Ana içeriğe geç
Bir kamu kurumunda geçici görev yerini gösteren yönlendirme işaretinin yanında duran yüzü görünmeyen memur

Memurun Geçici Görevlendirme İşlemine Karşı İptal Davası Nasıl Açılır?

Av. Arb. Selce MARAŞ BÜKEN
Yazar: Av. Arb. Selce MARAŞ BÜKEN
13 dakika okuma

Geçici görevlendirme iptal davası, memurun kurum içinde veya başka bir kamu kurumunda belirli süreyle görevlendirilmesine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu iddiasıyla açılan, idari yargının görevli olduğu bir davadır.

Memurun Geçici Görevlendirme İşlemine Karşı Dava Açılabilir mi?

Evet. Memurun görev yerini, birimini, fiilen yürüteceği görevi veya bağlı olduğu kurumu değiştiren geçici görevlendirme kararı, kesin ve uygulanması zorunlu bir idari işlem niteliğinde olduğundan iptal davasına konu edilebilir. Görevlendirmenin belirli bir süre için yapılması, işlemi hazırlık işlemi hâline getirmez. Memurun hukuki ve fiilî çalışma düzeninde doğrudan sonuç yaratan bir karar bulunduğundan söz konusu işlem iptal davasına konu edilebilir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.2 uyarınca iptal davası; idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu veya maksat unsurlarından biri yönünden hukuka aykırı olması nedeniyle menfaati ihlal edilen kişi tarafından açılır. Geçici görevlendirilen memur ile işlem arasında kişisel ve güncel bir menfaat bağı bulunduğundan, dava ehliyeti kural olarak görevlendirme kararının muhatabı olan memura aittir.

Bununla birlikte, yalnızca kurum içi görüş, teklif veya hazırlık niteliğindeki bir yazı iptal davasına konu edilemez. Geçici görevlendirmenin onaylandığını ve uygulanacağını gösteren nihai işlemin bulunması gerekir. Birden fazla onay, olur, görev emri veya uzatma kararı varsa dava konusu işlem ile talep sonucu bunların hukuki ilişkisi gözetilerek kurulmalıdır.

Geçici Görevlendirmenin Hukuki Dayanağı Nasıl Belirlenir?

Geçici görevlendirmeler tek bir hukuki rejime tabi değildir. Öncelikle memurun statüsü, kadrosunun bulunduğu kurum, görevlendirildiği kurum veya birim, görevlendirmenin süresi, görev unvanı ve işlemde gösterilen mevzuat dayanağı belirlenmelidir. Kurum içi görevlendirme ile kurumlar arası görevlendirme aynı kurallara tabi kabul edilmemelidir.

Kurumlar Arası Geçici Görevlendirme

Kurumlar arası geçici görevlendirmede 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ek m.8, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ek m.25 ve Kurumlar Arası Geçici Görevlendirme Yönetmeliği birlikte incelenebilecek temel düzenlemelerdir. Ancak hangi hükmün doğrudan uygulanacağı, ilgili kurumun ve personelin bu düzenlemelerin kapsamında bulunmasına bağlıdır.

657 sayılı Kanun ek m.8, memurun başka bir kamu kurumunda geçici süreyle görevlendirilmesini; görevlendirmeyi isteyen kurumun talebi ve memurun çalıştığı kurumun izniyle ilişkilendirir. Memurun mesleğiyle ilgili bir işte görevlendirilmesi gerekir. Altı ayı geçen görevlendirmelerde personelin muvafakati aranır.

375 sayılı KHK ek m.25 ise kurumlar arası geçici görevlendirme bakımından daha ayrıntılı bir çerçeve kurar. Bu hükme dayanılarak çıkarılan Yönetmelik; görevlendirmenin kurum emrine veya belirli bir kadro ya da pozisyona yapılabilmesini, onay mercilerini, formu, süreyi ve mali hakların hangi kurumca karşılanacağını düzenler.

Buradaki iki muvafakat birbirinden ayrılmalıdır. Personelin kadrosunun bulunduğu kurumun muvafakati, kurumlar arası işlemin tamamlanmasına ilişkin kurumsal izindir. Personelin kendi muvafakati ise Yönetmelikte toplamda altı ayı geçen görevlendirmeler bakımından ayrıca aranır.

Kurum İçi Geçici Görevlendirme

Kurum içi görevlendirmede idarenin hizmeti düzenleme yetkisi bulunmakla birlikte bu yetki sınırsız değildir. Görevlendirmenin gerçek bir hizmet ihtiyacına dayanması, geçici olma niteliğini koruması, memurun statüsüyle bağdaşan görevler içermesi ve kamu yararı amacıyla tesis edilmesi gerekir.

657 sayılı Kanun m.45, memurun sınıfı dışında ve derecesinin altında bir görevde çalıştırılamayacağına ilişkin güvenceyi içerir. Aynı Kanun m.76 ise kurumların memurları kazanılmış hak aylık dereceleriyle bulundukları kadro derecelerine eşit veya belirli sınırlar içindeki diğer kadrolara naklen atama yetkisini düzenler. Geçici görevlendirme adı altında fiilen sürekli bir atama veya statü değişikliği yaratılıyorsa, işlemin doğurduğu sonuca bakılmalıdır.

Özel Statülü Kamu Personeli

Öğretmenler, sağlık personeli, emniyet mensupları, akademik personel, belediye personeli ve diğer özel statülü kamu görevlileri bakımından özel kanun ve yönetmelikler genel hükümleri değiştirebilir. Adaylık, kariyer meslek, zorunlu yer değiştirme, kurumun kapsam dışında olması veya özel onay usulü bulunması gibi durumlar ayrıca incelenmelidir.

Geçici Görevlendirme Hangi Nedenlerle Hukuka Aykırı Olabilir?

Geçici görevlendirme işlemi, idari işlemin beş unsuru üzerinden denetlenir. Dava dilekçesinde yalnızca işlemin haksız olduğu söylenmemeli; hukuka aykırılığın hangi unsurda ve hangi belgeyle ortaya çıktığı dava dilekçesinde gösterilmelidir.

Yetki Unsuru

Görevlendirme kararının, mevzuatta yetkili kılınan makam tarafından alınması gerekir. Bakan, en üst yönetici, atamaya yetkili amir veya usulüne uygun biçimde yetki devredilen makam dışında verilen onay yetki yönünden hukuka aykırılık oluşturabilir. Kurumlar arası görevlendirmede hem görevlendirmeyi isteyen kurumun hem de personelin kadrosunun bulunduğu kurumun işlemleri bütünlük içinde değerlendirilir.

Şekil ve Usul Unsuru

Mevzuatın öngördüğü form, görüş, teklif, muvafakat, onay ve tebliğ aşamalarının izlenmemesi işlemi sakatlayabilir. Kurumlar Arası Geçici Görevlendirme Yönetmeliği kapsamındaki bir işlemde standart formun kullanılmaması, başlangıç ve bitiş tarihinin gösterilmemesi, görevin açıklanmaması veya gerekli muvafakatin bulunmaması işlemi sakatlar.

Sebep Unsuru

İdare, görevlendirmeyi gerçek, somut ve hukuken kabul edilebilir bir hizmet ihtiyacına dayandırmalıdır. Personel eksikliği, geçici iş yoğunluğu, proje, belirli süreli uzmanlık ihtiyacı veya boş görev nedeniyle hizmetin aksamaması somut olayda meşru neden oluşturabilir.

Buna karşılık kararın yalnızca “hizmetine ihtiyaç duyulduğu” şeklinde genel bir ifadeye dayanması her zaman yeterli değildir. İhtiyacın hangi birimde, hangi görev için ve hangi süreyle ortaya çıktığı işlem dosyasından anlaşılmalıdır. Gerekçe ile görevlendirilen memurun unvanı, uzmanlığı ve fiilen yaptırılan iş arasında bağ kurulamazsa sebep unsuru tartışmalı hâle gelir.

İdarenin takdir yetkisinin genel sınırları, Naklen Atamada İdarenin Takdir Yetkisi başlıklı yazımızda da ele alınmaktadır. Geçici görevlendirme ile naklen atama farklı işlemler olmakla birlikte, her iki işlemde de kamu yararı ve hizmet gerekleri denetimi önem taşır.

Konu Unsuru

İşlemin doğurduğu hukuki sonuç, mevzuatın izin verdiği sınırlar içinde olmalıdır. Kurumlar arası görevlendirmede süre, görevlendirme şekli, personelin statüsü, atanma koşulları ve mali haklar yönünden özel hükümler bulunur. Kurum içi görevlendirmede ise memurun sınıfı, unvanı, derecesi, mesleki niteliği ve geçici görevde fiilen yaptırılan iş önem kazanır.

Geçici görevlendirme adı altında memurun asli görevinden belirsiz süreyle uzaklaştırılması, sürekli bir kadro ihtiyacının geçici işlemlerle karşılanması veya memura statüsüyle açıkça bağdaşmayan işler verilmesi konu yönünden hukuka aykırılık iddiasına dayanak olabilir. Görevlendirme kararındaki unvan ile fiilen yaptırılan görev farklıysa, görev tanımı ve çalışma kayıtları birlikte incelenmelidir.

Maksat Unsuru

İdari işlemin amacı kamu yararı ve hizmet gerekleridir. Geçici görevlendirme; disiplin cezası yerine kullanılamaz, kişiyi yıldırma veya görevden fiilen uzaklaştırma aracı hâline getirilemez. Bir şikâyet, sendikal faaliyet, tanıklık, kurum içi görüş ayrılığı veya önceki uyuşmazlık sonrasında tesis edilen görevlendirmede kronoloji ve işlem dosyası özellikle önem taşıyabilir.

Maksat yönünden hukuka aykırılık çoğu zaman işlem metninde açıkça yazılı olmaz. Görevlendirmeden hemen önceki olaylar, aynı durumdaki personele yönelik uygulama, görevin niteliği, görevlendirme süresinin uzatılma biçimi ve idarenin savunmasında gösterdiği nedenler birlikte değerlendirilir. Bununla birlikte yalnızca kişisel kanaat değil, objektif olgular ve belgeler esas alınmalıdır.

İdarenin Takdir Yetkisi Geçici Görevlendirmede Sınırsız mıdır?

Hayır. İdarenin personeli ve kamu hizmetini düzenleme konusunda takdir yetkisi bulunabilir; ancak bu yetki keyfî karar verme imkânı sağlamaz. Mahkeme idarenin yerine geçerek hangi memurun nerede çalışacağına karar vermez. Buna karşılık seçilen görevlendirmenin hukuki dayanağını, gerçek hizmet ihtiyacını, usule uygunluğunu ve kamu yararı amacını denetler.

Takdir yetkisinin hukuka uygun kullanılıp kullanılmadığı incelenirken şu sorular önem taşır:

  • İdarenin ileri sürdüğü hizmet ihtiyacı işlem tarihindeki belgelerle doğrulanabiliyor mu?
  • Görevlendirilen memurun mesleği ve görev alanı ile yeni görev arasında makul bağ var mı?
  • Görevlendirme belirli bir süre ve geçici ihtiyaca mı dayanıyor?
  • Aynı ihtiyacı karşılayacak daha elverişli personel bulunmasına rağmen seçim ayrımcı veya cezalandırıcı bir nedene mi dayanıyor?
  • İşlem memurun sınıfı, derecesi, unvanı ve mali hakları bakımından mevzuata uygun mu?
  • Uzatma kararları her defasında güncel ve somut bir hizmet gerekçesine dayanıyor mu?

Ölçülülük değerlendirmesi de somut olayın koşullarına bağlıdır. Uzak bir yere görevlendirme, aile düzeni veya sağlık durumu tek başına işlemi otomatik olarak hukuka aykırı kılmaz. Ancak idarenin amacıyla memur üzerinde doğan külfet arasında açık bir dengesizlik bulunması, görevlendirmenin gerekliliği ve elverişliliği yönünden denetime konu olabilir.

Geçici Görevlendirme Süresiz Yapılabilir mi?

Geçici görevlendirmenin ayırt edici özelliği, belirli ve geçici bir ihtiyaca dayanmasıdır. Başlangıç ve bitiş tarihinin gösterilmesi, işlemin neden geçici olduğunun anlaşılmasını sağlar. Süresiz, belirsiz veya art arda uzatmalarla kalıcı hâle getirilen bir görevlendirme, hukuki niteliği ve gerçek amacı bakımından tartışmaya açıktır.

Kurumlar Arası Geçici Görevlendirme Yönetmeliği kapsamında görevlendirme en fazla bir yıl için yapılabilir ve her defasında bir yılı geçmemek üzere uzatılabilir. Aynı Yönetmelik, toplamda altı ayı geçen görevlendirmelerde personelin muvafakatini arar. 375 sayılı KHK ek m.25’teki süre, uzatma ve toplam görevlendirme sınırları da güncel metin üzerinden ayrıca kontrol edilmelidir.

Kurum içi geçici görevlendirmeler için bütün kurumlara uygulanacak tek bir azami süre bulunduğu söylenemez. Buna rağmen işlemin geçici olma niteliği korunmalıdır. Uzun süre devam eden veya aynı içerikle yinelenen işlemlerde, geçici ihtiyacın sürüp sürmediği ve kadrolu bir görevin geçici görevlendirme yoluyla devamlı biçimde gördürülüp gördürülmediği incelenir.

Geçici Görevlendirme İptal Davası Açma Süresi Kaç Gündür?

Özel kanunda farklı bir süre öngörülmemişse, geçici görevlendirme işlemine karşı iptal davası açma süresi 60 gündür. İYUK m.7 uyarınca süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar. Görevlendirme kararının tebliğ belgesi, elektronik bildirim kaydı veya imza karşılığı teslim tarihi önemlidir. İdari dava sürelerinin genel çerçevesi İdari Dava Açma Süresi başlıklı yazımızda ayrıca açıklanmaktadır. Geçici görevlendirme dosyasında özel düzenleme ihtimali bulunduğundan, yalnızca genel 60 günlük kuralla yetinilmemelidir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme Hangisidir?

Geçici görevlendirme işleminin iptali istemiyle açılan davada görevli mahkeme kural olarak idare mahkemesidir. Bununla birlikte özel kanunla Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak görevli kılındığı istisnai işlemler ayrıca saklıdır.

Yetkili mahkeme belirlenirken İYUK’un kamu görevlilerine ilişkin özel yetki kuralları ile işlemin niteliği birlikte değerlendirilir. Atama veya nakil niteliği taşıyan kamu görevlisi uyuşmazlıklarında memurun yeni veya eski görev yerindeki idare mahkemesi gündeme gelebilir. Kurum içindeki görev ve yetki değişiklikleri ya da özel statülü personel işlemleri bakımından ise somut işlemin hukuki niteliği ayrıca incelenmelidir.

Danıştay 2. Dairesinin 18.10.2023 tarihli, E.2023/6010, K.2023/4815 sayılı kararında, geçici görevlendirmeyle başka ilde çalışan kamu görevlisinin eş durumu atama talebinin reddinden doğan uyuşmazlıkta asıl kadronun bulunduğu yer dikkate alınarak dosyanın İzmir İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Karar, görev yeri ile asıl kadronun farklı illerde bulunduğu dosyalarda yetki incelemesinin otomatik yapılmaması gerektiğini göstermektedir.

Bu nedenle mahkeme seçimi yalnızca görevlendirmenin uygulandığı yere göre yapılmamalıdır. İşlemi tesis eden makam, memurun asıl kadrosu, eski ve yeni görev yeri, uyuşmazlığın atama veya nakil niteliği ve varsa özel yetki kuralı birlikte değerlendirilmelidir.

Yürütmenin Durdurulması İstenebilir mi?

Evet. İptal davasında yürütmenin durdurulması talep edilebilir. Dava açılması geçici görevlendirme işleminin uygulanmasını kendiliğinden durdurmaz. İYUK m.27 uyarınca yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zarar doğması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir.

Açık hukuka aykırılık iddiası; yetkisiz makam, zorunlu muvafakatin bulunmaması, mevzuatta öngörülen sürenin aşılması, hizmet ihtiyacının somutlaştırılmaması, memurun sınıfı veya mesleğiyle bağdaşmayan görev verilmesi ya da görevlendirmenin cezalandırma amacı taşıması gibi nedenlere dayanabilir.

Telafisi güç zarar ise genel ifadelerle değil, görevlendirmenin somut sonuçlarıyla açıklanmalıdır. Sağlık durumu, bakıma muhtaç aile bireyi, şehir değişikliği, konaklama yükü, mali kayıp, mesleki yetki kaybı veya görevin niteliğinden doğan ciddi sonuçlar belgeyle ilişkilendirilmelidir. Her uzak görevlendirme veya her mali külfet yürütmenin durdurulması için tek başına yeterli değildir.

Yürütmenin durdurulmasının iki koşulu ve bu talebin işlevi Yürütmenin Durdurulması Kararı Nedir? başlıklı yazımızda ayrıntılı biçimde incelenmektedir.

Danıştay Kararlarında Geçici Görevlendirme Nasıl Değerlendiriliyor?

Danıştay kararları, geçici görevlendirmenin yalnızca başlığına değil; görev ihtiyacına, süreye, eşdeğerliğe, usule ve işlemin fiilî sonucuna bakıldığını göstermektedir. Her karar kendi mevzuatı ve olaylarıyla birlikte değerlendirilmelidir.

Kurum İçi Görevlendirmede Geçicilik ve Eşdeğer Görev

Danıştay 2. Dairesinin 27.09.2022 tarihli, E.2021/869, K.2022/4278 sayılı kararında, 657 sayılı Kanun’da kurum içi geçici görevlendirmeye ilişkin açık bir genel düzenleme bulunmadığı belirtilmiştir. Kararda; işlemin hizmetin gerektirdiği durumlarda, geçici süreli, memurun asıl kadrosuna ait görevin yanında aynı veya eşdeğer bir başka görevin yürütülmesi amacıyla tesis edilebileceği kabul edilmiştir.

Somut olayda altı aylık görevlendirme, boş bulunan şube müdürlüğündeki hizmet ihtiyacı ve iki görevin eşdeğerliği dikkate alınarak hukuka uygun bulunmuştur. Bu karar, altı aylık her kurum içi görevlendirmenin kendiliğinden hukuka uygun olduğu anlamına gelmez. Kararda belirli süre, somut ihtiyaç ve eşdeğer görev unsurları birlikte değerlendirilmiştir.

Kurumlar Arası Rejimin Kanuni Dayanağı

Danıştay 2. Dairesinin 02.06.2023 tarihli, E.2020/2303, K.2023/2995 sayılı kararında, Kurumlar Arası Geçici Görevlendirme Yönetmeliğinin çeşitli hükümleri incelenmiştir. Kararın çoğunluk gerekçesinde, 375 sayılı KHK ek m.25’in Yönetmeliğin çıkarılması için yeterli kanuni dayanak oluşturduğu ve 657 sayılı Kanun ek m.8 ile birlikte uygulanabilir nitelikte olduğu kabul edilmiştir.

Kararda Yönetmelikteki süre, muvafakat ve mali haklara ilişkin düzenlemelerin kanuni dayanak yönünden hukuka aykırı olmadığı sonucuna varılmıştır. Buna karşılık Yönetmeliğin kapsamına ilişkin belediyeler ve bağlı kuruluşlarla ilgili düzenleme yönünden iptal kararı verilmiştir.

Geçici Görevlendirme İptal Edilirse Ne Olur?

İptal kararı, hukuka aykırı bulunan idari işlemi tesis edildiği tarihten itibaren hukuk düzeninden kaldırır. İdare, mahkeme kararının gereklerine göre memurun hukuki ve fiilî durumunu yeniden düzenlemek zorundadır. Ancak iptal kararı mahkemenin memuru belirli bir göreve doğrudan ataması anlamına gelmez; idare kararın gerekçesine uygun yeni işlem tesis eder.

Geçici görevlendirme nedeniyle mahrum kalınan mali veya özlük hakları varsa bunların ayrıca değerlendirilmesi gerekir. İptal istemi ile parasal hak talebinin birlikte mi yoksa ayrı mı ileri sürüleceği, zararın niteliğine ve usul koşullarına bağlıdır. Harcırah, ek ödeme, görev tazminatı veya diğer parasal haklar kendiliğinden aynı sonuca tabi kabul edilmemelidir.

İdarenin yargı kararını uygulama yükümlülüğünün genel çerçevesi İptal Kararı Sonrası İdare Ne Yapmalıdır? başlıklı yazımızda ele alınmaktadır.

Sonuç ve Hukuki Destek

Memurun geçici görevlendirilmesine karşı açılacak iptal davasında ilk iş, işlemin kurum içi mi yoksa kurumlar arası mı olduğunu ve hangi mevzuata dayandığını belirlemektir. Ardından yetkili makam, zorunlu form ve muvafakatler, görevin süresi, memurun statüsü, gerçek hizmet ihtiyacı, görevin eşdeğerliği ve işlemin amacı incelenmelidir.

Dava açma süresi çoğu dosyada yazılı bildirimi izleyen günden itibaren 60 gündür. Dava açılması işlemi kendiliğinden durdurmadığından, görevlendirmenin uygulanması ciddi sonuçlar doğuruyorsa yürütmenin durdurulması koşulları somut belge ve gerekçelerle ayrıca kurulmalıdır.

Büken Hukuk & Danışmanlık, kamu görevlilerinin atama, nakil ve geçici görevlendirme işlemlerini; personelin statüsü, uygulanacak özel mevzuat, işlem dosyası ve idari yargı süreleri çerçevesinde değerlendirmektedir. Sonuç vaadinde bulunulmadan, dava konusu işlemin ve yürütmenin durdurulması ihtimalinin dosyaya özgü analizi yapılmaktadır.

Sık Sorulan Sorular

Geçici görevlendirme işlemi iptal davasına konu olabilir mi?

Evet. Memurun görev yerini, birimini, bağlı olduğu kurumu veya fiilen yaptığı işi değiştiren kesin ve icrai geçici görevlendirme kararı iptal davasına konu olabilir. Hazırlık niteliğindeki teklif veya görüş yazısı yerine, görevlendirmeyi kesinleştiren nihai işlemin belirlenmesi gerekir.

Geçici görevlendirme iptal davası kaç gün içinde açılır?

Özel bir süre bulunmadıkça genel dava açma süresi 60 gündür. Süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar. Tebliğ şekli, işlemin sonradan yazılı hâle getirilmesi ve ayrı uzatma kararları süre hesabını etkileyebilir.

Geçici görevlendirme için memurun muvafakati şart mıdır?

Her görevlendirmede personelin muvafakatinin zorunlu olduğu söylenemez. Kurumlar Arası Geçici Görevlendirme Yönetmeliği kapsamında toplamda altı ayı geçen görevlendirmelerde personelin muvafakati gerekir. Kurum içi ve özel statülü görevlendirmelerde uygulanacak düzenleme ayrıca incelenmelidir.

Kurumun muvafakati ile personelin muvafakati aynı şey midir?

Hayır. Kurumlar arası görevlendirmede personelin kadrosunun bulunduğu kurumun verdiği muvafakat, işlemin kurumsal onay aşamasıdır. Personelin kendi muvafakati ise belirli süreleri aşan görevlendirmelerde ayrıca aranan kişisel rızadır.

Geçici görevlendirme süresiz yapılabilir mi?

Geçici işlem, belirli ve geçici bir hizmet ihtiyacına dayanmalıdır. Kurumlar Arası Geçici Görevlendirme Yönetmeliğinde görevlendirmenin her defasında en fazla bir yıl yapılabileceği düzenlenmiştir. Kurum içi görevlendirmelerde tek bir genel azami süre bulunmasa da belirsiz veya sürekli hâle gelen işlem hukuki denetime açıktır.

İptal davası açılınca görevlendirme durur mu?

Hayır. İptal davası açılması işlemin yürütmesini kendiliğinden durdurmaz. Açık hukuka aykırılık ile telafisi güç veya imkânsız zarar koşulları birlikte gerçekleşiyorsa yürütmenin durdurulması ayrıca talep edilmelidir.

Memur kendi sınıfı veya mesleği dışında görevlendirilebilir mi?

Görevlendirmenin personelin statüsü, sınıfı, unvanı ve mesleki niteliğiyle uyumlu olması gerekir. 657 sayılı Kanun m.45 ile kurumlar arası görevlendirmeye ilişkin özel hükümler bu değerlendirmede önem taşır. Sonuç, işlemdeki unvan kadar fiilen yaptırılan göreve göre belirlenir.

Geçici görevlendirme iptal edilirse memur eski görevine döner mi?

İptal kararı işlemi hukuken ortadan kaldırır ve idare mahkeme kararının gereklerine uygun işlem yapmak zorundadır. Memurun önceki görevine ve yerine dönüşü çoğu dosyada doğal sonuç olmakla birlikte, sonraki atama işlemleri, kadro durumu ve kararın gerekçesi somut olayda ayrıca değerlendirilir.

Geçici görevlendirme kararının tam metni, tebliğ belgesi, görevlendirme formu ve personelin statü belgeleri üzerinden yapılacak inceleme için iletişim formu aracılığıyla başvuru yapılabilir.

Yasal Uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. İçerikte yer alan bilgiler, yayın tarihindeki mevzuat ve uygulama esas alınarak hazırlanmış olup zaman içinde değişiklik gösterebilir. Her dosya kendi koşulları çerçevesinde değerlendirilmelidir.