Etiket: Ceza Avukatı

Fetö Yargıtay Kararı Emsal Bylock Kararı

Fetö Yargıtay Kararı Emsal Bylock Kararı

Fetö Yargıtay Kararı. Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 2017/4305 E, 2018/1212 K. 05.04.2018 T. sayılı emsal bylock kararında; “…Sanığın bylock kullanıcısı olduğuna dair ayrıntılı tesbit ve değerlendirme tutanağı getirtilmeden sanığın bylock kullanıcısı olduğuna dair Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen yetersiz belgeye dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması…” nedeniyle hükmün bozulmasına karar vermiştir.

Emsal kararşu şekildedir;

YARGITAY 16. CEZA DAİRESİ 2017/4305 E, 2018/1212 K. 05.04.2018 T.

Kanunun 5. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;  Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

I-Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 karar sayılı kararında bylock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edilmesi karşısında, suçun sübutu açısından belirleyici delil niteliğinde bulunan Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığından yahut bağlı bulunduğu İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğünden sanığın bylock kullanıcısı olduğuna dair ayrıntılı tesbit ve değerlendirme tutanağı getirtilmeden sanığın bylock kullanıcısı olduğuna dair Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen yetersiz belgeye dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

II-Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile TCK’nın 53. maddesindeki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması.

III-Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden gerekçeli karar başlığında suç tarihinin sanığın yakalandığı tarih olan “27.07.2016 ve öncesi” yerine “15.07.2016 ve öncesi” olarak yazılması,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, bu sebeplerden dolayı hükmün CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, kanun maddesinde öngörülen ceza miktarı ve sanığın tutuklulukta geçirdiği süre gözetilerek sanığın tutukluluk halinin devamına, 05.04.2018 tarihinde I nolu bozma yönünden Üye … ve Üye …’ın hükmün onanması yönündeki muhalefetleri ve karşı oylarıyla oyçokluğu ile, diğer yönlerden oybirliğiyle karar verildi.

Fetö yargıtay kararı olarak yayınlanan ve Bylock, Mor Beyin ve CG-NAT Kayıtları nın incelendiği bir diğer makalemize buradan ulaşabilirsiniz.

Diğer makalelerimize buradan ulaşabilir veya büromuzdan randevu almak için buraya tıklayabilirsiniz. 

Suçun Gece Vakti İşlenmesi

Suçun Gece Vakti İşlenmesi

Bu yazımızda, TCK’na göre “gece vakti” kavramını, hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve yağma suçlarının gece vakti işlenmesi durumunda ne olacağını ve yargılama sırasında suçun gece vakti işlenip işlenmediğinin nasıl tespit edileceğini kısaca izah etmeye çalışacağız.

Türk Ceza Kanunu’nun 6/1-e maddesine göre; Gece vakti deyiminden; güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat evvele kadar devam eden zaman süresi anlaşılmaktadır. Aynı şekilde Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği’nin 4. Maddesinde de Gece vakti: Güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat evvele kadar devam eden süreyi ifade eder denilerek aynı doğrultuda bir tanımlama yapılmıştır.

Buna göre bazı suçların gece vakti işlenmesi halinde suç zaman bakımından nitelikli hale gelir. Örneğin konut dokunulmazlığının ihlali, hırsızlık ve yağma suçlarının gece vakti işlenmesi halinde gündüz vakti işlenmesine göre daha fazla ceza öngörülmüştür. TCK’nun 143. maddesine göre,  hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. Yine TCK’nun 149. maddesine göre yağma suçunun gece vaktinde işlenmesi halinde, fail hakkında on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.

SUÇUN GECE VAKTİ İŞLENMESİ NEDEN CEZAYI ARTIRICI BİR NEDEN OLARAK KARŞIMIZA ÇIKMAKTADIR?

“Gece vakti insanları daha korunmasız hale getirir. İnsanların her zaman ama özellikle bu saatlerde güven ortamına daha fazla ihtiyaçları vardır. Kişi tenha bir sokakta yalnızdır. İşyerleri sahipsiz durumdadırlar. Evlerindeki insanlar uykudadırlar. Karanlık, suç işlemek arzusundakileri gizler, rahat hareket etmelerine imkân sağlar. Sokakta, işyerinde, evde neresi olursa olsun, suç işlemek ve uzaklaşmak gündüze oranla iyice kolaylaşmıştır. Sonuç olarak, suçun gece vakti işlenmesi o suça verilen cezasının artırılmasına yol açar” (Noyan, 2007)

Uygulamada güneşin saat kaçta doğduğu ve kaçta battığı suçun gece vakti işlenip işlenmediğinin tespitinde hayati öneme sahiptir. Güneşin saat kaçta doğuğ battığının tespitinde; müftülükten, meteorolojiden veya Adli Tıp Kurumundan, suçun işlendiği günün güneşin doğum-batım saatlerinin gönderilmesi istenebilir.

Yargılama sırasında suçun gece vaktine denk gelen zaman diliminde işlenip işlenmediğinin tespit edilmesi, kesin olarak saptanması ve bu husustaki kanıtların neler olduğunun kuşkuya yer vermeyecek şekilde karar yerinde açıklanıp tartışılması gerekir.

