
İdari Yargıda Yürütmenin Durdurulması: Şartlar ve Kararın Etkisi

Yürütmenin durdurulması, dava açılmasıyla kendiliğinden doğan bir sonuç değildir; idari işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda gerekçe gösterilerek verilen geçici bir yargı kararıdır*(2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.27; Anayasa m.125). Karar, işlemi ortadan kaldırmaz; esas hakkında karar verilinceye kadar işlemin uygulanmasını askıya alır.
İdari yargıda dava açılması, dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz (İYUK m.27/1). İptal davası açıldığında işlem kural olarak uygulanmaya devam eder; dava sonunda iptal kararı verilse bile, geride kalan sürede doğan zararın parasal olarak karşılanması her zaman mümkün olmaz. Yürütmenin durdurulması talebi bu boşluğu kapatmak için öngörülmüştür ve kurumun ağırlık merkezi, davanın esasından farklı olarak, zararın niteliği ile işlemin hukuka aykırılığının açıklığı üzerinde kurulur.
Yürütmenin durdurulması talebi iki aşamada değerlendirilir: önce şartların birlikte gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilir. Bu değerlendirmenin ardından kararın etkisinin kapsamı ele alınır.
Önemli Not: Bu rehber, yürütmenin durdurulmasını bir bütün olarak ele almakta olup, konuya özel dosya tipleri ile dilekçe ve itiraz adımları ise ayrı sayfalarda ayrıntılandırılmıştır.
Yürütmenin Durdurulması Nedir?
Yürütmenin durdurulması, iptal davası devam ederken idari işlemin uygulanmasını geçici olarak durduran bir koruma kararıdır. Anayasa m.125/5, kurumu doğrudan düzenler: idari işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, gerekçe gösterilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir. Anayasal çerçevenin kanuni karşılığı İYUK m.27'dir.
Kurumun üç temel özelliği vardır:
- Geçicidir: Karar, davanın esası hakkında verilecek hükme kadar etkili olur; hükümle birlikte varlık sebebi ortadan kalkar.
- İşlemin uygulanmasını durdurur, işlemi ortadan kaldırmaz: Yürütmenin durdurulması kararı, idari işlemin hukuki varlığını sona erdirmez; yalnızca uygulanmasını askıya alır.
- Gerekçeli olmak zorundadır: Kanun, kararın gerekçesinde hangi unsurların gösterileceğini açıkça belirlemiştir.
Yürütmenin durdurulması talebi, dava dilekçesinde ayrı bir istem olarak kurulabileceği gibi dava açıldıktan sonra da ileri sürülebilir. Talebin dilekçede nasıl kurulacağı ve hangi somutlaştırmaların beklendiği, yürütmenin durdurulması talebi dilekçesi yazısında örnek dilekçeyle birlikte ele alınmıştır.
Yürütmenin Durdurulması Şartları Nelerdir?
İYUK m.27/2 uyarınca Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilir.
İki şart bağımsız değildir; birlikte aranır. Yalnızca hukuka aykırılık iddiasının güçlü görünmesi ya da yalnızca zarar ihtimalinin bulunması karar için yeterli olmaz.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun E:2024/1684, K:2025/233 sayılı kararında, yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için 2577 sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca bu iki şartın birarada gerçekleşmesi gerektiği belirtilmiştir. Danıştay 13. Dairesinin E:2025/1417, K:2025/3679 sayılı kararında da aynı ölçüt uygulanmıştır.
Açıkça Hukuka Aykırılık Nasıl Yorumlanır?
Aranan ölçüt, işlemin hukuka aykırı olduğu iddiasının haklı görünmesi değil, hukuka aykırılığın açık olmasıdır. Yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarından birinde belirgin bir sakatlık bulunması, işlemin dayanağının ortadan kalkmış olması veya uygulanacak kuralın işleme bağlanan sonucu taşımaması gibi hâller bu kapsamda öne çıkar. İdari işlemin iptali davasında denetlenen unsurlar ve bu denetimin sınırları idari işlemin iptali davası yazısında ayrıntılı biçimde açıklanmıştır.
Uygulamada en sık görülen hatalardan biri, esas hakkındaki kuvvetli argümanların yürütmenin durdurulması talebine olduğu gibi aktarılmasıdır. Oysa mahkeme, esas incelemesinde ulaşacağı sonucu öncelemez; kararın dayanağı, işlemin hukuka aykırılığının ilk bakışta belirgin olması ve uygulamanın yaratacağı zarardır. Bu nedenle talebin gerekçesi, davanın esasına ilişkin hukuki tartışmadan ayrı kurulmalıdır.
Telafisi Güç veya İmkânsız Zarar Ne Anlama Gelir?
Telafisi güç veya imkânsız zarar, sonradan parasal olarak karşılanması mümkün olmayan ya da karşılanması hâlinde bile etkisi giderilemeyen zarardır. Sağlık ve yaşamla bağlantılı sonuçların doğduğu dosyalar, geçim kaynağının veya mesleki statünün ortadan kalktığı işlemler, öğrenim ile mesleğe giriş hakkını etkileyen kararlar ve süreye bağlı olarak sonucu tükenen işlemler bu kapsamda öne çıkar.
Zararın somutlaştırılması, talebin değerlendirilmesinde belirleyici rol oynar. İşlemin uygulanması hâlinde neyin kaybedileceği, kaybın neden parasal karşılıkla giderilemeyeceği ve zararın yakınlığı, olay anlatımıyla birlikte ortaya konulmalıdır. Sadece "telafisi güç zarar doğar" ifadesinin yinelenmesi, karar için yeterli bir dayanak oluşturmaz.
Kararda Hangi Gerekçeler Yer Almalıdır?
İYUK m.27/2, gerekçenin içeriğini bağlayıcı biçimde düzenlemektedir: Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması hâlinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur. Kararın bu iki unsur bakımından ayrı ayrı gerekçe taşıması, denetim bakımından da gereklidir.
Yürütmenin Durdurulması Hangi Hâllerde Verilemez?
Kanun ve Anayasa, yürütmenin durdurulması kararının verilemeyeceği hâlleri açıkça belirlemiştir:
- Anayasa Mahkemesine başvuru gerekçesiyle: İşlemin dayanağı olan kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulmuş olması tek başına durdurma sebebi sayılmaz (İYUK m.27/2).
- Savaş hâlinde: Askerî hizmete ilişkin uyuşmazlıklarda savaş hâlinde yürütmenin durdurulmasına karar verilemez (İYUK m.20/C/4).
- Olağanüstü hâl tedbirlerinde görevlendirilenlerin naklen atanmalarında: Olağanüstü hâller sebebiyle alınan tedbirlerin uygulanmasında görevlendirilenlerin naklen atanmalarına ilişkin iptal davalarında yürütmenin durdurulmasına karar verilemez (İYUK m.20/C/5).
- Kanuni sınırlama hâllerinde: Kanun; olağanüstü hâllerde, seferberlik ve savaş hâlinde ayrıca millî güvenlik, kamu düzeni ve genel sağlık nedenleriyle yürütmenin durdurulması kararı verilmesini sınırlayabilir (Anayasa m.125/5).
- Aynı sebeplerle ikinci istemde: Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz (İYUK m.27/10).
Savunma Alınmadan Yürütmenin Durdurulması Kararı Verilebilir mi?
Kural, davalı idarenin savunmasının alınmasıdır. Mahkeme, savunma alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra karar verebilir (İYUK m.27/2). Savunma, idarenin işlemin dayanaklarını ortaya koymasına ve mahkemenin ilk değerlendirmesini sağlıklı kurmasına hizmet eder.
Kanun iki istisna öngörür:
- Uygulanmakla etkisi tükenecek işlemler: Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir (İYUK m.27/2).
- Talebin açıkça yersiz görünmesi: Dava dilekçesi ve eklerinden yürütmenin durdurulması isteminin yerinde olmadığı anlaşılırsa, davalı idarenin savunması alınmaksızın istem reddedilebilir (İYUK m.27/3).
