Ana içeriğe geç
Buzlu cam bölmeli uzun ahşap bankonun üzerinde tek boş sayfa duruyor.

Arabuluculuk Anlaşma Belgesinin İcra Edilebilirliği ve İcra Takibi

Av. Arb. Selce MARAŞ BÜKEN
Yazar: Av. Arb. Selce MARAŞ BÜKEN
• 10 dakika okuma

Arabuluculuk faaliyeti sonunda düzenlenen anlaşma belgesi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nda öngörülen şartları taşıdığında ilam niteliğinde belge sayılmakta ve doğrudan ilamlı icra takibine konu edilebilmektedir. Bununla birlikte belgenin bu niteliği kazanması, uyuşmazlığın türüne ve belgeyi kimlerin imzaladığına göre ya mahkemeden alınacak bir icra edilebilirlik şerhine bağlıdır ya da kanun gereği şerh aranmaksızın kendiliğinden doğmaktadır. Bu ayrımın doğru kurulması, anlaşmanın kâğıt üzerinde kalması ile cebri icra yoluyla yerine getirilmesi arasındaki farkı belirlemektedir.

Bu yazıda anlaşma belgesinin düzenlenme biçimi, icra edilebilirlik şerhinin hangi mahkemeden ve hangi usulle talep edildiği, şerh aranmayan ve şerhin zorunlu olduğu hâller ile anlaşma belgesine dayalı icra takibinin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu çerçevesinde nasıl yürütüldüğü ele alınmaktadır. Arabuluculuk kurumunun genel işleyişi için arabuluculuk nedir başlıklı yazıya başvurulabilir.

Arabuluculuk anlaşma belgesi nedir ve nasıl düzenlenir?

6325 sayılı Kanun'un 17. maddesi, arabuluculuk faaliyetinin hangi hâllerde sona erdiğini düzenler. Faaliyetin sonucu bir tutanakla belgelenir. Bu tutanak arabulucu, taraflar, kanuni temsilcileri veya avukatları tarafından imzalanır; tutanağın imzalanmaması hâlinde ise sebebi belirtilmek suretiyle yalnız arabulucu tarafından imzalanır.

Tarafların anlaşmaya varması hâlinde ayrıca bir anlaşma belgesi gündeme gelir. Kanun'un 18. maddesinin birinci fıkrasına göre anlaşmanın kapsamını taraflar belirler; anlaşma belgesi taraflar ve arabulucu tarafından imzalanır. Dolayısıyla anlaşmanın içeriği tarafların iradesine bırakılmış, belgenin şekli geçerliliği ise belli bir imza düzenine bağlanmıştır.

Uygulamada son tutanak ile anlaşma belgesi çoğu zaman aynı metinde birleştirilse de hukuki sonuç bakımından önemli olan husus, belgede anlaşılan konuların, edimlerin, tutarların ve vadelerin cebri icraya elverişli açıklıkta yazılmış olmasıdır. Belirsiz veya şarta bağlı ifadeler, sonraki aşamada belgenin icra edilebilirliğini tartışmalı hâle getirebilmektedir.

Kanun'un 1. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca aile içi şiddet iddiasını içeren uyuşmazlıklar arabuluculuğa elverişli değildir. Bu tür bir uyuşmazlık hakkında düzenlenen anlaşma belgesinin icra edilebilirliği de bu sebeple gündeme gelmez.

İcra edilebilirlik şerhi nedir ve hangi mahkemeden talep edilir?

Kanun'un 18. maddesinin ikinci fıkrası, taraflara anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesini talep etme imkânı tanır. Bu şerhi içeren anlaşma belgesi ilam niteliğinde belge sayılır. Görevli ve yetkili mahkeme, arabuluculuğun hangi aşamada yürütüldüğüne göre değişmektedir:

  1. Dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuşsa şerh, arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden talep edilir.
  2. Yargılama sırasında arabuluculuğa başvurulmuşsa şerh, davanın görülmekte olduğu mahkemeden talep edilir.

Aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre şerh talebi çekişmesiz yargı işidir ve kural olarak dosya üzerinden incelenir. Aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda ise bu inceleme duruşmalı olarak yapılır. Mahkemenin incelemesi, anlaşmanın içeriğinin arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığı ile sınırlıdır; mahkeme uyuşmazlığın esasına girmez, anlaşmanın hakkaniyete uygunluğunu denetlemez. Şerh başvurusunda ve buna ilişkin istinaf aşamasında maktu harç alınır.

Şerh, anlaşma belgesine ilam gücü kazandıran bir mahkeme kararıdır. Belge şerhle birlikte, İcra ve İflas Kanunu'nun 38. maddesinde sayılan ilam mahiyetindeki belgelerle aynı hukuki sonuçları doğurur ve ilamlı icra takibinin dayanağı hâline gelir.

Hangi anlaşma belgeleri şerh aranmaksızın ilam niteliğindedir?

Kanun'un 18. maddesinin dördüncü fıkrası, belirli imza düzenini taşıyan anlaşma belgelerini mahkeme şerhi aranmaksızın ilam niteliğinde belge saymaktadır. Bu düzenleme, kanunlarda şerhin zorunlu tutulduğu hâller saklı kalmak kaydıyla iki durumu kapsar:

  1. Taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi.
  2. Ticari uyuşmazlıklarda avukatlar ile arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi.

Birinci hâlde her iki tarafın hem kendisinin hem de avukatının, ayrıca arabulucunun imzası aranmaktadır. Taraflardan birinin avukatı bulunmuyorsa bu fıkra kapsamında şerhsiz ilam niteliği doğmaz; belge ancak 18. maddenin ikinci fıkrası uyarınca alınacak şerhle ilam niteliği kazanır.

İkinci hâl ticari uyuşmazlıklara özgüdür. Bu uyuşmazlıklarda tarafların bizzat imzası bulunmasa dahi, avukatların ve arabulucunun birlikte imzaladığı belge ilam niteliğindedir. Avukatların bu belgeyi imzalamaya yetkili olması, vekâletnamenin kapsamı bakımından ayrıca değerlendirilmesi gereken bir husustur.

Kanun koyucu, tarafların avukat yardımından yararlandığı ve arabulucunun imzasıyla usulün tamamlandığı hâllerde mahkeme denetimine ihtiyaç duymamıştır. Bu sebeple avukatla temsil, anlaşma belgesinin ilamlı icraya doğrudan elverişli hâle gelmesinde belirleyici bir işlev taşımaktadır.

İcra edilebilirlik şerhinin zorunlu olduğu hâller nelerdir?

Kanun, bazı uyuşmazlık türlerinde anlaşma belgesinin ilam niteliği kazanması için şerhi zorunlu tutmaktadır. Bu hâllerde tarafların ve avukatlarının imzası tek başına yeterli değildir; mahkeme şerhi alınmadan belge ilamlı icraya dayanak oluşturmaz.

  1. Milletlerarası sulh anlaşmaları: Kanun'un 17/A maddesi uyarınca bu anlaşmalar bakımından icra edilebilirlik şerhi zorunludur ve asliye ticaret mahkemesinden talep edilir.
  2. Taşınmaz devri veya taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak kurulması: Kanun'un 17/B maddesine göre bu konulardaki anlaşma belgelerinde şerh zorunludur ve taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesinden talep edilir. 7531 sayılı Kanun ile eklenen fıkra uyarınca şerh verildikten sonra tapu tescili, ayrıca resmî senet düzenlenmeksizin talep edilebilmektedir.
  3. Dava şartı arabuluculuğa tabi taşınmaz ve komşuluk uyuşmazlıkları: Kanun'un 18/B maddesi, kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkları (2004 sayılı Kanun'a göre ilamsız icra yoluyla tahliye hariç), taşınır ve taşınmazların paylaştırılması ile ortaklığın giderilmesi uyuşmazlıklarını, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan kaynaklanan uyuşmazlıkları ve komşu hakkından kaynaklanan uyuşmazlıkları dava şartı arabuluculuk kapsamına almıştır. Bu kapsamdaki anlaşma belgelerinde şerh zorunludur. Taşınmazla ilgili uyuşmazlıklarda taşınmazın bulunduğu yer, diğerlerinde arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesi görevlidir. Aynı maddeye 7531 sayılı Kanun ile eklenen fıkra da şerh sonrasında tapu tescilinin resmî senet düzenlenmeksizin talep edilebilmesine imkân tanımaktadır.

Bu hâllerde şerh, tarafların iradesine bırakılmış bir seçenek değil, belgenin icra edilebilirliğinin kanuni ön koşuludur. Uyuşmazlığın bu kategorilerden birine girip girmediği, anlaşma belgesi düzenlenmeden önce netleştirilmelidir.

Anlaşma belgesine dayalı icra takibi nasıl yürütülür?

İlam niteliği kazanan anlaşma belgesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun ilamlı icra hükümlerine göre takibe konu edilir. Kanun'un 38. maddesi, mahkeme huzurunda yapılan sulhler, kabuller ve belirli noter senetleri gibi belgeleri ilam mahiyetinde saymaktadır; 6325 sayılı Kanun ise kendi şartlarını taşıyan anlaşma belgesini ayrıca ilam niteliğinde belge olarak nitelendirmektedir. Bu sebeple anlaşma belgesi ile başlatılan takip, ilamsız icradan farklı olarak ödeme emri yerine icra emri ile yürütülür.

Takibin temel aşamaları şu şekildedir:

  1. Anlaşma belgesi, şerh gerektiren hâllerde şerhli hâliyle, icra dairesine sunulur ve ilamlı icra takibi talep edilir.
  2. Para borcuna veya teminat verilmesine ilişkin belgelerde icra dairesi, İcra ve İflas Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca borçluya icra emri gönderir. İcra emrinde borcun yedi gün içinde ödenmesi veya teminatın gösterilmesi ihtar edilir.
  3. Bu süre içinde borç ödenmez veya teminat gösterilmezse, Kanun'un 37. maddesi uyarınca alacaklının talebiyle haciz aşamasına geçilir.

Anlaşma belgesinin ilam niteliği taşıması, alacaklının ilamsız takip yoluna başvurmak yerine doğrudan icra emri ile takibe geçebilmesi anlamına gelmektedir. Takip usulünün genel işleyişi için icra takibi nasıl yapılır başlıklı yazı incelenebilir.

Anlaşma belgesinin para alacağı dışında bir edime (örneğin bir şeyin teslimine veya bir işin yapılmasına) ilişkin olması hâlinde, ilamların icrasına ilişkin ilgili özel hükümler uygulama alanı bulur. Bu sebeple anlaşma belgesinde edimin türünün ve ifa biçiminin açıkça yazılması, takibin hangi usulle yürütüleceğini de belirlemektedir.

Anlaşma belgesine dayalı takip için süre sınırı var mıdır?

İcra ve İflas Kanunu'nun 39. maddesine göre ilama dayanan takip, son işlem üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. İlam niteliğinde sayılan anlaşma belgesine dayalı takip de bu kapsamda değerlendirilir. Süre, takip dosyasındaki son işlemden itibaren hesaplanır.

Bu düzenleme, anlaşma belgesinin uzun süre takibe konu edilmeden bekletilmesinin hukuki sonuçları bakımından önem taşır. Anlaşmada kararlaştırılan vade geldiğinde edimin yerine getirilmemesi hâlinde takibin makul sürede başlatılması, hem zamanaşımı riskini hem de borçlunun malvarlığındaki değişikliklerden kaynaklanabilecek tahsil güçlüklerini azaltmaktadır.

Anlaşmaya varılan konularda yeniden dava açılabilir mi?

Kanun'un 18. maddesinin beşinci fıkrası, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamayacağını hükme bağlar. Bu hüküm, anlaşma belgesinin yalnızca bir sözleşme olmadığını, aynı zamanda uyuşmazlığı sona erdiren bir belge olduğunu ortaya koymaktadır.

Dava yasağı, belgede açıkça anlaşılan konularla sınırlıdır. Anlaşma belgesinin kapsamı dışında kalan talepler bakımından dava hakkı devam eder. Bu sebeple anlaşmanın hangi talepleri kapsadığı ve hangi taleplerin saklı tutulduğu belgede açıkça yazılmalıdır. Kapsamın belirsiz bırakılması, ileride hem dava yasağının sınırları hem de belgenin icra edilebilirliği bakımından uyuşmazlık doğurabilmektedir.

Bu hüküm karşısında anlaşma belgesi, tarafın alacağını mahkeme yoluyla yeniden ileri sürmesini engellemekte; alacağın tahsili ise ilam niteliği taşıyan belgeye dayalı icra takibi yoluyla sağlanmaktadır. Anlaşma belgesinin ilam niteliğini haiz olmaması hâlinde dahi dava yasağı uygulanmaya devam ettiğinden, belgenin baştan icra edilebilir şekilde düzenlenmesi ayrı bir önem kazanmaktadır.

Anlaşma belgesi düzenlenirken hangi hususlara dikkat edilmelidir?

Anlaşma belgesinin icra edilebilirliği büyük ölçüde belgenin düzenlenme aşamasında belirlenmektedir. Bu aşamada aşağıdaki hususların gözetilmesi, sonraki icra sürecinde karşılaşılabilecek tartışmaları azaltmaktadır:

  1. İmza düzeni: Belgenin şerh aranmaksızın ilam niteliği kazanması isteniyorsa, tarafların ve avukatlarının ve arabulucunun; ticari uyuşmazlıklarda en az avukatların ve arabulucunun imzasının belgede bulunması gerekir.
  2. Uyuşmazlık türü: Taşınmaz devri, sınırlı ayni hak, milletlerarası sulh anlaşması ve 18/B kapsamındaki uyuşmazlıklarda şerhin zorunlu olduğu ve görevli mahkemenin uyuşmazlık türüne göre değiştiği dikkate alınmalıdır.
  3. Edimin belirliliği: Ödenecek tutar, vade, faiz, teslim edilecek şey veya yapılacak iş, cebri icraya elverişli açıklıkta yazılmalıdır. Mahkemenin şerh incelemesi de bu elverişlilikle sınırlı olduğundan, belirsiz edimler şerh aşamasında sorun doğurabilmektedir.
  4. Kapsam: Anlaşmanın hangi talepleri kapsadığı ve hangi taleplerin saklı tutulduğu açıkça belirtilmelidir; dava yasağı bu kapsam üzerinden işler.
  5. Vekâlet yetkisi: Avukatın anlaşma belgesini imzalama yetkisinin vekâletnameden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, özellikle ticari uyuşmazlıklarda tarafların bizzat imzalamadığı belgeler bakımından önceden kontrol edilmelidir.

Sonuç

Arabuluculuk anlaşma belgesi, 6325 sayılı Kanun'un öngördüğü imza düzenini taşıdığında veya mahkemeden icra edilebilirlik şerhi alındığında ilam niteliğinde belge hâline gelmekte ve İcra ve İflas Kanunu'nun ilamlı icra hükümlerine göre takibe konu edilebilmektedir. Şerh, dava öncesi arabuluculukta arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden, yargılama sırasındaki arabuluculukta davanın görülmekte olduğu mahkemeden çekişmesiz yargı usulüyle talep edilmektedir.

Tarafların ve avukatlarının arabulucuyla birlikte imzaladığı belgeler ile ticari uyuşmazlıklarda avukatların ve arabulucunun birlikte imzaladığı belgeler şerh aranmaksızın ilam niteliğindedir. Buna karşılık milletlerarası sulh anlaşmalarında, taşınmaz devri ve sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin anlaşmalarda ve 18/B kapsamındaki uyuşmazlıklarda şerh zorunludur. Anlaşmaya varılan konularda dava açılamayacağından, belgenin baştan icra edilebilir şekilde düzenlenmesi ve edimin açıkça belirlenmesi, tarafların haklarının korunması bakımından belirleyici önem taşımaktadır.

Sık Sorulan Sorular

Arabuluculuk anlaşma belgesi ilam niteliğinde midir?

Arabuluculuk anlaşma belgesi, mahkemeden icra edilebilirlik şerhi alındığında ilam niteliğinde belge sayılmaktadır. Ayrıca taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladığı belgeler ve ticari uyuşmazlıklarda avukatlar ile arabulucunun birlikte imzaladığı belgeler, kanunlarda şerhin zorunlu tutulduğu hâller dışında, şerh aranmaksızın ilam niteliğindedir.

İcra edilebilirlik şerhi hangi mahkemeden alınır?

Dava açılmadan önce yürütülen arabuluculukta şerh, arabulucunun görev yaptığı yer sulh hukuk mahkemesinden; yargılama sırasında yürütülen arabuluculukta ise davanın görülmekte olduğu mahkemeden talep edilir. Milletlerarası sulh anlaşmalarında asliye ticaret mahkemesi, taşınmaza ilişkin anlaşmalarda taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesi görevlidir.

İcra edilebilirlik şerhi incelemesi nasıl yapılır?

Şerh talebi çekişmesiz yargı işidir ve kural olarak dosya üzerinden incelenir; aile hukukuna ilişkin uyuşmazlıklarda inceleme duruşmalı yapılır. Mahkemenin incelemesi, anlaşmanın içeriğinin arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığı ile sınırlıdır. Şerh başvurusunda ve istinafta maktu harç alınır.

Avukatların imzaladığı anlaşma belgesi için şerh gerekir mi?

Taraflar ve avukatları ile arabulucunun birlikte imzaladığı anlaşma belgesi, kanunlarda şerhin zorunlu olduğu hâller dışında şerh aranmaksızın ilam niteliğindedir. Ticari uyuşmazlıklarda avukatlar ile arabulucunun birlikte imzaladığı belge için de aynı sonuç geçerlidir.

Hangi hâllerde icra edilebilirlik şerhi zorunludur?

Milletlerarası sulh anlaşmalarında, taşınmaz devri veya taşınmaz üzerinde sınırlı ayni hak kurulmasına ilişkin anlaşmalarda ve 6325 sayılı Kanun'un 18/B maddesi kapsamındaki kira, paylaştırma, ortaklığın giderilmesi, kat mülkiyeti ve komşu hakkı uyuşmazlıklarına ilişkin anlaşma belgelerinde şerh zorunludur.

Arabuluculuk anlaşma belgesi ile icra takibi nasıl başlatılır?

İlam niteliği taşıyan anlaşma belgesi icra dairesine sunularak ilamlı icra takibi talep edilir. Para borcuna veya teminata ilişkin belgelerde borçluya icra emri gönderilir ve borcun yedi gün içinde ödenmesi ihtar edilir. Bu süre içinde ödeme yapılmazsa alacaklının talebiyle haciz aşamasına geçilir.

Anlaşma belgesine dayalı icra takibi ne kadar süre içinde yapılmalıdır?

İcra ve İflas Kanunu'nun 39. maddesine göre ilama dayanan takip, son işlem üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. İlam niteliğinde sayılan anlaşma belgesine dayalı takipler de bu süreye tabidir.

Arabuluculukta anlaşılan konular hakkında dava açılabilir mi?

6325 sayılı Kanun'un 18. maddesinin beşinci fıkrasına göre, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz. Anlaşma belgesinin kapsamı dışında kalan talepler bakımından dava hakkı devam eder.

Arabuluculuk anlaşma belgesinin düzenlenmesi, icra edilebilirlik şerhi başvurusu ve anlaşma belgesine dayalı icra takibi süreçlerinde Büken Hukuk, arabuluculuk ile ticaret ve icra hukuku alanındaki deneyimiyle hukuki destek sunmaktadır. Görüşme talepleri için iletişim sayfası kullanılabilir.

Yasal Uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. İçerikte yer alan bilgiler, yayın tarihindeki mevzuat ve uygulama esas alınarak hazırlanmış olup zaman içinde değişiklik gösterebilir. Her dosya kendi koşulları çerçevesinde değerlendirilmelidir.

Kaynaklar