Diğer makalelerimize buradan ulaşabilir veya büromuzdan randevu almak için buraya tıklayabilirsiniz.

Noyan, E., 2007. Ceza Davası, Ankara.  https://books.google.com.tr/books?id=nGRoBgAAQBAJ&.

Silahlı Terör Örgütü ve Üyeliği

Silahlı Terör Örgütü ve Üyeliği FETÖ PDY

Silahlı Terör Örgütü Nedir?

Bir yapının silahlı terör örgütü olarak tanımlanabilmesi için

  1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 220. Maddesinde belirtilen örgüt şartlarını sağlaması,
  2. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 1. Maddesinde belirtilen amaçları gerçekleştirmek için örgütlü bir yapısının olması,
  3. 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/1. Maddesinde belirtilen Cebir ve şiddet kullanılarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerini kullanmalı,
  4. Siyasi bir amaç taşımalı,
  5. Amaca matuf bir eylem gerçekleştirmeye yeterli derecede silahlı olması ya da bu silahları kullanabilme imkânına sahip bulunması gerekir.
Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçu Nedir?

Silahlı bir terör örgütüne katılmayı, bağlanmayı ve örgüte hakim olan hiyerarşik yapının emrine girmeyi ifade eden örgüte üyelik suçu Türk Ceza Kanunu’nun 314.maddesinde düzenlenmiştir. Maddeye göre; “Bu kısmın dördüncü ve beşinci bölümlerinde yer alan suçları işlemek amacıyla, silahlı örgüt kuran veya yöneten kişi, on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Birinci fıkrada tanımlanan örgüte üye olanlara, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası verilir. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin diğer hükümler, bu suç açısından aynen uygulanır.”

Madde gerekçesine göre, suçun unsurlarının oluşabilmesi için “…örgütün silahlı olması gerekmektedir. Ancak örgütün bütün mensuplarının silahlı olmaları zorunlu değildi; hedeflenen suçların işlenmesini sağlayabilecek derecede olmak üzere bazı üyelerinin silahlı olmaları suçun oluşması için yeterlidir.”

Unutulmamalıdır ki, terör örgütüne üye olma suçu kast ile işlenebilen bir suç olup, failin örgütün amacını bilerek ve bu amacı benimseyerek örgüte girmesi gerekir.

Zira, örgüt belli bir amaç için kurulduğundan, failde bu amaca yönelik özel kasıt bulunmalıdır.

Silahlı örgütün amacı örgüte katılanlar tarafından da bilinmelidir. Diğer bir deyişle örgüte üye olan kişinin, bu örgütün suç işlemek amacına yönelik olarak bir faaliyet icra ettiğini bilmesi gerekir.(İzzet Özgenç, 75. Yılında Cumhuriyet Hukuku, s.230)

Bu nedenle failin sadece örgütün benimsediği siyasi-dini görüşe sahip olması, yakınlık duyması, sempati beslemesi onun silahlı terör örgütü üyesi olarak cezalandırılabilmesi için yeterli değildir.

Ayrıca kişinin silahlı terör örgütü üyesi olarak kabul edilebilmesi için fail ile terör örgütü arasında devamlılık arz eden bir organik bağın bulunması gerekir. Yani failin örgütle organik bağ kurup, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden örgüt amacı doğrultusunda süreklilik çeşitlilik ve yoğunluk gösteren faaliyetlerde bulunması gerekmektedir.

Yargıtay’ın süreklilik kazanmış kararlarında Silahlı Örgüt üyeliği kabul edilebilecek bazı hallere örnek vermek gerekirse, örgüt ile ilgili faaliyette bulunmak, kamplarında siyasi veya silahlı eğitim almak, kod adı kullanmak, ders almak, eleman temin etmek süreklilik çeşitlilik ve yoğunluk gösteren faaliyetlerdir.

FETÖ/PDY Kapsamında Yapılan Yargılamalarda Sanığın Sürekli, Çeşitli ve Yoğun Faaliyet Gösterip Göstermediğinin Tespitinde

Öncelikle failin örgütün kriptolu haberleşme ağı olan Bylock kullanımının olup olmadığı, Bylock içerik bilgileri.  Bank Asya’da hesabının bulunup bulunmadığı, varsa hesap hareketleri, failin dijital materyal incelemesi, failin kamudan ihraç bilgisinin olup olmadığı.  SGK kaydı, vakıf-dernek üyeliği veya gazete ve dergi aboneliği, yurt dışı giriş çıkış bilgileri, eğitim geçmişi (terör örgütü ile iltisaklı kurumlarda eğitim görüp görmediği), sendika üyeliği gibi kriterlerin baz alındığı görülmektedir.

Kanaatimize göre, sadece bu unsurların süreklilik, çeşitlilik, yoğunluk gösteren faaliyet olarak sayılması yeterli olmayıp, esas önemli olan failin örgütün amacını bilerek ve bu amacı benimseyerek örgüte girip girmediğinin değerlendirilmesidir. Her dosyanın kendi şartları içinde değerlendirilmesi gereken ceza yargılamasında, failin durumunun bir ceza avukatı tarafından her olayda ayrıca incelenmesi gerekir.

Diğer makalelerimize buradan ulaşabilir veya büromuzdan randevu almak için buraya tıklayabilirsiniz.