
Memur ve Akademisyen Dijital İçerik Geliri Yasak mı? 657 m.28 ve Disiplin Rejimi

Memur ve akademisyen dijital içerik geliri — YouTube, Instagram, TikTok ve benzeri platformlarda üretilen içerikten sağlanan kazanç — 2026 yılında Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği'nin Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'na gönderdiği bir görüş yazısıyla yeniden tartışmaya açılmıştır. Söz konusu yazıda, içerik üreticiliği, uygulama geliştiriciliği ve YouTube gibi platformlarda yürütülen faaliyetlerden elde edilen kazançların 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 28 inci maddesindeki yasak kapsamında değerlendirildiği ifade edilmektedir. Yazı bir yargı kararı veya düzenleyici işlem değil, idari görüş niteliğindedir; buna karşın kurumların disiplin uygulamalarını yönlendirebilecek bir metindir.
İçerik üretimi nedeniyle hakkında disiplin soruşturması yürütülen veya kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verilen bir kamu görevlisi, tebliğ tarihinden itibaren 60 gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açabilir. Öğretim elemanları bakımından ise uygulanacak disiplin rejimi farklılaşmaktadır.
Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Görüş Yazısı Ne Anlatıyor?
Tartışmanın merkezindeki belge, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü'nün E-74073113-045.02-404632 sayılı yazısıdır. Yazı, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın 17.06.2026 tarihli ve E-94221838-900-40217 sayılı görüş talebine cevaben düzenlenmiştir. Genel Müdürlük, konuyu Hazine ve Maliye Bakanlığı'na bağlı Gelir İdaresi Başkanlığı'na sormuş; GİB'in 20.08.2026 tarihli ve Z-92247697-622.02[115/2]-88682 sayılı cevabı da yazıya eklenmiştir.
GİB cevabında, ticari faaliyetin bir tür emek-sermaye organizasyonuna dayandığı, kazanç sağlama niyet ve kastının bulunup bulunmamasının faaliyetin "ticari faaliyet" niteliğine etki etmediği, ancak faaliyetin bütün unsurlarıyla birlikte kazanç sağlama potansiyeline sahip olması gerektiği belirtilmektedir. Buradan çıkan sonuç, içerik üretiminin vergi hukuku bakımından 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 37 nci maddesi kapsamında ticari kazanç olarak nitelendirildiğidir.
Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği'nin yazıdaki nihai değerlendirmesi ise şu cümleyle ifade edilmiştir:
"Bahsi geçen hüküm ve açıklamalar bağlamında; söz konusu faaliyetler sonucu elde edilen gelirin 657 sayılı Kanunun 28 inci maddesinde yer alan yasaklar dahilinde olduğu değerlendirilmektedir."
Bu ifadenin hukuki niteliği, uygulamada en çok karıştırılan noktadır. Görüş yazısı:
- Düzenleyici işlem değildir. Genelge, yönetmelik veya tebliğ gibi bağlayıcı ve soyut kural içermez.
- Yargı kararı değildir. Bir mahkemenin uyuşmazlığı çözerken ulaştığı sonuç hükmünde değildir.
- Doğrudan dava konusu yapılamaz. Yerleşik idari yargı yaklaşımına göre, işlemi hazırlayıcı nitelikteki görüş ve mütalaalar tek başına iptal davasına konu edilemez; dava, görüşe dayanılarak tesis edilen asıl işleme karşı açılır.
- Buna karşın uygulamayı etkiler. Kurumlar bu görüşe dayanarak soruşturma başlatabilir veya disiplin cezası verebilir. Hukuka uygunluk denetimi, verilen cezanın veya işlemin üzerinde yapılır. 657 sayılı Kanun kapsamındaki disiplin suçları ve cezaları için memur disiplin suç ve cezaları rehberine bakılabilir.
Görüşün muhatabının Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı olması, metnin yalnızca üniversitelerdeki memur kadrolarını değil, akademik personeli de ilgilendiren bir tartışmayı başlatmıştır. Ancak görüş metninin lafzı "Devlet memurları" üzerinedir; öğretim elemanları bakımından ayrı bir hukuki çerçeve bulunmaktadır.
657 Sayılı Kanun m.28: Yasağın Kapsamı ve Madde Metni
Tartışmanın dayanağı olan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun "Ticaret ve diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunma yasağı" başlıklı 28 inci maddesi şöyledir:
"Memurlar Türk Ticaret Kanununa göre (Tacir) veya (Esnaf) sayılmalarını gerektirecek bir faaliyette bulunamaz, ticaret ve sanayi müesseselerinde görev alamaz, ticari mümessil veya ticari vekil veya kollektif şirketlerde ortak veya komandit şirkette komandite ortak olamazlar. (Görevli oldukları kurumların iştiraklerinde kurumlarını temsilen alacakları görevler hariç). Memurlar, mesleki faaliyette veya serbest meslek icrasında bulunmak üzere ofis, büro, muayenehane ve benzeri yerler açamaz; gerçek kişilere, özel hukuk tüzel kişilerine veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ait herhangi bir iş yerinde veya vakıf yükseköğretim kurumlarında çalışamaz.
Memurların üyesi oldukları yapı, kalkınma ve tüketim kooperatifleri, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulmuş yardım sandıklarının yönetim, denetim ve disiplin kurulları üyelikleri ile özel kanunlarda belirtilen görevler bu yasaklamanın dışındadır. Eşleri, reşit olmayan veya mahcur olan çocukları, yasaklanan faaliyetlerde bulunan memurlar bu durumu 15 gün içinde bağlı oldukları kuruma bildirmekle yükümlüdürler."
Madde metninden çıkan dört ayrı yasak grubu vardır:
- Türk Ticaret Kanunu'na göre tacir veya esnaf sayılmayı gerektirecek faaliyette bulunmak.
- Ticaret ve sanayi müesseselerinde görev almak; ticari mümessil, ticari vekil, kollektif şirket ortağı veya komandit şirkette komandite ortak olmak.
- Ofis, büro, muayenehane ve benzeri yer açmak; gerçek kişilere, özel hukuk tüzel kişilerine veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ait iş yerlerinde ya da vakıf yükseköğretim kurumlarında çalışmak.
- Maddenin ikinci fıkrasında sayılan kooperatif ve meslek kuruluşu üyelikleri ile özel kanunlarda belirtilen görevler yasak kapsamı dışındadır.
Maddede dikkat çeken nokta, "gelir elde etme" fiilinin tek başına yasaklanmamış olmasıdır. Yasak, faaliyetin niteliğine bağlanmıştır. Gelir elde etme yasağında acir veya esnaf sayılmayı gerektirecek bir organizasyon kurulup kurulmadığı, ticari bir işletmenin işletilip işletilmediği belirleyicidir.
Danıştay'ın Ölçütü: "Esnaf veya Tacir Sayılmayı Gerektirecek Faaliyet"
Danıştay, 657 m.28 ile m.125'in birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ve yasağın kapsamının sanıldığı kadar geniş olmadığını açık biçimde ortaya koymuştur. Danıştay 12. Daire'nin 18.12.2024 tarihli kararında bu ölçüt şöyle değerlendirilmiştir:
"657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun ... 28. maddesi ile 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (h) alt bendi birlikte değerlendirildiğinde, Kanun'da öngörülen 'ticaret yapmak' ibaresi ile Türk Ticaret Kanunu'na göre esnaf veya tacir sayılmayı gerektirecek bir faaliyetin kastedildiği, 'diğer kazanç getirici faaliyetler' ibaresiyle de, 28. maddede tanımlanan ticaret ve sanayi müesseselerinde görev alma, ticari mümessil veya ticari vekil veya kollektif şirketlerde ortak veya komandit şirkette komandite ortak olma gibi faaliyetlerin kastedildiği anlaşılmaktadır."
Aynı kararda, internet üzerinden üyelik usulüyle ürün satışı yapan bir firmadan sipariş veren ve hesabına değişik zamanlarda ödeme geçen sözleşmeli personelin durumu değerlendirilmiştir. Danıştay'ın vardığı sonuç şudur:
"... internet üzerinden kahve ürünleri satışı yapan Winlife Global adlı firmadan üyelik usulü ile ürün sipariş eden davacının sipariş ettiği ürünler karşılığında banka hesabına değişik zamanlarda ve miktarlarda hesap hareketleri olmasının, sözleşmeli personel olarak görev yapan davacının sözleşmesinin feshini gerektirecek ticari kazanç sağlayan gelir getirici faaliyet olarak değerlendirilmesine olanak bulunmamaktadır." (Danıştay 12. Daire, E.2023/6932, K.2024/5719, 18.12.2024, tam metin)
Karar üç açıdan önemlidir. Birincisi, "ticaret yapmak" ibaresi Türk Ticaret Kanunu'na göre esnaf veya tacir sayılmayı gerektiren faaliyetle sınırlandırılmıştır. İkincisi, "diğer kazanç getirici faaliyetler" ibaresi, m.28'de ayrıca sayılan görev ve ortaklık hâlleriyle sınırlı biçimde yorumlanmıştır; her parasal kazanç bu ibarenin kapsamına sokulmamıştır. Üçüncüsü, hesap hareketlerinin varlığı tek başına yeterli görülmemiş; faaliyetin ölçeği, sürekliliği ve organizasyon düzeyi esas alınmıştır. Danıştay'ın bu yorumu, ceza ve yasak hükümlerinin dar yorumlanması yaklaşımıyla da uyumludur. .
Dijital İçerik Üretimi Bu Ölçüte Göre Nasıl Değerlendirilir?
YouTube, Instagram, TikTok, X veya bir blog üzerinden içerik üretmek kendi başına "tacir veya esnaf sayılmayı gerektirecek faaliyet" sayılmaz. Belirleyici olan, faaliyetin nasıl örgütlendiğidir. Aşağıdaki unsurlar bir arada bulunduğunda yasak kapsamının daralması, aksi hâlde genişlemesi beklenir:
- Faaliyetin sürekliliği ve düzenliliği. Tek seferlik veya arızi nitelikteki bir gelir, düzenli ve sürekli bir ticari organizasyonun göstergesi değildir.
- Ticari organizasyonun varlığı. Şirket kurmak, iş yeri açmak, mükellefiyet tesis ettirmek, çalışan istihdam etmek veya ekip kurmak yasağın tipik göstergeleridir.
- Gelirin kaynağı. Reklam, sponsorluk, ücretli tanıtım, bağış, dijital ürün veya kurs satışı ile telif geliri hukuken aynı rejime tabi değildir.
- Eserin niteliği. Bir fikir ve sanat eserinin 5846 sayılı Kanun kapsamında meydana getirilmesi, telif hakkının kullanılması ve eserin yayımlanması farklı bir zemindir. Devlet Personel Başkanlığı'nın 14.06.2016 tarihli ve 3593 sayılı görüşünde ise, eserin fikir ve sanat eseri kapsamında değerlendirilmesi, mesai saatleri dışında icra edilmesi, bu faaliyetten ticari kazanç sağlanmaması, herhangi bir akitle işverene bağlanılmaması ve sosyal güvenlik kuruluşlarından biriyle ilişkilendirilmemesi hâlinde faaliyetin mümkün olabileceği; buna karşılık sipariş ve ücret karşılığında yapılması hâlinde 657 m.28 kapsamında yasak bir faaliyet olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
- Görevle çatışma. Kamu görevinin gerektirdiği tarafsızlığı zedeleyen, göreviyle menfaat çatışması yaratan veya mesai içinde yürütülen faaliyetler ağırlaştırıcı etki doğurur.
- İdari izin ve bildirimler. Kurumun iznine tabi görevler, ek görevler ve etik kurul bildirimleri ile karışan durumlar ayrıca değerlendirilir.
Buna göre, mesai saatleri dışında kendi emeğiyle içerik üreten, geliri düzenli bir ticari organizasyona dönüşmeyen ve göreviyle menfaat çatışması doğurmayan bir kamu görevlisinin durumu ile içerik üretimini şirketleştiren, reklam-sponsorluk sözleşmeleriyle düzenli ciro elde eden ve ekip kuran bir kamu görevlisinin durumu -bize göre- aynı değerlendirilmemelidir. Görüş yazısı ise bu ayrımı yapmaksızın tüm içerik üreticiliğini yasak kapsamında görmektedir; bu yönüyle madde metnini ve Danıştay yorumunu aşan bir sonuca ulaşmaktadır.
