haklarının düşmesi sonucunu yaratacak uygulamaların, 657 s. Kanunun 103 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen takdir yetkisinin aşılması anlamına geleceği, ilgililere Kanunla tanınan izin hakkının kullandırılmamasının Anayasayla teminat altına alınan dinlenme hakkının ihlali sonucunu doğurabileceği ve mağduriyetlere sebebiyet VERECEĞİ AÇIKTIR.

Somut olayda, ülke genelinde meydana gelen terör eylemleri nedeniyle İçişleri Bakanlığı’nca 21.7.2015 tarihinden itibaren ikinci bir emre kadar kapatılan yıllık izinlerin 4.11.2015 tarihinden itibaren en fazla 10 gün artı yol izni ve mevcudun % 10’unu aşmayacak şekilde kullanılabileceğinin Personel Genel Müdürlüğünce bildirilmesi üzerine polis memuru olan davacının görev yaptığı Beykoz İlçe Emniyet Müdürlüğünde planlama yapıldığı ve bu planlama dâhilinde davacıya 30.11.2015 tarihinden itibaren 2014 yılına ait 30 günlük yıllık izninin 10 gününü kullanma izni verilerek bu süreye gidiş ve dönüş için ikişer gün eklendiği, davacının 2014 yılına ait kullanmaması halinde düşecek olan 14 gün yıllık iznini 15.12.2015 tarihinden itibaren kullandırılması isteminin ise, mevcut personel sayısının yetersizliği sebebiyle ve hizmetin aksamaması, vatandaşın mağduriyetinin önlenmesi, birimde görevli personel arasında adaletin sağlanması, çifte standart izleniminin önlenmesi ve planlama dâhilinde izin kullanamayan diğer personele izin kullandırılabilmesi amacıyla reddedildiği anlaşılmakta ise de; davacının daha önce 23.11.2015 tarihli dilekçesiyle, 2014 yılına ait 30 günlük yıllık iznini kullanma istemiyle başvuruda bulunduğu ve 4.11.2015 tarihli duyuruda belirtilen “en fazla 10 gün + yol izni” sınırlamasının il emniyet müdür yardımcıları, ilçe emniyet müdürleri ve şube müdürleri için getirilmiş olması, polis memurları yönünden ise mevcudun % 10’unu aşmayacak şekilde yıllık izinlerin kullanıma açılmış olduğu hususu da dikkate alındığında, 657 s. Kanunun 103 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen takdir yetkisinin, davacının talep ettiği yıllık izninin 2014 yılına ait olduğu da göz önünde bulundurularak kullanılması ve bu çerçevede planlama yapılması gerekirken, yıllık izin hakkının düşmesi sonucunu doğuracak nitelikte tesis edilen dava konusu işlemde hukuka UYARLIK BULUNMAMAKTADIR.

Açıklanan nedenlerle, davacının itiraz isteminin kabulüyle, İstanbul 12. İdare Mahkemesi’nce verilen 21.02.2017 günlü, E:2015/1548, K:2017/996 sayılı kararın bozulmasına, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan 417,50.-TL yargılama ve itiraz giderinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, fazladan yatırılan 121,60.-TL temyiz karar harcı ile 95,40.-TL harcın davacıya iadesine, yargılama ve itiraz gideri için tahsil edilen paranın kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği’nin 47 nci maddesi uyarınca ilgilisine iade edilmesine, kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 30.11.2017 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Memura yıllık izin kullandırılmaması ve memurun yıllık izin talebinin reddi hakkında açılan iptal davası görüldüğü gibi kabul edilmiş, memura yıllık izin kullandırılmaması yönündeki işlemin iptaline karar verilmiştir.

İdari yargıda davanın usulüne uygun biçimde yürütülmesinde bir adana idare hukuku avukatı ndan destek ve hukuki yardım alınması en önemli tavsiyemizdir.

Adana idare hukuku avukatı ve adana idari dava avukatı olarak bilgilendirme yapmak amacıyla paylaştığımız makalelerin bir kısmı şu şekildedir;

  • İptal davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Tam yargı davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Memur disiplin cezasına karşı açılacak iptal davasının incelendiği makalemize buradan, 
  • Memur disiplin cezasına itiraz konusunun ayrıntılı incelendiği makalemize buradan
  • Disiplin soruşturmasında soruşturma usulünün incelendiği makalemizi buradan
  • Soruşturma izni verilmesi itiraz dilekçesi örneğini buradan okuyabilirsiniz.

