Askerlik Nedeniyle Atama Yapılmaması

Bu makalemizde askerlik nedeniyle atama yapılmaması halinden bahsedeceğiz. Askerlik görevini yaparken atananların durumu hakkında Danıştay kararları çerçevesinde bilgi vermeye çalışacağız. Askerlik nedeniyle atama yapılmaması, sık sık karşılaştığımız Anayasal hakların ihlali niteliğindeki idari işlemlerdendir. Askerdeyken memurluğa başvurma mümkün ise de askerdeyken atanmak her zaman mümkün olamamaktadır. Ancak askerlik nedeniyle atama yapılmaması yönündeki idari işlemler iptal davası ile iptal edilmektedir.

Bu makalemizde askerlik nedeniyle atama yapılmaması halinden bahsedeceğiz. Askerlik görevini yaparken atananların durumu hakkında Danıştay kararları çerçevesinde bilgi vermeye çalışacağız. Askerlik nedeniyle atama yapılmaması, sık sık karşılaştığımız Anayasal hakların ihlali niteliğindeki idari işlemlerdendir. Askerdeyken memurluğa başvurma mümkün ise de askerdeyken atanmak her zaman mümkün olamamaktadır. Ancak askerlik nedeniyle atama yapılmaması yönündeki idari işlemler iptal davası ile iptal edilmektedir.

Askerlik Nedeniyle Atama Yapılmaması

Anayasamızın 72’inci maddesinde hem bir hak hem de bir görev olarak belirlenen vatan hizmetinin mevzuatında öngörülen sürede ve şekilde tamamlanma zorunluluğu vardır. Bu doğrultuda askerlik nedeniyle atama yapılmaması ilgilisinin yerleştirildiği göreve başlayamamasının haklı ve kanuni bir zorunluluktan kaynakladığının kabulü gerekir.

Ancak 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda askerlik hali memurluğa engel hallerden sayılmıştır. 657 sayılı  Devlet Memurları Kanunu’nun 48/6 maddesine göre, Devlet memurluğuna alınacaklarda, “Askerlik durumu itibariyle; a) Askerlikle ilgisi bulunmamak, b) Askerlik çağına gelmemiş bulunmak, c) Askerlik çağına gelmiş ise muvazzaf askerlik hizmetini yapmış yahut ertelenmiş veya yedek sınıfa geçirilmiş olmak” şartlarını aranmaktadır.

Ancak, askerlik görevini yaparken atananların durumu yani atama hakkını kazanmış olmasına rağmen henüz devlet memurluğuna ataması yapılmadan silah altına alınan kişilerin durumu ile ilgili ne 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda hüküm bulunmamaktadır. İdari yargı mercileri hukuk sistemimizdeki bu boşluğu 657 sayılı Kanun’un 83. maddesinin yorumu ile doldurmaktadır.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 83’üncü maddesi; Devlet memuru iken muvazzaf askerlik hizmetini yapmak üzere silah altına alınanlardan askerlik görevini tamamlayıp memuriyete dönmek isteyenler, terhis tarihinden itibaren 30 gün içinde kurumlarına başvurmak ve kurumları da başvurma tarihinden itibaren azami 30 gün içinde ilgilileri göreve başlatmak zorundadırlar hükmüne amirdir.

Bu durumdaki kişilerin kazandığı atama hakkının saklı tutulması ve askerlik görevinin bitiminde diğer şartları taşıması halinde göreve başlatılması gerektiği yönünde karar verilmektedir İlgilinin memurluğa atanmasının diğer koşulları da sağladığı göz önünde bulundurularak atamasının askerlik sonuna kadar beklenmesi gerekirken askerlik nedeniyle atama yapılmaması doğru bir uygulama değildir. Dolayısıyla kadronun gerektirdiği diğer şartlara haiz olmak şartıyla askerdeyken atanmak mümkündür.

Askerlik Nedeniyle Atama Yapılmaması Emsal Kararlar

Danıştay 12. Dairesi’nin 2008/5940 E, 2010/4484 K sayılı kararında;  “Bu durumda, Anayasa’nın 72.maddesi gereği zorunlu olan bir Devlet hizmetinin ifası nedeniyle göreve başlayamayacağı açık olan davacının kazandığı atama hakkının saklı tutulması ve askerlik görevinin bitiminde diğer şartları taşıması halinde göreve başlatılması gerekirken 657 sayılı Yasa’nın 48.maddesinde öngörülen askerlik durumu itibariyle gerekli şartları taşımadığından bahisle davacı ile sözleşme yapılmaması işleminde hukuka ve hakkaniyete uyarlık, aksi yoldaki kararda da isabet görülmemiştir.” kararı verilmiştir. Bu şekilde; devlet memurluğuna hak kazanan ancak henüz ataması yapılmadığı sırada askere alınanlarının atama hakkının saklı tutulması, askerlik görevinin bitiminde diğer şartları da taşıyorsa göreve başlatılması gerektiğine karar vermiştir. Dolayısıyla askerlik nedeniyle atama yapılmaması uygun bir idari işlem değildir.

Yine Danıştay 12. Dairesi’nin 1995/10371 E, 1997/2304 K VE 21/10/1997 Tarih sayılı kararı da bu yöndedir. Anılan kararda şu şekilde karar verilmiştir; “Anayasanın 72. maddesinde vatan hizmetinin her Türk’ün hakkı ve görevi olduğu belirtilmekle bu hizmetin ödev niteliği vurgulanmıştır. … Olayda, zorunlu bir devlet hizmetinin ifası ve uzaması nedeniyle atandığı yerde göreve başlayamadığını, askerlik görevini yaptığına ilişkin belgeyi eklemek suretiyle 14.1.1994 tarihli dilekçesiyle davalı idareye bildiren davacının, kazandığı sınavın saklı tutulması ve askerlik görevinin bitiminde atandığı göreve başlatılması gerekirken askerlik hizmetinin diğer zorlayıcı sebeplerle aynı nitelikte olduğu kabul edilerek hakkında 657 sayılı Yasanın 63. maddesi hükmü uygulanmak suretiyle atama onayının iptal edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığından idare mahkemesince davanın reddi yolunda verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir.”

Danıştay 12. Dairesi’nin 2003/5056 E, 2006/1510 K ve 18/04/2006 Tarih sayılı kararı da benzer mahiyettedir. Karara göre; “…Davacının sınava girdiği tarihte askerlikle ilgisinin bulunmayışı, askerliğin zorunlu bir kamu hizmeti oluşu, davacının atanma tarihinin tam olarak bilinememesi, askerlik dönüşü makul sürede idareye başvuruda bulunmuş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde davacının memurluğa atanmasının diğer koşulları da mevcut olduğu takdirde atamasının askerlik sonuna kadar beklenmesi gerekmekte olup İdare Mahkemesince askerlikle ilgili şartları taşımadığı gerekçesi ile davanın reddi yolunda karar verilmesinde hukuka uyarlık görülmemiştir.”


Adana idare hukuku avukatı ve adana idari dava avukatı olarak bilgilendirme yapmak amacıyla paylaştığımız makalelerin bir kısmı şu şekildedir;
  • İptal davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Tam yargı davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Disiplin soruşturmasına savunma örneğine buradan,
  • Memur disiplin cezasına karşı açılacak iptal davasının incelendiği makalemize buradan, 
  • Memur disiplin cezasına itiraz konusunun ayrıntılı incelendiği makalemize buradan
  • Disiplin soruşturmasında soruşturma usulünün incelendiği makalemizi buradan
  • Soruşturma izni verilmesi itiraz dilekçesi örneğini buradan okuyabilirsiniz.

Makalelerimiz her geçen gün güncellendiği için ayrıntılı bilgi için lütfen sitemizde arama yapınız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir