Etiket: boşanma davası

Akıl hastalığı nedeniyle boşanma dilekçesi nasıl yazılmalıdır, akıl hastalığı nedeniyle boşanma dilekçesi ve adana boşanma avukatı yargıtay kararları avukat

Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Dilekçesi

Akıl hastalığı nedeniyle boşanma davasını daha önce incelemiştik. Ancak akıl hastalığı nedeniyle boşanma dilekçesi konusuna geçmeden önce konu ile ilgili kısaca bilgi vermeyi faydalı buluyoruz. Ayrıntılı bilgi için makalemize buradan ulaşabilirsiniz.

Akıl hastalığı Türk Medeni Kanunu‘na göre bir boşanma nedenidir. Kanun’un 165. maddesinde eşlerden birinin akıl hastası olması nedeniyle ortak hayatın diğer eş için çekilmez hale gelmesi halinde, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığının sağlık raporuyla tespit edilmesi halini boşanma nedeni olarak saymıştır. Dolayısıyla akıl hastalığı nedeniyle boşanma dilekçesi içeriğinde davalı eşin sağlık durumundan bahsedilmeli ve mahkemeden eşin durumunun sağlık raporu ile tespit edilmesi istenmelidir. Ayrıca akıl hastalığı nedeniyle boşanma dilekçesi nde diğer eşin akıl hastalığı iyileşebilir durumda değilse davacının hayatını ne gibi sebepler dahilinde çekilmez hale getirdiğinin de anlatılması gerekir.

Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma Dilekçesi

…………….… NÖBETÇİ AİLE HUKUK MAHKEMESİ’NE

DAVACI                                  : ………..………….…

VEKİLİ                                   : Av. Selce MARAŞ BÜKEN

DAVALI                                  : ………..………….…

KONU                                    : Akıl hastalığı nedeniyle boşanma dilekçesi nin arzıdır.

AÇIKLAMALARIMIZ

1.Müvekkil davalı ile ../../….. tarihinden bu yana evli olup, bu evlilikten … çocukları vardır. Taraflar … yıldır evli olmalarına rağmen, davalının son .. yıldır hal ve davranışları değişiklik göstermeye başlamış, bunun üzerine kendisine …/…/….. tarihinde şizofreni tanısı konmuştur. (Ek-1: Doktor raporu)

2. Müvekkil davalının sorumluluğunu üzerinde hissederek bakımı ve tedavisi ile ilgilenmiş ise de, davalının akıl hastalığı iyileşebilir durumda değildir. Davalının söz konusu akıl hastalığı iyileşmesi imkansız olmasının yanı sıra, müvekkilin ve çocuklarının hayatını çekilmez hale getirmiştir. Bu doğrultuda davalının hastalığı nedeniyle yaşanan ve müvekkilin hayatını çekilmez hale getiren, ortak çocukları …..’nın da psikolojisini alt üst eden olaylar dilekçemiz devamında ayrıntıları ile anlatılmaktadır.

3. …………………………………………………………………………………………………………………………

4. …………………………………………………………………………………………………………………………

HUKUKİ DELİLLER :

  1. Nüfus kayıtları,
  2. Hastane raporları
  3. Tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının araştırılması,
  4. Tanık,
  5. Yemin,
  6. Uzman İncelemesi,
  7. Yargılamanın işine yarayacak her tür kanıt.

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda arz ve izah edildiği üzere;

  1. Tarafların TMK 165. maddesi gereği BOŞANMALARINA;
  2. Müşterek çocuk …….. doğumlu ……. ‘nın GEÇİCİ VELAYETİNİN VE DAVA SONUNDA VELAYETİNİN MÜVEKKİLE VERİLMESİNE,
  3. Müvekkil için, davalı aleyhine ………… TL MANEVİ TAZMİNATA hükmedilmesine;
  4. Dava sonucunda, YARGILAMA GİDERLERİ VE, AVUKATLIK ÜCRETİNİN DAHİ DAVALIYA YÜKLETİLMESİNE karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz.

Davacı Vekili
Av. Selce MARAŞ BÜKEN

Hukuk sistemimizde avukat ile temsilin zorunlu olmamakla birlikte boşanma davasında, adana boşanma avukatı ndan hukuki danışma hizmeti almanız en büyük tavsiyemizdir.

Boşanmada eşlerin birbirinden maddi tazminat veya manevi tazminat talepleri de olabilir. Boşanma davalarında, tazminatın belirlenmesinde eşlerin kusur durumu ve eşlerin maddi güçlerinin tam olarak ortaya konması önem arz ettiğinden bir adana boşanma avukatı aracılığıyla takip edilmesinde hukuki yarar olduğu görüşündeyiz.

Bu makalemizde boşanma dilekçesi örneği yer almaktadır. Boşanma davası da her dava gibi dilekçe ile açılır. Adana boşanma avukatı, boşanma örnek dilekçe

Boşanma Dilekçesi Örneği

Bu makalemizde boşanma dilekçesi örneği ne yer verilecektir. Boşanma davası da her dava gibi dilekçe ile açılır. Boşanma davası dilekçesi ile basitçe eşlerin evlilik birliğini devam ettiremeyecek durumda olduğu ve evliliğin hakim kararı ile sona erdirilmesidir.

Boşanmada, eşlerin boşanma, ve nafaka, velayet, velayet paylaşım vb hususlarda anlaşmış olmaları halinde anlaşmalı boşanma davası sonucunda sağlanabilir. Dava, eşlerin bu hususlardan herhangi birinde anlaşamaması halinde boşanma dilekçesi örneği ile çekişmeli boşanma davası şeklinde de açılabilir. Anlaşmalı boşanma davası için buradan, çekişmeli boşanma davası için buradan ilgili ayrıntılı bilgi alabilirsiniz.

İş bu makalemizde yer verilen boşanma dilekçesi örneği çekişmeli boşanma davasına yöneliktir. Anlaşmalı boşanma ise bir protokol ile yapılacaktır. Anlaşmalı boşanma protokol örneğine buradan ulaşabilirsiniz. Çekişmeli olarak açılan boşanma davasının tarafların anlaşmasıyla anlaşmalı boşanma davasına dönüşmesi de mümkündür. Hukuk sistemimizde avukat ile temsilin zorunlu olmamakla birlikte boşanma davasında, adana boşanma avukatı ndan hukuki danışma hizmeti almanız en büyük tavsiyemizdir.

Boşanmada eşlerin birbirinden maddi tazminat veya manevi tazminat talepleri de olabilir. Boşanma davalarında, tazminatın belirlenmesinde eşlerin kusur durumu ve eşlerin maddi güçlerinin tam olarak ortaya konması önem arz ettiğinden bir adana boşanma avukatı aracılığıyla takip edilmesinde hukuki yarar olduğu görüşündeyiz.

Boşanma Dilekçesi Örneği

ADANA …. AİLE MAHKEMESİ’NE

DAVACI: ………………….

VEKİLİ: Av. Selce MARAŞ BÜKEN

DAVALI: ………………….

KONU: Evlilik birliği temelinden sarsıldığından boşanmaya ve çocukların velayetinin müvekkile verilmesine karar verilmesi ve manevi tazminat talebidir.

AÇIKLAMALARIMIZ

1. Müvekkil ile davalı ….. tarihinde evlenmiş olup, bu evlilikten ……. Doğumlu ………….. ve …….. Doğumlu ……… isimli iki çocuk dünyaya gelmiştir. Müvekkil ile davalı birbirlerini tanımadan görücü usulü evlenmiş olup, evlilik sonrası davalının müvekkile karşı olumsuz kişiliği ortaya çıkmış, zamanla anlaşmazlıklar artarak devam etmiştir. Kültür farklılığı, mizaç uyumsuzluğu baş göstermiştir.

2. Davalı ev hanımıdır. Ancak müvekkile karşı olumsuz tavırları, müvekkilin kazancını yetersiz görmesi, daha iyi bir hayat isteği, istedikleri yerine gelmeyince de müvekkili aşağılar konuşma ve tavırları, çocuklarına karşı olumsuz hareketleri neticesinde evlilik birliği çekilmez hale gelmiştir.

3. Davalı yaklaşık 5 ay önce evliliği daha fazla devam ettiremeyeceğini söyleyip, eşyalarını toplayıp, müvekkilimi ve çocuklarını terk etmiştir. Davalı bu 5 aylık süreç içinde bir kez olsun çocuklarını görmek istememiştir.

4. Müvekkilin maddi durumu yerindedir. Davalının terk edip gittiği çocuklara müvekkilin işte olduğu zamanlar hemen alt katta oturan ve bütün gün evde olan anne ve babası bakmaktadır. Zaten çocuklar doğduklarından beri aynı evde babaanne ve dedeleri ile altlı üstlü oturduklarından ve sık sık bu kişilerle vakit geçirdiklerinden bu durumu yadırgamamışlar, hatta bir kere olsun annelerinin nerede olduğunu sormamışlardır.

5. MÜŞTEREK ÇOCUKLARIN GEÇİCİ VELAYETİNİN VE DAVA SONUNDA VELAYETİN MÜVEKKİLE VERİLMESİNİ TALEP EDİYORUZ. Zira;

  • Davalının çocuklarını terk edip gitmiş, çocuklarını 5 aydır arayıp sormamıştır.
  • Davalı eşin hem babasına hem de çocukların bakımı ile ilgilenmesi mümkün değildir.
  • Davalı ev hanımıdır. Sabit bir geliri yoktur
  • Davalının evi terk etmesi nedeniyle de çocuklar ile ilişkisi zedelenmiştir. Davalı terk ettiğinden beri çocuklar bir kez olsun müvekkile “Annemiz nerede” diye sormamışlardır. Hatta şu an davalı olmadan daha huzurlu ve mutludurlar. Ayrıca davalı çocuklara baskıcı, sert ve ters bir tutumda olmuştur
  • Çocuklar şu an bulundukları yerde huzur ortamı içinde büyümektedirler. Bu doğrultuda çocuğun alıştığı ve büyüdüğü çevreden koparılmaması gerekmektedir. Çocuklar doğduklarından beri müvekkilin kaldığı evde oturmaktadır. Tüm okul arkadaşları, mahalle arkadaşları, komşuları, akrabaları babaanne ve dedesi de bu çevrededir. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2014/27852 E, 2015/249 K ve 13/01/2015 tarihli kararı; “…Baba yanında kalmasının çocuğun bedeni, fikri ve ahlaki gelişimine engel olacağı yönünde bir delil de mevcut olmadığına göre, müşterek çocuğun uzun zamandır davalı babayla yaşadığı ve ortama da alıştığı gözetilerek, velayetinin babaya bırakılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru bulunmamıştır…”)
  • Kardeşlerin birbirinden ayrılmamasının gelişimleri bakımından önemlidir. Bu nedenle hem ……’nın hem …….’in velayetinin müvekkile verilmesini talep ederiz. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2014/4755 E, 2014/14882 K ve 30/06/2014 tarihli kararı; “…Velayetin düzenlenmesinde, çocukların üstün yararı, ana ve babanın isteklerinden önce gelir. O halde, müşterek çocuğun isteği ve kardeşlik duygularının gelişmesi için kardeşlerin birbirlerinden ayrılmaması kıstası da dikkate alındığında, ortak çocuklardan Cenker’in velayetinin de davacı-karşı davalıya verilmesi gerekirken…”)

Velayetin kime verileceğinin takdirinde sadece çocuğun menfaatini göz önünde bulundurmalıdır. Buna velayetin belirlemesinde çocuğun üstün yararı ilkesi denilmektedir. Yargıtay‘a göre çocuğun yararı; çocuğun bedensel, fikri ve ahlaki bakımdan en iyi şekilde gelişebilmesi ve çocuğa sosyal, ekonomik ve kültürel koşulların sağlanmış olmasıdır. Çocuğun üstün yararını belirlerken, onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gereklidir. Somut olayda da ÇOCUĞUN ÜSTÜN YARARI İLKESİ göz önünde tutulduğunda çocukların davalının değil; müvekkilin yanında bedensel, fikri ve ahlaki bakımdan en iyi şekilde gelişim sağlayabilecekleri ortadadır.

BU DOĞRULTUDA İDRAK ÇAĞINDA OLAN ÇOCUK ……..’İN SAYIN MAHKEMENİZ’CE DİNLENMESİNİ DE TALEP EDERİZ.

6. Davalının yapmış olduğu olumsuz ve kusurlu hareketler, müvekkilin hakaretlere maruz kalması ve toplum içerisinde küçük düşürülmesi, davalının çocuklarına eziyet etmesi, sonucunda evi ve çocuklarını terk edip gitmesi, bir daha da arayıp sormaması müvekkilde büyük bir hayal kırıklığına neden olmuş, müvekkil üzüntü içinde psikolojik çöküntüye girmiştir. Davalı tarafından oluşturulan ve müvekkilde oluşan manevi keder, üzüntü, moral bozukluğunu kısmen de hafifletmesi amacıyla tamamen kusurlu olan davalıdan ………. TL manevi tazminat talep etmek zorunluluğumuz hasıl olmuştur.

7. Sonuç olarak, davalı taraf, normal aile hayatına intibak edememiş, müvekkilin gelirini yetersiz görmüş, lüks bir hayat istemiş, müvekkili sürekli başka kişilerle kıyaslamış, maddi ve manevi olarak müvekkili sürekli aşağılayarak, maddi ve manevi baskı kurarak ortak aile hayatını çekilmez duruma getirmiş ve nihayetinde evi ve çocuklarını terk edip gitmiştir. Böylesi bir evliliğin devam etmesi beklenemez.

HUKUKİ DELİLLER :

  1. Nüfus kayıtları,
  2. Tarafların sosyal ve ekonomik durumlarının araştırılması,
  3. Tanık,
  4. Yemin,
  5. Uzman İncelemesi,
  6. Yargılamanın işine yarayacak her tür kanıt.

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda arz ve izah edildiği üzere;

  1. Tarafların evlilik birliğini devam ettirme durum ve ihtimali kalmadığından tarafların BOŞANMALARINA;
  2. Müşterek çocuklardan …….. doğumlu ……. ve ……… doğumlu …….’in GEÇİCİ VELAYETİNİN VE DAVA SONUNDA VELAYETİNİN MÜVEKKİLE VERİLMESİNE,
  3. Müvekkil için, davalı aleyhine ………… TL MANEVİ TAZMİNATA hükmedilmesine;
  4. Dava sonucunda, YARGILAMA GİDERLERİ VE, AVUKATLIK ÜCRETİNİN DAHİ DAVALIYA YÜKLETİLMESİNE karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz.

Davacı Vekili
Av. Selce MARAŞ BÜKEN

Zina Sebebiyle Boşanma

Zina Sebebiyle Boşanma Davası (Aldatma)

Zina sebebiyle boşanma davası Medeni Kanunumuzun 161. maddesinde düzenlenmiştir. Düzenlemeye göre eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir. Bu makalemizde zina aldatma sebebiyle boşanma davasızina sebebiyle boşanma davası açma süresi,  zina sebebiyle boşanma davası zamanaşımı,  zina nedeniyle boşanma ve mal paylaşımı gibi konular irdelenecektir. Makalemizin sonunda  zina sebebiyle boşanma davası hakkında yargıtay kararları na yer verilmiştir.

Zina Sebebiyle Boşanma Davası

Aldatma sebebiyle boşanma davası Türk Medeni Kanununun 161. maddesinde düzenlenmiştir. Maddeye göre;

“Eşlerden biri zina ederse, diğer eş boşanma davası açabilir.
Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer.
Affeden tarafın dava hakkı yoktur.”

Evliliğin eşlere getirdiği en büyük yükümlülük sadakat yükümlülüğüdür. Zina yani aldatma da evlilik birliğinin eşlere karşılıklı olarak yüklediği sadakat yükümlülüğünün en ağır şekilde çiğnenmesidir. Bu nedenle Medeni Kanunumuz zinayı özel bir boşanma nedeni olarak düzenlemiştir. Zina sebebiyle boşanma mutlak boşanma nedeni olup, zinanın gerçekleştiğinin ispatı yeterlidir, ayrıca orta hayatın çekilmez hale gelip gelmediğinin araştırılmasına gerek yoktur. 

Buna göre, eşlerden birinin, eşinden başka biriyle cinsel ilişkide bulunması boşanma nedenidir. Zina sebebiyle boşanma davası açabilmek için cinsel ilişkinin fiilen gerçekleşmiş olması gerekir. Zinanın bir kez gerçekleşmiş olması dahi boşanma için yeterlidir. Zina eden eş bilerek ve isteyerek bu davranışı gerçekleştirmiş olmalıdır. Zira, eşlerden biri tehdit ile, bayıltılarak vb şekillerde iradesi hilafına cinsel ilişkiye zorlanmışsa bu durumda zinadan bahsedilemez.

Zina Sebebiyle Boşanma Davasında İspat

Zina sebebiyle boşanma davasında ispat her türlü delille yapılabilir. Aldatma halinin muhakkak suç üstü yapılarak ispat edilmesi zorunlu değildir. Eşin diğer eşi aldattığına dair kuvvetli ve inandırıcı deliller varsa hakim boşanma davasını kabul edebilir. Davalı eşin, aldattığını kabul etmesi halinde, yani davalının ikrarı davanın ispatı açısından önemli ise de, hakim ikrar ile bağlı değildir. 

Zina Sebebiyle Boşanma Davası Hakkının Düşmesi

Zina sebebiyle boşanma davası açma hakkı zina yapan eşin affedilmesi ve dava açma süresinin geçmiş olması ile düşer.

1.Aldatan Eşin Affedilmesi

Türk Medeni Kanunu’nun 162. maddesinin 3. fıkrasına göre, “Affeden eşin dava hakkı yoktur.” Dolayısıyla af, öncesindeki zina eylemine dayalı olarak dava hakkını ortadan kaldırır . Af açık veya zımni olarak yapılabilir. Af zımni olabilir ancak eşin davranışlarından affettiğinin açıkça anlaşılması gerekir. Örneğin dava hakkı olan eşin, aldatıldığını öğrendikten sonra, evliliğini kurtarmaya yönelik girişimleri aldatan eşin affedildiği anlamına gelmeyecektir, önemli olan eşlerin gerçekten barışması, evlilik birliğinin devam etmesidir.

2. Sürelerin Geçmiş Olması

Türk Medeni Kanunu’nun 162. maddesinin 2. fıkrasına göre, “Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde zina eyleminin üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer.” 

Kanunda düzenlenen altı ay ve beş yıllık bu süreler zamanaşımı değil, hak düşürücü süredir, hakim tarafından re’sen dikkate alınır. altı aylık sürenin başlangıcı zinanın öğrenildiği andır. Beş yıllık süre ise, zinanın gerçekleştiği andan itibaren işlemeye başlar. Bu süreler geçtikten sonra bu sebebe dayanılarak boşanma davası açılamaz.

Zina Sebebiyle Boşanma Davası Hakkında Yargıtay Kararları

  • “…Dava münhasıran zina sebebine dayanmaktadır. Davacının, eşinin bir başka kadınla ilişkisine dair görüntü kayıtlarını ihtiva eden CD’yi dava tarihinden dört yıl önce elde ettiği, davacı hakkındaki şantaj suçuna ilişkin ceza mahkemesinin mahkumiyet kararından anlaşılmaktadır. Bu kasetin elde edilmesinden sonra tarafların evlilik birliği devam etmiştir. Davalının başka kadınla ilişkisinin devam ettiğine ilişkin bir delil bulunmamaktadır. Bu olaya rağmen evlilik birliğinin devam etmiş olması, af niteliğindedir. Affeden tarafın da dava hakkı yoktur (TMK.md.161/3). Davalının zina eyleminin devam ettiğine ilişkin bir delil de bulunmadığına göre davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.”  (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2010/19506 E, 2010/18684 K, 08/11/2010 T)
  • “…Davacının, bu olaylardan sonra davalıyla tekrar birleşmek yönündeki girişimi, iyiniyetini ve evliliğini kurtarma yönündeki samimiyetini gösterme girişimi olup, eşini af niteliğinde değildir. Buna rağmen davalının birlikte yaşamaktan kaçındığı da gerçekleşmiştir. Bu koşullar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya (TMK md. 166/1) karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile isteğin reddi doğru bulunmamıştır…” (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2014/11244 E, 2014/22538 K, 12/11/2014 T.)
  • “…Mahkemece, davacı-davalı kocanın eşiyle barışmak ve onu eve getirmek için gittiği, kocanın bu eyleminin af niteliğinde bulunduğu belirtilerek kocanın davasının reddine karar verilmiş ise de; kocanın eşini almak için gitmesinin af niteliğinde bulunmadığı ve eşiyle görüşmek için gittiği, davalı-davacı kadının gelmek istememesi ve eşine küfür etmesi üzerine, kocanın da eşini bıçakladığı gerçekleşmiştir. Gelişen olaylar kocanın eşini affetiği ve olayları hoşgörü ile karşıladığını göstermez.” (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2012/6115 E, 2013/11574 K, 25/04/2013 T.)
  • “…Davacı kocanın, eşinin bir başka erkekle zina ettiğini Çanakkale Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/304 esas, 2010/134 karar sayılı dosyasının 15.09.2009 tarihli duruşmasında öğrendiği, zina nedeniyle boşanma davasını 01.04.2010 tarihinde açtığı, bu durumda davanın yasada öngörülen altı aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı anlaşılmaktadır. Durum böyleyken, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerekirken, yazılı olduğu şekilde boşanma kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir…” (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, 2014/19822 E, 2014/20613 K, 23/10/2014 T.)

Büken Hukuk & Danışmanlık Bürosu, adana boşanma avukatı olarak boşanma, velayet, nafaka, tazminat  işlemlerine ilişkin hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti vermektedir. 

Diğer makalelerimize buradan ulaşabilir veya büromuzdan randevu almak için buraya tıklayabilirsiniz.

Boşanmada Fiziksel Şiddet Görenin Tazminat Talebi

Adana Boşanma Davası Ücreti ve Masrafları

Boşanma davası ile ilgili en çok merak edilen konulardan biri de boşanma davasının mali sonuçlarıdır. Boşanma davası ücreti ve adana boşanma avukatı ücreti ne kadardır, adana boşanma davası masrafları ne kadar tutar gibi sorular sorulması son derece normaldir. Ücret ve masraflar belirlenirken boşanmanın nasıl gerçekleştirileceği büyük öneme sahiptir. Boşanma davası ücreti ve masrafı çekişmeli boşanma davasında daha fazlayken, anlaşmalı boşanma davasında çok daha azdır.

2019 Boşanma Davası Masrafı Ne Kadardır?

Boşanma davası masrafları açılacak boşanma davasının anlaşmalı mı yoksa çekişmeli mi olduğuna göre değişiklik gösterecektir.

Anlaşmalı boşanma davasında; eşler nafaka, velayet, velayet paylaşımı, çocukla kişisel ilişki kurulması, mal paylaşımı, düğün takıları, tazminat vb hususlarda anlaşmış olduğundan yargılama hem daha kısa sürmekte hem de daha düşük meblağa mal olmaktadır. Anlaşmalı boşanma davalarında çoğunlukla tanık, bilirkişi vb delillere ihtiyaç duyulmadığından mahkeme masrafları 250-400 TL arasında değişmektedir.

Çekişmeli boşanma davası ise anlaşmalı boşanma davasına göre çok daha masraflıdır. Çekişmeli boşanma davası masrafı olarak peşin harcın yanında delillerin toplanabilmesi için gider avansı da yatırılmalıdır. Mahkeme dosyasına yatırılan gider avansı ile tarafların bildirdiği deliller toplanır, örneğin tanıklara tebligat yapılır, keşif, bilirkişi vb incelemelerinde masraf ve ücret ödemesi yapılır. Çekişmeli boşanma davası masrafları da toplanacak delillerin niteliğine göre değişiklik göstermektedir. Anlaşmalı boşanma davasının aksine tanık, bilirkişi vb delillere ihtiyaç duyulduğundan mahkeme masrafları 1000-1500 TL arasında değişecektir. Ancak bildirilen bu rakam ortalama değerdir. Her davanın özelliğine göre yapılacak masraf da değişiklik göstermektedir.

2019 Adana Boşanma Avukatı Ücretleri Ne Kadardır?

Adana boşanma avukatı uzmanlık alanına, yoğunluğuna ve tecrübelerine bağlı olarak boşanma ücreti değişiklik gösterecektir. Anlaşmalı boşanma davası, çekişmeli boşanma davasına göre daha hızlı ve kolay çözüm sağlanan bir dava türü olduğundan, anlaşmalı boşanma ücreti ve çekişmeli boşanma ücreti de doğal olarak birbirinden farklıdır.

Avukatlık Kanunu’nun 163. maddesine göre avukatlık sözleşmesi serbestçe düzenlenir. Ancak mesleğin kamusal yönü nedeniyle ücret belirlemesi tam anlamıyla serbest bırakılmamıştır. Örneğin avukatın boşanma davasına ücretsiz bakması Kanun ile yasaklanmıştır. Yine Avukatlık asgarî ücret tarifesi altında vekâlet ücreti kararlaştırılamaz. Aksine yapılan sözleşmelerin ücrete ilişkin hükümleri geçersizdir.

Dolayısıyla adana boşanma avukatı ücreti 2019 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin altında olamaz. 2019 yılı avukatlık asgari ücret tarifesine buradan ulaşabilirsiniz.

Diğer makalelerimize buradan ulaşabilir veya büromuzdan randevu almak için buraya tıklayabilirsiniz.

 

Boşanmada Manevi Tazminat

Boşanmada Tazminat (Manevi Tazminat)

Medeni Kanununuz boşanmada taraflara sadece maddi değil manevi tazminat talep etme hakkı da tanımıştır. İş bu makalemizde boşanmada tazminat davalarında manevi tazminat istemi ve sonuçları incelenecek olup, maddi tazminat davası için ayrıntılı bilgi almak için buraya tıklayarak makalemizi okuyabilirsiniz.

Türk Medeni Kanunu’nun 174. Maddesinin 2. Fıkrasına göre; “Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.”

Boşanma Davasında Manevi Tazminat Talep Etmenin Şartları Nelerdir

1.Manevi Tazminat Talep Edilmelidir

Hukuk sistemimizde hâkimin talep edilenden fazlasına karar vermesine imkan tanınmamıştır. Buna göre, boşanma davasında maddi tazminata hak kazanılabilmesi için manevi tazminat talebinin dava dilekçesinde mutlaka belirtilmesi ve açıklanması gerekir. Talep edilmemesi halinde, şartları oluşsa bile manevi tazminata hükmedilmeyecektir.

2. Davalı Tarafın Kusurlu Olması Gerekir

Manevi tazminat isteminin kabulüne karar verilebilmesi için davalının kusurlu olması şarttır.

3. Boşanmada Tazminat İsteyen Tarafın Kişilik Haklarının Zedelenmiş Olması Gerekir

Manevi tazminat isteyebilmenin şartlarından en önemlisi istemde bulunan eşin kişilik haklarının, diğer eşin kusurlu davranışı nedeniyle zedelenmiş olmasıdır. Örneğin, boşanma eşin aleyhine birtakım dedikodulara yol açmışsa veya diğer eşin davranışları nedeniyle manevi ıstırap yaşamışsa manevi tazminat talep hakkı doğacaktır.

Boşanma Davasında Manevi Tazminat Nasıl Talep Edilir?

Boşanma davasında manevi tazminat talebi, boşanma davasında ileri sürülebileceği gibi ek bir dava ile de manevi tazminat talep edilebilir. Boşanma davası devam ederken de ayrı bir dava ile de manevi tazminat talep edilebilmesi mümkündür. Manevi tazminat istemi, eğer boşanma davasında ileri sürülmedi ise boşanma davası kesinleştikten sonra en geç bir yıl içinde açılacak dava ile istenmelidir. Ve ancak bu bir yıllık süre geçtikten sonra manevi tazminat talep etme hakkı zamanaşımına uğrar.

Dava genel yetki kurallarına göre davalının ikametinin bulunduğu yer aile mahkemesinde açılmalıdır.

Boşanma davası dilekçesi ile birlikte talep edilen maddi ve manevi tazminat için ayrıca harç alınmayacakken, manevi tazminat talebinin ayrı bir dava ile ileri sürülmesi halinde açılacak dava nispi harca tabi olacaktır.

Boşanma Davasında Manevi Tazminat Miktarı Nasıl ve Neye Göre Belirlenir?

Manevi tazminatın miktarını, aile mahkemesi hâkimi takdir yetkisini kullanarak belirleyecektir. Ve ancak bu miktarın belirlenmesinde, eşlerin ekonomik ve sosyal durumları, evlilik ne kadar süre devam ettiği, tarafların boşanmadaki kusur derecesi, boşanma nedeniyle kişilik hakkının ne derece zedelendiği göz önünde bulundurulmaktadır.

Boşanmada manevi tazminat davasında, tazminatın belirlenmesinde eşlerin kusur durumu ve eşlerin maddi güçlerinin tam olarak ortaya konması önem arz ettiğinden bir boşanma avukatı aracılığıyla takip edilmesinde hukuki yarar olduğu görüşündeyiz.

Diğer makalelerimize buradan ulaşabilir veya büromuzdan randevu almak için buraya tıklayabilirsiniz.

Boşanmada Tazminat İstenebilir Mi?

Boşanmada Tazminat (Maddi Tazminat)

Medeni Kanunumuz boşanmada kusuru bulunmayan veya daha az kusurlu eşe, boşanma nedeniyle uğradığı maddi zararın giderilmesini isteme için maddi tazminat davası açma hakkını, kişilik hakları saldırıya uğradıysa manevi tazminat davası açma hakkını tanımıştır. İş bu makalemizde boşanmada tazminat konusunda, maddi tazminat ve sonuçları incelenecek olup, manevi tazminat davası için ayrıntılı bilgi almak için buraya tıklayarak makalemizi okuyabilirsiniz.

Türk Medeni Kanunu’nun 174. Maddesinin 1. Fıkrasına göre; “Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir.”

Boşanma Davasında Maddi Tazminat Talep Etmenin Şartları Nelerdir?

1.Maddi Tazminat Talep Edilmelidir

Hukuk sistemimizde hâkimin talep edilenden fazlasına karar vermesine imkan tanınmamıştır. Buna göre, boşanma davasında maddi tazminata hak kazanılabilmesi için maddi tazminat talebinin dava dilekçesinde mutlaka belirtilmesi ve açıklanması gerekir. Talep edilmemesi halinde, şartları oluşsa bile maddi tazminata hükmedilmeyecektir.

2. Tazminat İsteyen Tarafın Kusursuz veya Daha Az Kusurlu Olmalıdır.

Maddi tazminat isteyebilmenin şartlarından en önemlisi istemde bulunan eşin kusursuz veya diğer eşten daha az kusurlu olması gerekliliğidir. Eğer tazminat isteyen taraf, kusurlu bir davranışı ile boşanmaya neden olmuşsa maddi tazminat isteminin reddine karar verilecektir. Her iki tarafın da boşanmada kusurlu olması hali söz konusuyla ancak diğer tarafa oranla ondan daha az kusurlu olan taraf maddi tazminat talep edebilir.

3.Davalı Tarafın Kusurlu Olması Gerekir

Maddi tazminat isteminin kabulüne karar verilebilmesi için davalının kusurlu olması gerekir. Davalı taraf kendi kusuru ile boşanmaya sebebiyet vermemişse onun aleyhine tazminata hükmedilemez.

4. Tazminat İsteyen Tarafın Mevcut veya Beklenen Bir Menfaatinin Boşanma Yüzünden Zedelenmiş Olması Gerekir

Mevcut menfaatten maksat, evlilik birliği boşanmayla ortadan kalkmamış olsaydı, kusursuz ya da daha az kusurlu olan tarafın sağlamaya devam edecek olduğu yararlardır. Bunlara örnek olarak kusursuz eşin boşanma sonucunda diğerine ait malları veya sermayeyi vermeye, ticarethaneyi tasfiyeye mecbur kalması gösterilebilir.

Beklenen menfaat, sağlanmış veya sağlanmakta olan bir menfaat olmayıp, kusursuz ya da daha az kusurlu olan tarafın evlilik devam etmiş olsaydı ileride sağlayacak olduğu bir takım yararlar demektir. Bunlara da örnek olarak sosyal güvenlik kurum veya sandıklarından eş dolayısıyla bağlanacak aylık veya eşlerden birinin diğerinin işyerinde çalışmasından elde ettiği gelir gösterilebilir.

Boşanma Davasında Maddi Tazminat Nasıl Talep Edilir?

Boşanma davasında maddi tazminat talebi, boşanma davasında ileri sürülebileceği gibi ek bir dava ile de maddi tazminat talep edilebilir. Boşanma davası devam ederken de ayrı bir dava ile de maddi tazminat talep edilebilmesi mümkündür. Maddi tazminat istemi, eğer boşanma davasında ileri sürülmedi ise boşanma davası kesinleştikten sonra en geç bir yıl içinde açılacak dava ile istenmelidir. Ve ancak bu bir yıllık süre geçtikten sonra maddi tazminat talep etme hakkı zamanaşımına uğrar.

Dava genel yetki kurallarına göre davalının ikametinin bulunduğu yer aile mahkemesinde açılmalıdır.

Boşanma davası dilekçesi ile birlikte talep edilen maddi ve manevi tazminat için ayrıca harç alınmayacakken, maddi tazminat talebinin ayrı bir dava ile ileri sürülmesi halinde açılacak dava nispi harca tabi olacaktır.

Boşanmada Maddi Tazminat Miktarı Nasıl ve Neye Göre Belirlenir?

Maddi tazminatın miktarını, aile mahkemesi hâkimi takdir yetkisini kullanarak belirleyecektir. Ve ancak bu miktarın belirlenmesinde, eşlerin ekonomik ve sosyal durumları, evlilik ne kadar süre devam ettiği, tarafların boşanmadaki kusur derecesi, boşanma nedeniyle zedelenen mevcut veya beklenen zararın miktarı da göz önünde bulundurulmaktadır. Dolayısıyla özellikle eşlerin boşanmadaki kusur durumları ve eşlerin alım gücü hükmedilecek maddi tazminatın belirlenmesinde önemli rol oynamaktadır.

Boşanma Davasında Hangi Alacaklar Maddi Tazminata Konu Edilemez?

  1. Boşanma kararı kesinleştikten sonra açılacak maddi tazminat davasının, kesinleşmeden itibaren bir yıllı süre içinde açılması gerekir, aksi halde zamanaşımına uğrar.
  2. Taraflar evlenme sırasında yapılan masraflar ile evlenme nedeniyle verilen hediyeleri maddi tazminat olarak isteyemezler.
  3. Tarafların eşit kusurlu olması veya tazminat talep eden eşin davalı eşten daha fazla kusurlu olması halinde maddi tazminata hükmedilemez.

Boşanmada tazminat davasında maddi tazminatın belirlenmesinde eşlerin kusur durumu ve eşlerin maddi güçlerinin tam olarak ortaya konması önem arz ettiğinden bir boşanma avukatı aracılığıyla takip edilmesinde hukuki yarar olduğu görüşündeyiz.

Diğer makalelerimize buradan ulaşabilir veya büromuzdan randevu almak için buraya tıklayabilirsiniz.

Anlaşmalı Boşanma Protokol Örneği

Anlaşmalı Boşanma Protokol Örneği

Anlaşmalı boşanma için eşlerin boşanma ve nafaka, velayet, velayet paylaşımı, çocukla kişisel ilişki kurulması, mal paylaşımı, düğün takıları, tazminat vb hususlarda anlaşmış olmaları ve bu anlaşmayı bir protokol ile resmileştirmiş olması gerekmektedir. Anlaşmalı boşanma davaları ile ilgili ayrıntılı bilgiyi buradan alabilirsiniz.

Anlaşmalı boşanma davası açabilmek için eşler arasında imza edilmesi gereken protokol örneği bu şekilde olabilir:

ANLAŞMALI BOŞANMA PROTOKOL ÖRNEĞİ

1-         Eşler “………………….” (TC: …) ile “………………….” (TC: …) aralarında karşılıklı olarak anlaşarak BOŞANMAYA karar vermiş olup, bu nedenle iş bu protokol tanzim edilmiştir.

Bu protokol gereğince ;

BOŞANMA HUSUSU

2-         “………………….” ile “………………….” (TC: …) karşılıklı olarak boşanmayı kabul ederler,

BOŞANMANIN MALİ SONUÇLARI

(Eşlerin şahsi eşyaları, ev eşyalarının ve evlilik birliği içinde edinilen malların paylaşımı. Maddi ve manevi tazminat talepleri. Tedbir nafakası, yoksulluk nafakası talepleri bu başlık altında düzenlenecektir)

3.1-      Ortak konutta bulunan her türlü şahsi eşyalarının tümü eş “………………….”’a verilecek olup, eş “………………….” eşya olarak başka alacağı olmadığını kabul eder.

3.2-      Ortak konutta bulunan, “………………….”’ın kendi şahsi eşyaları dışındaki tüm eşyalar “………………….”ın olacaktır. “………………….” eşya olarak başka alacağı olmadığını kabul eder.

3.3- Evlilik birliği içinde alınan ve tapuda “………………….” adına kayıtlı olan “………………….” Taşınmaz iş bu prorokol gereğince “………………….”e ait olacaktır

3.4. Evlilik birliği içinde alınan ve “………………….” adına kayıtlı olan ………. araç “………………….”e ait olacaktır.
3.5-  Taraflar karşılıklı olarak alacak, ziynet eşyası ve çeyiz eşyası alacağı haklarından vazgeçmişlerdir.

3.5-      Her iki taraf da birbirlerinden tedbir, yoksulluk nafakası veya herhangi bir şekilde maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmamaktadır.

BOŞANMANIN ÇOCUKLAR İLE İLGİLİ SONUÇLARI

(Velayet, çocukla kişisel ilişki kurulması vb hususlar bu başlık altında düzenlenecektir)

4.1- Ortak çocuk …/…/….. doğum tarihli “………………….”in velayeti anne/baba “………………….”e ait olacaktır.

4.2- Ortak çocuğun bakım  ve eğitim giderleri için,  eş “………………….” …….  TL iştirak nafakasını, velayet hakkını kullanacak eş “………………….” adına olan banka hesabına, ilgili bulunduğu ayın 15’inde düzenli olarak yatıracaktır.

4.3- Eşlerden “………………….”,ortak çocuğu dilediği zaman görebilecek, kişisel ilişki kurabilecektir.

5- Taraflar karşılıklı olarak birbirinden dava harç, yargılama gideri ile vekalet ücreti talep etmeyecektir. işbu boşanma dosyasının yargılama harç ve gideri “………………….”. tarafından karşılanacaktır.

6- Taraflar yukarıda yazılı şartlarda anlaşmış olup, iş bu protokol “………………….” tarafından açılacak boşanma davasında anlaşmalı boşanmanın esası olarak Mahkemede delil olarak kullanılacaktır.

7- İş bu protokolü okunup, iradelerine uygun bulunması üzerine karşılıklı olarak …/…/….. tarihinde imza altına alınmıştır.