Ana içeriğe geç
Üniversite koridorunda jüri raporunu okuyan ve yüzü görünmeyen akademisyen.

Profesörlük Jüri Raporuna İtiraz ve İptal Davası

Av. Arb. Selce MARAŞ BÜKEN
Yazar: Av. Arb. Selce MARAŞ BÜKEN
12 dakika okuma

Profesörlük jüri raporuna itiraz ve iptal davası, ilan edilen bilim alanıyla ilgisiz bir jüri tarafından hazırlanması, adayın eserleriyle somut bağ kurulmaması, her aday için ayrı ve gerekçeli değerlendirme yapılmaması veya adaylar arasında denetlenebilir bir karşılaştırma bulunmaması hâllerinde gündeme gelir. Bu eksiklikler atama işleminin iptali için önemli birer gerekçedir. Zira profesörlük kadrosuna atanma konusunda üniversiteye tanınan takdir yetkisi sınırsız değildir. Jüri raporları, üniversite yönetim kurulunun ve rektörün kararına bilimsel dayanak sağlayan temel belgelerdir. Raporların şeklen tamamlanmış olması yeterli değildir. Profesörlük kadrosunda jüri raporunun ilan edilen kadro, adayların bilimsel nitelikleri ve tercih sonucu arasında nesnel bir bağ kurulması gerekir.

Profesörlük jüri raporu gerekçesizse atama işlemi iptal edilir mi?

Gerekçesiz veya eksik incelemeye dayanan bir jüri raporu, profesörlük atama işleminin hukuka uygunluğunu tartışmalı hâle getirir. İptal davasında tüm jüri raporları, yönetim kurulu kararı, atanan ve atanmayan adayların dosyaları, üniversitenin akademik kriterleri ve eksikliğin nihai karara etkisi birlikte incelenir.

Hukuki denetimde özellikle şu sorulara cevap aranır:

  • Jüri, kanunda ve yönetmelikte öngörülen sayı ile oluşturulmuş mudur?
  • Jüri üyeleri ilan edilen kadronun bilim veya sanat alanıyla ilgili midir?
  • Her aday için ayrı bir rapor hazırlanmış mıdır?
  • Birden fazla aday varsa jüri üyeleri tercihlerini bildirmiş midir?
  • Adayların bilimsel nitelikleri ve çalışmaları somut biçimde ele alınmış mıdır?
  • Adayların eserleri, ilan edilen bilim alanıyla ilişkileri yönünden incelenmiş midir?
  • Jüri raporları arasındaki önemli çelişkiler nihai kararda karşılanmış mıdır?
  • Üniversite yönetim kurulunun kararı kamu yararı ve hizmet gerekleriyle açıklanabilir midir?

Bu unsurlardaki eksiklik, işlemin sebep, şekil, konu veya maksat yönünden hukuka aykırılık iddiasına dayanak oluşturabilir.

2547 Sayılı Kanun ve Yönetmelik Ne Düzenliyor?

2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 26. maddesine göre profesörlüğe yükseltilerek atanabilmek için doçentlik unvanından sonra en az beş yıl ilgili bilim alanında çalışılmış olması ve bu alanda özgün yayın veya çalışmalar yapılması gerekir. Başvuru dosyasında bu yayınlardan biri başlıca araştırma eseri olarak belirtilir.

Aynı maddede profesörlük kadrosuna ilişkin değerlendirme usulü de düzenlenmiştir. Üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü yönetim kurulunca;

  1. ilan edilen kadronun bilim alanıyla ilgili beş profesör seçilir,
  2. bu profesörlerin en az üçünün başka üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsünden olması gerekir,
  3. her aday için ayrı bir rapor hazırlanır,
  4. birden fazla aday varsa jüri üyelerince tercih bildirilir,
  5. yönetim kurulunun raporları göz önünde tutarak aldığı karar üzerine atama rektör tarafından yapılır.

Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği'nin 15. maddesi bu çerçeveyi ayrıntılandırmaktadır. Jüri üyelerinin, belgelerin kendilerine verildiği tarihi izleyen iki ay içinde her aday için ayrı rapor hazırlaması; adayların bilimsel veya sanatsal niteliklerini ve çalışmalarını, yöneticilik, yapıcılık ve geliştiricilik özelliklerini, ayrıca bilim ve sanat insanı yetiştirme çabalarını ayrıntılı biçimde ortaya koyması öngörülmüştür.

Kanun ve Yönetmelikteki yapı, jüri raporunu yalnız puan toplamı veya kısa bir kanaat yazısı olmaktan çıkarır. Raporun, yönetim kurulu kararının nedenini dışarıdan anlaşılır ve yargısal denetime elverişli hâle getirmesi beklenir.

Profesörlük jüri raporuna hangi nedenlerle itiraz edilebilir?

Profesörlük jüri raporuna itiraz bakımından en güçlü iddialar, rapordaki sonuca katılmamaktan değil, değerlendirme sürecinin somut ve denetlenebilir eksikliklerinden doğar. Başlıca inceleme alanları aşağıdadır.

Jüri Üyelerinin Bilim Alanı Uyumsuzluğu

Jüri üyelerinin ilan edilen kadronun bilim veya sanat alanıyla ilgili profesörlerden seçilmesi gerekir. Yalnız yakın bir bölümde görev yapmak veya genel bir üst disiplin içinde bulunmak yeterli değildir. Kadro ilanındaki anabilim dalı, bilim alanı, özel koşullar, jüri üyelerinin akademik özgeçmişleri ve yayın ağırlıkları karşılaştırılmalıdır.

Bilim alanı uyumsuzluğu iddiasında, atanan jüri üyesinin doçentlik alanı, çalıştığı anabilim dalı, yayınlarının ağırlık merkezi birlikte ele alınır. İlgili alanda yeterli uzman bulunup bulunmadığı da somut dosyada önem taşır.

Raporun Adayın Eserleriyle Somut Bağ Kurmaması

“Bilimsel yeterliliği zayıftır”, “diğer aday daha uygundur” veya “akademik hedeflere daha fazla katkı sunacaktır” biçimindeki genel ifadeler, hangi eser ve faaliyetlerin hangi nedenle yetersiz görüldüğünü tek başına ortaya koymaz. Raporun;

  • başlıca araştırma eserini,
  • doçentlik sonrası özgün yayın ve çalışmaları,
  • ilan edilen alandaki akademik üretimi,
  • üniversitenin ek atama kriterlerini,
  • eğitim, araştırma ve bilim insanı yetiştirme faaliyetlerini

somut dosya üzerinden incelemesi gerekir.

Raporda adayın eserlerin genel geçer ifadelerle özetlenmesi ile bilimsel niteliğinin, alanla ilişkisinin ve adaylar arasındaki tercih sonucuna etkisinin tartışılması aynı şey değildir.

Her Aday İçin Ayrı Rapor Hazırlanmaması

2547 sayılı Kanun ve Yönetmelik, her aday için ayrı ayrı rapor hazırlanmasını öngörmektedir. Bu kural, adayların bilimsel dosyalarının bireysel olarak incelenmesini ve her raporun hangi adaya ilişkin olduğunun açıkça anlaşılmasını amaçlar.

Her bir jüri üyesinin kişisel ve bağımsız inceleme yapılıp yapılmadığı, her adayın dosyasına özgü gerekçe kurulup kurulmadığı ve raporlarındaki değerlendirmelerin mevzuattaki “her aday için ayrı ayrı” şartını gerçekten karşılayıp karşılamadığı araştırılmalıdır.

Adaylar Arasında Gerçek Bir Karşılaştırma Yapılmaması

Birden fazla aday bulunduğunda jüri üyelerinin tercihlerini bildirmeleri gerekir. Tercihin salt yalnız toplam puan farkına veya yayın sayısına dayandırılması, ilan edilen bilim alanıyla nitelik ilişkisi kurulmadığı takdirde yetersiz kalacağı değerlendirilir. Mahkeme veya bilirkişi heyeti tarafından adaylar arasında yeni bir “kadroyu kimin hak ettiği” yarışı kurulması amaçlanmasa da, incelenen husus, idari değerlendirmede nesnel ölçütlerin uygulanıp uygulanmadığı ve tercih sonucunun bilimsel verilerle açıklanıp açıklanmadığı davada önem arz eder.

