
Kişiye Özel Akademik Kadro İlanına Karşı İptal Davası
Kişiye özel akademik kadro ilanı, başvuru şartlarının üniversitenin nesnel ihtiyacını açıklamak yerine belirli bir adayı tarif edecek ölçüde daraltıldığı iddiasına dayanır. İlanın, başvurunun reddi işleminin ve yapılmışsa atamanın iptali gündeme gelebilir. Dava süresi ile dava konusu işlemler, ilan ve başvuru sürecindeki belgeler görülerek belirlenmelidir.
Kişiye özel akademik kadro ilanı nedir?
Üniversiteler akademik birimlerinin ihtiyaçlarına göre kadro ilan edebilir ve mevzuatın izin verdiği sınırlar içinde ek koşullar belirleyebilir. Bir şartın yalnızca ayrıntılı veya az sayıda kişi tarafından karşılanabilir olması durumunda ek koşulların hukuka uygunluğu tartışma konusu edilebilir. Şartın kadronun bilim alanı, eğitim programı ve hizmet ihtiyacıyla açıklanamaması, buna karşılık belirli bir kişinin özgeçmişiyle olağan dışı ölçüde örtüşmesi hâlinde ilgili kadronun kişiye özel olduğu değerlendirilir.
Ancak bu değerlendirme yapılırken sadece ilandaki birkaç kelimeye bakılması yeterli değildir. İlan öncesindeki bölüm veya ana bilim dalı talebi, kurul kararları, kadroya duyulan ihtiyacın gerekçesi, ders programı, bilim alanı ve atanan adayın akademik geçmişi bir arada değerlendirilmelidir.
Hangi ilan şartları hukuka aykırı olabilir?
Akademik kadro ilanındaki özel koşul, kadronun gerçek ihtiyacından kaynaklanmalı ve bilimsel kaliteyi artırma amacıyla bağdaşmalıdır. Bir ilan şartı aşağıdaki göstergelerden biri veya birkaçı nedeniyle hukuki denetim konusu olabilir:
- Şartın, kadronun ilan edildiği bilim alanı veya ana bilim dalının faaliyetleriyle açıklanabilir bağlantısının bulunmaması,
- Çok dar bir yayın konusu, tez başlığı, yabancı dil veya çalışma kombinasyonunun belirli bir kişinin özgeçmişiyle örtüşmesi,
- Bölüm, ana bilim dalı ya da ilgili kurul tarafından özel koşula duyulan ihtiyacı gösteren bir karar veya rapor bulunmaması,
- İlan metnindeki koşul ile birimin dersleri, araştırma alanları ve hizmet ihtiyacı arasında uyumsuzluk olması,
- Genel ve objektif ek atama kriterleri için gereken yetki ve onay sürecinin tamamlanmaması,
- İlan koşulunun mevzuatta öngörülen asgari şartları daraltan veya başvuru hakkını ölçüsüz biçimde sınırlayan bir sonuç doğurması.
Buna karşılık üniversite, belirli bir bilimsel uzmanlığa gerçekten ihtiyaç duyduğunu ilan öncesinde hazırlanmış somut belgelerle gösterebiliyorsa özel şart hukuka uygun bulunabilir. Bu nedenle davanın merkezinde şartın hizmet ihtiyacıyla ilişkisi yer alır.
Danıştay Kararlarında İhtiyaç ve Hizmet Gerekleri
Danıştay 8. Dairesinin E. 2019/8364, K. 2020/6105 sayılı kararında, profesörlük kadroları için getirilen son derece ayrıntılı bilimsel çalışma koşulları incelenmiştir. Kararda, kadroya özgü spesifik şartların her durumda YÖK onayına tabi olmadığı; ancak üniversitenin bu şartların ihtiyaç ve hizmet gerekleri doğrultusunda getirildiğini somut bilgi ve belgelerle açıklaması gerektiği belirtilmiştir. Somut olayda böyle bir açıklama sunulamadığı için ilanı ve buna bağlı atamaları iptal eden mahkeme kararında hukuki isabetsizlik görülmemiştir.
Danıştay 8. Dairesinin E. 2022/7760, K. 2025/1082 sayılı kararında ise bir profesörlük ilanındaki yayın konusu ve yabancı dil şartının, kadronun bulunduğu ana bilim dalıyla bağlantısı değerlendirilmiştir. İlan öncesinde özel koşula duyulan ihtiyacı ortaya koyan kurul kararı, bölüm talebi veya rapor bulunmaması ile atanan adayın çalışma alanının şartla örtüşmesi dikkate alınmıştır. Daire, şartın kişiyi tarif eder nitelikte ve hizmet gereklerine aykırı olduğu sonucuna varmıştır.
Bu kararlar, her ayrıntılı şartın otomatik olarak hukuka aykırı sayılmadığını; üniversitenin özel koşul ile bilim alanının somut ihtiyacı arasındaki bağı gösterebilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Dava dosyasında ilan öncesi kurumsal belgeler ile atanan kişinin akademik geçmişinin karşılaştırılması bu nedenle önem taşır.
Kimler akademik kadro ilanına karşı dava açabilir?
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, iptal davasını menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan dava olarak tanımlar. Akademik kadro ilanına karşı dava açacak kişi ile ilan arasında kişisel, meşru ve güncel bir menfaat ilişkisinin kurulması gerekir.
İlan edilen kadroya başvuran ve özel şart nedeniyle başvurusu reddedilen aday bakımından bu ilişki daha görünürdür. Özel şart başvuruyu baştan engellemişse, kişinin kadronun diğer koşullarını taşıyıp taşımadığı ve ilan nedeniyle hukuki durumunun nasıl etkilendiği ayrıca incelenir. Yalnızca akademik çevreye mensup olmak veya ilanı hukuka aykırı bulmak her durumda dava ehliyeti sağlamaz.
Dava ehliyeti değerlendirilirken şu belgeler önem kazanır:
- İlanın tam metni ve yayımlandığı tarih,
- Adayın özgeçmişi, unvanı ve bilim alanı,
- Başvuru yapıldıysa başvuru dosyası ve alındı belgesi,
- Başvurunun reddine veya değerlendirme dışı bırakılmasına ilişkin işlem,
- Nihai değerlendirme sonucu ve varsa atama işlemi,
- İşlemlerin kişiye ne zaman ve nasıl bildirildiğini gösteren belgeler.
Hangi işlemler dava konusu edilmelidir?
Kişiye özel ilan iddiasında yalnızca ilan metni değil, bu ilana dayanılarak tesis edilen sonraki işlemler de bulunabilir. Başvuru özel şart nedeniyle reddedilmiş, sınav veya jüri değerlendirmesi yapılmış ya da başka bir aday atanmış olabilir. Bu aşamaların her biri farklı bir idari işlem niteliği taşıyabilir.
Dilekçede hangi işlemlerin iptalinin istendiği açıkça gösterilmelidir. Somut duruma göre şunlar gündeme gelebilir:
- Akademik kadro ilanının tamamı veya hukuka aykırı özel şartı,
- Adayın başvurusunun reddi ya da değerlendirme dışı bırakılması işlemi,
- Sınav, jüri veya değerlendirme sonucu,
- İlan edilen kadroya yapılan atama işlemi.
Danıştayın doğrulanan kararlarında ilan ile buna bağlı başvuru reddi veya atama işlemlerinin aynı uyuşmazlıkta incelendiği örnekler bulunmaktadır. Bununla birlikte her dosyada aynı talepler kurulmaz. İlanın hangi aşamada olduğu, atamanın yapılıp yapılmadığı ve davacının süreçteki konumu tespit edilmeden yalnızca genel bir iptal talebiyle yetinilmesi eksik kalabilir.
Akademik sınav veya jüri puanlamasına ilişkin ayrı bir hukuka aykırılık varsa akademik kadro sınavına itiraz ve iptal davası hükümleri de önem kazanır. Öğretim üyesi kadrosuna yapılmış atamanın hukuka aykırılığı ise öğretim üyesi ataması iptal davası kapsamında ayrıca değerlendirilir.
Dava açma süresi ne zaman başlar?
İdare mahkemesinde genel dava açma süresi, özel bir süre öngörülmemişse İYUK uyarınca altmış gündür. Ancak açılacak davada süre belirlenirken ilan, başvurunun reddi, nihai değerlendirme sonucu veya atama işlemlerinden hangisinin dava konusu edildiği önemlidir. İlanın yayımlanma tarihi, adayın başvurusu, başvurunun reddinin bildirilmesi, nihai sonucun ilanı ve atamanın öğrenilme ya da bildirilme tarihi ayrı ayrı kayda alınmalıdır. Üniversiteye yapılan idari başvurunun dava süresine etkisi de başvurunun hukuki niteliğine ve zamanına göre değerlendirilmelidir.
Süre hesabı yapılırken ekran görüntüsüyle yetinilmemeli; Resmî Gazete ilanı, üniversite duyurusu, elektronik bildirim, başvuru sonucu ve varsa yazılı ret işlemi sunulmalıdır.
Dava nerede ve nasıl açılır?
Akademik kadro ilanının iptali istemi idari yargıda görülür. Yetkili idare mahkemesi, işlemi tesis eden üniversite ve uyuşmazlığın niteliği dikkate alınarak belirlenir. Uygulamada ilanı yayımlayan üniversitenin bulunduğu yerdeki idare mahkemesi öne çıksa da birden fazla işlem veya farklı bildirim biçimi bulunan dosyalarda yetki ayrıca kontrol edilmelidir.
Dava, usulüne uygun bir dava dilekçesiyle idare mahkemesinde açılır. Dilekçede davacı ve davalı bilgileri, dava konusu işlemler, bildirim ve öğrenme tarihleri, hukuka aykırılık nedenleri, deliller, yürütmenin durdurulması talebi varsa bunun gerekçesi ve sonuç talebi açıkça yer almalıdır. UYAP üzerinden veya ilgili mahkeme kanalıyla başvuru yapılabilir; kullanılacak yol başvuruyu yapan kişinin ve vekilin durumuna göre değişir.
Davanın üniversite rektörlüğüne yöneltilmesi gerekir.
Yürütmenin durdurulması neden önemlidir?
İlan süreci devam ederken başvurular alınabilir, sınav veya jüri değerlendirmesi tamamlanabilir ve atama yapılabilir. Bu nedenle yalnızca davanın sonunda verilecek iptal kararını beklemek, somut olayda telafisi güç sonuçlar doğurabilir. Yürütmenin durdurulması talebi, işlemin açık hukuka aykırılığı ile uygulanması hâlinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların somutlaştırılmasına dayanır.
Yürütmenin durdurulması talebinde, sürecin hangi aşamada olduğu ve hukuka aykırılık iddiasının hangi belgeye dayandığı gösterilmelidir. Örneğin özel şartın birimin çalışma alanıyla ilgisizliği, ilan öncesi ihtiyaç belgesinin bulunmaması, atanan adayın özgeçmişiyle şartın olağan dışı örtüşmesi veya başvurunun yalnızca bu şart nedeniyle reddedilmesi ayrı ayrı açıklanabilir.
Yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden davacının kadroya atanması anlamına gelmez. Kararın kapsamı ve idarenin yapması gereken işlemler, mahkemenin ara kararındaki hükme göre belirlenir. Konunun usulî çerçevesi yürütmenin durdurulması kararı başlıklı yazımızda ayrıca ele alınmaktadır.
Kişiye özel ilan iddiasında hangi belgeler gerekir?
Dava dosyası, ilan metni ile atanan adayın özgeçmişinin yan yana konulmasından ibaret değildir. Özel şartın ne zaman, hangi ihtiyaca dayanılarak ve hangi birim tarafından önerildiği araştırılmalıdır. Mahkemeden işlem dosyasının getirtilmesi talep edilebilir; davacının erişebildiği belgeler de dava dilekçesine eklenmelidir.
Özellikle şu belge grupları önem taşır:
- Resmî Gazete ve üniversite internet sitesindeki ilan metinleri,
- Kadro talep yazısı, bölüm ve ana bilim dalı kararları,
- Fakülte, yönetim kurulu veya senato kararları,
- Birimin ders programı, araştırma alanları ve personel ihtiyacına ilişkin belgeler,
- Üniversitenin yürürlükteki yükseltilme ve atanma kriterleri,
- Davacının başvuru dosyası ve ret işlemi,
- Jüri raporları, sınav tutanakları ve nihai değerlendirme sonucu,
- Atama işlemi ile atanan adayın kamuya açık akademik özgeçmişi ve yayın bilgileri,
- Önceki yıllarda aynı birim için verilen ilanlar.
