Etiket: süresiz nafaka

Süresiz nafakanın kaldırılması, emsal mahkeme kararı, süreli nafaka, yoksulluk nafakası, kısa süren evlilikte nafaka, süresiz nafaka, adana boşanma avukatı

Süresiz Nafakanın Kaldırılması Hakkında Emsal Karar

Bu makalemizde süresiz nafakanın kaldırılması konusunda emsal bir karar paylaşacağız. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi kararında kadın lehine hükmedilen süresiz nafakanın kaldırılması gerektiğine karar vermiştir. Kararda süresiz nafakanın kaldırılması gerekçesi olarak tarafların yaşlarının genç oluşu ve evliliğin kısa sürdüğü gözetilmiş, yoksulluk nafakasının süresiz olarak hüküm altına alınmasının doğru olmayacağı gözetilmiştir. Dolayısıyla genç yaştaki kişilerin kısa süren evlilikte nafakanın süresiz olması halinin hakkaniyete uygun olmayacağı söylenebilir.

Süresiz Nafakanın Kaldırılması Hakkında Emsal Karar

İSTANUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11.HUKUK DAİRESİ
Esas Numarası: 2018/2622
Karar Numarası: 2018/1201
Karar Tarihi: 15.10.2018

SÜRELİ YOKSULLUK NAFAKASI
SÜRESİZ NAFAKANIN KALDIRILMASI

Özeti: Erkeğin yoksulluk nafakasına yönelik istinaf talebinin incelenmesinde;kadının boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği sabittir. Tarafların yaşları, fiili evlilik süresinin az olduğu gözetildiğinde yoksulluk nafakasının süresiz olarak hüküm altına alınması doğru bulunmamıştır. Davacı-davalı erkeğin yoksulluk nafakasına ilişkin istinaf talebinin ise kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin yoksulluk nafakasına ilişkin kararının kaldırılmasına, hakkaniyet ilkesi de gözetilerek kadın yararına aylık 350 TL’den 2 yıllık toplam 8.400 TL toplu yoksulluk nafakasının erkekten tahsili ile kadına verilmesi gerektiğinin gözetilmesi gerekmektedir.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hükme karşı, tarafların istinaf yoluna müracaat edilmiş olmakla, incelemenin duruşma yapılmadan karar verilmesi mümkün bulunan hallerden olması sebebiyle duruşmasız olarak yapılan inceleme neticesinde evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacı erkek tarafından Akdağmağdeni Asliye Hukuk ( Aile) Mahkemesinde TMK’nın 166/1 maddesine dayalı boşanma ve fer’ilerine ilişkin açılan davada; davalı kadın usulüne uygun süresi içerisinde Bakırköy Mahkemelerinin yetkili olduğunu ve harcını yatırarak karşı TMK’nın 166/1 maddesine dayalı boşanma ve fer’ileri ile birlikte erkek tarafından elinden alınan ve kendisine iade edilmeyen ziynet eşyalarının aynen, olmadığı takdirde 20.000 TL bedelinin tahsilini talep ve dava etmiş ve her üç dava birlikte görülmüştür.

Akdağmağdeni Asliye Hukuk Mahkemesi 10/05/2016 tarih 2015/450 Esas- 2016/222 sayılı karar ile mahkemenin yetkisizliğine, dosyanın yetkili Bakırköy Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, kararın kesinleşmesi üzere süresi içerisinde müracaat edilmesi ile eldeki dava dosya numarası ile mahkeme esasına kaydolmuştur.

Bakırköy 1. Aile Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın açılmamış sayılmasına, karşı davanın kabulü ile tarafların TMK’nın 166/1. Maddesi gereğince boşanmalarına, kadın için dava tarihinden 350 TL tedbir, kararın kesinleşmesinden sonra yoksulluk nafakası olarak devamına 20.000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminatın erkekten alınarak kadına verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 8 adet 20’şer gram 22 ayar bilezik ( 18,560 TL), 15 adet çeyrek altın (3,060 TL),5 adet tam Cumhuriyet altını (4,100 TL), 1 adet 22 ayar 50 gramlık set takımının (5,800 TL) davacı tarafından davalıya iadesine olmadığı takdirde bedeli olan 31,520 TL nin davacı tarafından davalıya ödenmesine, İspatlanamadığı kabul edilen tek taş yüzük, 3 adet yüzük ve 22 ayar altın saat ile ilgili talebin reddine karar verilmiştir.

Davacı-davalı erkek, kusur tespiti, nafakalar, tazminatlar ve ziynet alacağı yönünden; Davalı-davacı kadın ise, açılmamış sayılmasına karar verilen erkeğin boşanma davasında lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinin hatalı olduğunu belirterek, istinaf kanun yoluna müracaat etmişlerdir.

Taraflarca istinafa getirilmediğinden boşanma 08/09/2017 tarihinde kesinleşmiştir.

Asıl dava tarihi 03/08/2015 olduğu halde karar başlığında yetkisizlik kararı üzerine Bakırköy 1. Aile Mahkemesine dosyanın geliş tarihi olan 01/08/2016 olarak yazılması maddi hata olmakla birlikte yerinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda mahkemenin de kabulünde olduğu üzere birlik görevlerini yerine getirmeyen, evin zorunlu faturalarını ödemeyen ve aboneliklerini iptal eden, Ş….n E….i isimli bayan ile kaçan ve ondan çocuk sahibi olan erkek tam kusurludur. Davalı-davacı kadına yüklenebilecek bir kusur ispat edilemediğinden koşulları oluştuğu için kadın lehine TMK’nın 174/1-2 maddesi uyarınca maddi manevi tazminata karar verilmesi doğru olduğu gibi miktarları da TMK 4. Maddesi gereğince hakkaniyete uygundur. Bu nedenle davacı-davalı erkeğin kusur tespiti ve kadın lehine hüküm altına alınan tazminatlara yönelik istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

Kadının boşanma yüzünden yoksulluğa düşeceği sabittir. TMK’nın 169. Madde çerçevesinde tedbir nafakası verilmesi doğru olduğu gibi, yoksuluk nafakasına da karar verilmesi doğrudur ancak tarafların yaşları, 14/05/2013 tarihinde evlenip boşanma davasının 03/08/2015 tarihinde açıldığı fiili evlilik süresinin az olduğu gözetildiğinde yoksulluk nafakasının süresiz olarak hüküm altına alınması doğru bulunmamıştır. Davacı-davalı erkeğin yoksulluk nafakasına ilişkin istinaf talebinin ise kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin yoksulluk nafakasına ilişkin kararının kaldırılmasına, TMK’nın 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de gözetilerek TMK’nın 176/1. maddesi gereğince davalı-davacı kadın yararına aylık 350 TL’den 2 yıllık toplam 8.400 TL toplu yoksulluk nafakasının davacı-davalı erkekten tahsili ile davalı-davacı kadına verilmesine, fazlaya dair isteğin reddine karar vermek gerekmiştir.

Kadın tarafından talep edilen ziynet eşyalarının taraflar ve tanıklarının ifadesi ile evde bulunduğu ancak erkeğin kadının evde olmadığı bir zamanda evdeki tüm eşyaları aldığı, elektrik, su, doğalgaz aboneliklerini iptal ettirdiği evin kiralanması sırasında verilen depozito bedelini dahi ev sahibinden aldığı ve evi boş olarak terk ettiği sabittir. Evde bulunduğu belirtilen ziynet eşyaları kolaylıkla taşınabilir ve götürülebilir eşyalardan olması nedeniyle evin tüm eşyalarının erkek tarafından alındığı sabit olduğundan ziynetlerin kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun olduğundan erkeğin buna ilişkin istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Harcı verilerek açılmış olan erkeğin boşanma davanın (asıl dava) HMK’nın 150. Maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Ancak yargılamada kendini vekil ile temsil ettiren davalı-davacı kadın yararına yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine karar verilmemesi doğru olmadığından kadının istinaf talebinin kabulü ile davalı-davacı kadın lehine asıl dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 2.180 TL vekalet ücretinin erkekten alınarak kadına verilmesine karar vermek gerekmiştir.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

A-)Davacı-davalı erkeğin kusur tespiti, kadın lehine hüküm altına alınan maddi manevi tazminat, tedbir nafakası ve ziynet alacağına yönelik istinaf başvurularının ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,

B-)Davacı-davalı erkeğin yoksulluk nafakasına yönelik istinaf talebinin KISMEN KABULÜ İLE,

Bakırköy 1. Aile Mahkemesinin 17/05/2017 tarih ve 22016/548 Esas – 2017/366 Karar sayılı kararının yoksulluk nafakasına ilişkin 3. Bendin 2. Cümlesinin KALDIRILMASINA,

TMK’nın 176/1. maddesi uyarınca aylık 350 TL’den takdiren iki yıllık toplam 8.400 TL toplu yoksulluk nafakasının erkekten alınarak kadına verilmesine, fazlaya dair isteğin reddine, (3. Bendin 2. Cümlesi olarak yazılmasına)

C- Davalı-davacı kadının istinaf talebinin KABULÜ İLE,

Açılmamış sayılmasına karar verilen erkek tarafından açılan asıl davada kendini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT uyarınca 2.180 TL vekalet ücretinin davacı-davalı erkekten tahsili ile davalı-davacı kadına ödenmesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ziynet alacağına yönelik karar yönünden HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin, boşanma ve fer’ilerine ilişkin karar yönünden HMK’nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 361/1 maddesi uyarınca işbu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 15/10/2018

Hukuk sistemimizde avukat ile temsilin zorunlu olmamakla birlikte boşanma davasında, adana boşanma avukatı ndan hukuki danışma hizmeti almanız en büyük tavsiyemizdirBoşanma davalarında, tazminatın belirlenmesinde eşlerin kusur durumu ve eşlerin maddi güçlerinin tam olarak ortaya konması önem arz ettiğinden bir adana boşanma avukatı aracılığıyla takip edilmesinde hukuki yarar olduğu görüşündeyiz.

Yoksulluk Nafakası Şartları Nelerdir

Yoksulluk Nafakası Şartları Nelerdir?

Yoksulluk nafakası, Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde düzenlenmiştir. Kanundaki düzenlemeye göre, yoksulluk nafakası şartları açıkça sayılmıştır. Düzenlemeye göre, “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.”

Yoksulluk Nafakası Şartları Nelerdir?

Hakimin boşanmış olan taraflardan biri için yoksulluk nafakasına hükmedebilmesi için sayılan  yoksulluk nafakası şartları gerçekleşmiş olmalıdır.

  • Taraflardan Birinin İstemde Bulunması Gerekir: Yoksulluk nafakasına ancak istemde bulunulması halinde hükmedilebilir. Taraflardan biri talep etmedikçe aile mahkemesi hakimi kendiliğinden yoksulluk nafakası ödenmesine karar veremez.
  • Yoksulluk Nafakası Talep Eden Eşin Kusurunun Daha Ağır Olmaması Gerekir: Yoksulluk nafakası talep eden eşin kusurunun diğer eşin kusurundan daha ağır olmaması gerekir. Aksi halde nafaka istemi reddedilecektir. Burada kast edilen boşanmaya yol açan olaylardaki kusurlu davranıştır.
  • Yoksulluk Nafakası Talep Eden Eşin Boşanma Yüzünden Yoksulluğa Düşmesi Gerekir: Yoksulluk nafakası talep edebilmenin en önemli şartı budur. Nafaka talep eden eş, hiçbir gelirinin olmaması veya çalışamayacak durumda olması nedeniyle kendi geçimini sağlayamayacaksa yoksulluğa düşecek olduğu kabul edilmelidir. 
  • Hükmedilen Nafakanın Diğer Tarafın Mali Gücüyle Orantılı Olması Gerekir: Hükmedilecek yoksulluk nafakası miktarının nafakayı ödeyecek tarafın mali gücüyle orantılı olması gerekir. Elbette kendisi de yoksul olan kişi yoksulluk nafakası ile yükümlü tutulamaz.