Vergi Boyutu: GVK m.37, Mükerrer 20/B İstisnası ve %15 Tevkifat
Vergi hukuku, içerik üretimini meşru bir faaliyet olarak tanımakta ve bu faaliyetin gelirini ayrı bir rejime bağlamaktadır. Gelir Vergisi Kanunu'nun 37 nci maddesi uyarınca her türlü ticari ve sınai faaliyetten doğan kazanç ticari kazançtır. Görüş yazısında da belirtildiği üzere, içerik üreticiliği, uygulama geliştiriciliği ve benzeri faaliyetlerden elde edilen kazançlar ticari kazanç kapsamında vergilendirilmektedir.
Aynı Kanun'a eklenen mükerrer 20/B maddesi ise bu faaliyetlerden elde edilen kazançları, şartların sağlanması hâlinde gelir vergisinden istisna etmektedir. Madde metnindeki temel unsurlar şunlardır:
- İnternet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden metin, görüntü, ses, video gibi içerikler paylaşan sosyal içerik üreticisi gerçek kişiler istisnadan yararlanabilir.
- İstisnadan yararlanmak için Türkiye'de kurulu bankalarda bir hesap açılması ve faaliyete ilişkin tüm hasılatın münhasıran bu hesap üzerinden tahsil edilmesi şarttır.
- Bankalar, bu kapsamda açılan hesaplara aktarılan hasılat üzerinden %15 oranında gelir vergisi tevkifatı yapmak zorundadır.
- Kazançları toplamı, 103 üncü maddedeki tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı aşanlar istisnadan yararlanamaz. 2026 takvim yılı gelirlerine uygulanan gelir vergisi tarifesine göre bu tutar 5.300.000 TL'dir.
- İstisnaya ilişkin şartların taşınmadığının tespiti hâlinde eksik tahakkuk eden vergi, vergi ziyaı cezası kesilmek suretiyle gecikme faiziyle birlikte tahsil edilir.
Mükerrer 20/B maddesinin uygulama esasları 318 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği'nin 4 üncü maddesinde düzenlenmiştir. Tebliğe göre sosyal içerik üreticisi gerçek kişilerin sosyal ağ sağlayıcıları üzerinden elde ettiği kazançlar 1/1/2022 tarihinden, internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden içerik paylaşanların kazançları ise 1/1/2024 tarihinden itibaren istisna kapsamındadır.
Bu rejimin 657 m.28 tartışması bakımından anlamı şudur: vergi mevzuatının bir faaliyeti vergilendirmesi ve hatta vergiden istisna tutması, o faaliyetin kamu görevlisi bakımından yasak olmadığı anlamına gelmez. Vergi hukuku ile disiplin hukuku farklı amaçlar güder; ancak bir faaliyetin kanun koyucu tarafından tanınması ve teşvik edilmesi, yasak yorumunun dar yapılması gerektiği yönündeki değerlendirmeyi destekleyen bir unsurdur.
Akademisyenler İçin Farklı Bir Rejim: 2547 Sayılı Kanun m.53
Öğretim elemanlarının disiplin rejimi 657 sayılı Kanun'a göre değil, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53 üncü maddesine göre işlemektedir. Anılan madde, öğretim elemanlarına uygulanabilecek disiplin cezalarını uyarma, kınama, aylıktan veya ücretten kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme, üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezaları olarak saymaktadır. Maddenin açık hükmüne göre memurlar hakkında 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125 inci maddesi uygulanır; öğretim elemanları ise 2547 m.53'teki fiil listelerine tabidir.
2547 m.53'ün "kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme" başlıklı bölümünde, cezayı gerektiren fiiller arasında şu bent yer almaktadır:
"m) (Ek: 15/4/2020-7243/7 md.) İlgili kanunların tanıdığı istisnalar dışında ticaret yapmak, yasaklanan diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunmak."
Bu düzenleme bakımından üç nokta öne çıkmaktadır:
- Ceza, kademe ilerlemesinin durdurulmasıdır. Devlet yükseköğretim kurumunda görev yapan aylıklı öğretim elemanı için bu ceza, fiilin ağırlık derecesine göre bir ila üç yıl arasında uygulanır. Vakıf yükseköğretim kurumu öğretim elemanı bakımından ise üç ila altı ay süreyle brüt ücretinden 1/30 ila 1/8 arasında kesinti şeklinde sonuç doğurur.
- "İlgili kanunların tanıdığı istisnalar" ifadesi önemlidir. Bent, yasağı mutlak biçimde kurmamakta; kanunların öngördüğü istisnaları açıkça saklı tutmaktadır. Telif hakkına dayanan eser üretimi ve mevzuatın izin verdiği faaliyetler bu kapsamda değerlendirilir.
- 657 m.28 doğrudan uygulanmaz. Görüş yazısının lafzı "Devlet memurları" üzerinedir. Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın görüş talebi akademik personeli ilgilendirse de, öğretim elemanları bakımından dayanak 2547 m.53'tür. Bu nedenle görüşün akademisyenlere doğrudan uygulanması hukuken tartışmalıdır.
Akademik personel bakımından disiplin süreci ve kurul aşamaları, üniversite disiplin kurulu ve YÖK Yüksek Disiplin Kurulu'nda savunma süreci sayfalarında ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.
Disiplin Cezası Riski: 657 m.125/D-h ve Zamanaşımı Kuralları
657 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinde kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiiller arasında şu bent yer alır:
"h) Ticaret yapmak veya Devlet memurlarına yasaklanan diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunmak."
Bu düzenleme, m.28'deki yasağın disiplin hukukundaki yaptırım ayağını oluşturur. Bir disiplin süreci başladığında süreler bakımından iki aşamalı bir rejim uygulanır:
- Soruşturmaya başlama süresi. 657 m.127 uyarınca, m.125'te sayılan fiillerde fiilin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren bir ay içinde disiplin soruşturmasına başlanmazsa ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Memurluktan çıkarma cezasını gerektiren hâllerde bu süre altı aydır.
- Azami ceza verme süresi. Fiilin işlendiği tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası verilmezse ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Disiplin cezası yargı kararıyla iptal edilirse, kararın idareye ulaştığı tarihten itibaren kalan süre içinde, sürenin dolması veya altı aydan az kalması hâlinde en geç altı ay içinde yeniden ceza tesis edilebilir.
Uygulamada karşılaşılan temel mesele, içerik üretiminin tarihsel olarak hangi fiile karşılık geldiğinin belirsizliğidir. Bir YouTube kanalı yıllar boyunca yayında kalabilir; reklam geliri düzenli veya düzensiz olabilir; gelir bir dönem kesilip sonra yeniden başlayabilir. Bu belirsizlik, hem fiilin işlendiği tarihin hem de zamanaşımı başlangıcının tespitini doğrudan etkiler. Soruşturmanın usulüne ilişkin ayrıntılar için memur disiplin soruşturması ve disiplin soruşturmasında savunma sayfalarına bakılabilir.
İptal Davası, Yürütmenin Durdurulması ve Deliller
Disiplin cezası, idari işlem niteliğindedir ve idari yargı denetimine tabidir. İşlemin iptali için izlenecek temel çerçeve şöyledir:
- Görevli mahkeme: Kamu görevlisi hakkında tesis edilen disiplin cezasına karşı dava, idare mahkemesinde açılır. Yetkili mahkeme kural olarak kamu görevlisinin son görev yaptığı yer idare mahkemesidir.
- Süre: Özel bir süre öngörülmemişse dava açma süresi, yazılı bildirimin yapıldığı tarihten itibaren 60 gündür. Süre, tebliğ veya bildirimi izleyen günden başlar.
- Talep: Dilekçede işlemin iptali istenir; ayrıca işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zarar doğacaksa yürütmenin durdurulması talep edilir. Yürütmenin durdurulması kararı için açık hukuka aykırılık ile telafisi güç zarar koşullarının birlikte değerlendirilmesi gerekir.
- Deliller: İçerik üretiminin niteliğini ve ölçeğini gösterecek her türlü belge önem taşır: platform sözleşmeleri ve içerik üreticisi sözleşmeleri, ödeme kuruluşu ve banka hesap kayıtları, vergi mükellefiyeti veya istisna başvurusuna ilişkin belgeler, içeriklerin yayım tarihleri, kanal istatistikleri, varsa telif sözleşmeleri ve eser tescil belgeleri.
- İnceleme yönü: Yargı yeri, işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarını denetler. Disiplin cezalarında ceza ile fiil arasında ölçülülük ilişkisi kurulup kurulmadığı da denetimin parçasıdır. 657 m.28'in yalnızca tacir veya esnaf sayılmayı gerektirecek faaliyeti kapsadığına ilişkin Danıştay yorumu, savunma ve dava aşamasında doğrudan hukuki dayanak olarak ileri sürülebilir.
İdari işlemlerin iptali davasının şartları ve sonuçları için idari işlemin iptali davası sayfası incelenebilir.
Sonuç ve Hukuki Destek
Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği'nin görüşü, memurların internet üzerinden içerik üretiminden elde ettiği geliri 657 m.28 kapsamındaki yasaklar içinde görmektedir. Ancak bu değerlendirme, düzenleyici bir işlem veya yargı kararı değildir. Madde metni yasağı "tacir veya esnaf sayılmayı gerektirecek faaliyet" ölçütüne bağlamakta; Danıştay da "ticaret yapmak" ibaresini Türk Ticaret Kanunu'na göre esnaf veya tacir sayılmayı gerektiren faaliyetle sınırlamakta, "diğer kazanç getirici faaliyetler" ibaresini m.28'de sayılan görev ve ortaklık hâlleriyle yorumlamaktadır. Akademisyenler bakımından ise uygulanacak rejim 2547 m.53'tür ve görüşün akademik personel yönünden doğrudan uygulanması tartışmalıdır.
Disiplin cezası verilmesi hâlinde işlemin idare mahkemesinde iptali istenebilir; süre tebliğ tarihinden itibaren 60 gündür ve dava dilekçesiyle birlikte yürütmenin durdurulması talep edilebilir. Cezanın hukuka uygunluğu, içerik üretiminin niteliği, ölçeği, sürekliliği ve gelirin kaynağı hakkındaki belgeler üzerinden denetlenir.
Büken Hukuk, memur ve öğretim elemanlarının dijital içerik üreticiliği nedeniyle yürütülen disiplin soruşturmalarında savunma, ceza işlemine karşı iptal davası ve yürütmenin durdurulması taleplerinin hazırlanması aşamalarında hukuki destek sunmaktadır. Dosyanızın değerlendirilmesi için görüş yazısı, disiplin evrakı, platform ve ödeme kayıtlarıyla birlikte Büken Hukuk iletişim formu üzerinden başvuru yapabilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Memurlar YouTube kanalı açıp gelir elde edebilir mi?
Madde metni gelir elde etmeyi değil, tacir veya esnaf sayılmayı gerektirecek faaliyette bulunmayı yasaklamaktadır. Mesai saatleri dışında yürütülen, düzenli bir ticari organizasyona dönüşmeyen ve görevle menfaat çatışması doğurmayan içerik üretimi bakımından sonuç dosyanın özelliklerine göre değişir. Görüş yazısı ise içerik üreticiliğini yasak kapsamında değerlendirmektedir; bu nedenle disiplin riski somut olarak değerlendirilmelidir.
Görüş yazısı bağlayıcı bir kural mıdır, tek başına dava edilebilir mi?
Görüş yazısı genelge veya yönetmelik gibi düzenleyici işlem değildir. İdari yargı uygulamasında işlemi hazırlayıcı nitelikteki görüş ve mütalaalar tek başına iptal davasına konu edilemez. Dava, görüşe dayanılarak tesis edilen disiplin cezası gibi asıl işleme karşı açılır.
Disiplin cezası verilirse süre ne kadardır?
Özel bir süre öngörülmemişse idare mahkemesinde dava açma süresi 60 gündür ve yazılı bildirimi izleyen günden başlar. Bu nedenle ceza yazısının tebliğ tarihinin belgelenmesi ve sürenin kaçırılmaması gerekir.
YouTube geliri için vergi ödenmesi 657 m.28 yasağını ortadan kaldırır mı?
Hayır. Gelir Vergisi Kanunu mükerrer 20/B kapsamındaki istisna ve banka üzerinden yapılan %15 tevkifat, vergi hukukuna ilişkin bir düzenlemedir. Vergi mevzuatının faaliyeti tanıması, disiplin hukuku bakımından yasağın kendiliğinden ortadan kalktığı sonucunu doğurmaz.
Akademisyenler için hangi kanun uygulanır?
Öğretim elemanlarının disiplin rejimi 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53 üncü maddesidir. Anılan maddeye göre memurlar hakkında 657 sayılı Kanun'un 125 inci maddesi uygulanır; öğretim elemanları ise m.53'teki fiil listelerine tabidir.
Öğretim üyesi ticaret yaparsa hangi ceza verilebilir?
2547 m.53 uyarınca "ilgili kanunların tanıdığı istisnalar dışında ticaret yapmak, yasaklanan diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunmak" fiili kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme cezasını gerektirir. Aylıklı öğretim elemanı için bu ceza bir ila üç yıl arasında, vakıf üniversitesi öğretim elemanı için üç ila altı ay süreyle ücretten kesinti şeklinde uygulanır.
Disiplin soruşturması hangi süre içinde başlatılmalıdır?
657 m.127 uyarınca fiilin öğrenildiği tarihten itibaren bir ay içinde soruşturmaya başlanmazsa ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Ayrıca fiilin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde ceza verilmezse bu yetki ortadan kalkar.
İçerik üreticiliği yalnızca telif geliri niteliğindeyse ne olur?
Faaliyetin fikir ve sanat eseri kapsamında değerlendirilmesi, mesai dışında yürütülmesi, ticari kazanç sağlanmaması, bir akitle işverene bağlanılmaması ve sosyal güvenlik ilişkisi doğurmaması hâllerinde Devlet Personel Başkanlığı görüşü faaliyetin mümkün olabileceği yönündedir. Sipariş ve ücret karşılığında yapılan işlerde ise yasak kapsamında değerlendirme yapılmıştır.
Yasal Uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. İçerikte yer alan bilgiler, yayın tarihindeki mevzuat ve uygulama esas alınarak hazırlanmış olup zaman içinde değişiklik gösterebilir. Her dosya kendi koşulları çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Kaynaklar
- Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği, Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü, E-74073113-045.02-404632 sayılı görüş yazısı (üniversite duyurusu üzerinden yayımlanan PDF)[1]
- 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu[2]
- 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu[3]
- 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu[4]
- 318 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği[5]
- Gelir İdaresi Başkanlığı, 2026 Gelir Vergisi Tarifesi[6]
- Danıştay 12. Daire, E.2023/6932, K.2024/5719, 18.12.2024 (tam metin)[7]
- Devlet Personel Başkanlığı, 14.06.2016 tarihli ve 3593 sayılı görüş[8]
- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu[9]
Bağlantılı Makaleler
Bu Makalede Bahsedilen Yazılar (6)

Üniversite Disiplin Kurulu Kararına Dava Açma 2026
Üniversite disiplin kurulu kararına nasıl dava açılır? Üniversite disiplin kurulu kararına itiraz, dava süreci, gerekçeler ve yürütmenin durdurulması rehberi.

Memur Disiplin Suç ve Cezaları
Devlet Memurları Kanunu ‘nun 125. maddesinde ağırlık derecesine göre memur disiplin cezası, cezaları ve memur disiplin suçları sayılmıştır. Maddede sayılan mem

Memur Disiplin Soruşturması ve Tarafsızlık
Bu makalemizde memur disiplin soruşturması,memur disiplin soruşturması amacı, disiplin hukuku, savunma hakkı ve soruşturmada tarafsızlık, davacı vekilliğini yür

İdari İşlemin İptali Davası: Şartlar, Süre ve Sonuç
İdari işlemin iptali davasında menfaat ihlali, görevli mahkeme, süre, yürütmenin durdurulması ve kararın uygulanması ele alınmaktadır.

YÖK Yüksek Disiplin Kurulu'nda Savunma Süreci
Bu makalemizde YÖK Yüksek Disiplin Kurulu'nda savunma süreci tüm ayrıntılarıyla ele alınacaktır. YÖK Yüksek Disiplin Kurulu'nda savunma süreci nasıl başlar, YÖK

Disiplin Soruşturmasında Savunma
Bu makalemizde disiplin soruşturmasında savunma tüm ayrıntılarıyla ele alınacaktır. Memur hakkında açılan disiplin soruşturması savunma aşamasına geldiğinde kri