Atanan adayın yayınlarının şartla örtüşmesi önemli bir gösterge olabilir; ancak tek başına yeterli görülmeyebilir. Asıl inceleme, özel koşulun kadronun gerçek ihtiyacıyla açıklanıp açıklanamadığı ve idarenin bunu ilan öncesi belgelerle ortaya koyup koyamadığı üzerinde yoğunlaşır.
Öğretim Üyesi ve Diğer Öğretim Elemanı İlanları Arasındaki Fark
Profesör, doçent ve doktor öğretim üyesi kadroları ile araştırma görevlisi ve öğretim görevlisi kadroları aynı atama usulüne tabi değildir. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu öğretim üyesi kadrolarına ilişkin temel hükümleri içerir. Öğretim üyeliğine yükseltilme ve atanma süreci ayrıca Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği kapsamında düzenlenmektedir.
Araştırma görevlisi ve öğretim görevlisi ilanlarında merkezi sınav, giriş sınavı, ön değerlendirme ve kadroya özgü koşullar farklı düzenlemelere dayanır. Bu nedenle profesörlük ilanına ilişkin bir Danıştay kararındaki hukuki ölçütler yol gösterici olsa da araştırma görevlisi ilanına aynen aktarılmamalıdır. Araştırma görevlisi ilanlarının özel yapısı araştırma görevlisi kadro ilanlarına itiraz başlıklı yazımızda incelenmektedir.
Ayrıca üniversitenin kendi ilanını ihtiyaç değişikliği veya başka bir gerekçeyle geri çekmesi, kişiye özel şart iddiasından farklı bir uyuşmazlıktır. Bu ayrım rektörlük kadro ilanı iptali bakımından önem taşır.
İptal kararı doğrudan atama sonucu doğurur mu?
İlanın veya özel şartın iptal edilmesi, davacının doğrudan akademik kadroya atanması sonucunu kendiliğinden doğurmaz. İptal kararı, hukuka aykırı işlemi ortadan kaldırır ve idarenin mahkeme kararının gereklerine göre yeniden işlem tesis etmesini gerektirir. Yeni değerlendirme, hukuka uygun ilan şartları ve ilgili kadro türünün atama usulü çerçevesinde yapılır.
İlanın hukuka aykırılığına bağlı olarak başvurunun reddi ve atama işlemi de dava konusu edilmişse mahkeme kararının etkisi daha geniş olabilir. Buna karşılık dava yalnızca belirli bir işleme yöneltilmişse kararın sonuçları o işlemin sınırları içinde kalabilir. Bu nedenle dava konusu işlemlerin başlangıçta doğru belirlenmesi, kararın etkisi bakımından önemlidir.
Sık Sorulan Sorular
Her ayrıntılı akademik kadro şartı kişiye özel midir?
Hayır. Üniversite, bilim alanının gerçek ihtiyacına dayanan spesifik koşullar belirleyebilir. Şartın hukuka uygunluğu; nesnel, denetlenebilir ve hizmet ihtiyacıyla bağlantılı olup olmadığına göre değerlendirilir.
Kadroya başvurmadan ilan iptal davası açılabilir mi?
Başvuru yapılmamış olması tek başına her durumda dava hakkını ortadan kaldırmaz; ancak ilan ile kişi arasında kişisel, meşru ve güncel menfaat ilişkisinin gösterilmesi gerekir. Kadronun diğer koşullarının taşınıp taşınmadığı ve özel şartın başvuruyu nasıl engellediği incelenir.
Üniversiteye itiraz etmek zorunlu mudur?
Kural olarak iptal davasından önce her durumda zorunlu bir üniversite itirazı bulunduğu söylenemez. İdari başvurunun dava süresine etkisi, başvurunun konusu ve tarihi dikkate alınarak ayrıca değerlendirilmelidir.
Atama yapıldıktan sonra dava açılabilir mi?