Atama, naklen atama, görev ve unvan değişikliği ile geçici veya sürekli görevlendirmelere ilişkin idari işlemler, uygulanmakla etkisi tükenecek işlemlerden sayılmaz (İYUK m.27/2). Kanun koyucu, personel rejimine ilişkin bu işlemler bakımından savunma alınmadan durdurma yolunu kapatmıştır. Personel işlemlerinde kurumun işleyişi ile ilgilinin hukuki durumu arasındaki denge, bu istisnanın uygulanmasında belirleyici olduğu kadar, esasa ilişkin taleplerin kurulmasında da dikkate alınmalıdır.
Teminat ve Diğer Usul Kuralları
Yürütmenin durdurulması rejiminde usul, talebin kaderini doğrudan etkiler. Öne çıkan kurallar şunlardır:
- Teminat: Yürütmenin durdurulması kararları teminat karşılığında verilir; ancak durumun gereklerine göre teminat aranmayabilir. İdareden ve adli yardımdan faydalanan kimselerden teminat alınmaz. Teminata ilişkin anlaşmazlıklar, yürütmenin durdurulması hakkında karar veren daire, mahkeme veya hâkim tarafından çözümlenir (İYUK m.27/6).
- Süre ve tebliğ: Yürütmenin durdurulması istemli davalarda 16. maddede yazılı süreler kısaltılabileceği gibi tebliğin memur eliyle yapılmasına da karar verilebilir (İYUK m.27/5).
- Öncelik: Yürütmenin durdurulması kararı verilen dava dosyaları öncelikle incelenir ve karara bağlanır (İYUK m.27/8).
- Kararın yazılması: Yürütmenin durdurulmasına dair kararlar on beş gün içinde yazılır ve imzalanır (İYUK m.27/9).
- İkinci istem yasağı: Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz (İYUK m.27/10).
İkinci istem yasağı, pratikte en çok yanlış anlaşılan kuraldır. Yasak, aynı sebeplere dayanan isteme ilişkindir; hukuki durumda veya vakıalarda sonradan ortaya çıkan değişiklikler ayrıca değerlendirilir.
Yürütmenin Durdurulması Kararına İtiraz Nasıl Yapılır?
Yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlara karşı itiraz yolu açıktır (İYUK m.27/7). İtiraz mercii, kararı veren mercie göre belirlenir:
- Danıştay dava dairelerince verilen kararlara karşı konusuna göre İdari veya Vergi Dava Daireleri Kuruluna,
- Bölge idare mahkemesi kararlarına karşı en yakın bölge idare mahkemesine,
- İdare ve vergi mahkemeleri ile tek hâkim tarafından verilen kararlara karşı bölge idare mahkemesine,
itiraz edilebilir. İtiraz süresi, kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gündür ve itiraz bir defaya mahsus olmak üzere yapılabilir. İtirazı inceleyen merciler, dosyanın kendisine gelişinden itibaren yedi gün içinde karar vermek zorundadır; itiraz üzerine verilen kararlar kesindir.
Danıştay 4. Dairesinin E:2024/3416, K:2024/5792 sayılı kararında, yürütmenin durdurulması istemlerine karşı itiraz üzerine verilen kararın kesin olduğu ve Kanunun 27. maddesindeki düzenleme çerçevesinde bu karara karşı ayrıca itiraz yoluna gidilemeyeceği belirtilmiştir.
İtiraz sürecinin somut adımları ve dilekçenin kurulması, yürütmenin durdurulması isteminin reddi kararına itiraz yazısında ele alınmıştır. İvedi yargılama usulüne tabi uyuşmazlıklarda ise ayrı bir kural geçerlidir: yürütmenin durdurulması talebine ilişkin olarak verilecek kararlara itiraz edilemez (İYUK m.20/A/2-e). Hangi uyuşmazlıkların ivedi yargılama usulüne tabi olduğu ivedi yargılama usulü yazısında ayrıntılandırılmıştır.
Vergi Uyuşmazlıklarında Yürütmenin Durdurulması Farklı mı İşler?
Vergi yargısında özel bir rejim geçerlidir. Vergi mahkemelerinde, vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri malî yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur (İYUK m.27/4). Yani tahsil işlemi, ayrıca bir yürütmenin durdurulması kararına gerek olmaksızın kendiliğinden durur.
Bu kuralın istisnaları da kanunda sayılmıştır: İYUK m.26/3 uyarınca işlemden kaldırılan vergi davası dosyalarında tahsil işlemi devam eder; aynı şekilde işlemden kaldırılan dosyanın yeniden işleme konulması ile ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerden ve tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davalar tahsil işlemini durdurmaz. Bu hâllerde yürütmenin durdurulması ayrıca istenebilir.
Yürütmenin Durdurulması Kararının Etkisi Ne Olur?
Kararın etkisi, kurumun işlevinin anlaşılmasında kilit önemdedir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun E:2024/1684, K:2025/233 sayılı kararında etki şöyle ortaya konulmuştur: İdari işlemin uygulanması, yargılama sonuçlanıncaya kadar askıya alınmakta; karar, bir nevi yürütmenin durdurulmasına karar verildiği tarih itibarıyla anılan idari işlemi işlemez hâle getirmekte, fakat doğrudan işlemin iptali sonucunu doğurmamaktadır. Kararda ayrıca, yürütmenin durdurulması kararlarının idarelerce gecikmeksizin uygulanmasının zorunlu olduğu vurgulanmıştır.
Bu tespitin pratik karşılığı şudur: idare, yürütmenin durdurulması kararından sonra dava konusu işlemi uygulayamaz; işleme dayanılarak yeni bir sonuç doğuramaz. Buna karşılık işlem hukuki düzenden çıkmış sayılmaz, yalnızca uygulanamaz hâle gelir. Karar, esas hakkındaki hükümde ulaşılacak sonucu öncelemez ve davanın kazanıldığı anlamına gelmez.
Etki Ne Zaman Sona Erer?
Yürütmenin durdurulması kararının etkisi, esas hakkında verilen karara kadar sürer. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun anılan kararında, yargılama sürecinin sonunda verilen iptal ya da ret kararı ile yürütmenin durdurulması istemine ilişkin verilen kararların son bulacağı ve etkisini yitireceği belirtilmiştir. Davanın reddi hâlinde kararın etkisi sona erer ve idare işlemi uygulayabilir; iptal hâlinde ise gündeme artık esas kararın sonuçları gelir.
Kanunda, kararın kendiliğinden hükümsüz kaldığı iki hâl ayrıca düzenlenmiştir. Dava esnasında tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olması sebebiyle dosyanın işlemden kaldırılması hâlinde, dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmezse yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır (İYUK m.26/1). Davacının gösterdiği adrese tebligat yapılamaması hâlinde de dosya işlemden kaldırılır ve varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır (İYUK m.26/3).
Yürütmenin Durdurulması Kararı İptal Kararı Yerine Geçer mi?
Geçmez. İki karar arasındaki ayrım, hem nitelik hem sonuç bakımından belirgindir:
- Yürütmenin durdurulması kararı geçicidir; iptal kararı esasa ilişkin nihai bir hükümdür.
- Yürütmenin durdurulması kararı işlemin uygulanmasını durdurur; iptal kararı işlemi hukuki düzenden çıkarır.
- Yürütmenin durdurulması kararı davanın sonucuna ilişkin bir öngörü taşımaz; iptal kararı davanın kabul edildiği anlamına gelir.
- Yürütmenin durdurulması kararı, esas hakkında verilen kararla birlikte etkisini yitirir; iptal kararı kesinleşmesiyle sonuçlarını doğurur.
Bu nedenle yürütmenin durdurulması talebinin reddi, davanın reddedildiği anlamına gelmediği gibi, kararın verilmesi de iptal sonucunu garanti etmez. İptal kararının sonuçları ve idarenin bu karar karşısındaki yükümlülükleri iptal kararı sonrası idare ne yapmalıdır yazısında ele alınmıştır.
Kararın Uygulanmaması Hâlinde Ne Olur?
Kararın uygulanması bakımından idarenin yükümlülüğü süreye bağlanmıştır. İYUK m.28/1 uyarınca Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur; bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez.
