Ana içeriğe geç
YÖK Yüksek Disiplin Kurulunda Savunma Süreci

YÖK Yüksek Disiplin Kurulu'nda Savunma Süreci

Av. Arb. Selce MARAŞ BÜKEN
Yazar: Av. Arb. Selce MARAŞ BÜKEN
• 12 dakika okuma

Bu makalemizde YÖK Yüksek Disiplin Kurulu'nda savunma süreci tüm ayrıntılarıyla ele alınacaktır. YÖK Yüksek Disiplin Kurulu'nda savunma süreci nasıl başlar, YÖK'te savunma nasıl verilir, üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezası ve kamu görevinden çıkarma cezası teklifi halinde ne yapılmalıdır, YÖK Yüksek Disiplin Kurulu'nda savunma nasıl yapılmalıdır, YÖK Yüksek Disiplin Kurulu intihal dışında başkaca hangi durumlarda savunma ister, yazılı savunma içeriğinde dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir, YÖK Genel Kurul'da sözlü savunma verilmeli midir gibi soruları cevaplayacağız.

YÖK Yüksek Disiplin Kurulu'nun Savunmaya Çağrı Yazısı

Yüksek Disiplin Kurulu Yükseköğretim Genel Kurulu'nun kendisidir. Bu tespit yalnız uygulamaya değil, doğrudan Kanun metnine dayanmaktadır: 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53/E maddesinde "Yüksek Disiplin Kurulu Yükseköğretim Genel Kuruludur" hükmü yer alır. YÖK Genel Kurulu belli disiplin eylemleri sonucunda verilecek cezalarda Yüksek Disiplin Kurulu olarak görev yapar. Hangi durumlarda YÖK Yüksek Disiplin Kurulu'nda savunma verilmesi gerektiği 2547 sayılı Kanun'da şu şekilde sayılmıştır;

Dolayısıyla mevzuattan anlaşıldığı üzere;

  • Üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezalarını gerektiren iş ve eylemler sonucu başlatılan disiplin soruşturmalarında Rektörlüğün teklifi üzerine YÖK Yüksek Disiplin Kurulu tarafından değerlendirilecektir.
  • Rektörler, bağımsız vakıf meslek yüksekokulu müdürleri ve dekanlar hakkındaki üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezalarının yanı sıra aylıktan veya ücretten kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme cezalarında da YÖK Yüksek Disiplin Kurulu görevli olacaktır.

Mevzuat gereği Rektörlüğün üniversite öğretim mesleğinden çıkarma veya kamu görevinden çıkarma cezası teklif etmesi halinde, ilgiliye YÖK Yüksek Disiplin Kurulu'nun savunmaya çağrı yazısı tebliğ edilecektir. Bu aşamada hangi eylemlerin üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezalarını gerektirdiğini de değerlendirmek gerekir.

Kanun'a göre üniversite öğretim mesleğinden çıkarma, akademik bir kadroya bir daha atanmamak üzere üniversite öğretim mesleğinden çıkarmadır. Üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezası alan bir kişi, hiçbir surette yeniden akademik bir kadroya atanamaz. Bu yasak kesin ve kalıcıdır.

Üniversite Öğretim Mesleğinden Çıkarma Cezası Teklifi Nedeniyle YÖK Yüksek Disiplin Kurulu'na Çağrı

  • Başkalarına ait özgün fikir, metot, veri veya eserleri bilimsel kurallara uygun biçimde atıf yapmadan kısmen veya tamamen kendisine ait gibi göstermek yani intihal suçu,
  • Meslek onuruyla bağdaşmayan haller de üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezasını gerektirir. Bu durum Kanun'da atama ve yükselmelerde, unvan veya derece kazanılmasında; anket uygulama, veri toplama gibi akademik değerlendirme içermeyen katkılar dışında kişisel emek ve birikimine dayanmayan, başkaları tarafından ücret karşılığında veya ücretsiz olarak üretilmiş yayın ve çalışmalar kullanmak.
  • Özürsüz veya izinsiz olarak bir yılda toplam 20 gün göreve gelmemek üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezasını gerektirir.

Üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezası sıklıkla intihal suçu fiili sebebiyle verilmektedir. Ancak yukarıda sayılan üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezasını gerektiren hallerden birinin vuku bulması halinde, Rektörlüğün teklifi üzerine YÖK Yüksek Disiplin Kurulu ilgilinin üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezasını gerektirir bir eyleminin olup olmadığı hususunda karar verecektir.

Kamu Görevinden Çıkarma Cezası Teklifi Nedeniyle YÖK Yüksek Disiplin Kurulu'na Çağrı

Kamu görevinden çıkarma cezası ise üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezasından farklıdır. Kamu görevinden çıkarma cezası, kamu kurum ve kuruluşları ile vakıf yükseköğretim kurumlarında öğretim elemanı ve memur olarak bir daha atanmamak üzere kamu görevinden çıkarma halini ifade eder. Bu durumda kişi bir daha memur olarak atanamaz.

  • Terör niteliğinde eylemlerde bulunmak veya bu eylemleri desteklemek, kamu imkân ve kaynaklarını bu örgütler için kullanmak ya da kullandırmak,
  • Amire, iş arkadaşlarına, personeline, hizmetten yararlananlara veya öğrencilerine fiili saldırıda veya cinsel tacizde bulunmak,
  • Kamu hizmeti veya öğretim elemanı sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak.
  • Uyuşturucu veya uyuşturucu olarak kabul edilen diğer uyarıcı maddeleri kullanmak, bulundurmak, başkalarına vermek, kullanılmasını özendirmek, satmak, imal etmek.
  • Hukuka aykırı olarak kurumun verilerini elde etmek, kaydetmek, kullanmak, depolamak, dağıtmak, değiştirmek veya yok etmek.
  • Kurumun bilişim sistemlerinin işleyişini kasten engellemek veya bozmak.

Bunların yanı sıra kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme cezasına bir üst ceza uygulanması gereken hallerde üst ceza kamu görevinden çıkarma cezası olacağı için bu durumda da YÖK Yüksek Disiplin Kurulu'nda savunma verilmesi gerekir. Ancak bu durumda söz konusu disiplin cezalarının tekerrüre esas tutulup tutulmayacağının titizlikle incelenmesi gerekir.

İlgiliye yapılacak tebligat ile YÖK Yüksek Disiplin Kurulu'nun savunmaya çağrı yazısı içeriğinde iddia edilen fiillerine ilişkin savunma ister. YÖK Yüksek Disiplin Kurulu'nun savunmaya çağrı yazısında ilgiliye neden kendisi hakkında üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezası teklif edildiği de bildirilir. Ayrıca, YÖK Yüksek Disiplin Kurulu'nda savunma hakkı etkili biçimde kullandırılır. Bu bakımdan Üniversite tarafından gönderilen ve YÖK Hukuk Müşavirliğinde bulunan soruşturma dosyasını kendisi veya avukatı aracılığı ile inceleyebileceğini de ilgiliye bildirir. Bu aşamada soruşturma dosyasının incelenmesi ve YÖK Yüksek Disiplin Kurulu'na savunmanın yazılı olarak bildirilmesi gerekir. YÖK Yüksek Disiplin Kurulu'na savunma yazısında eğer isteniyorsa YÖK Yüksek Disiplin Kurulu'nda sözlü savunma hakkını kullanıp kullanılmayacağı yönünde de bildirimde bulunulmalıdır. Bir diğer önemli husus da kişi dilerse YÖK Yüksek Disiplin Kurulu'nda sözlü savunma hakkını kullandığı sırada tanık da dinletebilir. Bu durumda dinletilecek tanıkların isim soy isim ve iletişim bilgilerine yazılı savunma içeriğinde yer verilmesi uygun olacaktır. YÖK Yüksek Disiplin Kurulu'nun savunmaya çağrı yazısı içeriğindeki savunma süresi 7 günden az olamaz.