Boşanan Erkek Nafaka Talep Edebilir Mi?

Görüldüğü üzere Medeni Kanunumuz yoksulluk nafakası hususunda cinsiyet ayrımı yapmamıştır. Dolayısıyla erkeğin de karısından yoksulluk nafakası talep edebilmesi mümkündür. Boşanan erkek, karısından daha az kusurluysa ve boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek ise yoksulluk nafakası talep edebilir. 

Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2015/8977 E, 2016/596 K ve 14.01.2016 Tarihli emsal niteliğindeki kararında da, bu hususa değinmiş ve karşı davacı erkek lehine nafaka ödenmesine karar verilmiştir. Karara göre;

“…Mahkemece davalı-karşı davacı erkek lehine aylık 250 TL yoksulluk nafakasına hükmolunmuştur. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı-karşı davalı kadının doktor olarak çalıştığı aylık 9.000,00TL gelirinin, evi ve arabasının olduğu, davalı-karşı davacı erkeğin ise her hangi bir işinin, gelirinin ve malvarlığının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre davacı-karşı davalı erkek lehine takdir edilen yoksulluk nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır…”

Çalışan Eş Nafaka Alabilir Mi?

Nafaka talep edenin çalışması, düzenli bir gelirinin olması (örneğin asgari ücretle çalışması) veya dul yetim aylığı alması halleri yoksulluk nafakası talebinde etkili değildir. Zira yoksulluk nafakası davası incelenirken, yoksulluk nafakası şartları önemli olan kıstas “talep edenin boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek durumda olup olmaması”dır. Normal düzeydeki bir yoksulluk tehlikesi de yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için yeterlidir.

Boşanma Davasından Sonra Nafaka İstenebilir Mi?

Yoksulluk nafakası talebi boşanma davası içinde dile getirilmişse, nafaka boşanma kararının kesinleşme tarihinden itibaren geçerli olacaktır.

Yoksulluk nafakası talebi boşanma davası sırasında dile getirilmediyse, boşanma davası sonuçlandıktan sonra açılacak ayrı bir davayla da yoksulluk nafakası istenebilir. Yoksulluk nafakasının boşanma davası içinde talep edilmesi halinde talep ayrı bir harca tabi tutulmayacaktır. Boşanma kararından sonra açılacak yoksulluk nafakası davasının boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren bir yıl içinde açılması gerekir. Aksi halde talep zamanaşımına uğrar.

Boşanmadan sonra açılacak nafaka davaları için Türk Medeni Kanunu’nun 177. maddesi ile özel yetki kuralı öngörülmüştür. Buna göre, boşanmadan sonra açılacak nafaka davası nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir.

Süresiz Nafaka Mümkün Müdür?

Eski Medeni Kanuna göre yoksulluk nafakasına ancak bir yıl için hükmedilirken, yürürlükte olan kanuna göre bu süre sınırlaması kaldırılmıştır. Yoksulluk nafakası süresiz olup, mevzuat gereğince herhangi bir süre ile kısıtlanması da mümkün değildir.

Büken Hukuk & Danışmanlık Bürosu, boşanma, velayet, nafaka, tazminat  işlemlerine ilişkin hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti vermektedir. 

Diğer makalelerimize buradan ulaşabilir veya büromuzdan randevu almak için buraya tıklayabilirsiniz.