Kararın gereği yerine getirilmezse, İYUK m.28/3 uyarınca işlem tesis edilmeyen veya eylemde bulunulmayan hâllerde idare aleyhine Danıştay ve ilgili idari mahkemede maddi ve manevi tazminat davası açılabilir. Mahkeme kararlarının süresi içinde kamu görevlilerince yerine getirilmemesi hâlinde tazminat davası ancak ilgili idare aleyhine açılabilir (İYUK m.28/4). İYUK m.28/1'in üçüncü cümlesinde belirtilen işlemlerle ilgili mahkeme kararlarının yerine getirilmemesinin ceza soruşturması ve kovuşturmasına konu edilemeyeceğine ilişkin bölüm, Anayasa Mahkemesinin 2/10/2014 tarihli ve E:2014/149, K:2014/151 sayılı kararıyla iptal edilmiştir (RG 1/1/2015, sayı 29223).
Ancak 2/7/2026 tarihli ve 7588 sayılı Kanunun 7. maddesiyle İYUK m.28/1'e bir cümle eklenmiştir. Bu düzenlemeye göre; Millî Savunma Bakanlığı merkez, taşra ve yurt dışı teşkilatı ile bağlı, ilgili, ilişkili ve bünyesindeki kuruluşlarda görevli personel ve bunların adayları ile Millî Savunma Üniversitesinde eğitim gören askerî öğrenciler ve bunların adayları; Jandarma, Sahil Güvenlik ve Emniyet teşkilatlarında görevli personel ve bunların adayları ile Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi, Polis Akademisi ve bunlara bağlı eğitim ve öğretim kurumlarındaki öğrenciler ile bunların adayları; Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı personeli hakkında; terör örgütleriyle eylem birliği içinde olmak, bu örgütlere yardım etmek, propagandasını yapmak veya iltisaklı olmak gerekçeleriyle kamu görevine alınmayan ya da kamu görevinden veya meslekten ayrılan/çıkarılan yahut sözleşmesi feshedilenlerle ilgili idari davalar ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 35. maddesi uyarınca tesis edilen idari işlemlere yönelik açılan idari davalar ve güvenlik soruşturması ile arşiv araştırması işlemlerinin idarece olumsuz değerlendirilmesi sonucu açılan davalarda verilen ve göreve iade sonucunu doğuran mahkeme kararları uyarınca tesis edilecek işlemler, nihai kararların kesinleşmesinden sonra yerine getirilir. Hükmün kapsamı, sayılan personel grupları ve göreve iade sonucunu doğuran kararlarla sınırlıdır; ara karar niteliğindeki kararların bu kapsamda nasıl ele alınacağı, hükmün lafzı ve uygulaması birlikte gözetilerek dosya bazında irdelenmelidir.
Kanun Yolu Aşamasında Yürütmenin Durdurulması
Temyiz veya istinaf yoluna başvurulmuş olması, hâkim, mahkeme veya Danıştay kararlarının yürütülmesini durdurmaz (İYUK m.52/1). Ancak bu kararların teminat karşılığında yürütülmesinin durdurulmasına, temyiz istemini incelemeye yetkili Danıştay dava dairesi, kurulu veya istinaf başvurusunu incelemeye yetkili bölge idare mahkemesince karar verilebilir.
Davanın reddine ilişkin kararlara karşı temyiz ya da istinaf yoluna başvurulması hâlinde, dava konusu işlem hakkında yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi, 27. maddede öngörülen koşulun varlığına bağlıdır (İYUK m.52/1). İdare lehine sonuçlanan bir kararın kanun yolu aşamasında durdurulabilmesi için iki şartın birlikte gerçekleşmesi yeniden aranır. Temyiz ve istinaf incelemesi sırasında yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlar kesindir (İYUK m.52/4); kararın bozulması ise kararın yürütülmesini kendiliğinden durdurur (İYUK m.52/5). Kanun yolu aşamasındaki teminata ilişkin olarak, iptal davalarında teminat istenmeyebileceği ve idareden ve adli yardımdan yararlananlardan teminat alınmayacağı düzenlenmiştir (İYUK m.52/2 ve m.52/3).