Makalelerimiz her geçen gün güncellendiği için ayrıntılı bilgi için lütfen sitemizde arama yapınız.

Yürütmenin durdurulması kararı nedir, yürütmenin durdurulması şartları, iyuk, karara itiraz, adana idare avukatı, yürütmenin durdurulması talebi

Yürütmenin Durdurulması Kararı Nedir?

Bu makalemizde yürütmenin durdurulması kararı İYUK kapsamında açıklamaya çalışacağız. Yürütmenin durdurulması kararı nedir, idari yargıda yürütmenin durdurulması şartları nelerdir gibi sorulara cevap bulmaya çalışacağız.

Yürütmenin Durdurulması Kararı Nedir?

Hukuk devleti ilkesinin en önemli gereklerinden biri de idarenin işlemlerinin yargı denetiminden geçmesidir. İdarenin ortaya koyduğu her türlü idari işlem ve eylem yargısal denetime tabidir, iptal davasına konu edilebilir. Dolayısıyla idarenin bu şekilde yargı denetimine tabi tutulması sağlanmış olur.

Hukuka uygunluk karinesine göre, idari işlemler hukuka uygun olarak kabul edilirler. Dolayısıyla bir idari işlem mahkeme kararı ile iptal edilinceye dek uygulanmaya devam eder.  Bu nedenle bir idari işlem hakkında sırf iptal davası açılmış olması, o idari işlemin icra edilebilirliğini ortadan kaldırmaz. İdari işlem dava açılmış olsa dahi uygulanmaya devam eder.

Nitekim 2577 s. İYUK’un 27. maddesinin 1. fıkrasına göre;  “Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz”

Bu nedenle iptal davalarında yürütmenin durdurulması talep edilerek, idari işlemin yürütmesinin durdurulması yani icra edilebilirliğinin durdurulması sağlanabilir. Yürütmenin
durdurulması kararı ile henüz mahkeme dava konusu işlem hakkında iptal kararı vermemişken, sanki iptal kararı verilmiş gibi bir durum ortaya çıkar. İptali istenen işlemin icrası durdurulur ve idari işlemin tesisinden önceki hukuki duruma geri dönülür.

Yürütmenin Durdurulması Şartları Nelerdir?

Yürütmenin durdurulması şartları İYUK’nun 27. maddesinin 2. fıkrasında yer verilmiştir. Düzenlemeye göre, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, yürütmenin durdurulması kararı verilebilir. Bu doğrultuda yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur.

Dolayısıyla bir idari işlem hakkında yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için işlemin hem telafisi güç veya imkansız zararlar doğurması hem de açıkça hukuka aykırı olması gerekir. Her iki şartı da sağlamayan idari işlemler hakkında yürütmenin durdurulması kararı verilemez. Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır. Aynı sebebe dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması talebinde bulunulamaz.

Yürütmenin Durdurulması Kararına İtiraz

Yürütmenin durdurulması talebi mahkeme tarafından kabul edilebilir veya yürütmenin durdurulması şartlarını görmezse reddedilebilir. Her iki durumda da kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde yürütmenin durdurulması kararına itiraz edilebilir. İdare mahkemeleri tarafından verilen yürütmenin durdurulması kararına itiraz Bölge İdare Mahkemesi’ne yapılır. İtiraz edilen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir. Yürütmenin durdurulması isteminin reddi kararına itiraz dilekçesi örneğine buradan ulaşabilirsiniz.

İdari yargıda davanın usulüne uygun biçimde yürütülmesinde bir adana idare hukuku avukatı ndan destek ve hukuki yardım alınması en önemli tavsiyemizdir.

Adana idare hukuku avukatı ve adana idari dava avukatı olarak bilgilendirme yapmak amacıyla paylaştığımız makalelerin bir kısmı şu şekildedir;

  • İptal davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Tam yargı davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Memur disiplin cezasına karşı açılacak iptal davasının incelendiği makalemize buradan, 
  • Memur disiplin cezasına itiraz konusunun ayrıntılı incelendiği makalemize buradan
  • Disiplin soruşturmasında soruşturma usulünün incelendiği makalemizi buradan
  • Soruşturma izni verilmesi itiraz dilekçesi örneğini buradan okuyabilirsiniz.

Makalelerimiz her geçen gün güncellendiği için ayrıntılı bilgi için lütfen sitemizde arama yapınız.