YÖK Yüksek Disiplin Kurulu'nda Savunma Nasıl Yapılmalı?

YÖK Yüksek Disiplin Kurulundan savunmaya çağrı yazısını alan kişi ivedilikle savunmalarını yazılı olarak hazırlamaya başlamalıdır. Bu bakımdan YÖK Yüksek Disiplin Kurulu'nda sözlü savunma verilmek istenmiyorsa da yazılı savunma verilmesi bize göre hayati öneme sahiptir. Zira YÖK Yüksek Disiplin Kurulu'ndaki değerlendirme ilgilinin savunmaları üzerinden yapılacaktır. YÖK Yüksek Disiplin Kurulu'na yazılı savunma dilekçesinin içeriğinde isnata konu olaylar sade ve duru bir dille anlatılmalı, deliller dilekçe içeriğine ve/veya eklerine eklenmelidir. Zamanaşımı, isnat edilen suçtaki tipiklik unsuru ve somut deliller de değerlendirilmelidir.

YÖK Yüksek Disiplin Kurulu'na Yazılı Savunma

Yazılı savunma, dosyanın bütününü karşılayan bir metin olarak kurgulanmalıdır. İsnat edilen fiil hangi tarihte, hangi belgeyle ve hangi tanık beyanıyla ilişkilendiriliyorsa, savunma bu üç başlık üzerinden kurulmalıdır. Uygulamada savunmanın etkisini azaltan başlıca eksiklik, isnada konu maddi olayın anlatılmaması ve iddianın yalnızca soyut ifadelerle reddedilmesidir. Kurul dosyayı bir bütün olarak incelediği için, savunmada ileri sürülen her hususun dosyadaki bir belgeyle ya da ekle ilişkilendirilmesi gerekir.

YÖK Yüksek Disiplin Kurulu'na Sözlü Savunma

YÖK Yüksek Disiplin Kurulu'na sözlü savunma verilmesi de mümkündür. Hatta sözlü savunma sırasında ilgili tanıklarını da dinletebilir. YÖK Yüksek Disiplin Kurulu'na sözlü savunma verilmesini somut olayın şartlarına göre değerlendirmek gerekir. Ancak -bize göre- ilgilinin YÖK Yüksek Disiplin Kurulu'na sözlü savunma sırasında kendisini fiziki ve sözel olarak ifade edebiliyor olması önemlidir. Böylelikle Genel Kurul üyeleri de yaşananları ilgilinin kendisinden dinleyebiliyor, dolayısıyla somut olaya 5 duyu organıyla nüfuz edebildikleri görülmektedir. YÖK Genel Kurul'da sözlü savunma verilmeli mi sorusunun cevabı bize göre -evettir.

Kişi YÖK Yüksek Disiplin Kurulu'na sözlü savunma vermek istiyorsa bu durumu yazılı savunmalarında bildirmelidir. YÖK Yüksek Disiplin Kurulu'na sözlü savunma günü yazılı savunmaların sunulmasından sonra YÖK tarafından yapılacak ikinci bir bildirim ile belirlenir. Bu durumda YÖK ikinci bir çağrı yazısı gönderir. Bu kez, YÖK Genel Kurulu'nun hangi tarihteki toplantısında sözlü savunmalarını sunabileceği ilgiliye bildirilir.

YÖK Yüksek Disiplin Kurulu'na sözlü savunma ilgilinin kendisi ve/veya avukatı tarafından verilebilir. İlgili hem kendisi hem avukatı ile de savunmaya çıkabilir. Ya da duruma göre kendisi sözlü savunmaya hiç gitmeyip avukatını tek başına gitmesi için görevlendirebilir. Hukuk büromuz tarafından uygulanan yöntemde çoğunlukla müvekkilimiz ile birlikte giderek, YÖK Yüksek Disiplin Kurulu'na sözlü savunma vermekteyiz. Bu şekilde hem müvekkelimizi Genel Kurul'un soğuk ve nispeten gergin atmosferinde yalnız bırakmamak hem de savunma hakkını etkili biçimde kullandırmak amaçlanmaktadır.

Soruşturma Dosyasının İncelenmesi ve Delillerin Sunulması

2547 sayılı Kanun'un 53/A maddesi, hakkında üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezası istenenlere soruşturma evrakını inceleme, tanık dinletme, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma hakkını açıkça tanımaktadır. Bu hak, savunmanın içeriğine yön verir: savunma, dosyada bulunan delillere hangi yönden itiraz edildiğini ve hangi olguların dosyaya eklenmesi gerektiğini ortaya koymalıdır.

Dosya incelemesi bakımından izlenmesi gereken adımlar şunlardır:

  • Savunmaya çağrı yazısının tebliğ tarihinin belgelenmesi ve savunma süresinin bu tarihe göre hesaplanması,
  • YÖK Hukuk Müşavirliğinde bulunan soruşturma dosyasının bizzat veya avukat aracılığıyla incelenmesi,
  • İsnat edilen fiile ilişkin ifade tutanakları, bilirkişi raporları ve eklerin not alınması,
  • Dosyada bulunmayan ancak savunmaya esas alınacak belgelerin listelenmesi ve ek olarak sunulması,
  • Tanık dinletilecekse isim, soy isim ve iletişim bilgilerinin yazılı savunmaya eklenmesi,
  • Savunmanın, süre içinde ve sonradan değiştirilemeyecek biçimde dosyaya sunulması.

Dosya incelemesi sırasında tutulan notlar, savunmanın omurgasını oluşturur. Zamanaşımı itirazı, isnat edilen fiilin tipiklik unsurlarının oluşmadığı yönündeki itiraz ve delillerin hukuka uygun elde edilmediği yönündeki itiraz, ancak dosya içeriğine dayandırıldığında karşılık bulur. İhlal iddiasının etik boyutu bakımından bilimsel araştırma ve yayın etiği yönergesi başlıklı yazımızda ihlal türleri ve yargı yolu ayrıca ele alınmaktadır. Bu nedenle savunmanın ilk adımı, isnadın hangi maddi olgulara dayandığının dosyadan çıkarılmasıdır.

YÖK Yüksek Disiplin Kurulu'na Savunma Verilmezse Ne Olur?

2547 sayılı Kanun'un 53/A maddesi bu sorunun cevabını açıkça düzenler: soruşturulan kişiye iddialar hakkında savunma imkânı tanınmadan disiplin cezası verilemez; soruşturmayı yapanın yedi günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen tarihte geçerli bir mazereti olmaksızın savunmasını yapmayan kişi, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır.

Bu düzenlemenin pratik sonuçları şunlardır:

  • Süresinde savunma vermeyen ilgili, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır ve Kurul dosya üzerinden karar verir.
  • Savunma verilmemesi hâlinde dosyaya yeni bir delil girmeyeceği için Kurulun değerlendirmesi soruşturma raporundaki tespitlere dayanır.
  • Geçerli bir mazeret (hastalık, tebligatın usulsüzlüğü, zorlayıcı sebep) varsa bu durum belgelenmelidir; mazeretin belgelenmemesi hâlinde savunmasızlık iddiası ileri sürülemez.
  • Savunma hakkının kullanılabilmesi bakımından tebliğin usulüne uygun yapılması gerekir; usulsüz tebliğ, kararın şekil unsuruna ilişkin iptal sebebi olarak değerlendirilebilir.

Bu nedenle savunmaya çağrı yazısının tebliğ tarihi ve içeriği, hem savunmanın hazırlanması hem de ileride açılabilecek iptal davasında şekil denetimi bakımından belirleyici bir belge niteliği taşır.

Yüksek Disiplin Kurulu Kararına Karşı Hangi Yargı Yolu İzlenir?

Disiplin cezasına karşı öncelikle 2547 sayılı Kanun'un 53/F maddesinde düzenlenen itiraz yolu değerlendirilmelidir. Anılan maddeye göre disiplin cezalarına itiraz edilebilecek amir ve kurullar şunlardır:

  • Uyarma ve kınama cezalarına karşı itiraz, ilgilinin görevli olduğu birimin disiplin kuruluna; rektör tarafından verilen uyarma ve kınama cezalarına karşı üniversite disiplin kuruluna; rektörler ve bağımsız vakıf meslek yüksekokulu müdürleri için Yüksek Disiplin Kuruluna yapılabilir.
  • Aylıktan veya ücretten kesme ile kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme cezasına karşı itiraz, ilgilinin görevli olduğu üniversite disiplin kuruluna; yükseköğretim üst kuruluşlarında görev yapan personel için Yüksek Disiplin Kuruluna yapılabilir.
  • İtiraz süresi, cezanın tebliğ tarihinden itibaren yedi gündür.
  • İtiraz mercileri, itiraz tarihinden itibaren altmış gün içinde karar verir. İtiraz kabul ya da ret yönünde sonuçlandırılabilir; kabul hâlinde ceza tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar, ancak kabul gerekçesine uygun olarak en geç üç ay içinde yeni bir işlem tesis edilebilir.

İtiraz yolu, disiplin cezasının idari yargı denetimine tabi olmasını engellemez. İdari işlemlere karşı genel dava açma süresi, özel bir süre öngörülmedikçe 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca altmış gündür ve süre cezanın tebliğ edildiği tarihi izleyen günden başlar. İdari yargıda yetki kamu düzenindendir; dava kural olarak işlemi tesis eden idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde açılır (2577 sayılı Kanun m.32). Kurul kararının uygulanması hâlinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden, dava ile birlikte yürütmenin durdurulması da istenebilir; yürütmenin durdurulması için işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir (2577 sayılı Kanun m.27). Disiplin cezalarına ilişkin uyuşmazlıklar bakımından İdari Dava Daireleri arasındaki görev ve ilk derece mahkemesi bakımından uygulama, dava konusu işlemin niteliğine göre belirlenir.

Disiplin cezalarının özlük dosyasında saklanması ise 2547 sayılı Kanun'un 53/G maddesinde düzenlenmiştir. Uyarma ve kınama cezalarının uygulanmasından itibaren beş yıl, aylıktan veya ücretten kesme ile kademe ilerlemesinin durdurulması veya birden fazla ücretten kesme cezalarının uygulanmasından itibaren on yıl sonra atamaya yetkili amire başvurularak cezanın özlük dosyasından silinmesi talep edilebilir. İlgilinin bu süreler içindeki davranışları isteği haklı kılacak nitelikte görülürse talep yerine getirilir.

Sonuç ve Hukuki Destek

YÖK Yüksek Disiplin Kurulu'nda savunma süreci özetle bu şekildedir. YÖK Yüksek Disiplin Kurulu'na sözlü savunma sürecinin işletildiği durumlarda teklif edilen cezaların ağırlığı karşısında, bu yolu alanında uzman, Kurul tecrübesi bulunan bir avukat ile yürümek en önemli tavsiyemizdir. Büken Hukuk & Danışmanlık Bürosu, akademik dava avukatı ve idare hukuku avukatı olarak, idare hukukunun tüm alanlarında ve ancak özellikli olarak Yükseköğretim Hukuku kapsamındaki doçentlik, atama, disiplin, etik, unvan ve kadro davaları dahil tüm alt dallarında faaliyet göstermektedir. Diğer makalelerimizi buradan inceleyebilir veya büromuzdan randevu almak için 05070575335 nolu telefon numarasından ulaşabilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

YÖK Yüksek Disiplin Kurulu hangi organdır?

2547 sayılı Kanun'un 53/E maddesi uyarınca Yüksek Disiplin Kurulu, Yükseköğretim Genel Kurulu'nun kendisidir. Genel Kurul, üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezalarına ilişkin teklifleri Yüksek Disiplin Kurulu olarak inceler.