Hangi Dosyalarda Yürütmenin Durdurulması Öne Çıkar?
Yürütmenin durdurulması, her dosyada aynı ağırlıkta bir role sahip değildir. İşlemin sonucunun süreye bağlı olduğu ve geri dönüşü zor statü kayıpları doğurduğu dosyalarda talebin kurulması farklılaşır. Konuya özel yazılarda bu farklar dosya tipi bazında ele alınmıştır:
- Kanser ilacı yürütmenin durdurulması kararı — sağlıkla bağlantılı ve geri dönüşü olmayan sonuçların doğduğu dosyalarda zarar unsurunun kurulması.
- Doçentlik davasında yürütmeyi durdurma kararı — akademik unvan süreçlerinde işlemin uygulanmasıyla doğan sonuçlar.
- Öğretim görevlisi atamasında yürütmenin durdurulması — atama işlemlerinde personel rejimine ilişkin istisnanın etkisi.
- Memurun geçici görevlendirme işlemine karşı iptal davası — görev ve unvan değişikliği içeren işlemlerde savunma rejimi.
- ÜAK etik ihlal iptal davası ve yürütmenin durdurulması — disiplin benzeri kararlarda iptal ve durdurma talebinin birlikte kurulması.
- Akademik kadroya başkasının atanması ve kadroya atanma talebinin reddi işleminin iptali — atama süreçlerinde menfaat ihlali ile durdurma talebinin kesişimi.
- 12. Yargı Paketi — idari yargıya ilişkin 2026 yılı düzenlemelerinin değerlendirilmesi.
Talebin dilekçede nasıl kurulacağı, itiraz adımı ve dava süresine ilişkin hesaplama için yürütmenin durdurulması talebi dilekçesi, yürütmenin durdurulması isteminin reddi kararına itiraz ve idari dava açma süresi yazılarına bakılabilir. Yürütmenin durdurulması kararının unsurları ve dilekçeyle ilişkisi yürütmenin durdurulması kararı nedir yazısında ayrıca ele alınmıştır.
Sık Sorulan Sorular
Yürütmenin durdurulması kararı için hangi şartlar birlikte gerçekleşmelidir?
İdari işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir (İYUK m.27/2; Anayasa m.125/5). Şartlar bağımsız değildir; ikisinin de somut olayda ortaya konulması beklenir.
Dava açmak idari işlemi kendiliğinden durdurur mu?
Hayır. Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması, dava edilen idari işlemin yürütülmesini durdurmaz (İYUK m.27/1). İstisna, vergi uyuşmazlıklarında dava açılmasının tahsil işlemini durdurmasıdır (İYUK m.27/4).
Yürütmenin durdurulması kararı iptal kararı yerine geçer mi?
Geçmez. Karar, işlemin uygulanmasını durdurur ve işlemi geçici olarak işlemez hâle getirir; ancak doğrudan iptal sonucunu doğurmaz. Esas hakkında verilen iptal ya da ret kararıyla birlikte etkisini yitirir.
Yürütmenin durdurulması kararı ne kadar süreyle etkili olur?
Esas hakkında karar verilinceye kadar etkilidir. Esas kararıyla birlikte son bulur. Dosyanın işlemden kaldırıldığı hâllerde ise karar, dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemesi hâlinde kendiliğinden hükümsüz kalır (İYUK m.26/1); tebligat yapılamaması sebebiyle işlemden kaldırma hâlinde de aynı sonuç doğar (İYUK m.26/3).
Yürütmenin durdurulması istemi reddedilirse hangi yol izlenir?
Kararın tebliğini izleyen günden itibaren yedi gün içinde itiraz edilebilir; itiraz bir defaya mahsus olmak üzere yapılır ve itiraz üzerine verilen kararlar kesindir (İYUK m.27/7). İvedi yargılama usulüne tabi uyuşmazlıklarda bu kararlara itiraz edilemez (İYUK m.20/A/2-e).
Aynı sebeplerle ikinci kez yürütmenin durdurulması istenebilir mi?
İstenemez. Aynı sebeplere dayanılarak ikinci kez yürütmenin durdurulması isteminde bulunulamaz (İYUK m.27/10). Sonradan ortaya çıkan yeni vakıa ve hukuki durum değişiklikleri ayrıca değerlendirilir.
Vergi davalarında dava açmak tahsili durdurur mu?
Vergi mahkemelerinde vergi uyuşmazlıklarından doğan davaların açılması, tarh edilen vergi, resim ve harçlar ile benzeri malî yükümlerin ve bunların zam ve cezalarının dava konusu edilen bölümünün tahsil işlemlerini durdurur (İYUK m.27/4). İşlemden kaldırılan dosyalarda ve ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemlerden doğan davalarda tahsil işlemi durmaz; bu hâllerde yürütmenin durdurulması ayrıca istenebilir.
İdare yürütmenin durdurulması kararını uygulamazsa ne olur?
İdare, kararın icaplarına göre gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur; bu süre kararın tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez (İYUK m.28/1). Kararın gereği yerine getirilmezse idare aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açılabilir (İYUK m.28/3 ve m.28/4).
Sonuç ve Hukuki Destek
Yürütmenin durdurulması, idari yargıda davanın seyrini belirleyen geçici koruma kurumudur ve iki şartın birlikte gerçekleşmesi üzerine kurulur: işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zarar doğması. Karar, işlemin uygulanmasını esas hakkındaki hükme kadar askıya alır; işlemi ortadan kaldırmaz ve davanın sonucunu göstermez. İdare, kararın gereğini gecikmeksizin yerine getirmekle yükümlüdür; kararın etkisi esas kararıyla son bulur, dosyanın işlemden kaldırıldığı hâllerde ise kendiliğinden hükümsüz kalır.
Dosyanın özelliğine göre değişen noktalar; savunma rejimi (özellikle personel işlemlerinde uygulanmakla etkisi tükenecek işlem istisnasının bulunmaması), teminat, itiraz süresi ve zararın somutlaştırılmasıdır. Bu unsurların dosya bazında değerlendirilmesi, talebin kaderini belirleyen aşamadır. Somut olayda yürütmenin durdurulması talebinin nasıl kurulacağını değerlendirmek için Büken Hukuk iletişim formu üzerinden görüşme talebi oluşturulabilir.
Bağlantılı konularda idari işlemin iptali davası, yürütmenin durdurulması talebi dilekçesi ve ivedi yargılama usulü başlıklı yazılara bakılabilir.
Yasal Uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. İçerikte yer alan bilgiler, yayın tarihindeki mevzuat ve uygulama esas alınarak hazırlanmış olup zaman içinde değişiklik gösterebilir. Her dosya kendi koşulları çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Kaynaklar
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (m.20/A, m.20/C, m.26, m.27, m.28, m.52) — Mevzuat Bilgi Sistemi, tam metin; PDF sürümü
- 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası (m.125) — Mevzuat Bilgi Sistemi, tam metin; PDF sürümü
- Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, E:2024/1684, K:2025/233 (05.02.2025) — Adalet Bakanlığı içtihat kaydı, tam metin; yürütmenin durdurulması şartlarının birlikte gerçekleşmesi, kararın işlemin uygulanmasını askıya alması ve esas kararıyla sona ermesi
- Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, E:2024/1683, K:2025/236 (05.02.2025) — Adalet Bakanlığı içtihat kaydı, tam metin; aynı içtihadın uygulandığı karar
- Danıştay 13. Dairesi, E:2025/1417, K:2025/3679 (26.11.2025) — Adalet Bakanlığı içtihat kaydı, tam metin; iki şartın birlikte gerçekleşmesi ölçütünün uygulanması
- Danıştay 4. Dairesi, E:2024/3416, K:2024/5792 (17.10.2024) — Adalet Bakanlığı içtihat kaydı, tam metin; itiraz üzerine verilen kararın kesinliği ve aynı sebeplerle ikinci kez istem yasağı
- Anayasa Mahkemesinin 2/10/2014 tarihli ve E:2014/149, K:2014/151 sayılı kararı — Resmî Gazete, 1/1/2015 tarihli ve 29223 sayılı nüsha; İYUK m.28/1'deki sınırlayıcı cümlenin iptali
Bağlantılı Makaleler
Bu Makalede Bahsedilen Yazılar (15)

Akademik Kadroya Başkasının Atanması: İptal Davası Açılabilir mi?
Akademik kadroya başkası atandıysa iptal davası açılabilir mi? Menfaat ihlali, 60 günlük süre, yürütmenin durdurulması ve Danıştay kararları.

Memurun Geçici Görevlendirme İşlemine Karşı İptal Davası Nasıl Açılır?
Memurun geçici görevlendirme işlemine karşı iptal davası; hukuka aykırılık nedenleri, 60 günlük süre, yetkili mahkeme ve yürütmenin durdurulması.

12. Yargı Paketi Neleri Değiştirdi?
12. Yargı Paketi olarak bilinen 7589 sayılı Kanunun IBAN, HAGB, faiz, belirsiz alacak, idari yargı ve miras satışına etkileri.

ÜAK Etik İhlal İptal Davası ve Yürütmenin Durdurulması
ÜAK etik ihlal iptal davasında süre, dava konusu işlem, savunma hakkı, deliller ve yürütmeyi durdurma talebi açıklanmaktadır.

İdari Dava Açma Süresi: 60 Gün Kuralı ve İstisnalar
İdari dava açma süresi rehberi: 60 gün kuralı, istisnası, sürenin başlangıcı, üst makama başvuru, zımni ret ve süre hesaplaması.

İdari İşlemin İptali Davası: Şartlar, Süre ve Sonuç
İdari işlemin iptali davasında menfaat ihlali, görevli mahkeme, süre, yürütmenin durdurulması ve kararın uygulanması ele alınmaktadır.

İptal Kararı Sonrası İdare Ne Yapmalıdır?
İptal kararı sonrası idarenin mahkeme kararını nasıl ve hangi sürede uygulaması gerektiği, İYUK m.28 çerçevesinde açıklanmaktadır.

Yürütmenin Durdurulması İsteminin Reddi Kararına İtiraz
Bu makalemizde yürütmenin durdurulması isteminin reddi kararına itiraz dilekçesine yer verilecektir. Yürütmenin durdurulmasının reddi kararına itiraz İdari Yarg

Yürütmenin Durdurulması Kararı Nedir? Şartları
Yürütmenin durdurulması kararı, idari işlemin dava sürerken uygulanmasını geçici olarak durdurur. Şartları, itiraz ve dilekçe süreci açıklanmaktadır.

Yürütmenin Durdurulması Talebi Dilekçesi
Yürütmenin durdurulması talebi dilekçesi, idari işlemin geçici olarak durması için şartları, örnek dilekçe ve dava sürecini anlatır.

Kadroya Atanma Talebinin Reddi İşleminin İptali
2828 Geçici 16 kapsamında kadroya atanma talebinin reddi iptal davasına konu olur. Unvan ihrazı, boş kadro, kurum ihtiyacı koşulları ve İzmir BİM emsal kararı.

Kanser İlacı Yürütmenin Durdurulması Kararı
Bu makalemizde kanser ilacı yürütmenin durdurulması kararı na yer vereceğiz. Daha önceki makalelerimizde de yer verdiğimiz üzere, hastanın yetkili hekimi tarafı

Öğretim Görevlisi Ataması Yürütmenin Durdurulması
Bu makalemizde takip ettiğimiz bir iptal davasında aldığımız öğretim görevlisi ataması yürütmenin durdurulması kararını emsal karar olarak paylaşacağız. Paylaşt

Doçentlik Davasında Yürütmeyi Durdurma Kararı
Bu makalemizde doçentlik davasında yürütmeyi durdurma kararı , eser inceleme, asgari şart ve etik sebebiyle açılan doçentlik davaları için ayrı ayrı ele alınaca

İvedi Yargılama Usulü (İYUK 20/A ve 20/B)
Bu makalemizde idari yargıda ivedi yargılama usulü hakkında bilgi verilecektir. İdari yargıda ivedi yargılama usulü İYUK 20/A ve 20/B maddelerinde düzenlenmişti
