.jpg)
Müstafi Sayılma Nedir? İşlemin İptali ve Göreve Dönüş
Müstafi sayılma, memurun yazılı istifa dilekçesi bulunmasa da görevi izinsiz ve kabul edilen bir mazeret olmaksızın kesintisiz 10 gün terk etmesi nedeniyle memuriyetinin sona erdirilmesidir. Kararda süre veya mazeret incelemesi hatalıysa son görev yerindeki idare mahkemesinde iptal davası, yürütmenin durdurulması ve yoksun kalınan parasal haklar gündeme gelebilir.
Müstafi sayılma ne anlama gelir?
Müstafi sayılma, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 94. maddesinde “çekilme isteğinde bulunulmuş sayılma” şeklinde düzenlenmiştir. Kanuna göre mezuniyetsiz veya kurum tarafından kabul edilen bir mazeret olmaksızın görevin terk edilmesi ve bu terkin kesintisiz 10 gün sürmesi hâlinde yazılı başvuru aranmadan memur çekilmiş sayılır.
Bu işlem memurun verdiği bir istifa dilekçesine dayanmaz. İdare, kanuni koşulların gerçekleştiğini kabul ederek memuriyet statüsünü sona erdirir. Bu nedenle işlem tesis edilirken yalnız devamsızlık tutanaklarına değil, aşağıdaki koşulların tamamına bakılmalıdır:
- Memur görevini fiilen terk etmiş olmalıdır.
- Görevden ayrılış izinli olmamalıdır.
- Kurum tarafından kabul edilebilecek bir mazeret bulunmamalıdır.
- Terk kesintisiz 10 gün devam etmelidir.
- Çekilmiş sayılma tarihi, 10 günlük sürenin tamamlanmasına göre kurulmalıdır.
Bu unsurlardan biri gerçekleşmemişse müstafi sayılma kararının sebep veya konu yönünden hukuka aykırılığı ileri sürülebilir.
İstifa ile müstafi sayılma arasındaki fark nedir?
İstifada memur, bağlı olduğu kuruma yazılı olarak çekilme talebini bildirir. Müstafi sayılmada ise yazılı çekilme iradesi bulunmaz; kanun, belirli nitelikteki görevi terk davranışına çekilme sonucu bağlar.
Bu ayrım özellikle yeniden memuriyete girişte önemlidir. 657 sayılı Kanun'un 97. maddesine göre 94. maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarına uygun biçimde çekilenler altı ay geçmeden; Kanuna göre çekilmiş sayılanlar ise bir yıl geçmeden yeniden devlet memurluğuna alınamaz. Devir ve teslim yükümlülüğüne veya olağanüstü yönetim hâllerindeki çekilme yasağına aykırılıkta farklı sonuçlar öngörülmüştür.
Bununla birlikte bir yıllık bekleme süresi, hukuka aykırı müstafi sayılma kararının iptal edilmesinden sonra göreve dönüşle aynı konu değildir. İptal kararı, dava konusu işlemin hukuki etkisini ortadan kaldırır; yeniden atanma ise memuriyetin geçerli biçimde sona erdiği kabulünden sonra yeni bir atama sürecidir.
Kesintisiz 10 günlük süre nasıl hesaplanır?
657 sayılı Kanun, “kesintisiz 10 gün” şartını arar; “10 iş günü” ifadesini kullanmaz. Bu nedenle yalnız mesai günlerini alt alta yazmak yeterli değildir. Memurun görevini terk hâlinin hangi tarihte başladığı, araya görev, izin veya mazeretli bir gün girip girmediği ve 10 günlük dönemin ne zaman tamamlandığı takvim üzerinden belirlenmelidir.
Hafta sonu ve resmî tatil günleri, görevden terk hâli devam ediyorsa sürenin kesilmesine kendiliğinden yol açmaz. Bununla birlikte vardiya düzeni, fiilî işbaşı, izin durumu ve görevin niteliği somut olayda ayrıca incelenmelidir.
Süre hesabında özellikle şu belgeler önemlidir:
- Günlük devam çizelgeleri ve giriş-çıkış kayıtları,
- Her gün için düzenlenen devamsızlık tutanakları,
- Görev veya nöbet listeleri,
- İzin ve rapor kayıtları,
- Memurun kuruma yaptığı bildirimler,
- Göreve yeniden başlandığını gösteren kayıtlar.
Memur 10 günlük dönem dolmadan fiilen göreve dönmüşse veya mazeretli bir gün kesintiyi bozuyorsa 94. maddedeki kesintisizlik şartı oluşmayabilir.
Çekilmiş sayılma tarihi neden önemlidir?
Müstafi sayılma işlemi devamsızlığın ilk gününe geriye yürütülerek kurulamaz. Kanundaki sonuç, kesintisiz 10 günlük sürenin tamamlanmasıyla doğabilir.
Danıştay 12. Dairesinin E. 2023/3526, K. 2025/488 sayılı kararında, kesintisiz ve mazeretsiz görevi terk koşullarının gerçekleştiği kabul edilmesine rağmen memurun devamsızlığın ilk gününden itibaren çekilmiş sayılması hukuka aykırı bulunmuştur. Daire, işlemin onuncu günün bitimi esas alınarak kurulması gerektiğini belirtmiş ve iptal sonucunu bu gerekçeyle onamıştır.
Bu karara göre; devamsızlığın başlangıcı, 10 günlük dönemin tamamlandığı tarih ve idari işlemin hangi tarihten itibaren sonuç doğurduğu ayrı ayrı kontrol edilmelidir.
Mazeret varsa müstafi sayılma kararı verilebilir mi?
Kurum tarafından kabul edilen bir mazeret bulunduğunda 657 sayılı Kanun'un 94. maddesindeki koşullar tamamlanmaz. Ancak “mazeret ileri sürüldü” denilmesi tek başına yeterli değildir. Mazeretin hangi günleri kapsadığı, göreve gelmeyi nasıl engellediği, kuruma ne zaman bildirildiği ve belgeyle desteklenip desteklenmediği incelenir.
Sağlık sorunu, gözaltı veya tutukluluk, kişiyi fiilen engelleyen ağır ailevi olaylar, idarenin izin verildiği yönünde makul beklenti oluşturan davranışı ve memurun iradesi dışındaki başka olaylar mazeret incelemesine konu olabilir. Her sağlık raporu veya kişisel sorun otomatik biçimde kabul edilmiş mazeret sayılmaz; belgenin geçerliliği, tarih aralığı ve kuruma bildirim süreci önem taşır.
Danıştay 12. Dairesinin E. 2019/3023, K. 2023/991 sayılı kararında, işe gelinmeyen günlerde kabul edilebilir bir mazeret bulunup bulunmadığı yeterince incelenmeden yalnız devamsızlık tutanaklarına dayanılarak işlem kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. Kararda, şiddet ve alıkonulma iddiasını destekleyen belgeler karşısında mazeretin araştırılmamasının işlemi sakatladığı kabul edilmiş; iptal ile yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle ödenmesi sonucu onanmıştır.
İdarenin mazeret araştırması nasıl denetlenir?
İdare, mazeret iddiasını görmezden gelerek yalnız “10 gün işe gelmedi” tespitiyle karar vermemelidir. Karar ve işlem dosyasında en azından şu soruların cevapları aranır:
- Memurun mazeret bildirimi kuruma ulaştı mı?
- Bildirimin ulaştığı tarih ve yöntem belirli mi?
- Sunulan belge devamsızlık dönemini kapsıyor mu?
- Kurum ek bilgi veya belge istemiş mi?
- İzin ya da rapor talebi hakkında açık bir işlem kurulmuş mu?
- Amirlerin sözlü veya yazılı yönlendirmesi memurda makul beklenti oluşturmuş mu?
- Memurun fiilen göreve dönmesi dikkate alınmış mı?
- Kararda mazeretin neden kabul edilmediği açıklanmış mı?
Mazeretin kabul edilip edilmemesinde idarenin değerlendirme alanı bulunsa da bu yetki sınırsız değildir. Kararın somut olgulara, doğru tarih aralığına ve dosyadaki belgelere dayanması gerekir.
Müstafi sayılma disiplin cezası mıdır?
Müstafi sayılma bir disiplin cezası değildir. Disiplin yaptırımı, kusurlu fiil nedeniyle kanunda gösterilen cezanın verilmesine dayanır. Çekilmiş sayılma ise 657 sayılı Kanun'un 94. maddesindeki koşulların gerçekleştiği kabul edilerek memuriyet statüsünün sona erdirilmesidir.
Bu ayrım usul bakımından önem taşır:
- Disiplin cezasına özgü itiraz sistemi müstafi sayılma kararına doğrudan uygulanmaz.
- Dava konusu, memuriyetin sona erdirilmesine ilişkin çekilmiş sayılma işlemidir.
- Devamsızlık aynı zamanda disiplin soruşturmasına konu olmuşsa iki işlem ayrı ayrı incelenir.
