Ceza Yargılamasında Ses ve Görüntü Kayıtlarının Delil Değeri

ses ve görüntü kayıtlarının ispat değeri, ses kaydı görüntü kaydı ceza mahkemesi, delil sayılır mı, ses kaydı ceza delil, adana ceza avukatı

Bu makalemizde ceza yargılamasında ses ve görüntü kayıtlarının delil değeri konusu değerlendireceğiz.

Ceza Yargılamasında Ses ve Görüntü Kayıtlarının Delil Değeri

Ceza yargılamasında geçerli olan vicdani delil sistemine göre hukuka uygun olmak kaydıyla her türlü şey delil sayılır. Ancak ses ve görüntü kayıtlarının delil değeri konusu tartışmalıdır. Ses ve görüntü kayıtlarının delil değeri ancak bir yan delil ile destekleniyorsa kabul edilebileceği söylenebilir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin 1835/2346 sayılı 05/10/1984 tarihli eski bir kararında ses ve görüntü kayıtlarının delil değeri konusunda, bu kayıtların tek başına delil olamayacağına karar vermiştir. Kararda özetle; “Teyp bandlarının tek başına delil vasfını haiz olamayacağı düşünülmeden ve dosyada sanıkların suç konusu sözleri sarf ettiklerine dair banttan başka hiçbir delil bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması bozmayı gerektirmiştir.” denmiştir.

Ses ve Görüntü Kaydı Delil Sayılır Mı?

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2013/37160 Esas, 2014/21301 Karar ve 11/06/2014 tarihli kararında; “…Dairemizce benimsenen YCGK’nın 21.05.2013 tarih ve 2012/5 esas 2013/248 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, kişinin kendisine karşı işlenmekte olan bir suçla ilgili olarak, bir daha kanıt elde etme olanağının bulunmadığı ve yetkili makamlara başvurma imkanının olmadığı ani gelişen durumlarda karşı tarafla yaptığı konuşmaları kayda alması halinin hukuka uygun olduğunun kabulü zorunludur.” şeklinde karar vermiştir. Dolayısıyla ani gelişen ve başka türlü delil elde etme olanağı olmayan durumlarda alınan ses ve görüntü kayıtları hukuka uygundur. Vicdani delil sistemi çerçevesinde  ses kaydı ceza davasında delil olur mu, ses ve görüntü kaydı delil sayılır mı sorularına evet cevabı verilebilir.

Ceza Mahkemesinin Ses ve Görüntü Kayıtlarının Hükme Esas Alınması

Ses ve görüntü kayıtlarının delil değeri ile ilgili bir diğer husus da bu kayıtların güvenirlik ve orjinalliklerinin kesin olarak belirlenmesidir. Ceza yargılamasında ses ve görüntü kayıtlarının delil değeri bakımından bu kayıtlar üzerinde oynama yapıldığından şüphe duyuluyorsa teknik inceleme yapılmalı, bu hususta bilirkişi raporu alınmalıdır. Kaydın güvenilirliği konusunda şüphenin giderilememesi halinde, ses ve görüntü kaydına delil değeri tanınamaz. Ancak teknik inceleme ile kaydın güvenilir olduğu ispatlanırsa ve kayıt somut olay ile uyumluysa ses ve görüntü kaydı hükmün oluşturulmasında yeterli kabul edilebilir.

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 8652/3617 sayılı, 01/05/2007 tarihli kararında; “Dosyada mevcut CD çözüm tutanaklarının içeriğine göre, olay tarihinde düzenlenen festivalde silahlı terör örgütü lehine sloganlar atarak pankart açan grubun içinde yer alıp 17/06/2005 tarihinde silahlı çatışma sonucu ölü ele geçen örgüt mensupları kastedilerek “katil devlet hesap verecek”, “devrim şehitleri ölümsüzdür” şeklinde sloganlar attığı tespit edilen sanığın eyleminin 3713 sayılı Yasanın 7/2 maddesindeki tanımlanan suçu oluşturduğu, hukuki durumunun buna göre takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi…” şeklinde karar vererek somut olaydaki görüntü kaydının delil niteliği bulunduğuna hükmetmiştir.

Adana ceza avukatı olarak, Büken Hukuk & Danışmanlık Bürosu, TCK ve diğer ilgili kanunlarda düzenlenen suçların soruşturma aşamasından infaz aşamasına kadar tüm işlemlerine ilişkin hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti vermektedir.

Diğer makalelerimize buradan ulaşabilir veya büromuzdan randevu almak için buraya tıklayabilirsiniz.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir