Ana içeriğe geç
DOÇENT KADROSUNA ATANMA TALEBİNİN REDDİ

Doçent Kadrosuna Atanma Talebinin Reddi

Av. Arb. Selce MARAŞ BÜKEN
Yazar: Av. Arb. Selce MARAŞ BÜKEN
• 11 dakika okuma

Bu makalemizde doçent kadrosuna atanma talebinin reddi konusunda bilgi vereceğiz. Doçent kadrosuna atanma talebinin reddi, doçentlik unvanının verilmemesinden ayrı bir idari işlemdir. Bu durumda doçent unvanı bulunan kişinin ilan edilmiş kadroya başvurusunun kabul edilmemesi ya da kadroya başka bir adayın alınması söz konusudur.

Doçentlik unvanı ile doçent kadrosu aynı şey midir?

Doçentlik unvanı, 2547 sayılı Kanun'un 24. maddesi uyarınca Üniversitelerarası Kurul tarafından verilen akademik payedir. Doçent kadrosu ise bir yükseköğretim kurumunda ilan edilen öğretim üyesi pozisyonudur. Doçent unvanının kazanılmış olması tek başına doçent kadrosuna atama yapılacağı anlamına gelmez.

Doçentlik unvanı Üniversitelerarası Kurul'a yapılan doçentlik başvurusu neticesinde alınır. 2547 sayılı Kanun'un 24. maddesine göre jüri raporlarına bağlı eser ve çalışma değerlendirmesi netiesinde başarılı sayılan aday doçentlik belgesini almaya hak kazanır. Doçentlik başvurusunda adayın başvurduğu bilim veya sanat dalından kural olarak beş kişilik jüri ve iki yedek üye tespit edilir; ilgili dalda yeterli öğretim üyesi yoksa jüri üç üye ile teşkil edilebilir. Doçentlik başvurusu ve dava yolu doçentlik başvurusunun reddi ve iptal davası başlıklı yazımızda ele alınmıştır.

Doçent kadrosuna atanma ise 2547 sayılı Kanun'un 24. maddesinin (e) bendinde ve Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliği'nin 8 ilâ 11. maddelerinde düzenlenmektedir. Kadroya atanabilmek için kural, 24. madde uyarınca doçentlik unvanını almış olmaktır. Yurt dışında alınan doçentlik unvanı ise ancak 27. madde gereğince Üniversitelerarası Kurul tarafından Türkiye'de geçerli sayılmışsa bu şartın yerine geçer. 27. madde, doktora veya tıpta uzmanlık ya da sanat dalındaki belirli çalışmadan sonra yabancı ülkede unvan alınmasını ve en az iki yıl bu unvanla yabancı ülkede öğretim veya araştırma kurumunda çalışılmış olmasını arar. Çalışılan kurumun Türk yükseköğretim kurumu düzeyinde olduğu da Üniversitelerarası Kurulca belirlenir.

Doçent Kadrosu İlanı ve Başvuru

Doçent kadrosuna atanma talebinin reddi için, adayın ilan edilen doçentlik kadrosuna usulüne uygun başvuru yapması gerekir. Doçent kadroları da diğer akademik kadrolar gibi rektörlük tarafından Resmî Gazete'de ve üniversitenin veya yüksek teknoloji enstitüsünün internet ana sayfasında ilan edilir. İlanda adaylara on beş günden az olmamak üzere süre tanınır ve son başvuru tarihi belirtilir. Aday, özgeçmişi ile bilimsel çalışma ve yayınlarını kapsayan dosyayı dört nüsha olarak bu süre içinde rektörlüğe teslim eder.

2547 sayılı Kanun 24. maddesinin (d) bendi, üniversitelere doçent kadrosu için ek koşul belirleme imkânı tanır. Bu koşullar Yükseköğretim Kurulu onayına bağlıdır, münhasıran bilimsel kaliteyi artırmaya yönelik olmalıdır. Ek koşul belirlenirken bilim veya sanat disiplinleri arasındaki fark gözetilmeli ve ek koşullar objektif ile denetlenebilir nitelikte olmalıdır. Doçent kadrosu ilanı içeriğinde yer alan şartların objektif olmaması ve belirli bir adayı işaret etmesi, işlemin iptali için önemli bir gerekçedir.

Danıştay 8. Dairesi'nin 2024/2503 E. sayılı kararında, ilan şartının ataması yapılan adayın tez konusuyla birebir örtüşmesi, ilanın "belirli bir adayı tanımlayan nitelikte olduğu" şeklinde değerlendirilmiş ve işlem iptal edilmiştir. Konuyla ilgili ayrıntılı bilgi almak için akademik kadro ilanının iptali davası başlıklı makalemizi inceleyebilirsiniz.

Doçent Kadrosu Jürisi

Doçent kadrosu jürisi adayın başvurduğu bilim/sanat alanı içinden seçilmelidir. Seçilecek jüri üyelerinin profesör unvanlı olması gerekir. Yine jüri üyelerinden en az birinin kurum dışından seçilmesi gerekir. Doçent kadrosuna atanma talebinin reddi davası sırasında bu usule uyulup uyulmadığı da denetlenir. Atanmayan aday da doçent kadrosu jürisinin usulüne uygun biçimde teşekkül ettirilmediğini doçentlik kadrosuna atanma talebinin reddi davası açarken dile getirebilir.

Doçent Kadro Jürisinin Teşekkülü

2547 Sayılı Kanun'un 24. maddesinin (e) bendine göre doçentlik kadrosu jürisi biri ilgili birim yöneticisi, en az biri de o üniversite dışından olmak üzere üç profesörden oluşur. Teşekkül ettirilen jüri her aday için ayrı rapor yazar. Birden fazla aday varsa hangi adayı tercih ettiğinin her bir raporda ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Jüri raporlarının tamamlanması neticesinde üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü yönetim kurulunun bu raporları göz önünde tutarak karar alır ve atama Rektörlük tarafından yapılır.

Doçentlik kadrosu jürisinin teşekkülünde öne çıkan başlıklar şu şekildedir:

  • Jürinin teşekkülünde görevlendirilen üç profesör, adayın başvurduğu bilim alanı ile ilgili olmalıdır.
  • Jürinin teşekkülünde görevlendirilen üç profesörden en az biri başka üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsünden atanmalıdır.
  • Kadronun bulunduğu birimin bölüm başkanı profesör ise üç profesörden birinin bölüm başkanı olması zorunludur.
  • Raporlar bir ay içinde teslim edilmelidir. Jürilerden birinin kendisine verilen süre içinde raporunu teslim etmemesi halinde aynı usulle başka birinin görevlendirilmesi gerekir.

Jüri raporu, kural olarak hazırlık işlemidir. Rapora karşı ayrı bir iptal davası açılmaz ve açılacak davalarda hasım olarak jüri üyeleri gösterilemez.

Doçent Kadro Jürisinin Tarafsızlığı

Bu aşamada hemen ifade ermek gerekir ki, doçent kadrosu jürisi üyelerinden biri ile kadroya atanan aday arasındaki herhangi bir akademik veya kişisel yakınlık, değerlendirmenin objektifliğine gölge düşürmekte ve işlemi sakatlamaktadır. Böyle bir durumda, doçent kadrosuna atanma talebinin reddi yönünde işlem tesis edilen aday açacağı davada doçent kadro jürisinin tarafsızlığı ilkesine uygun hareket etmediğini iddia edebilir. Değerlendirmeyi yapan jüri üyeleri ile kadroya atanan diğer aday arasında (eğer varsa) tez danışmanlığı, ortak yayın gibi akademik veya kişisel bağların varlığı, değerlendirmenin tarafsızlığını ortadan kaldıran ve tek başına işlemin iptalini gerektiren güçlü bir delildir. Bu konunun ayrıntılı çerçevesi, jüri üyesinin adayla ortak çalışmasının bulunması başlıklı yazımızda ele alınmaktadır.

