Ana içeriğe geç
Üniversite koridorundan görünen kapalı cam laboratuvar kapısı

Etik Kurul İzni Olmadan Yapılan Araştırma Etik İhlal Midir?

Av. Arb. Selce MARAŞ BÜKEN
Yazar: Av. Arb. Selce MARAŞ BÜKEN
14 dakika okuma

Etik kurul izni olmadan yapılan bir araştırmanın etik ihlal sayılıp sayılmayacağı, çalışmanın hangi niteliğine bağlıdır. Her araştırma için etik kurul izni aranmaz. Ancak iznin zorunlu olduğu bir alanda çalışmaya başlamadan önce gerekli etik kurul izninin alınmamış olması Yükseköğretim Kurumları Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'nin 4. maddesinin ikinci fıkrasının (ı) bendinde açıkça etik ihlal türü olarak sayılmıştır. Klinik ilaç araştırması, hayvan deneyi, anket çalışması ve TÜBİTAK destekli projelerde kabul ve taahhüt beyanlarına uymama etik ihlali farklı hükümlere tabidir.

Etik kurul izni hangi araştırmalarda zorunludur?

Uygulamada en sık karşılaşılan hata, etik kurul onayının bütün akademik çalışmalar için tek tip bir belge olduğu düşüncesidir. Oysa etik kurul iznine olan ihtiyaç, çalışmanın konusuna, yöntemine ve nerede yürütüldüğüne göre değişir. İnsan üzerinde ilaçla yapılan bir klinik araştırma, deney hayvanı kullanılan bir laboratuvar çalışması, bir hastanede ya da okulda uygulanan anket ve tamamen yayımlanmış literatüre dayanan bir derleme makale aynı kurallara bağlı değildir.

Bu nedenle bir etik ihlal iddiasıyla karşılaşıldığında, ilk olarak etik kurul izni zorunluluğunun hangi düzenlemeden kaynaklandığının belirlenmesi gerekir. Bunun için çalışmanın içeriği, konusu, yöntemi incelenmelidir.

  • Klinik araştırmalarda etik kurul iznine dair temel mevzuat Beşeri Tıbbi Ürünlerin Klinik Araştırmaları Hakkında Yönetmelik'tir.
  • Hayvan deneylerinde ise 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu ve Hayvan Deneyleri Etik Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına Dair Yönetmelik çerçevesinde yorumlanmalıdır.
  • Anket araştırmalarında ise, katılımcı rızası ile kurum iznini ayrı ayrı aranmaktadır. Yükseköğretim kurumlarında yürütülen ve deney niteliği taşımayan çalışmalar için de 2025 değişikliğiyle kurul onayı aranmaktadır.

Bu yazımızda etik kurul izninin eksik olmasının hangi durumlarda etik ihlal sayılabileceği konusunda bilgi verilmektedir.

YÖK yönergesi izinsiz araştırmayı nasıl tanımlıyor?

Yükseköğretim Kurumları Bilimsel Araştırma ve Yayın Etiği Yönergesi'nin 4/1 maddesinde bilimsel araştırma ve yayın etiğine aykırı eylemler tahdidi olarak sayılmıştır. Etik kurul iznine dair hüküm ise 4. maddenin ikinci fıkrasındaki diğer etik ihlal türleri arasında yer almaktadır. Düzenlemeye göre etik kurul izni ile ilintili etik ihlal türleri şu şekildedir:

  • (c) İnsan ve hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalarda etik kurallara uymamak, yayınlarında hasta haklarına saygı göstermemek.
  • (ç) İnsanlarla ilgili biyomedikal araştırmalarda ve diğer klinik araştırmalarda ilgili mevzuat hükümlerine aykırı davranmak.
  • (g) Bilimsel bir çalışma kapsamında yapılan anket ve tutum araştırmalarında katılımcıların açık rızasını almadan ya da araştırma bir kurumda yapılacaksa ayrıca kurumun iznini almadan elde edilen verileri yayımlamak.
  • (ı) Araştırma ve deneylerde, çalışmalara başlamadan önce alınması gereken izinleri yetkili birimlerden yazılı olarak almamak.
  • (i) Araştırma ve deneylerde mevzuatın veya Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin ilgili araştırma ve deneylere dair hükümlerine aykırı çalışmalarda bulunmak.

Yönerge'de sayılan tüm haller etik kurul izni alınmamasından kaynaklanan etik ihlal türleri olsa da, uygulamada en çok (ı) bendi ile yani "araştırma ve deneylerde, çalışmalara başlamadan önce alınması gereken izinleri yetkili birimlerden yazılı olarak almamak" etik ihlali ile karşılaşılmaktadır. Ancak düzenlemenin lafzından da anlaşılabileceği üzere, bu maddenin uygulanabilmesi için öncelikle çalışma bakımından iznin gerçekten zorunlu olması gerekir. Etik kurul izni alınmasının zorunlu olmadığı bir çalışma kapsamında izin alınmamış olması etik ihlal olarak sayılamaz.

Diğer yandan aynı olay hem (ı) hem (ç) bendine girebilmesi de mümkündür. Örneğin klinik araştırma izni alınmadan yürütülen bir ilaç çalışması, hem izinsiz başlama hem de klinik mevzuata aykırılık yönünden incelenebilir. Anket ve tutum çalışmaları ise (g) bendinde düzenlenmiştir. Düzenleme göre anket ve tutum çalışmalarında katılımcıların açık rızasını almadan ya da araştırma bir kurumda yapılacaksa ayrıca kurumun iznini almadan elde edilen verileri yayımlamak etik ihlal olarak sayılmıştır.

Klinik araştırmalarda etik kurul izni nasıl işler?

İnsan üzerinde ilaçla yapılan araştırmalar, izin rejiminin en sıkı olduğu alandır. Beşeri Tıbbi Ürünlerin Klinik Araştırmaları Hakkında Yönetmeliğin 26. maddesinin birinci fıkrasına göre klinik araştırmalar ve bilimsel çalışmalar, Kurumun izni olmadan başlatılamaz. Kapsamın sınırı 2. maddenin ikinci fıkrasında çizilmiştir: beşeri tıbbi ürünlerin gözlemsel çalışmaları dahil tüm müdahalesiz çalışmalar ve retrospektif çalışmalar bu yönetmeliğin kapsamı dışındadır. Dolayısıyla örneğin hastane arşivindeki verilerin geriye dönük incelenmesine dayanan bir çalışmada etik kurul izni alınmasına gerek yoktur.

Bununla birlikte, retrospektif çalışmaların bu yönetmeliğin dışında kalıyor olması, YÖK yönergesindeki izin ve rıza kurallarının uygulanmayacağı anlamına gelmez. Hasta verisinin kullanıldığı geriye dönük bir çalışmada veriler bir kurumdan alınıyorsa, (ı) ve (c) bentleri yönünden ayrıca inceleme yapılabilir.

Hayvan deneylerinde etik kurul izni

Hayvan deneylerinde etik kurul izni zorunluluğuna dair düzenlemeler 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nundan ileri gelmektedir. Kanun'un 9.maddesi "Hayvan deneyi yapan kurum ve kuruluşlarda bu deneylerin yapılmasına kendi bünyelerinde kurulmuş ve kurulacak etik kurullar yoluyla izin verilir." hükmüne amirdir. Hayvan Deneyleri Etik Kurullarının Çalışma Usul ve Esaslarına Dair Yönetmeliğin 1. maddesi, deney hayvanlarıyla yapılacak bilimsel araştırma, test, eğitim ve öğretimde uyulacak etik standartları, kurulların kuruluşunu, izin ve izleme süreçlerini amaç olarak saymıştır. 2. maddesi ise kamu ve özel kuruluşlarda deney amacıyla kullanılacak hayvanlar için alınacak izinleri kapsama almıştır.

Yönetmelikte, hayvan deneyleri yerel etik kurulu onayından sonra çalışmada yapılacak değişikliklerin bildirilmesine ve birden fazla ilde yürütülen çalışmalarda tek bir kurul onayının yeterli olabileceğine ilişkin düzenlemeler de yer almaktadır.

Hayvan deneyinde etik kurul izninin eksik olduğu iddiası gündeme geldiğinde, savunma çoğu zaman onayın kapsamı, tarihi ve çalışmayla örtüşüp örtüşmediği üzerinde yoğunlaşır.

Anket ve tutum araştırmalarında rıza ve kurum izni

Sosyal bilimlerde, eğitim bilimlerinde ve sağlık bilimlerinin bir bölümünde veriler çoğunlukla anket ya da ölçek yoluyla toplanır. YÖK yönergesinin 4. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi bu alan için özel bir kural koymuştur: bilimsel bir çalışma kapsamında yapılan anket ve tutum araştırmalarında katılımcıların açık rızası alınmadan ya da araştırma bir kurumda yapılacaksa ayrıca kurumun izni alınmadan elde edilen verilerin yayımlanması etik ihlaldir.

Bu bentte iki ayrı koşul bulunur. Birincisi katılımcının açık rızasıdır. İkincisi, çalışma bir okulda, hastanede, şirkette ya da kamu kurumunda yürütülüyorsa o kurumun iznidir. Kurum izni, etik kurul onayı ile karıştırılmamalıdır. Kurum izni çalışmanın yürütüldüğü kurum yönetiminden alınırken, etik kurul onayı Üniversite etik kurulundan alınır.

İznin hiç alınmaması ile başka çalışmanın onayını kullanmak aynı şey midir?

Bu ayrım, etik kurul izni dosyalarının en önemli noktalarından biridir. Etik kurul izni alınması gereken bir çalışmada iznin hiç alınmamış olması etik ihlaldir. Buna karşılık yayında, başka bir çalışma için alınmış bir onayın numarası ya da tarihi yazılarak derginin, kurumun veya okurun bu çalışmanın onaylı olduğuna inandırılması, yanıltma unsurunu da içereceğinden sahtecilik etik ihlali de gündeme gelir.

Danıştay 8. Dairesinin 01.12.2021 tarihli, E.2017/3800, K.2021/5855 sayılı kararında bu ayrım belirgin biçimde öne çıkmıştır. Doçentlik başvurusunda sunulan yayınlar hakkında sahtecilik ve insan ile hayvan etiği kurallarına uymama iddiasıyla başlatılan incelemede, A1 olarak anılan eserde etik kurul onayının alınmadığının davacının savunmasında ikrar edildiği, başka bir esere ait onay belirtilerek derginin yanıltıldığı ve bu nedenle fiilin dönemin yönergesindeki sahtecilik kapsamında kaldığı kabul edilmiştir.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 23.01.2023 tarihli ve E: 2022/880, K: 2023/35 sayılı kararında, izin alınmaksızın gerçeğe aykırı beyanda bulunulması şu ifadelerle sahtecilik olarak nitelendirilmiştir: "...Etik kurul onayı alınmadığı ve bu durumun davacı tarafından savunmasında ikrar edildiği, farklı etik kurul onayı belirtilerek yayının yayınlandığı derginin yanıltılması suretiyle 'sahtecilik' etik ihlalinin yapıldığı" Aynı kararda, çalışmanın tamamlanmasının ardından onay temin edilmesinin ihlali ortadan kaldırmayacağı vurgulanarak, "eserin tamamlandıktan sonra etik kurul onayı alınmasının Yönerge’nin 8/1-f maddesi kapsamında olduğu" belirtilmiş; "tespit edilen aykırılıklar açısından bu aykırılıkların türüne bağlı olarak caydırıcı bazı yaptırımlar uygulanmasının da aykırılıkların önlenmesi ve tekrarlanmaması bakımından zorunlu ve gerekli olduğu" kabul edilmiştir.

Danıştay 8. Dairesinin 01.12.2021 tarihli ve E: 2017/3800, K: 2021/5855 sayılı kararında da benzer değerlendirmeler yapılmıştır. Kararda sahtecilik tanımı: "Araştırmaya dayanmayan veriler üretmek, sunulan veya yayınlanan eseri gerçek olmayan verilere dayandırarak düzenlemek veya değiştirmek, bunları rapor etmek veya yayımlamak, yapılmamış bir araştırmayı yapılmış gibi göstermek" şeklinde aktarılmıştır. "Diğer etik ihlali türleri" başlığı altında ise "insan ve hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalarda etik kurallara uymamak" eyleminin düzenlendiği ifade edilmiştir. Ayrıca "A4 numaralı eserin 2009-2010 yıllarında yapıldığı ancak etik kurul onayının 2011 yılında alındığı, çalışma tamamlandıktan sonra etik kurul onayı alınmasının Yönerge’nin 8/1-f maddesi kapsamında olduğu" ve "makale içerisinde materyal ve metod bölümünde Bülent Ecevit Üniversitesi Etik Komitesi'nden onay alındığından bahsedilmişse de, bu onayın başka bir esere ait olduğu" olgusunun sahtecilik teşkil ettiği hükme bağlanmıştır.

Sonradan alınan onay ihlali ortadan kaldırır mı?

Etik kurul onayının çalışma başladıktan ya da tamamlandıktan sonra alınması, uygulamada sık görülür. Kimi zaman araştırmacı onayın gerekli olduğunu dergi aşamasında öğrenir, kimi zaman kurum sonradan onay verir. Ancak mevzuata göre izinlerin "çalışmalara başlamadan önce" alınması gerekmektedir. Dolayısıyla çalışma başladıktan sonra alınan etik kurul izni etik ihlal sonucunu doğurabilir.

Danıştay 8. Dairesinin 01.12.2021 tarihli, E.2017/3800, K.2021/5855 sayılı kararında A4 olarak anılan eser bakımından da bu soru incelenmiştir. Çalışmanın 2009-2010 yıllarında yapıldığı, etik kurul onayının ise 2011 yılında alındığı anlaşılmıştır. Danıştay 8. Dairesi, çalışma tamamlandıktan sonra onay alınmasını dönemin yönergesinin 8. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi kapsamında etik ihlal olarak değerlendirmiştir.

Yine Danıştay 8. Dairesinin 27.09.2024 tarihli ve E: 2024/3963, K: 2024/4918 sayılı kararında, izin zorunluluğunun makalenin yayımlanması safhasına değil doğrudan bilimsel araştırmanın başlangıcına bağlı olduğu açıkça ortaya konulmuştur: "incelenmesi gereken husus yapılan bilimsel çalışmanın başlamasından önce alınması gereken izne ilişkin olup çalışmanın makaleye dönüştürülerek yayımlanması aşamasıyla bir ilgisi bulunmadığı" Aynı kararda araştırmacıların mevzuata uyma yükümlülüğü hatırlatılarak "Araştırma ve deneylerde; [...] çalışmalara başlamadan önce alınması gereken izinleri yetkili birimlerden yazılı olarak almamak," şeklindeki fiilin hukuka aykırılık teşkil ettiği ve disiplin işlemine dayanak oluşturduğu belirtilmiştir.

Onay Kapsamının Dışına Çıkılması ve Aydınlatılmış Onam Eksikliği

Anayasa Mahkemesinin 18.04.2024 tarihli ve B. No: 2020/19612 sayılı kararında, etik kurul izni alınmış olsa dahi kurul onayının ve bilgilendirilmiş gönüllü onam formunun dışına çıkılmasının hukuka aykırılık oluşturduğu tespit edilmiştir:

"başvurucunun anılan araştırması için Klinik Araştırmalar Etik Kurulundan 5/5/2011 tarihinde izin aldığı, bu izni alırken sunmuş olduğu formlarda araştırmanın ismini 'Pulmoner emboli tanısı bulunmayan derin ven trombozlu hastalarda sağ ventrikül fonksiyonlarının değerlendirilmesi' olarak belirttiği, gönüllü bilgilendirme formunda hastalara sadece ekokardiyografi yapılacağını beyan ettiği, araştırma sonuçlanıp makale yayınlandığında ise ismin ve yöntemin değiştirildiğinin, genetik testlerin araştırmaya eklendiğinin tespit edildiği belirtilmiştir."

Mahkeme gerekçesinde, "davacının 'Association Between Inherited Thrombophlilia and Impaired Right Ventricular Function in Deep Vein Thrombosis Without Symptomatic Pulmonary Embolism' ismi ile yayımlanan makalesi hakkında Etik Kurula verdiği teminatları yerine getirmediği, Kurula bildirdiği araştırma ismini ve yöntemini değiştirdiği halde bu konuda Etik Kurula bilgi vermediği, gönüllü onam formlarında belirlenen hususların dışında hasta üzerinde yapılacak uygulamalarda kurul ve hasta onayı almadan değişiklikler yaptığı" gerekçesiyle "Başvurucuya, belirtilen fiiller nedeniyle Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Tıp Fakültesi Rektörlüğünün (İdare) 2/12/2013 tarihli işlemi ile 21/8/1982 tarih ve 17789 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Yüksek Öğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği’nin 8. maddesinin (i) bendi ve 4. maddesinin (d) bendi gereğince 1/30 oranında aylıktan kesme cezası uygulanmıştır" tespiti aktarılmıştır.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 02.04.2015 tarihli ve E: 2015/5282, K: 2015/13015 sayılı kararında ise etik kurul izninin tek başına yeterli olmadığı, geçerli bir aydınlatılmış onamın bulunması ve şart koşulan sigortanın yapılması gerektiği hükme bağlanmıştır:

"Her ne kadar davacı, Üniversite’nin Klinik Araştırmalar Etik Kurulu’ndan araştırma ile ilgili izin aldığını ve bu konuda hastanın da yazılı onayının bulunduğu iddia etmiş ise de, anılan hasta gerek şikâyet dilekçesinde gerekse tanık olarak dinlendiği ifadesinde imzalatılan belge ve kullanacağı ilaç hakkında bilgilendirilmediğini açıkça ifade etmiştir"

Aynı kararda, "Öte yandan, çalışma konusu ilaç hakkında davalı Üniversite’nin izninin olduğu iddiası ise dosyaya sunulan Etik Kurulu Kararlarından Faz 3 olarak değerlendirilen bu çalışmanın etik açıdan sakıncalı olmadığını, ancak yürürlükteki sigortalama mevzuatına uygun sigortasının yapılması durumunda resmî onayın da verilebileceğinin bildirilmesi ve sigorta şartının gerçekleşmemesi karşısında varit değildir" denilerek şartlı izinlerin mevzuat gerekleri (sigorta vb.) yerine getirilmeden geçerlilik kazanmayacağı belirtilmiştir.

TÜBİTAK projelerinde kabul ve taahhüt beyanlarına uymamak etik ihlali

TÜBİTAK Araştırma ve Yayın Etiği Kurulu Yönetmeliği'nin 6. maddesinin ikinci fıkrasına göre insanlar ve hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalarda insan etiği ve hayvan etiği konuları kurulun görev alanı dışındadır. Dolayısıyla TÜBİTAK destekli projelerde insan etiği ve hayvan etiği konularında şüphe duyulması halinde ilgili kurum veya kuruluşa bildirimde bulunulur. Bu durumda inceleme AYEK tarafından değil ilgili kurum/kuruluş tarafından yapılır.

Öte yandan Yönetmeliğin 9. maddesinin (h) bendi, kabul ve taahhüt beyanlarına uymamayı ayrı bir ihlal türü olarak saymıştır: "Kabul ve taahhüt beyanlarına uymama: Kuruma sunulan araştırma, yayın ve diğer faaliyetlerde öngörülen kabul ve taahhüt beyanlarına uymamak, doğru olmayan, yanıltıcı veya eksik beyanda bulunmak."

Yönetmelik metni, etik kurul iznini ayrı bir ihlal türü olarak adlandırmamıştır. Proje başvurusunda iznin alınacağına dair TÜBİTAK'a verilen bir taahhüdün yerine getirilmemesi ya da iznin alındığına dair yanıltıcı bir beyanda bulunulması, AYEK tarafından kabul ve taahhüt beyanlarına uymamak etik ihlali kapsamında incelenebilir. Bu durumda AYEK tarafından yapılan inceleme deneyin etik uygunluğu değil, Kuruma sunulan beyanın doğruluğu kapsamında kalacaktır.

Yaptırım yönünden, Yönetmeliğin 10. maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi kabul ve taahhüt beyanlarına uymama halinde, kasıt veya ağır ihmalin bulunması ve bunun yeterli belgeyle ortaya konması şartıyla bir yıldan üç yıla kadar süreli yaptırım öngörmüştür. Aynı maddenin birinci fıkrasına göre etik ihlalde ilgilinin kasıt veya ağır ihmali yoksa yazılı uyarı verilmesi gerekir. AYEK sürecinin genel çerçevesi için TÜBİTAK AYEK etik ihlal türleri ve cezaları konusundaki yazımızı inceleyebilirsiniz.

Sık Sorulan Sorular

Her araştırma için etik kurul izni zorunlu mudur?

Zorunluluk çalışmanın niteliğine bağlıdır. Klinik ilaç araştırması, hayvan deneyi ve kurumda yürütülen anket ayrı kurallara bağlıdır. Deney niteliği taşımayan çalışmalar için üniversitenin kendi uygulama yönergesine ayrıca bakılması gerekir.

İzin alınmadan başlanan çalışma hangi bentte incelenir?

İznin zorunlu olduğu hallerde, çalışmaya başlamadan önce gerekli iznin yetkili birimden yazılı olarak alınmaması YÖK yönergesinin 4. maddesinin ikinci fıkrasının (ı) bendinde etik ihlal türü olarak sayılmıştır. Olayın niteliğine göre (c), (ç) veya (i) bentleri de gündeme gelebilir.

Anket için ayrı bir izin var mıdır?

Yönergenin 4. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi, katılımcıların açık rızası alınmadan ya da araştırma bir kurumda yapılacaksa kurumun izni alınmadan elde edilen verilerin yayımlanmasını etik ihlal olarak saymıştır.

Retrospektif çalışma klinik araştırma yönetmeliğinin içinde midir?

Beşeri Tıbbi Ürünlerin Klinik Araştırmaları Hakkında Yönetmelik, gözlemsel çalışmalar dahil müdahalesiz çalışmaları ve retrospektif çalışmaları kapsam dışında bırakmıştır. Bu durum, YÖK yönergesindeki izin ve rıza kurallarının kendiliğinden uygulanmayacağı anlamına gelmez.

Onay araştırmadan sonra alınırsa ihlal ortadan kalkar mı?

Yönergenin (ı) bendi iznin çalışmaya başlamadan önce alınmasını aramaktadır. Danıştay 8. Dairesinin bir kararında, çalışma tamamlandıktan sonra alınan onay dönemin yönergesindeki ihlal türü kapsamında görülmüş ve dava reddedilmiştir.

Başka çalışmanın onay numarası yazılırsa ne olur?

Bu durum iznin hiç alınmamasından farklıdır; çünkü dergi veya kurum yanıltılmış olur. Danıştay 8. Dairesinin bir kararında, onay alınmayan eserde başka esere ait onay belirtilerek derginin yanıltılması dönemin yönergesindeki sahtecilik kapsamında kabul edilmiştir. Güncel yönergedeki sahtecilik tanımı daha dardır ve fiilin hangi bende gireceği dosyaya göre incelenir.

TÜBİTAK AYEK insan etiği esasını inceler mi?

TÜBİTAK Araştırma ve Yayın Etiği Kurulu Yönetmeliği, insan ve hayvan etiği konularını kurulun görev alanı dışında tutmuş, şüphe halinde bilgi ve belgelerin ilgili kuruma gönderileceğini öngörmüştür. TÜBİTAK'a verilen kabul ve taahhüt beyanına aykırılık ise ayrıca incelenebilir.

Doçentlik başvurusu sürerken şikâyet nereye gider?

Yönergenin 9. maddesinin dördüncü fıkrasına göre yükseköğretim kurumu, başvurunun devam edip etmediğini ÜAK Başkanlığından sorar. Başvurunun devam ettiği bildirilirse bilgi ve belgeler ÜAK Başkanlığına gönderilir.

Sonuç ve Hukuki Destek

Etik kurul izni eksikliği, tek başına ve her durumda aynı sonucu doğuran bir mesele değildir. İznin hangi rejime ait olduğu, çalışmanın o tarihte gerçekten izne tabi olup olmadığı, onayın başka bir çalışmaya ait olup olmadığı ve onayın çalışmadan önce mi sonra mı alındığı, isnat edilen bendin ve sonucun hukuka uygunluğunu doğrudan etkiler. Klinik, hayvan deneyi, anket ve TÜBİTAK beyanı alanlarının birbirine karıştırılması, hatalı bir niteleme riskini beraberinde getirir.

Büken Hukuk Bürosu, akademik etik incelemeleri, üniversite etik kurulu kararları ve bu kararlara dayanan rektörlük işlemlerine ilişkin dosyalarda hukuki destek vermektedir. Onayın başka çalışmaya ait gösterildiği, onayın sonradan alındığı ya da iznin hangi mevzuattan doğduğunun tartışmalı olduğu dosyalarda belgeler ve tarihler ayrıntılı biçimde incelenmelidir. Büken Hukuk ile iletişim sayfası üzerinden irtibat kurulabilir.

Yasal Uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. İçerikte yer alan bilgiler, yayın tarihindeki mevzuat ve uygulama esas alınarak hazırlanmış olup zaman içinde değişiklik gösterebilir. Her dosya kendi koşulları çerçevesinde değerlendirilmelidir.

Kaynaklar