Savunma süresi kaç gündür ve nasıl hesaplanır?

2547 sayılı Kanun'un 53/A maddesine göre soruşturmayı yapanın verdiği savunma süresi yedi günden az olamaz. Süre, savunmaya çağrı yazısının tebliğ tarihine göre hesaplanır; tebliğ tarihinin belgelenmesi hem savunma hem sonraki aşamalar bakımından önem taşır.

Savunma vermezsem ne olur?

Belirtilen süre içinde veya belirtilen tarihte geçerli bir mazereti olmaksızın savunmasını yapmayan kişi, 2547 sayılı Kanun'un 53/A maddesi uyarınca savunma hakkından vazgeçmiş sayılır ve Kurul dosya üzerinden karar verir.

Soruşturma dosyasını inceleyebilir miyim?

Evet. 2547 sayılı Kanun'un 53/A maddesi, hakkında üniversite öğretim mesleğinden çıkarma ve kamu görevinden çıkarma cezası istenenlere soruşturma evrakını inceleme, tanık dinletme ve disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili aracılığıyla savunma yapma hakkı tanımaktadır. İnceleme, YÖK Hukuk Müşavirliğinde bulunan soruşturma dosyası üzerinden yapılır.

Sözlü savunma vermek zorunlu mudur?

Zorunlu değildir; ancak sözlü savunma verilmek isteniyorsa bu talebin yazılı savunmada bildirilmesi gerekir. Sözlü savunma günü, yazılı savunmanın sunulmasından sonra YÖK tarafından yapılan ikinci bir bildirimle belirlenir.

Sözlü savunmada tanık dinletebilir miyim?

Evet. Sözlü savunma sırasında tanık dinletilebilir. Dinletilecek tanıkların isim, soy isim ve iletişim bilgilerine yazılı savunma içeriğinde yer verilmesi uygun olacaktır.

Sözlü savunmaya avukatla katılabilir miyim?

Evet. Sözlü savunma, ilgilinin kendisi ve/veya avukatı tarafından verilebilir. İlgili, savunmaya kendisi ve avukatıyla birlikte katılabileceği gibi sözlü savunmaya kendisi katılmayıp avukatını görevlendirebilir.

Disiplin cezasına itiraz süresi kaç gündür?

2547 sayılı Kanun'un 53/F maddesine göre itiraz süresi, cezanın tebliğ tarihinden itibaren yedi gündür. İtiraz merci, itiraz tarihinden itibaren altmış gün içinde karar verir; itirazın kabulü hâlinde ceza tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar.

Kurul kararına karşı dava açılabilir mi?

Evet. İtiraz yolu, idari yargı denetimini engellemez. İdari işlemlere karşı genel dava açma süresi, özel bir süre öngörülmedikçe 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca altmış gündür ve süre tebliği izleyen günden başlar. Dava ile birlikte yürütmenin durdurulması da istenebilir.

Öğrenim sürecinde intihal iddiası hangi cezayı gerektirir?

Başkalarına ait özgün fikir, metot, veri veya eserleri bilimsel kurallara uygun biçimde atıf yapmadan kısmen veya tamamen kendisine ait gibi göstermek, üniversite öğretim mesleğinden çıkarma cezasını gerektiren hâller arasında düzenlenmiştir. İddianın somut delillerle ve dosya içeriğiyle değerlendirilmesi gerekir.

Savunmaya çağrı yazısının tebliğ tarihi, sürenin hesaplanması ve dosya incelemesinin planlanması bakımından ilk adımdır. Savunmanın hazırlanması, itiraz süresinin takibi veya Kurul kararının incelenmesi için Büken Hukuk iletişim formu üzerinden başvuru yapılabilir.

Yasal Uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. İçerikte yer alan bilgiler, yayın tarihindeki mevzuat ve uygulama esas alınarak hazırlanmış olup zaman içinde değişiklik gösterebilir. Her dosya kendi koşulları çerçevesinde değerlendirilmelidir.