
Kınama Cezası Nedir? İtiraz, Dava ve Sicilden Silinme

Kınama cezası, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabi memura görevinde veya davranışlarında kusurlu olduğunun yazıyla bildirilmesidir. Ceza aylıktan kesme sonucu doğurmaz; ancak özlük dosyasına işlenir. Savunma için en az 7 gün verilmeli, ceza yetkili disiplin amirince tesis edilmeli ve fiil ile ceza somut gerekçeye dayanmalıdır.
Kısa süre özeti: Tebliğden itibaren disiplin kuruluna 7 gün içinde itiraz edilebilir. Özel bir süre yoksa iptal davası için genel süre, yazılı bildirimi izleyen günden itibaren 60 gündür. İdari itiraz dava açmanın zorunlu ön şartı değildir. Somut dosyada tebliğ ve başvuru tarihleri ayrıca hesaplanmalıdır.
Kınama cezası nedir?
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m.125/B, kınama cezasını “memura, görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunun yazı ile bildirilmesi” olarak tanımlar. Kınama; uyarma, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve devlet memurluğundan çıkarma cezalarından ayrı bir disiplin cezasıdır.
Bu içerik, öncelikle 657 sayılı Kanun'a tabi devlet memurlarına verilen kınama cezasına ilişkindir. Akademik personel, emniyet mensubu, askerî personel, hâkim-savcı ve özel disiplin kanununa tabi diğer kamu görevlileri bakımından cezanın sebepleri, yetkili makam, itiraz mercii ve süreler farklı olabilir.
Hangi fiiller kınama cezasını gerektirir?
657 sayılı Kanun m.125/B'de kınama cezasını gerektiren fiil ve hâller ayrı bentler hâlinde düzenlenmiştir. Bunlar özetle şunlardır:
- Görevlerin zamanında ve usulüne uygun yapılmasında veya resmî belge, araç ve gerecin korunmasında kusurlu davranmak,
- Eşin veya velayet ya da vesayet altındaki çocukların kazanç getiren sürekli faaliyetini süresinde bildirmemek,
- Görev sırasında amire davranışlarıyla saygısızlık etmek,
- Hizmet dışında devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak davranışta bulunmak,
- Devlete ait resmî araç, gereç ve benzeri eşyayı özel işte kullanmak,
- Resmî belge, araç ve gerecin kaybına sebep olmak,
- İş arkadaşlarına, maiyetindeki personele veya iş sahiplerine kötü muamelede bulunmak,
- İş arkadaşlarına veya iş sahiplerine söz ya da hareketle sataşmak,
- Görev yerinde genel ahlak ve edep dışı davranışta bulunmak ya da bu nitelikte yazı, işaret, resim ve benzerini yapmak,
- Verilen emirlere itiraz etmek,
- Borçlarını kasten ödemeyerek hakkında yasal yollara başvurulmasına neden olmak,
- Kurumun huzur, sükûn ve çalışma düzenini bozmak,
- Yetkili olmadığı hâlde basına, haber ajanslarına veya radyo ve televizyon kurumlarına bilgi ya da demeç vermek.
Kanun m.125'in devamında, sayılan fiil ve hâllere nitelik ve ağırlık bakımından benzer eylemlere de aynı tür disiplin cezasının verilebileceği düzenlenmiştir. Bu hüküm, idareye sınırsız benzetme yetkisi vermez. Fiilin hangi bentteki eyleme neden benzediği, benzerliğin nitelik ve ağırlık bakımından nasıl kurulduğu ve kınama cezasının neden ölçülü olduğu kararda somutlaştırılmalıdır.
Aynı fiil birden fazla bentle ilişkilendiriliyorsa her bent yönünden maddi olay ve delil bağı kurulmalıdır. Ceza, soruşturma sırasında tartışılmayan farklı bir fiile veya savunma istenmeyen yeni bir hukuki nitelendirmeye dayandırılmışsa savunma hakkı ayrıca incelenir.
Hizmet Dışındaki Davranış Kınama Nedeni Olabilir mi?
657 sayılı Kanun m.125/B-(d), hizmet dışında devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışta bulunmayı kınama sebebi sayar. Ancak kamu görevlisinin özel hayat alanındaki her davranışı disiplin yaptırımına bağlanamaz. Davranış ile kamu görevi, memuriyetin itibarı veya hizmete duyulan güven arasında somut ve gerekçeli bir bağ kurulmalıdır.
Anayasa Mahkemesi, 3 Haziran 2025 tarihli E.2025/13, K.2025/89 sayılı norm denetimi kararında m.125/B-(d) hükmünü Anayasa'ya aykırı bulmamıştır. Mahkeme; düzenlemenin yalnızca hizmet dışındaki davranışları kapsadığını, keyfî uygulamayı önleyecek usul güvenceleri bulunduğunu ve cezanın idari yargı denetimine açık olduğunu vurgulamıştır. Kararda ayrıca yaptırıma konu davranışın memuriyet disiplini ile ilişkisinin kurulması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu nedenle hizmet dışı davranışa dayalı dosyada şu sorular önem taşır:
- Davranışın gerçekleştiği yer ve zaman nedir?
- Olay kamu göreviyle veya memur sıfatıyla nasıl ilişkilendirilmiştir?
- Kurumun veya kamu hizmetinin itibarı üzerinde somut bir etki ortaya konulmuş mudur?
- Özel hayatın gizliliği ve ifade özgürlüğü gibi anayasal haklara müdahale ölçülü müdür?
- Aynı olayla ilgili deliller hukuka uygun biçimde elde edilmiş midir?
İşlemin sebep unsuru, dosyadaki maddi olgu ve delillerle desteklenmelidir.
Kınama cezasını kim verir?
657 sayılı Kanun m.126 uyarınca kınama cezası disiplin amirleri tarafından verilir. Yetkili disiplin amiri; personelin kurumu, teşkilat yapısı, görev yeri ve yürürlükteki disiplin amirleri düzenlemesine göre tespit edilir.
Soruşturmacı ceza vermez. Soruşturmacı delilleri toplar, ifadeleri alır ve rapor hazırlar; disiplin cezasını kanunen yetkili makam tesis eder. Raporun sonucu disiplin amirini otomatik biçimde bağlamaz. Disiplin amiri maddi olayı, delilleri, savunmayı ve uygulanacak hükmü kendi yetkisi içinde incelemelidir.
Yetkisiz makamın ceza vermesi, işlemin yetki unsuru yönünden hukuka aykırılığına yol açabilir. Sonradan yetkili makamın işlemi onaylaması her durumda başlangıçtaki yetki sorununu gidermez.
Disiplin soruşturması yapılmadan kınama cezası verilebilir mi?
Devlet Memurları Disiplin Yönetmeliği uyarınca disiplin cezası verilmeden önce disiplin soruşturması yapılması zorunludur. Ceza kararı yalnızca ihbar, şikâyet veya amir kanaatine dayandırılamaz. Soruşturma onayı, yetkili merci, görevlendirilen soruşturmacı, isnat, deliller ve savunma aşaması usulüne uygun olmalıdır.
Soruşturmacı delilleri toplar ve raporunu sunar. Kınama cezasına ilişkin nihai savunma, soruşturmanın son aşamasında cezayı vermeye yetkili disiplin amiri tarafından istenmelidir. Savunma isteminde isnat edilen fiil, dayanılan deliller, hukuki nitelendirme ve 657 sayılı Kanun m.125'teki bent ile alt bent açıkça gösterilmelidir.
Memurun disiplin soruşturmalarındaki hukuki güvenceleri yalnızca son aşamada kısa bir savunma yazısı vermekten ibaret değildir. İsnadın anlaşılır biçimde bildirilmesi, savunmaya hazırlanmak için yeterli sürenin tanınması ve ileri sürülen hususların kararda karşılanması gerekir.
Savunma alınmadan kınama cezası verilebilir mi?
Hayır. 657 sayılı Kanun m.130 uyarınca devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun verdiği süre içinde ya da belirtilen tarihte savunma yapılmadığında, memur savunma hakkından vazgeçmiş sayılabilir. Ancak savunma isteminin usulüne uygun tebliğ edilmesi ve savunma için tanınan sürenin 7 günden az olmaması gerekir.
Savunma isteminde en az şu unsurlar bulunmalıdır:
- İsnat edilen fiilin ne olduğu,
- Fiilin tarihi veya belirlenebilir zaman aralığı,
- Fiilin hangi görev veya davranışla ilişkilendirildiği,
- Dayanılan temel deliller,
- Savunma süresi ve son günü,
- Savunmanın sunulacağı makam.
Savunma istenirken bir fiil bildirilip ceza kararında maddi olarak başka bir fiile dayanılması savunma hakkını zedeleyebilir. Hukuki nitelendirmedeki her farklılık otomatik iptal nedeni sayılmasa da memurun hangi isnada karşı savunma yaptığı açık olmalıdır.
Savunma alınmadan verilen cezalara ilişkin usul sorunu, Savunma Alınmadan Verilen Disiplin Cezası başlıklı incelemede ayrıca ele alınmıştır.
Kınama cezasında zamanaşımı süreleri nelerdir?
657 sayılı Kanun m.127'de iki ayrı süre bulunur:
- Soruşturmaya başlama süresi: Kınama cezasını gerektiren fiil ve hâllerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren bir ay içinde disiplin soruşturmasına başlanmalıdır.
- Ceza verme süresi: Fiilin işlendiği tarihten itibaren en geç iki yıl içinde disiplin cezası verilmelidir.
Zamanaşımı incelemesinde “öğrenme tarihi” ile idarenin yalnızca genel bir söylentiden haberdar olduğu tarih aynı kabul edilmemelidir. Hangi yetkili makamın, hangi fiili ve faili ne ölçüde öğrendiği; evrak kayıtları, şikâyet tarihi, inceleme onayı ve görevlendirme yazıları üzerinden saptanmalıdır.
Ayrıca 657 sayılı Kanun m.128, kınama cezalarında disiplin amirinin soruşturmanın tamamlandığı günden itibaren 15 gün içinde karar vermesini öngörür. Bu süre ile m.127'deki bir aylık soruşturmaya başlama ve iki yıllık ceza verme süreleri birbirine karıştırılmamalıdır.
Disiplin sürelerinin başlangıcı ve hukuki niteliği hakkında Disiplin Cezası Zamanaşımı başlıklı içerik de incelenebilir.
Kınama cezasında tekerrür ve bir alt ceza nasıl uygulanır?
657 sayılı Kanun m.125'e göre, disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya hâlin cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre içinde tekrarı hâlinde bir derece ağır ceza uygulanır. Aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı fiil veya hâller nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulanmasında da bir derece ağır ceza gündeme gelebilir.
Tekerrür için önceki cezanın varlığı tek başına yeterli değildir. Önceki ve sonraki fiilin niteliği, cezanın kesinleşme durumu, tarih sırası ve kanundaki tekrar koşulları ayrı ayrı incelenmelidir. Sonraki fiilin önceki ceza verilmeden işlenmiş olması veya yalnızca farklı bir disiplin fiilinin bulunması, tekerrür değerlendirmesini etkiler.
Geçmiş hizmetleri olumlu olan ve ödül ya da başarı belgesi alan memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif ceza uygulanabilir. Ayrıntılı açıklamalarımız Disiplin Soruşturmasında Bir Alt Ceza Uygulaması başlıklı içerikte yer almaktadır.
Kınama cezasının sonuçları nelerdir?
Kınama cezası verildiği tarihten itibaren hüküm ifade eder ve derhâl uygulanır. Ceza memurun özlük dosyasına işlenir. Bununla birlikte kınama cezası:
- Aylıktan kesme cezası değildir ve tek başına maaştan kesinti doğurmaz,
- Kademe ilerlemesinin durdurulması cezası değildir,
- Devlet memurluğundan çıkarma sonucu doğurmaz,
- 657 sayılı Kanun m.132'de aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulması için öngörülen belirli yönetici kadrolarına atanma yasağını tek başına doğurmaz.
Buna karşılık cezanın özlük dosyasında bulunması; kurum içi değerlendirme, görevde yükselme, atama veya güven gerektiren görevlerde somut düzenlemeye bağlı biçimde dikkate alınabilir. Her olumsuz personel işlemi kınama cezasının otomatik sonucu sayılmaz. Sonraki işlemin ayrıca hukuki dayanağı, gerekçesi ve ölçülülüğü bulunmalıdır.
Aday memurlar bakımından özel bir sonuç vardır. 29 Ocak 2026'da yürürlüğe giren güncel 657 sayılı Kanun m.56 uyarınca adaylık süresi içinde birden fazla uyarma ve/veya kınama cezası alınması, disiplin amirinin teklifi ve atamaya yetkili amirin onayıyla ilişik kesme sürecine yol açabilir. Tek bir kınama cezası ilişik kesme sonucu doğurmaz.
Kınama ile aylıktan kesme arasındaki ayrım önemlidir. Disiplin amiri kanundaki fiili ve ceza türünü yanlış nitelendirmişse yalnızca cezanın adı değil, maddi olay ile yaptırım arasındaki uyum incelenir.
Kınama cezasına itiraz süresi kaç gündür?
657 sayılı Kanun m.135 uyarınca disiplin amirleri tarafından verilen kınama cezasına karşı 7 gün içinde disiplin kuruluna itiraz edilebilir. Süre, kararın ilgiliye tebliği tarihinden başlar. Süresi içinde itiraz edilmeyen disiplin cezası kesinleşir.
İtiraz mercii, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendisine ulaşmasından itibaren 30 gün içinde karar vermelidir. İtiraz kabul edilirse disiplin amiri kararı gözden geçirerek cezayı hafifletebilir veya tamamen kaldırabilir.
İdari itiraz zorunlu değildir; kınama cezasına karşı doğrudan idari yargıya başvurulabilir. İtiraz yolu tercih edilmişse dava süresi, tebliğ ve başvuru kayıtları görülerek dosya özelinde hesaplanmalıdır. Disiplin cezasına karşı başvuru yollarının genel çerçevesi Memur Disiplin Cezasına İtiraz başlıklı içerikte yer almaktadır.
Kınama cezası iptal davası nasıl açılır?
Kınama cezası kesin ve icrai bir idari işlem olduğundan idare mahkemesinde iptal davasına konu olabilir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu m.7 uyarınca özel kanunda ayrı bir süre bulunmadıkça genel dava açma süresi 60 gündür. Süre, yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar.
Kamu görevlisinin görevle ilişkisinin kesilmesi sonucunu doğurmayan disiplin cezalarında yetkili mahkeme, İYUK m.33/3 uyarınca ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesidir. Personelin statüsü, görev yeri değişikliği veya özel yetki kuralı bulunan dosyalarda mahkeme ayrıca kontrol edilmelidir.
İptal davasında ceza işlemi beş unsur yönünden incelenir:
- Yetki: Cezayı veren makam kanunen yetkili midir?
- Şekil: Savunma, tebliğ, süre ve karar usulü yerine getirilmiş midir?
- Sebep: İsnat edilen fiil hukuka uygun ve yeterli delille sabit midir?
- Konu: Fiile karşı uygulanan ceza kanundaki karşılığına ve ölçülülük ilkesine uygun mudur?
- Maksat: İşlem kamu hizmetinin düzeni amacıyla mı, yoksa cezalandırma dışı bir amaçla mı tesis edilmiştir?
Dava açılması kınama cezasının yürütmesini kendiliğinden durdurmaz. İYUK m.27'deki açık hukuka aykırılık ile telafisi güç veya imkânsız zarar koşulları birlikte bulunuyorsa yürütmenin durdurulması talep edilebilir. Kınama cezasının yalnızca özlük dosyasına işlenmesi, her dosyada telafisi güç zarar koşulunun otomatik oluştuğu anlamına gelmez; somut personel işlemi veya güncel zarar ortaya konulmalıdır.
Mahkeme kınama cezasını iptal ederse ne olur?
İptal kararı, kınama cezasını hukuka aykırı bulunduğu unsur ve gerekçe çerçevesinde hukuk düzeninden kaldırır. İdare mahkeme kararını gecikmeksizin uygulamalı; cezanın özlük dosyasındaki kaydı ve cezaya bağlı işlemler yönünden kararın gereğini yerine getirmelidir.
Anayasa Mahkemesinin 3 Haziran 2025 tarihli E.2025/13, K.2025/89 sayılı kararıyla 657 sayılı Kanun m.127/2'nin o tarihte yürürlükte bulunan “Disiplin cezasının yargı kararıyla iptal edilmesi hâlinde, kararın idareye ulaştığı tarihten itibaren kalan disiplin cezası zamanaşımı süresi içerisinde, zamanaşımı süresinin dolması veya üç aydan daha az süre kalması hâlinde en geç üç ay içerisinde karar gerekçesi dikkate alınarak yeniden disiplin cezası tesis edilebilir.” hükmü iptal edilmiştir. İptal 10 Mart 2026'da yürürlüğe girmiştir.
Bu konu, 29 Ocak 2026 tarihli 7573 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenmiştir. Güncel m.127/2 uyarınca, yargısal iptal sonrasında karar gerekçesi dikkate alınarak kalan disiplin cezası zamanaşımı süresi içinde yeniden ceza tesis edilebilir. Zamanaşımı süresi dolmuş veya altı aydan az kalmışsa yeni işlem için üst sınır, kararın idareye ulaştığı tarihten itibaren altı aydır.
Bu nedenle “mahkeme iptal ettiğinde aynı fiil için hiçbir şekilde yeni işlem yapılamaz” ya da “idare her iptalden sonra cezayı yeniden verebilir” şeklindeki iki genelleme de doğru değildir. Yeni işlem mahkeme kararını etkisiz bırakamaz; iptal gerekçesi, kesin hükmün bağlayıcılığı, kalan süre ve giderilmesi gereken hukuka aykırılık birlikte incelenmelidir. Konu İptal Edilen Disiplin Cezası Yeniden Verilebilir mi? başlıklı içerikte ayrıntılı biçimde ele alınmıştır.
Kınama cezası özlük dosyasından nasıl silinir?
657 sayılı Kanun m.133 uyarınca disiplin cezaları özlük dosyasına işlenir. Devlet memurluğundan çıkarma dışındaki bir disiplin cezasını alan memur, kanunda belirtilen süre geçtikten sonra atamaya yetkili amire başvurarak cezanın özlük dosyasından silinmesini isteyebilir.
Kınama cezası bakımından bu süre, cezanın uygulanması tarihinden itibaren 5 yıldır. Beş yılın dolması kaydın kendiliğinden silinmesi anlamına gelmez; memurun başvurusu gerekir. Atamaya yetkili amir, memurun bu süre içindeki davranışlarını olumlu görürse talebin yerine getirilmesine karar verir ve karar özlük dosyasına işlenir. Silinme süreci Disiplin Cezası Silinme Süresi ve Başvuru başlıklı içerikte ayrıca incelenmiştir.
Sonuç ve Hukuki Destek
Kınama cezasında ilk inceleme; personelin statüsü, yetkili disiplin amiri, isnadın dayanak bendi, savunma için tanınan süre, deliller, soruşturmaya başlama tarihi ve ceza verme süresi üzerinde yoğunlaşmalıdır. Tebliğden itibaren 7 günlük idari itiraz süresi ile özel düzenleme yoksa 60 günlük iptal davası süresi birbirinden ayrılmalıdır. Ceza özlük dosyasına işlense de maaştan kesinti veya 657 sayılı Kanun m.132'deki belirli yönetici kadrolarına atanma yasağı kınamanın otomatik sonucu değildir. Beş yıl sonra silme talebinde bulunulabilir.
Büken Hukuk & Danışmanlık olarak; kamu personeli disiplin işlemlerini sadece mevcut disiplin cezası üzerinden değil; isnat, savunma, delil, yetki, süre, gerekçe ve ölçülülük yönlerinden incelemekte ve hukuki destek sunmaktayız. Kınama kararının, savunma isteminin ve tebliğ kaydının birlikte incelenmesi için iletişim formu aracılığıyla başvuru yapabilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Kınama cezası nedir?
Kınama cezası, 657 sayılı Kanun'a tabi memura görevinde veya davranışlarında kusurlu olduğunun yazıyla bildirilmesidir. Ceza özlük dosyasına işlenir; aylıktan kesme sonucu doğurmaz.
Kınama cezasını kim verir?
657 sayılı Kanun'a tabi memur bakımından kınama cezasını yetkili disiplin amiri verir. Soruşturmacı delilleri toplar ve rapor hazırlar; ceza verme yetkisi kendiliğinden soruşturmacıya geçmez.
Kınama cezasına itiraz süresi kaç gündür?
Disiplin kuruluna itiraz süresi, kararın tebliğinden itibaren 7 gündür. İtiraz zorunlu değildir; doğrudan idari yargıya başvuru mümkündür. Dava süresi somut tebliğ ve başvuru kayıtları üzerinden ayrıca hesaplanmalıdır.
Kınama cezasına karşı dava açma süresi kaç gündür?
Özel bir süre bulunmadıkça iptal davası için genel süre 60 gündür ve yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlar. Personelin tabi olduğu özel disiplin rejimi varsa ayrı süre ihtimali kontrol edilmelidir.
Savunma alınmadan kınama cezası verilebilir mi?
Hayır. Savunma için tanınan süre 7 günden az olamaz. Savunma istemi usulüne uygun tebliğ edilmemişse veya isnat anlaşılır biçimde bildirilmemişse savunma hakkı yönünden hukuka aykırılık gündeme gelir.
Kınama cezası maaştan kesinti yapar mı?
Hayır. Kınama ile aylıktan kesme ayrı disiplin cezalarıdır. Kınama cezası tek başına memurun maaşından kesinti yapılmasına dayanak oluşturmaz.
Kınama cezası özlük dosyasından ne zaman silinebilir?
Kınama cezasının uygulanmasından itibaren 5 yıl geçtikten sonra atamaya yetkili amire silme başvurusu yapılabilir. Sürenin dolması kaydı otomatik olarak kaldırmaz; idare memurun sonraki davranışlarını da dikkate alır.
Mahkemenin iptal ettiği kınama cezası yeniden verilebilir mi?
Sonuç iptal gerekçesine bağlıdır. Güncel 657 sayılı Kanun m.127/2, karar gerekçesi dikkate alınarak kalan zamanaşımı süresi içinde yeniden işlem kurulmasına imkân tanır; süre dolmuş veya altı aydan az kalmışsa üst sınır kararın idareye ulaşmasından itibaren altı aydır. Yeni işlem iptal kararını ve kesin hükmü etkisiz bırakamaz.
Yasal Uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; somut olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. İçerikte yer alan bilgiler, yayın tarihindeki mevzuat ve uygulama esas alınarak hazırlanmış olup zaman içinde değişiklik gösterebilir. Her dosya kendi koşulları çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Bağlantılı Makaleler
Bu Makalede Bahsedilen Yazılar (6)

İptal Edilen Disiplin Cezası Yeniden Verilebilir mi? Devlet Memurları İçin Şartlar
İptal edilen disiplin cezası yeniden verilebilir mi? 657 m.127’deki altı aylık süre, mahkeme gerekçesi ve dava yolu açıklanmaktadır.

Disiplin Cezasının Özlük Dosyasından Silinmesi 2026
Disiplin cezası sicilden nasıl silinir? Memur, akademik personel, emniyet teşkilatı özlük dosyasından siilinme süreleri, koşulları ve başvuru prosedürü.

Memur Disiplin Cezası İtiraz Yolları 2026 | Büken Hukuk
Memur disiplin cezasına itiraz DMK m.135 kapsamında yapılır. Mersin disiplin cezası itiraz, disiplin kurulu, idare mahkemesi ve 60 günlük süre hakkında bilgi.

Disiplin Cezası Zamanaşımı Süreleri 2026
Disiplin cezası zamanaşımı ne kadar? 1 ay, 2 ve 6 yıllık süreler, yükseköğretim personeli zamanaşımı, disiplin soruşturmasında zamanaşımı savunması ve hesaplama

Savunma Alınmadan Verilen Disiplin Cezası
Danıştay 12. Dairesi, 2003/1159 E, 2006/207 K ve 03/02/2006 tarihli kararında savunma alınmadan verilen disiplin cezası nın hukuka uygun olmadığına karar vermiş

Disiplin Soruşturmasında Bir Alt Ceza Uygulaması
Disiplin soruşturmasında bir alt ceza uygulaması hukuki dayanağını 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. Maddesinin 3. Fıkrasından alır. Maddeye göre; "Ge