Yürütmenin durdurulması isteminin reddi kararına itiraz dilekçesi, yd red kararına itiraz, yd red itiraz dilekçesi, adana idare avukatı, idari dava avukatı.

Yürütmenin Durdurulması İsteminin Reddi Kararına İtiraz

Bu makalemizde yürütmenin durdurulması isteminin reddi kararına itiraz dilekçesine yer verilecektir. Yürütmenin durdurulmasının reddi kararına itiraz İdari Yargılama Usulü Kanununun 27. maddesinde düzenlenmiştir. Düzenlemeye göre, idare mahkemesi telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının varlığı halinde idari işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar verilebilir. Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar hakkında, kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde itiraz edilebilir. İdare mahkemeleri tarafından verilen yürütmenin durdurulması isteminin reddi kararına itiraz Bölge İdare Mahkemesi’ne yapılır. Yürütmenin durdurulması isteminin reddi kararına itirazyd red itiraz dilekçesi makalemizin devamında yer almaktadır.

Yürütmenin Durdurulması İsteminin Reddi Kararına İtiraz Dilekçesi

…. BÖLGE İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’NA
SUNULMAK ÜZERE
…. İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’NA

DOSYA NO: 201../…. Esas

YD RED KARARINA İTİRAZ EDEN DAVACI: ……….

VEKİLİ: Av. Selce MARAŞ BÜKEN

DAVALI: ……. Üniversitesi Rektörlüğü

KONU: …… İdare Mahkemesi’nin tarafıma …/…/…. tarihinde tebliğ edilen …/…/….. tarih ve 20…/…. Esas sayılı yürütmenin durdurulması isteminin reddi kararına itiraz dilekçemizin arzı ve söz konusu yürütmenin durdurulması isteminin reddi kararının kaldırılmasına ve dava konusu idari işlemle ilgili yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi talebimizdir.

AÇIKLAMALARIMIZ:

Davalı …. Üniversitesi ….. Dekanlığı’nın …/…/…. tarih ve …. sayılı 1/30 oranında aylıktan kesme cezasının yürütmesinin durdurulması ve iptali istemiyle, …… İdare Mahkemesi’nin 201../…. esasına kayden iptal davası açılmıştır. Ancak Mahkeme tarafından  …/…/….. tarih ve 20…/…. Esas sayılı kararla işlemin yürütmesinin durdurulması talebinin reddine karar verilmiştir.

Ancak, dava dosyasındaki belgelerin bir kez daha incelenmesi sonucu anlaşılacağı üzere, olayda İdari Yargılama Usulü Kanununun 27/2. maddesinde öngörülen şartlar gerçekleşmiştir. Dolayısıyla yürütmenin durdurulması talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken aksine yürütmenin durdurulması isteminin reddi kararı verilmesi hukuki dayanaktan yoksundur. Bu nedenle söz konusu yürütmenin durdurulması isteminin reddi kararının kaldırılmasını teminen iş bu itirazın yapılması zorunluluğu hasıl olmuştur.

Şöyle ki; ………………………………………………………………………………………………………

SONUÇ ve İSTEM: Yukarıda arz ve izah edilen nedenler dahilinde, …… İdare Mahkemesi’nin  …/…/….. tarih ve 20…/…. Esas sayılı haksız ve hukuki dayanaktan yoksun yürütmenin durdurulması isteminin reddi kararının kaldırılmasına ve dava konusu idari işlemle ilgili yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz.

Davacı Vekili
Av. Selce MARAŞ BÜKEN

İdari yargıda davanın usulüne uygun biçimde yürütülmesinde bir adana idare hukuku avukatı ndan destek ve hukuki yardım alınması en önemli tavsiyemizdir.

Adana idare hukuku avukatı ve adana idari dava avukatı olarak bilgilendirme yapmak amacıyla paylaştığımız makalelerin bir kısmı şu şekildedir;

  • İptal davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Tam yargı davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Memur disiplin cezasına karşı açılacak iptal davasının incelendiği makalemize buradan, 
  • Memur disiplin cezasına itiraz konusunun ayrıntılı incelendiği makalemize buradan
  • Disiplin soruşturmasında soruşturma usulünün incelendiği makalemizi buradan
  • Soruşturma izni verilmesi itiraz dilekçesi örneğini buradan okuyabilirsiniz.

Makalelerimiz her geçen gün güncellendiği için ayrıntılı bilgi için lütfen sitemizde arama yapınız.