Takdir Yetkisi ve Gerekçe Denetimi

Bir doçent kadrosuna birden fazla adayın başvurması mümkündür. Bu durumda yukarıda anlattığımız üzere jüri üyelerinin (ve idarenin) başvuran adaylardan birini tercih etmesi gerekir. Ancak bu tercih yapılırken hangi adayın ne sebeple kadroya atanmasının daha uygun görüldüğünün somut sebeplerle ortaya konması lazımdır.

Doçent kadrosuna atanamayan aday bakımından doçent kadrosuna atanma talebinin reddi işlemi gündeme gelir. Bu işleme karşı dava açılabilmesi mümkünse de şu hususlar unutulmamalıdır:

  • En yüksek puanlı adayın atanması zorunlu değildir.
  • Hangi adayın atanacağı kadronun niteliğine göre değerlendirilir.
  • Yayın sayısı veya atıf sayısı tek başına atama hakkı doğumaz.

Adayın doçent kadrosuna başvuru için asgari şartların sağlıyor olması tek başına atanacağı anlamına gelmez. Aday bakımından asgari şartları sağlıyor olmak doçent kadrosu jürisi tarafından dosyasının değerlendirileceği anlamına gelir. Ancak bu değerlendirme sonucunda mutlaka kadroya atanabileceği sonucuna ulaşılamaz.

İdarenin doçent kadrosuna başvuran adaylardan hangisinin seçileceği konusunda takdir yetkisi vardır. Ve fakat takdir yetkisi idareye sınırsız bir serbestlik hakkı vermez. Eğer birden fazla aday varsa jürilerin tercihlerini bildirmesi ve bu tercihlerini gerekçelendirmesi gerekir. Denetlenebilir bir gerekçe yoksa, tercihin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olup olmadığı da incelenebilir olmaktan çıkar. Dolayısıyla açılacak doçentlik kadrosuna atanma talebinin reddi davasında hangi adayın ne sebeple kadroya atanmasının uygun görüldüğü hususu önemlidir.

Doçent kadrosuna atanma talebinin reddi davası nasıl açılır?

Doçent kadrosuna atanma talebinin reddi, idari işlem niteliğindedir. Menfaati ihlal edilen aday, İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden iptal davası açabilir. Görevli yargı yeri, devlet üniversitesi işleminde idare mahkemesidir.

Hasım, nihai işlemi tesis eden üniversite rektörlüğüdür. Jüri, yönetim kurulu üyesi veya rapor yazan profesör hasım gösterilmez. Başka adayın atanması da iptal istemine dahil edilecekse, bu işlem ve ilgilinin hukuki durumu dilekçede ayrıca belirtilir.

Doçent kadrosuna atanma talebinin reddi davasında hukuki sebepler nelerdir?

Doçent kadrosuna birden fazla adayın başvurması halinde Üniversite seçim hakkını elbette bir kişiden yana kullanacaktır. Bu durumda diğer adaylar bakımından doçentlik kadrosuna atanma talebinin reddi söz konusu olur. Burada dikkat edilmesi gereken; idarenin kişileri kamu hizmetine almama yönündeki kararının tamamen öznel ölçütlere dayandırılamayacağıdır. Aksi takdirde işlemin hukuki dayanaktan yoksun kalacağını belirtmektedir. Dolayısıyla doçentlik kadrosuna atanma talebinin reddi davasında,  Üniversite'nin davacıyı atamama yönündeki kararının ardındaki objektif ve akademik kriterleri açıklaması gerekir. Doçent kadrosuna atanma talebinin reddi işlemine karşı dava açılırken sıklıkla dayanılan sebepler şunlardır.

  • İdarenin takdir yetkisi sınırsız olmayıp, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun, objektif ve denetlenebilir kriterlere dayanmak zorundadır. Dolayısıyla birden fazla adayın kadroya başvurması halinde idarenin doçent kadrosuna atanma talebini reddettiği adaya "neden"  bu işlemi uyguladığı konusunda somut ve denetlenebilir bir gerekçe sunması gerekir.
  • Doçent kadro jürisinin usulüne uygun biçimde teşekkül ettirilmemiş olması doçent kadrosuna atanma talebinin reddi işleminin iptali sebebidir. Jürilerin başvurulan alanın dışından olması veya profesör unvanına sahip olmamaları ya da dışarıdan jüri atanmamış olması usulsüzlük sebepleridir.
  • Doçent kadro jürisinin tarafsızlığı da önemlidir. Jürinin tarafsız bir değerlendirme yapmamış olması da bir iptal sebebi olarak karşımıza çıkmaktadır. Jürinin jüri üyeleri ile kadroya atanan diğer aday arasında (eğer varsa) tez danışmanlığı, ortak yayın gibi akademik veya kişisel bağların varlığı veyahut doçent kadrosuna atanma talebinin reddine karar verilen adayla husumetinin varlığı halinde tarafsızlık ilkesinin ihlal edildiği kabul edilmelidir.
  • Adaylar hakkındaki değerlendirmelerin adayların bilimsel liyakatinin karşılaştırılması doğrultusunda olması gerekir. Aksi halde işlemin iptaline hükmedilebilir.

Doçent kadrosuna atanma talebinin reddi davasında bilirkişi incelemesi nasıl yapılır?

Çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren konularda idare mahkemesi, İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesi yoluyla bilirkişi incelemesine başvurabilir. Alınacak raporda adayların (hem atanan hem atanamayan adayın yayınları incelenir) yayınların alanla ilişkisi, puanının hesabı ve raporların karşılaştırmalı ve yeterli olup olmadığı tipik inceleme konularıdır. Bu hususta ayrıntılı bilgiye ulaşmak için idari yargıda bilirkişi incelemesi başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Danıştay 8. Dairesi'nin 2022/495 E. sayılı kararında, mahkemenin yaptırdığı bilirkişi incelemesi sonucunda "davacı Doç. Dr. ...'ın yaptığı tüm yayınlar ile bilimsel ve akademik çalışmalarının nicelik ve nitelik olarak kadroya atanması uygun görülen diğer aday Doç. Dr. ...'nın tüm yayınları ile bilimsel ve akademik çalışmalarına göre daha üstün olduğu" tespit edilmiş ve atama yapmama işlemi iptal edilmiştir.

Danıştay kararlarında sadece yayın puanı gibi niceliksel üstünlüğün tek başına yeterli olmayabileceğine, adayların bütüncül bir değerlendirmeye tabi tutulması gerektiğine işaret etmektedir (Danıştay 8. Daire, 2023/1428 E.). Bu nedenle doçent kadrosuna atanma talebinin reddi davasında, yayın ve atıf sayısının yanı sıra, yönetilen tezler, yürütülen projeler ve alana katkı gibi niteliksel unsurlar da vurgulanmalıdır.

Yürütmenin Durdurulması ve İptal Kararının Sonucu

Dava açılması, ret veya atama işleminin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. Yürütmenin durdurulması için işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararın doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması birlikte aranır. Karar, kural olarak idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra ve gerekçeli olarak verilir. Yürütmenin durdurulması kararının şartları, yürütmenin durdurulması şartları başlıklı yazımızda ayrıntılarıyla ele alınmıştır.

Büken Hukuk & Danışmanlık Bürosu, akademik dava avukatı  olarak, idare hukukunun tüm alanlarında ve ancak özellikli olarak Yükseköğretim Hukuku kapsamındaki doçentlik, atama, disiplin, etik, unvan ve kadro davaları dahil tüm alt dallarında faaliyet göstermektedir. Diğer makalelerimize buradan ulaşabilir veya büromuzdan randevu almak için 05070575335 nolu telefon numarasından ulaşabilirsiniz. Makalelerimiz her geçen gün güncellendiğinden sitemiz içinde arama yapmanız halinde doçentlik davaları ile ilgili en güncel bilgilere ulaşabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Doçentlik unvanı doçent kadrosuna atanma hakkı verir mi?

Vermez. Unvan, Üniversitelerarası Kurulca verilen akademik payedir. Kadroya atanma, ilan edilmiş pozisyona yapılan ayrı bir idari işlemdir. Unvan veya Türkiye'de geçerli sayılmış yurt dışı unvan, başvurunun değerlendirmeye alınmasının şartıdır. Atama sonucunu kendiliğinden belirlemez.

Doçent kadrosuna atanma talebinin reddi davasında süre kaç gündür?

Özel süre öngörülmeyen bu işlemde süre altmış gündür. Süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar. Tebliğ belgesi görülmeden son gün verilmez. Yazılı ret yoksa süreyi başlatan belge, dosyadaki atanma ilanı veya bildirim yazısından ayrıca saptanır.

Yetkili mahkeme her zaman üniversitenin bulunduğu yer midir?

Her zaman değildir. Yetkili mahkeme gösterilmemişse işlemi yapan merciin bulunduğu yer idare mahkemesi yetkilidir. Kamu görevlisinin atanması veya nakli niteliğindeki uyuşmazlıkta ise yeni veya eski görev yeri mahkemesi gündeme gelir. Dış başvuru ile hâlen öğretim üyesi olan aday aynı yetki cümlesine bağlanmaz.

Jüri raporu tek başına dava konusu edilebilir mi?

Kural olarak edilemez. Dava konusu, rektörlüğün ret veya atama işlemidir. Jüri raporu bu işlemin gerekçe ve hazırlık unsurudur. Jüri hasım gösterilmez. Raporun eksik, alansız veya gerekçesiz olması, nihai işlemin usul ve sebep denetiminde ileri sürülür.

Daha önce sözlü sınavla unvan alan kişiye kadroda yeniden sözlü sınav şartı konulabilir mi?

Konulamaz. Ek koşullar arasında sözlü sınav bulunsa bile, sözlü sınav sonucunda doçentlik unvanını kazananlar için bu şart tekrar aranamaz. Unvanın sözlü sınavla alınıp alınmadığı, unvan belgesinden doğrulanır.

En yüksek puanlı aday atanmak zorunda mıdır?

Zorunda değildir. Mevzuatta puan üstünlüğünü otomatik atamaya bağlayan bir kural yoktur. Buna karşılık tercih, ayrı raporlara ve gerekçeli kurul görüşüne dayanmalıdır. Puan farkı, gerekçesiz tercihi hukuka uygun hâle getirmez. Gerekçeli bilimsel tercih de sırf puan sırası farklı diye kendiliğinden hukuka aykırı sayılmaz.

Doçent kadrosu davasında bilirkişi incelemesi zorunlu mudur?

Zorunlu değildir. Uyuşmazlık hukuk bilgisi dışında teknik bilgi gerektiriyorsa mahkeme bilirkişiye başvurabilir. Rapor, mahkemeyi bağlamaz ve davacıyı kadroya atamaz. Her dosyada bilirkişi alınmadığı için, bilirkişi istenmemesi tek başına eksik inceleme sayılmaz.

İptal kararı davacının doğrudan atanmasını sağlar mı?

Sağlamaz. Mahkeme idarenin yerine geçerek atama yapamaz. İdare, kararın tebliğinden itibaren en çok otuz gün içinde iptal gerekçesine uygun işlem tesis etmek zorundadır. Yeni jüri, yeni gerekçe ve yeni tercih bu yükümlülüğün içeriğini oluşturur. Sonuç, davacının atanacağı biçiminde peşinen yazılmaz.

Yasal Uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. İçerikte yer alan bilgiler, yayın tarihindeki mevzuat ve uygulama esas alınarak hazırlanmış olup zaman içinde değişiklik gösterebilir. Her dosya kendi koşulları çerçevesinde değerlendirilmelidir.