Atamanın yapılmış olması hukuki denetimi kendiliğinden engellemez. Ancak dava süresi, menfaat ilişkisi ve ilanla birlikte başvuru reddi veya atama işleminin de dava konusu edilip edilmeyeceği gecikmeden incelenmelidir.
Özel şartın atanan kişinin yayınlarıyla aynı olması yeterli midir?
Bu örtüşme kişiye özel ilan iddiasını destekleyebilir; fakat koşulun birimin gerçek ihtiyacından kaynaklanıp kaynaklanmadığı da araştırılır. İlan öncesi kurul kararları, bölüm talebi, ders programı ve hizmet ihtiyacı belirleyicidir.
Yürütmenin durdurulması verilirse davacı atanır mı?
Hayır. Yürütmenin durdurulması, dava konusu işlemin uygulanmasını mahkeme kararındaki kapsamda geçici olarak durdurur. Doğrudan atama sonucu doğurup doğurmadığı değil, idarenin ara karar gereğince hangi işlemleri yapması gerektiği değerlendirilir.
İlan iptal edilirse atanan kişinin durumu ne olur?
İlanla birlikte atama işlemi de dava konusu edilmişse mahkeme kararı atama üzerinde sonuç doğurabilir. Kesin etki, davadaki taleplere ve kararın hüküm kısmına göre belirlenir; her iptal kararı aynı sonucu doğurmaz.
Sonuç ve Hukuki Destek
Kişiye özel akademik kadro ilanı iddiasında ilanın ayrıntılı olması tek başına yeterli değildir. Özel şartın bilim alanı ve hizmet ihtiyacıyla ilişkisi, ilan öncesi kurumsal belgeler, başvurunun reddi, atanan adayın akademik geçmişi ve sürecin geldiği aşama değerlendirilmelidir. Dava konusu işlemler ile süre başlangıcı bu inceleme sonunda belirlenmelidir.
Büken Hukuk, akademik kadro ilanları, başvurunun reddi, öğretim üyesi atamaları ve üniversite işlemlerine ilişkin iptal davalarında karar ve işlem dosyasının incelenmesi, yürütmenin durdurulması talebi ve dava sürecinin yürütülmesi bakımından hukuki destek sunmaktadır. Detaylı bilgi için akademik dava avukatı sayfamızı inceleyebilir, iletişim sayfasından ön görüşme talep edebilirsiniz.
Yasal Uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. İçerikte yer alan bilgiler, yayın tarihindeki mevzuat ve uygulama esas alınarak hazırlanmış olup zaman içinde değişiklik gösterebilir. Her dosya kendi koşulları çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Bağlantılı Makaleler
Bu Makalede Bahsedilen Yazılar (6)

Rektörlük Kadro İlanı İptal Edebilir Mi? 2026 Danıştay Kararları
Rektörlük kadro ilanı iptali hukuka aykırı mı? Danıştay kararları ışığında gerekçesiz kadro iptali, jüri anlaşmazlığı ve iptal davası süreci hakkında bilgi.

Araştırma Görevlisi Kadro İlanı: Ön Değerlendirme ve Sınav
Araştırma görevlisi kadro ilanında başvuru şartları, ön değerlendirme, yazılı giriş sınavı, puanlama, sonuçlara itiraz ve dava süreci açıklanmaktadır.

Yürütmenin Durdurulması Kararı Nedir? Şartları
Yürütmenin durdurulması kararı, idari işlemin dava sürerken uygulanmasını geçici olarak durdurur. Şartları, itiraz ve dilekçe süreci açıklanmaktadır.

Akademik Kadro Sınavına İtiraz ve İptal Davası
Akademik kadro sınavına itiraz ve iptal davası son yıllarda sıklıkla gördüğümüz dava türlerinden bir tanesi. Akademik kadro sınavlarında özellikle de araştırma

Öğretim Üyesi Ataması İptal Davası
Bu makalemizde öğretim üyesi ataması iptal davası konusunu inceleyeceğiz. Değerli okurlarımızdan gelen sorular üzerine öğretim üyesi ataması iptal davası hakkın

Akademik Dava Avukatı
Bu makalemizde akademik dava avukatı kimdir akademik davalara bakan avukatlar ne gibi işlemler yapar gibi sorulara genel cevaplar vermeye çalışacağız. Makalemiz
