Ana içeriğe geç
yasal faiz hesabında tarih ve ödeme çizelgesi; kanuni faiz oranı ve alacak türü değerlendirmesi; icra takibinde faiz başlangıcı ve hesap notları

Yasal Faiz Hesaplama 2026: Oran ve Başlangıç

8 dakika okuma

Yasal Faiz Hesaplama 2026: Oran ve Başlangıç

Yasal faiz hesaplama, önce alacağın hangi hukuki ilişkiye dayandığını ve faizin hangi tarihten başlayacağını bulmayı gerektirir. Kanuni faiz, temerrüt faizi, ticari faiz ve kısmi ödeme kayıtları ayrı ayrı incelenmelidir.

Yasal faiz ne zaman uygulanır?

Yasal faiz, taraflar arasında geçerli bir faiz oranı kararlaştırılmadığında veya özel bir faiz türü uygulanmadığında gündeme gelir. Bu nedenle ilk soru, dosyada gerçekten kanuni faiz mi isteneceği yoksa ticari temerrüt faizi, sözleşme ile belirlenmiş faiz veya özel bir faiz düzenlemesi mi uygulanacağıdır.

3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun, kanuni faiz ve temerrüt faizi bakımından temel kaynaktır. Ancak bu kanuna bakmak, her dosyada aynı hesabın yapılacağı anlamına gelmez. Alacağın dayanağı sözleşme, fatura, haksız fiil, mahkeme kararı veya icra takibi olabilir.

Bu ayrım yapılmadan yapılan faiz hesabındahukuken yanlış sonuca ulaşabilir. Özellikle uzun dönemli alacaklarda, önce alacağın niteliği ve faiz başlangıcı kurulmalı; daha sonra oran ve gün hesabına geçilmelidir.

2026 yılında kanuni faiz oranı nasıl değerlendirilmelidir?

2026 yılı bakımından kanuni faiz oranı denildiğinde, 1 Haziran 2024 tarihinden itibaren yürürlükte olan yıllık yüzde 24 oranı dikkate alınır. Bu değişiklik 8485 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile yapılmıştır.

Bu oran, kanuni faiz uygulanacak dönemler için önemlidir. Fakat “2026 yılında her alacağa yüzde 24 faiz uygulanır” sonucu çıkarılmamalıdır. Ticari işlerde, taraflar arasındaki sözleşmede, özel kanunlarda veya farklı tarih aralıklarında başka değerlendirmeler gerekebilir.

Özellikle 1 Haziran 2024 öncesinden başlayan ve sonrasına devam eden alacaklarda tek oranla hesap yapmak yanıltıcı olabilir. Böyle dosyalarda faiz dönemi parçalara ayrılır; her dönem için yürürlükte olan oran ve gün sayısı ayrı ele alınır.

Faiz başlangıç tarihi nasıl bulunur?

Faiz başlangıç tarihi, hesabın en belirleyici unsurudur. Aynı alacak tutarında ve aynı faiz oranında bile başlangıç tarihinin değişmesi toplam sonucu ciddi biçimde etkiler.

Para borçlarında başlangıç çoğu kez temerrütle ilişkilidir. Temerrüt, sözleşmede kesin vade bulunmasına, borçluya ihtar gönderilmesine, icra takibi yapılmasına veya dava açılmasına göre farklı tarihlerde gündeme gelebilir. Bu nedenle Türk Borçlar Kanunu çerçevesindeki borç ve temerrüt ilişkisi dosya özelinde değerlendirilmelidir.

Faiz başlangıcı için genellikle şu belgeler birlikte değerlendirilmelidir:

  • sözleşme ve ödeme vadesi,
  • fatura ve teslim kayıtları,
  • ihtarname veya yazılı talep,
  • banka ödeme kayıtları,
  • icra takip talebi ve ödeme emri,
  • davanın açılış tarihi

Bu belgelerden yalnızca biriyle yetinmek çoğu dosyada eksik kalır. Ödeme vadesi ile temerrüt tarihi aynı olmayabilir; takipte istenen tarih de dayanak belgeyle uyumlu olmalıdır.

Yasal faiz hesabında formül tek başına yeterli midir?

Yasal faiz hesabında matematiksel olarak anapara, yıllık oran ve gün sayısı esas alınır. Basit anlatımla, anaparanın yıllık faiz oranı üzerinden belirli gün sayısına denk gelen faiz tutarı hesaplanır.

Ancak hukuki uyuşmazlıklarda mesele yalnızca bu formül değildir. Önce hangi faiz türünün uygulanacağı, sonra başlangıç tarihi, daha sonra da ödeme ve dönem bilgileri incelenir. Formül, bu hukuki seçimlerden sonra anlam kazanır.

Pratik kontrol sırası şöyle kurulabilir:

  • Alacağın dayanağı ve türü tespit edilir.
  • Kanuni faiz mi, ticari faiz mi, sözleşmesel faiz mi isteneceği ayrılır.
  • Faiz başlangıç tarihi belgeye bağlanır.
  • Dönem içinde oran değişikliği varsa hesap dönemlere ayrılır.
  • Kısmi ödemeler ödeme tarihleri dikkate alınarak düşülür.
  • İcra veya dava dosyasında talep edilen faizle hesap sonucu karşılaştırılır.

Bu sıra korunmadığında, hesaplama aracıyla bulunan tutar dosyanın gerçek hukuki sonucunu yansıtmayabilir.

Ticari işlerde faiz neden ayrı incelenir?

Ticari işlerde faiz hesabı, adi para alacaklarından farklı sonuçlara yol açabilir. Tarafların tacir olup olmadığı, borcun ticari işletmeyle bağlantısı, fatura ve cari hesap düzeni, sözleşme hükümleri ve ödeme alışkanlığı birlikte değerlendirilmelidir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, ticari işlerde uygulanacak hukuki çerçeve bakımından önemlidir. Ticari alacaklarda kanuni faiz yerine ticari temerrüt faizi veya avans faizi gündeme gelebilir. Bu nedenle Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın reeskont ve avans faiz oranları güncel olarak kontrol edilmelidir.

Ticari dosyalarda “yasal faiz” ifadesi bazen hatalı biçimde bütün faiz türlerinin yerine kullanılır. Oysa faiz talebinin takipte veya davada nasıl kurulduğu, sonradan yapılacak itiraz ve bilirkişi incelemesini de etkiler. Daha önce kaleme aldığımız ticari dava türleri yazısında ticari uyuşmazlıkların niteliğine göre farklı hukuki yollara ayrıldığı ele alınmaktadır.

İcra takibinde faiz talebi nasıl değerlendirilmelidir?

İcra takibinde faiz hesabı, takip talebindeki anapara, işlemiş faiz, faiz türü ve başlangıç tarihi üzerinden değerlendirilir. Alacaklı, takipte hangi faiz türünü hangi tarihten itibaren istediğini açıkça göstermelidir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, takip işlemlerinin genel çerçevesini oluşturur. Ancak takipteki faiz hesabı, yalnızca icra dosyasındaki teknik toplamdan ibaret değildir. Alacağın doğduğu sözleşme, fatura, ihtar veya mahkeme kararı da bu hesabın dayanağıdır.

İcra tebligatı geldiğinde yalnızca toplam borca bakmak yeterli olmayabilir. Faiz türüne, başlangıç tarihine ve işlemiş faiz miktarına ayrıca bakılmalıdır. Borçlu faize itiraz etmişse, itirazın kapsamı daha sonra itirazın iptali veya alacak davasında önem kazanabilir.

İtirazın iptali davası bakımından da faiz talebinin dayanağı önemlidir. Takipte fazla veya yanlış faiz istenmişse, bu durum alacak miktarının tartışmalı hale gelmesine neden olabilir.

Kısmi ödeme faiz hesabını nasıl değiştirir?

Kısmi ödeme, faiz hesabını doğrudan etkiler. Çünkü ödeme tarihine kadar işlemiş faiz ve kalan anapara ayrıca hesaplanır. Ödeme yapıldıktan sonra faiz, koşullarına göre kalan tutar üzerinden yürür.

Bu nedenle kısmi ödeme bulunan dosyalarda yalnızca toplam ödeme miktarı değil, ödeme tarihi ve ödeme açıklaması da incelenmelidir. Banka dekontları, tahsilat makbuzları, cari hesap ekstresi ve icra dosyası ödeme kayıtları bu aşamada önem taşır.

Taraflar arasında borç ödeme protokolü düzenlenmişse, protokoldeki faiz hükmü, ödeme planı, muacceliyet kaydı ve gecikme sonucu ayrı değerlendirilir. Protokol, her zaman eski borcun bütün unsurlarını ortadan kaldırmaz; metnin içeriği belirleyicidir.

Hesaplama aracı hangi noktada yanıltıcı olabilir?

Çevrim içi faiz hesaplama araçları, yalnızca ilk fikir verir. Bu araçlar çoğu zaman hukuki sınıflandırma yapmaz. Alacağın ticari olup olmadığını, temerrüt tarihinin doğru seçilip seçilmediğini veya sözleşmedeki faiz hükmünün geçerli olup olmadığını değerlendirmez.

Aşağıdaki durumlarda yalnızca hesaplama aracına dayanmak risklidir:

  • alacak ticari işten doğuyorsa,
  • sözleşmede özel faiz hükmü varsa,
  • temerrüt tarihi tartışmalıysa,
  • borçlu kısmi ödeme yapmışsa,
  • farklı dönemlerde farklı faiz oranları uygulanacaksa,
  • icra takibinde faize ayrıca itiraz edilmişse,
  • mahkeme kararında faiz başlangıcı veya türü özel olarak yazılmışsa.

Bu dosyalarda doğru soru “hangi araç ne kadar faiz hesaplıyor?” değildir. Önce dosyanın hangi faiz rejimine girdiği ve hangi tarihten itibaren faiz yürütülebileceği belirlenmelidir.

Sık Sorulan Sorular

2026 yılında yasal faiz oranı kaçtır?

Kanuni faiz oranı, 1 Haziran 2024 tarihinden itibaren yıllık yüzde 24 olarak uygulanmaktadır. Bu oran, kanuni faiz uygulanacak dönemler bakımından dikkate alınır.

Ancak alacak ticari işten doğuyorsa, sözleşmede özel faiz varsa veya özel kanunda farklı düzenleme bulunuyorsa faiz türü ayrıca incelenmelidir.

Yasal faiz hesaplama için hangi bilgiler gerekir?

Alacak tutarı, faiz başlangıç tarihi, uygulanacak faiz türü, hesap bitiş tarihi ve varsa kısmi ödeme kayıtları gerekir. Bu bilgiler olmadan yalnızca oran üzerinden doğru sonuca ulaşılamaz.

Sözleşme, fatura, ihtarname, takip talebi, ödeme dekontları ve mahkeme kararı gibi belgeler hesaplamanın dayanağını oluşturur.

Faiz başlangıç tarihi her zaman fatura tarihi midir?

Hayır. Fatura tarihi bazı dosyalarda önem taşısa da her zaman faiz başlangıcı olmaz. Ödeme vadesi, ihtar, temerrüt, icra takibi veya dava tarihi ayrıca incelenir.

Faturaya dayalı ticari alacaklarda bile vade ve temerrüt ilişkisi kurulmadan doğrudan fatura tarihinden faiz yürütmek hatalı olabilir.

Kanuni faiz ile temerrüt faizi aynı mıdır?

Aynı kavramlar değildir. Kanuni faiz, kanunda öngörülen oranı ifade eder. Temerrüt faizi ise borçlunun borcu zamanında ifa etmemesi nedeniyle gündeme gelir.

Somut dosyada hangi hükmün uygulanacağı, borcun türüne, temerrüt koşullarına ve taraflar arasındaki ilişkiye göre değerlendirilir.

Ticari alacakta yasal faiz istenebilir mi?

Ticari alacakta faiz talebi mümkündür; ancak hangi faiz türünün isteneceği ayrıca incelenmelidir. Ticari temerrüt faizi veya avans faizi gündeme gelebilir.

Bu nedenle ticari dosyalarda yalnızca “yasal faiz” ifadesiyle yetinmek, talebin eksik veya yanlış kurulmasına neden olabilir.

Kısmi ödeme varsa faiz nasıl hesaplanır?

Kısmi ödeme, ödeme tarihine kadar işleyen faiz ve kalan borç bakımından hesaba yansıtılır. Ödeme tarihinden sonraki faiz, kalan tutar ve dosyadaki hukuki duruma göre değerlendirilir.

Ödeme açıklaması, protokol bulunup bulunmadığı ve taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi özellikle önem taşır.

İcra takibinde yanlış faiz istenirse ne olur?

Yanlış faiz türü, yanlış başlangıç tarihi veya hatalı oran, borçlunun faize itiraz etmesine neden olabilir. Bu durumda alacak miktarı ve işlemiş faiz bilirkişi incelemesine konu olabilir.

Takip talebindeki faiz kısmı, dayanak belge ve maddi hukuk ilişkisi çerçevesinde kontrol edilmelidir.

Mahkeme kararı sonrası faiz nasıl işler?

Mahkeme kararından sonra faiz, hükümde yazılı faiz türü ve başlangıç tarihine göre yürür. Kararın içeriği, kesinleşme gerekip gerekmediği ve icra edilebilirlik durumu ayrıca incelenmelidir.

Bu nedenle ilamlı takipte yalnızca karar sonucuna değil, hüküm fıkrasındaki faiz ifadesine de bakılmalıdır.

Sonuç ve Hukuki Destek

Yasal faiz hesabında en güvenli yol, önce hukuki sınıflandırmayı yapmak, sonra oran ve gün hesabına geçmektir. Kanuni faiz oranı, faiz başlangıcı, ticari iş niteliği, kısmi ödeme ve icra takibi bir arada değerlendirilmediğinde hesaplama hatalı hale gelebilir.

Büken Hukuk & Danışmanlık, alacak, icra takibi, itirazın iptali, ticari dava ve sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda faiz talebinin hukuki dayanağının değerlendirilmesi, takip/dava öncesi hesap kontrolü ve dosya belgelerinin incelenmesi konularında hukuki destek sağlamaktadır.

Yasal Uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. İçerikte yer alan bilgiler, yayın tarihindeki mevzuat ve uygulama esas alınarak hazırlanmış olup zaman içinde değişiklik gösterebilir. Her dosya kendi koşulları çerçevesinde değerlendirilmelidir.