- Bir disiplin soruşturmasının bulunması, 94. madde koşullarındaki eksikliği kendiliğinden gidermez.
Devamsızlık tutanakları her iki süreçte delil olabilir; ancak disiplin cezası ile müstafi sayılma işleminin hukuki niteliği ve sonuçları aynı değildir.
Müstafi sayılma işlemine karşı dava nerede açılır?
Müstafi sayılma kararına karşı görevli yargı yeri idari yargıdır. Dava, kamu görevlisinin görevine son verilmesine ilişkin kesin idari işlemin iptali istemiyle idare mahkemesinde açılır.
Yetkili mahkeme konusunda genel yetki kuralı yerine kamu görevlilerine ilişkin özel kural uygulanır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 33. maddesine göre kamu görevlilerinin görevlerine son verilmesiyle ilgili davalarda yetkili mahkeme, kamu görevlisinin son görev yaptığı yer idare mahkemesidir.
Dava dilekçesinde işlemin iptali yanında, koşulları varsa yürütmenin durdurulması ve yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle ödenmesi talepleri de açıkça kurulmalıdır.
Dava açma süresi ne zaman başlar?
Özel bir süre bulunmadığından iptal davası için genel süre 60 gündür. İYUK'un 7. maddesine göre süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar. Kararın tarihi ile memurun kararı öğrendiği veya kararın usulüne uygun bildirildiği tarih aynı olmayabilir.
Süre hesabında şu belgeler korunmalıdır:
- Müstafi sayılma kararının tam metni,
- Tebliğ belgesi veya elektronik bildirim kaydı,
- Kurum portalındaki sonuç ekranı,
- Kararın öğrenilmesinden sonra yapılan yazışmalar,
- İdareye yapılmışsa kaldırma veya geri alma başvurusu ve cevabı.
Süre hesabının genel çerçevesi idari dava açma süresi yazımızda ayrıca ele alınmaktadır.
Dilekçede hangi hukuka aykırılıklar ileri sürülebilir?
Dava dilekçesi yalnız mazeretin bulunduğunu söylemekle yetinmemelidir. İdari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsurlarındaki hukuka aykırılıklar somut belgelerle ilişkilendirilmelidir.
Müstafi sayılma davalarında öne çıkabilecek iddialar şunlardır:
- Devamsızlığın kesintisiz 10 gün sürmemesi,
- Araya görev, izin veya geçerli mazeretli gün girmesi,
- İlk ve son devamsızlık tarihlerinin yanlış belirlenmesi,
- İşlemin 10 günlük süre dolmadan veya yanlış başlangıç tarihiyle kurulması,
- Devamsızlık tutanaklarının eksik ya da çelişkili olması,
- Mazeret belgelerinin hiç incelenmemesi,
- Kuruma zamanında yapılan bildirimin dikkate alınmaması,
- Memurun göreve döndüğünü gösteren kayıtların göz ardı edilmesi,
- İşlemi tesis eden makamın yetkisiz olması,
- Kararın somut gerekçe içermemesi.
Dosyada hangi iddianın ağırlık taşıdığı belge durumuna göre değişir. Örneğin mazeretin zayıf olduğu bir dosyada yanlış işlem tarihi belirleyici olabilir; süre doğruysa mazeretin yeterince araştırılmaması öne çıkabilir.
Yürütmenin durdurulması istenebilir mi?
İptal davasının açılması müstafi sayılma kararını kendiliğinden durdurmaz. İYUK'un 27. maddesi uyarınca yürütmenin durdurulması için işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zarar doğması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir.
Talepte yalnız memuriyetin sona erdiğinin söylenmesi yerine somut etkiler gösterilmelidir:
- Maaş ve düzenli gelir kaybı,
- Sosyal güvenlik ve sağlık güvencesindeki etkiler,
- Mesleki statü ve hizmet süresinin kesilmesi,
- Bir yıllık yeniden atanma sınırlamasının doğması,
- Aile ve geçim düzenindeki güncel sonuçlar,
- İşlem nedeniyle tahsil istenen maaş veya başka parasal yükümlülükler.
Açık hukuka aykırılık yönünden ise 10 günlük sürenin tamamlanmadığı, işlem tarihinin yanlış olduğu, mazeretin araştırılmadığı veya devamsızlık kayıtlarının çelişkili olduğu belgelerle ortaya konulmalıdır. Yürütmenin durdurulmasının genel koşulları Yürütmenin Durdurulması Kararı Nedir? başlıklı yazımızda açıklanmaktadır.
Dava dosyasında hangi belgeler bulunmalıdır?
Dava hazırlığında olayların tarih sırasına konulması gerekir. Aşağıdaki belgeler, devamsızlık ve mazeret tartışmasının anlaşılmasını sağlayabilir:
- Müstafi sayılma kararı ve tebliğe ilişkin belge,
- Atama ve son görev yerini gösteren belgeler,
- Devam çizelgeleri ve devamsızlık tutanakları,
- İzin talepleri ve kurum cevapları,
- Sağlık raporları ve muayene belgeleri,
- Kuruma gönderilen e-posta, dilekçe veya elektronik başvurular,
- Amirlerle yapılan yazılı görüşmeler,
- Gözaltı, tutukluluk veya başka resmî engeli gösteren belgeler,
- Göreve dönüş veya işbaşı kayıtları,
- Maaş bordroları ve varsa geri ödeme talebi,
- İdari başvuru yapılmışsa başvuru ve cevap evrakı.
Davacıda bulunmayan soruşturma raporu, kurum içi yazışmalar, devam kayıtları ve karar onayı mahkemeden idareye sorulması istenebilecek belgelerdir. Dilekçede hangi belgenin neyi kanıtlayacağı anlaşılır biçimde belirtilmelidir.
İptal kararı sonrasında göreve dönüş nasıl olur?
İptal kararıyla müstafi sayılma işlemi hukuk düzeninden kaldırılır. İYUK'un 28. maddesine göre idare, mahkeme kararının gereklerine göre gecikmeksizin işlem tesis etmek veya eylemde bulunmak zorundadır; bu süre kararın idareye tebliğinden itibaren 30 günü geçemez.
Göreve dönüşün uygulanma biçimi hüküm fıkrası ve karar gerekçesine göre belirlenir. İdare, kararın gereğini yerine getirerek memuriyet statüsünü ve göreve başlama işlemlerini yeniden düzenlemelidir. Mahkeme kararı uygulanmaz veya eksik uygulanırsa İYUK'un 28. maddesi kapsamındaki başvuru ve tazminat yolları gündeme gelebilir.
İptal kararı ile 657 sayılı Kanun'un 97. maddesindeki bir yıllık yeniden atanma süresi birbirine karıştırılmamalıdır. Hukuka aykırı çekilmiş sayılma işlemi iptal edildiğinde konu, yeni bir memuriyet başvurusundan çok önceki statünün mahkeme kararına uygun biçimde yeniden kurulmasıdır.
Maaş ve diğer parasal haklar talep edilebilir mi?
Müstafi sayılma işlemi nedeniyle yoksun kalınan maaş ve diğer parasal hakların yasal faiziyle ödenmesi, iptal davasıyla birlikte veya İYUK'un 12. maddesindeki seçeneklere göre sonradan talep edilebilir. Talebin kapsamı, memurun dava dönemindeki statüsü, başka gelirleri, fiilî çalışma durumu ve mahkeme kararının içeriği dikkate alınarak belirlenir.
Danıştay 12. Dairesinin E. 2019/3023, K. 2023/991 sayılı kararında, çekilmiş sayılma işleminin iptali yanında işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle ödenmesine ilişkin hüküm onanmıştır. Bu karar her dosyada aynı miktar veya sonucun doğacağı anlamına gelmez; ancak iptal ve parasal hak taleplerinin aynı uyuşmazlıkta ileri sürülebileceğini göstermektedir.
İdare devamsızlık döneminde ödendiğini ileri sürdüğü maaşın iadesini ayrıca istemiş olabilir. Geri alma veya tahsil işleminin hukuki dayanağı, dönemi ve faiz hesabı ayrıca kontrol edilmelidir. Göreve dönüş sonrası ücret ve faiz konusundaki genel esaslar göreve iade edilen memurun maaşı ve faizi yazımızda incelenmektedir.
Sık Sorulan Sorular
Müstafi sayılmak için kaç gün işe gelmemek gerekir?
657 sayılı Kanun'un 94. maddesi kesintisiz 10 gün görevi terk şartını arar. Ancak devamsızlığın aynı zamanda izinsiz ve kurum tarafından kabul edilen bir mazeretten yoksun olması gerekir.
On gün iş günü olarak mı hesaplanır?
Kanunda “iş günü” değil, kesintisiz 10 gün ifadesi yer alır. Hafta sonu veya resmî tatil görevi terk hâlini kendiliğinden kesmez; yine de çalışma düzeni, vardiya, izin ve fiilî işbaşı kayıtları incelenmelidir.
Sağlık raporu bulunan memur müstafi sayılabilir mi?
Sağlık raporunun devamsızlık dönemini kapsaması, geçerli olması ve kuruma bildirilmesi önemlidir. Geçerli ve kabul edilen bir sağlık mazereti varsa 94. maddedeki mazeretsizlik koşulu oluşmaz. Her raporun otomatik sonuç doğurduğu varsayılmamalıdır.
Memur göreve döndükten sonra müstafi sayılabilir mi?
Memurun göreve dönmesi kesintisizliği bozabilir veya çekilmiş sayılma tarihinin belirlenmesini etkileyebilir. Dönüş tarihi, sonraki çalışma kayıtları ve kararın hangi devamsızlık dönemine dayandığı birlikte incelenmelidir.
Müstafi sayılma kararı disiplin cezası mıdır?
Hayır. Müstafi sayılma, 657 sayılı Kanun'un 94. maddesine dayanan ve memuriyet statüsünü sona erdiren bir işlemdir. Aynı devamsızlık hakkında disiplin soruşturması bulunması iki işlemi aynı hâle getirmez.
İptal davası hangi mahkemede açılır?
Görevli mahkeme idare mahkemesidir. Kamu görevlisinin görevine son verilmesine ilişkin uyuşmazlıkta yetkili mahkeme, İYUK'un 33. maddesi uyarınca memurun son görev yaptığı yer idare mahkemesidir.
Dava açma süresi kaç gündür?
Özel bir süre bulunmadığından genel dava açma süresi 60 gündür. Süre kural olarak müstafi sayılma kararının yazılı olarak bildirildiği tarihi izleyen günden başlar.
İptal kararından sonra bir yıl beklemek gerekir mi?
Bir yıllık süre, Kanuna göre geçerli biçimde çekilmiş sayılan kişinin yeniden memuriyete alınmasıyla ilgilidir. Müstafi sayılma işlemi iptal edilmişse mahkeme kararına göre önceki statünün yeniden kurulması söz konusu olur.
Göreve dönüşte geçmiş maaşlar ödenir mi?
İşlem nedeniyle yoksun kalınan parasal haklar ve faiz talep edilebilir. Ödeme dönemi ve kapsamı, dava talepleri ile mahkeme kararına göre belirlenir; yalnız iptal kararı verildiği için bütün kalemlerin hiçbir inceleme yapılmadan otomatik ödeneceği söylenemez.
Sonuç ve Hukuki Destek
Müstafi sayılma kararında yalnız devamsızlık günlerinin sayısı değil, görevi terkin izinsiz ve mazeretsiz olup olmadığı, 10 günlük sürenin kesintisizliği, işlemin doğru tarihten kurulması ve mazeret belgelerinin gerçekten incelenmesi önem taşır. Dava hazırlığında karar, tebliğ belgesi, devam kayıtları ve mazeret evrakı aynı kronoloji içinde değerlendirilmelidir.
Müstafi sayılma kararının iptali, yürütmenin durdurulması, göreve dönüş ve parasal hak talepleri hakkında hukuki inceleme için iletişim sayfasından ön görüşme talebinde bulunulabilir. Parasal zararların ayrıca ileri sürülmesi gereken durumlarda tam yargı davası hükümleri de dikkate alınmalıdır.
Yasal Uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. İçerikte yer alan bilgiler, yayın tarihindeki mevzuat ve uygulama esas alınarak hazırlanmış olup zaman içinde değişiklik gösterebilir. Her dosya kendi koşulları çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Bağlantılı Makaleler
Bu Makalede Bahsedilen Yazılar (4)

İdari Dava Açma Süresi: 60 Gün Kuralı ve İstisnalar
İdari dava açma süresi rehberi: 60 gün kuralı, istisnası, sürenin başlangıcı, üst makama başvuru, zımni ret ve süre hesaplaması.

Yürütmenin Durdurulması Kararı Nedir? Şartları
Yürütmenin durdurulması kararı, idari işlemin dava sürerken uygulanmasını geçici olarak durdurur. Şartları, itiraz ve dilekçe süreci açıklanmaktadır.

Tam Yargı Davası Nedir? 2026
Bu makalemizde 2025 yılı güncel Danıştay kararları doğrultusunda tam yargı davası nedir sorusuna cevap bulmaya çalışacağız. Daha önce burada yer alan makalemizd

Göreve İade Edilen Memurun Maaşı ve Faizi
Bu makalemizde göreve iade edilen memurun maaşı ve faizi konusunda bilgi verilecektir. Daha önceki makalemizde ihraçtan iade olan memurun maaşlarının faizi konu