Raporlar Arasındaki Çelişkilerin Karşılanmaması

Beş jüri üyesinin aynı sonuca ulaşması zorunlu değildir. Jüriler oy çokluğu ile de karar alabilir. Olumlu ve olumsuz raporların bulunması olağandır. Ancak raporlar arasında adayın alanı, eserleri, puanı veya bilimsel yeterliliği konusunda esaslı çelişkiler varsa, nihai kararın hangi gerekçeye üstünlük tanıdığı anlaşılabilmelidir.

Puanlama ve Akademik Kriter Hataları

Üniversitenin akademik yükseltilme ve atama kriterlerindeki puanlama kuralları karar tarihinde yürürlükte olan mevzuat üzerinden uygulanmalıdır. Yayının türü, indeks bilgisi, tarihi, yazar sırası veya alanla ilgisi yanlış değerlendirilmişse, bu doğrultuda yapılacak jüri değerlendirmesi de hatalı olacaktır. Bununla birlikte profesörlük ataması yalnız en yüksek puanı alan adayın atanacağı otomatik bir yarışma değildir. Puan, bilimsel nitelik ve alan uygunluğu birlikte ele alınır. Daha yüksek puan tek başına atama hakkı doğurmadığı gibi daha düşük puan da adayın dosyasının alanla ilişkili niteliksel yönlerinin değerlendirme dışı bırakılmasını haklı kılmaz.

Tarafsızlık ve Çıkar Çatışması İddiaları

Jüri üyesi ile aday arasındaki ortak yayın, akademik iş birliği, açık husumet, hiyerarşik ilişki veya başka bir yakınlık ilişkisinin değerlendirilmesinde, ilişkinin niteliği, zamanı, yoğunluğu ve somut değerlendirmeye etkisi ortaya konulmalıdır. Tarafsızlık iddiası, varsayımdan çok belgeyle desteklenmelidir. Ortak yayınlar, proje görevleri, kurumsal yazışmalar veya daha önceki uyuşmazlıklar bu kapsamda önemlidir.

Üniversite Yönetim Kurulu Jüri Raporlarıyla Bağlı mıdır?

Üniversite yönetim kurulu jüri raporlarını göz önünde tutarak karar verir; raporlar atama sürecinin bilimsel dayanağını oluşturur. Bununla birlikte yönetim kurulunun görevi yalnız oyları saymak olmayıp, yönetim kurulu raporların mevzuata uygun kurulup kurulmadığı, tercihlerin gerekçesi ve üniversitenin akademik ihtiyaçları kararın içinde veya dayanaklarında anlaşılır olup olmadığını da denetlemelidir.

Profesörlük kadrosuna atamanın yapılmaması ve iptal davası hakkında genel süreç ayrı içeriğimizde ele alınmaktadır. Buradaki özel sorun ise jüri raporlarının içeriği, bilim alanı bağlantısı ve yargısal denetlenebilirliğidir.

Danıştay 8. Dairenin 2025 Tarihli Kararı

Danıştay 8. Dairenin 25 Mart 2025 tarihli, E.2022/7442, K.2025/3215 sayılı kararında; Türkçe Eğitimi Anabilim Dalı için ilan edilen profesörlük kadrosuna ilişkin atama uyuşmazlığı incelenmiştir. Adaylardan birinin çalışmaları Türkçe Eğitimi, atanan adayın çalışmalarının önemli bölümü ise Eski Türk Edebiyatı alanında yoğunlaşmıştır.

Üniversitenin belirlediği jüri üyelerinin çoğunluğu atanan adayın çalışma alanına yakın birimlerde görev yapmıştır. Jüri raporlarında puan ve bilimsel faaliyet karşılaştırmasına yer verilmiş; ancak eserlerin ilan edilen Türkçe Eğitimi alanıyla ilgisi üzerinde değerlendirme yapılmamıştır.

İlk derece yargılamasında seçilen bilirkişiler ilan edilen bilim alanından olmakla birlikte, çoğunluk görüşünde üniversite jürisinin puanları esas alınmış ve eserlerin kadro alanıyla ilişkisi yine karşılaştırılmamıştır. Bir bilirkişi ise adayların çalışmalarını alan bağlantısı yönünden ayrı bir sonuca bağlamıştır.

Danıştay;

  • üniversite jürisinin objektif ölçütlerle hareket edip etmediğinin,
  • adayların niteliklerinin ilan edilen alan bakımından karşılaştırılmasının,
  • üniversitenin akademik yükseltilme ve atama kriterlerinin bağımsız biçimde uygulanmasının,
  • adayların bilimsel niteliklerinin jüri raporlarından bağımsız teknik incelemeyle ortaya konulmasının

gerekli olduğuna hükmetmiştir. Mahkemece, bilim alanı Türkçe Eğitimi olan en az üç kişilik yeni bir bilirkişi heyetinden karşılaştırmalı rapor alınması gerektiği belirtilerek bölge idare mahkemesi kararı oyçokluğuyla bozulmuştur.

Danıştay 8. Daire E.2022/7442, K.2025/3215 sayılı kararın tam metni birlikte okunduğunda güvenli sonuç şudur: Yüksek puan veya jüri çoğunluğu tek başına yeterli değildir; bilirkişi incelemesinde adayların eserleri ilan edilen bilim alanı ve üniversitenin yürürlükteki kriterleri yönünden bağımsız ve karşılaştırmalı biçimde incelenmelidir.

Üniversite Jürisi ile Mahkeme Bilirkişisi Arasındaki Fark

Üniversite jürisi, profesörlük kadrosuna başvuran adayların bilimsel ve sanatsal niteliklerini atama sürecinde inceler. Mahkeme bilirkişisi ise dava açıldıktan sonra, uyuşmazlığın çözümü için gereken özel veya teknik konularda yargı merciine görüş sunar.

Bu iki raporun işlevi farklıdır:

  • Üniversite jüri raporu, idari işlemin hazırlık ve gerekçe sürecinin parçasıdır.
  • Mahkeme bilirkişi raporu, dava konusu işlemin teknik yönlerinin yargısal denetimine yardımcı olur.
  • Üniversite jürisinin tercihi mahkeme bilirkişisince yalnız tekrar edilmemelidir.
  • Mahkeme bilirkişisi, aday dosyalarını ilan edilen alan ve yürürlükteki kriterler bakımından bağımsız olarak karşılaştırmalıdır.
  • Hukuka uygunluk konusunda nihai karar bilirkişiye değil mahkemeye aittir.

İdari yargıda teknik akademik uyuşmazlıkların incelenme biçimi idari yargıda bilirkişi incelemesi başlıklı içeriğimizde ayrıca açıklanmaktadır. Bilirkişi raporundaki eksiklikler ile üniversite jüri raporundaki eksikliklerin birbirine karıştırılmaması gerekir.

Profesörlük Atama İşlemine Karşı İptal Davası

Devlet üniversitesinin profesörlük kadrosuna ilişkin başvuruyu reddetmesi ve başka adayı ataması, kesin ve yürütülmesi zorunlu idari işlem niteliği taşıyabilir. Özel bir süre bulunmadığı durumda 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesindeki genel dava açma süresi yazılı bildirimi izleyen günden itibaren 60 gündür.

Sürenin başlangıcı; ret kararının, yönetim kurulu kararının veya atama işleminin ne zaman ve hangi içerikle bildirildiğine göre dosya özelinde incelenmelidir. İdari dava açma süresi açıklamaları çerçevesinde yazılı bildirim ve öğrenme tarihi birlikte değerlendirilmelidir.

Dava dilekçesinde her bir iddianın ilgili belgeyle ilişkilendirilmesi gerekir. Yalnız atanan adayın daha zayıf olduğu yönündeki genel kanaat, yargısal denetim için yeterli olmayabilir.

Yürütmenin Durdurulması İstenebilir mi?

İptal davasıyla birlikte yürütmenin durdurulması talep edilebilir. Bunun için işlemin açıkça hukuka aykırı olması ile uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zarar doğması koşullarının birlikte bulunması gerekir.

Profesörlük kadrosunun başka aday tarafından doldurulması, akademik kariyerin ve özlük durumunun etkilenmesi, kadronun tek olması ve atama işleminin sonuçlarının zaman içinde yerleşmesi telafisi güç zarar iddiasında önem taşır. Buna rağmen yürütmenin durdurulması otomatik değildir. Mahkemece hukuka aykırılık iddiaları ve zarar somut dosya üzerinden incelenir.

Yürütmenin durdurulması kararı verilmesi, mahkemenin doğrudan davacıyı profesörlük kadrosuna atadığı anlamına gelmez. Kararın kapsamı, dava konusu işlem ve hüküm fıkrasına göre idarece uygulanır.

Mahkeme Doğrudan Atama Kararı Verebilir mi?

İdari yargı, hukuka uygunluk denetimi yapar; yerindelik denetimi yaparak üniversitenin yerine yeni bir akademik tercih kurmaz. Mahkeme, hukuka aykırı ret veya atama işlemini iptal edebilir. Sonrasında idarece kararın gerekçesine uygun yeni işlem tesis edilmesi gerekir. Somut olayın niteliğine göre yeniden jüri oluşturulması, eksik raporların tamamlanması, aday dosyalarının yeniden değerlendirilmesi veya yönetim kurulunca yeni karar alınması gündeme gelebilir.

Öğretim üyesi ataması iptal davası bakımından işlemin iptali ile idarenin yerine geçerek atama yapılması arasındaki ayrım önem taşır. Dava talebi, atanmayan adayın hukuki durumuna ve aynı kadroya yapılan atama işlemine göre kurulmalıdır.

Dosyada Öncelikle Hangi Belgeler İncelenir?

Profesörlük jüri raporuna ilişkin uyuşmazlıkta yalnız olumsuz raporun görülmesi yeterli değildir. Aşağıdaki belgeler aynı kronoloji içinde incelenmelidir:

  • kadro ilanının tam metni ve özel şartları,
  • ilana başvuru belgesi ve başvuru dosyası,
  • doçentlik unvanı ve çalışma süresini gösteren kayıtlar,
  • başlıca araştırma eseri,
  • adayın doçentlik sonrası yayın ve çalışma listesi,
  • karar tarihinde yürürlükte bulunan üniversite akademik yükseltilme ve atama kriterleri,
  • jüri üyelerinin seçimine ilişkin üniversite yönetim kurulu kararı,
  • jüri üyelerinin bilim alanı ve akademik özgeçmiş bilgileri,
  • her aday için hazırlanan bütün jüri raporları,
  • puan cetvelleri ve değerlendirme ekleri,
  • üniversite yönetim kurulu kararı,
  • rektörlük atama veya ret işlemi,
  • işlemlerin bildirim ve tebliğ kayıtları,
  • varsa atanan adayın müdahil olduğu dava dosyasındaki beyan ve belgeler.

Kadro ilanının baştan kişiye özgü koşullar taşıdığı ileri sürülüyorsa, yalnız jüri raporu değil ilan işlemi de ayrı hukuki sorun oluşturabilir. Bu ayrım kişiye özel akademik kadro ilanına karşı iptal davası kapsamında ayrıca incelenmektedir.

Profesörlük, Doçentlik ve Doktor Öğretim Üyesi Jürileri Aynı mıdır?

Hayır. Bu üç süreçte jüriyi oluşturan makam, üye sayısı, değerlendirme konusu ve hukuki sonuç aynı değildir.

Profesörlük kadrosunda 2547 sayılı Kanunun 26. maddesi ile Yönetmeliğin 15. maddesi uygulanır. Beş profesör tarafından her aday için ayrı rapor hazırlanması ve birden fazla aday varsa tercih bildirilmesi gerekir.

Doçentlikte eser inceleme jürisi, Üniversitelerarası Kurul tarafından doçentlik unvanı süreci için oluşturulur. Bu süreç, üniversitenin profesörlük kadrosuna atama işlemi değildir.

Doktor öğretim üyesi kadrosunda ise üç kişilik jüri ve farklı raporlama düzeni bulunmaktadır. Doktor öğretim üyesi kadrosunda jüri raporu eksikliği hakkındaki kurallar profesörlük kadrosuna doğrudan taşınmamalıdır.

Sık Sorulan Sorular

Profesörlük jürisi kaç kişiden oluşur?

Profesörlük kadrosuna başvuran adayları incelemek üzere ilan edilen kadronun bilim veya sanat alanıyla ilgili en az beş profesör seçilir. Bu profesörlerin en az üçünün başka üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsünden olması gerekir.

Jüri üyelerinin tamamı aynı bilim alanından mı olmalıdır?

Mevzuat, jüri üyelerinin ilan edilen kadronun bilim veya sanat alanıyla ilgili olmasını arar. İlgililik yalnız bölüm adına göre değil; üyenin doçentlik alanı, görev yaptığı birim, yayınları ve uyuşmazlığın özel konusu birlikte değerlendirilerek incelenir.

Beş jüri raporundan biri eksikse atama yapılabilir mi?

Yönetmelik, raporun iki ay içinde gelmemesi hâlinde aynı usulle başka bir profesöre dosyanın gönderilmesini öngörmektedir. Süreçte beş profesörün değerlendirmesinin tamamlanıp tamamlanmadığı ve eksikliğin yönetim kurulu kararına etkisi incelenmelidir.

Olumsuz jüri raporu tek başına dava konusu edilebilir mi?

Her jüri raporunun tek başına kesin ve yürütülmesi zorunlu işlem niteliği taşıdığı söylenemez. Çoğu dosyada yargısal denetim, rapora dayanan başvurunun reddi ve başka adayın atanmasına ilişkin nihai idari işlem üzerinden yürütülür. İşlem zinciri görülmeden dava konusu kesinleştirilmemelidir.

Jüri raporlarının çoğu olumsuzsa dava açılabilir mi?

Evet. Sayısal çoğunluk yargısal denetimi ortadan kaldırmaz. Olumsuz raporların ilan edilen bilim alanıyla ilişkili, kişisel, gerekçeli ve somut dosyaya dayalı olup olmadığı incelenebilir. Ancak dava açılması işlemin mutlaka iptal edileceği anlamına gelmez.

Daha yüksek puan alan adayın atanması zorunlu mudur?

Hayır. Profesörlük ataması yalnız puan sıralamasından ibaret değildir. Bilimsel nitelik, başlıca araştırma eseri, ilan edilen alanla ilişki, üniversitenin kriterleri ve jüri tercihleri birlikte ele alınır. Puanlama hatası varsa bu hata ayrıca somutlaştırılmalıdır.

Profesörlük atamasına karşı dava açma süresi kaç gündür?

Özel bir süre bulunmadığı durumda devlet üniversitesinin yazılı ret veya atama işlemine karşı genel süre 60 gündür. Süre kural olarak yazılı bildirimi izleyen günden başlar; kesin başlangıç tarihi tebliğ ve işlem belgelerine göre belirlenmelidir.

İptal kararı davacının doğrudan atanmasını sağlar mı?

Kural olarak hayır. Mahkeme hukuka aykırı işlemi ortadan kaldırır; idarenin yerine geçerek akademik tercihte bulunmaz. Üniversite, iptal kararının gerekçesine uygun olarak yeni bir değerlendirme ve işlem yapmakla yükümlüdür.

Sonuç ve Hukuki Destek

Profesörlük jüri raporunun hukuki denetiminde yalnız olumlu veya olumsuz oy sayısı değil; jüri üyelerinin ilan edilen bilim alanıyla ilişkisi, her aday için ayrı gerekçe kurulması, eserlerin alan bağlantısı, yürürlükteki üniversite kriterleri ve tercih sonucunun bilimsel verilerle açıklanması önem taşır. Dava aşamasında mahkeme bilirkişisinin de üniversite jürisini tekrar etmeyen bağımsız ve karşılaştırmalı inceleme yapması gerekir.

Kadro ilanı, jüri listesi, bütün aday raporları, akademik dosya, üniversite kriterleri, yönetim kurulu kararı ve tebliğ kayıtlarının birlikte değerlendirilmesi için Büken Hukuk iletişim formu üzerinden görüşme talep edilebilir.

Yasal Uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. İçerikte yer alan bilgiler, yayın tarihindeki mevzuat ve uygulama esas alınarak hazırlanmış olup zaman içinde değişiklik gösterebilir. Her dosya kendi koşulları çerçevesinde değerlendirilmelidir.