Etiket: adana idare mahkemesi avukatı

Memur Disiplin Soruşturmasında Savunma Nasıl Yapılmalıdır

Memur Disiplin Soruşturmasında Savunma Nasıl Yapılmalıdır?

Bu makalemizde memur disiplin soruşturmasında savunma nasıl yapılmalıdır sorusuna cevap vermeye çalışacağız. İdarenin memur disiplin soruşturması ile amaçladığı kamu düzeninin verimli ve etkin biçimde devamını sağlamak, bu doğrultuda disiplin hükümlerine aykırı davranın personelin davranışına uygun ceza ile tecziyesi ile devletin onur ve saygınlığının korunmasıdır. Dolayısıyla memur disiplin soruşturmasında savunma da oldukça hassas ve önemli bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu konuda önceki makalelerimizde ayrıntılı bilgi vermiştik. Ancak memur disiplin soruşturmasında savunma nasıl yapılmalıdır sorusu hayati öneme sahip olduğu için ayrı bir konu başlığı altında değerlendirmek istedik.

Memur disiplin soruşturması 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 124 ve devamı maddeleri ile düzenlenmiştir. Kanun’un 125. maddesinde memurların disiplin cezalarının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller sayılmış ve maddede sayılan fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibariyle benzer eylemlerde bulunanlara da aynı neviden disiplin cezaları verileceği düzenlenmiştir. Kanun’un 130. maddesinde ise savunma hakkı düzenlenmiştir. Düzenlemeye göre memur disiplin soruşturmasında savunma alınmadan disiplin cezası verilmesi mümkün değildir. Memura savunmasını yapması için en az 7 gün süre verilmelidir. İşte bu noktada memur disiplin soruşturmasında savunma nasıl yapılmalıdır sorusu gündeme gelmektedir.

Memur Disiplin Soruşturmasında Savunma Nasıl Yapılmalıdır?

Memur disiplin soruşturması usulüne göre savunma yapmadan önce, muhakkik veya yetkili disiplin kurulu tarafından memura ifadeye çağrı yazısı (savunma istem yazısı) tebliğ edilir. Memur disiplin soruşturmasında savunma isteme yazısında kamu görevlisinin disiplin cezasıyla cezalandırılmadan önce savunması alınırken disiplin suçunu oluşturan eylemi açık bir şekilde belirlenmeli,  memurun disiplin suçunu oluşturan eyleminin hangi disiplin kurallarını ihlal ettiği ortaya konulmalıdır. Bütün bu hususlar kendisine bildirilmeyen memurun, gerektiği gibi savunma yapamayacağı, dolayısıyla kendisine tanınmış savunma hakkını kullanamayacağı açıktır.

Savunma istem yazısı tebliğ alınmasından itibaren başlayan en az 7 günlük savunma süresinde memur disiplin soruşturmasında savunma nasıl yapılmalıdır sorusu gündeme gelir. Memur savunmalarını yazılı veya sözlü olarak sunabilir. Memur disiplin soruşturmasında savunma, tebliğ edilen yazıda bildirilen olay ve vakıalara yönelik olmalı, çok detaylı veya konu ile alakasız bilgilere yer verilmemeli, konudan uzaklaşılmamalıdır. Yine suçlamaya ilişkin tanık mevcutsa tanıkların isim, soyisim ve adres bilgileri de savunma yazısına eklenmeli ve muhakkikten veya yetkili kuruldan tanıkların dinlenmesi istenmelidir. Zira memur disiplin soruşturmasında savunmasında tanık deliline dayanıyorsa, soruşturmacının ibu tanıkları dinlemesi gerekmektedir. Bu konuyu “Disiplin Soruşturmasında Tanık Delili” başlıklı makalemizde ayrıntılı biçimde incelemiştik.

Eğer yazılı savunma verilecekse tüm iddia ve olaylara cevaplar yazılı savunmada açıkça irdelenmeli ve deliller belirtilmelidir. Disiplin soruşturması yazılı savunma örneği ne buradan ulaşabilirsiniz.

Adana Disiplin Soruşturması Avukatı

Adana disiplin soruşturması avukatı müvekkillerimize disiplin soruşturmalarının her aşamasında hukuki destek sağlamaktayız. Adana idare hukuku avukatı ve adana idari dava avukatı olarak dbilgilendirme yapmak amacıyla paylaştığımız makalelerin bir kısmı şu şekildedir;

  • İptal davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Tam yargı davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Disiplin soruşturmasına savunma örneğine buradan,
  • Memur disiplin cezasına karşı açılacak iptal davasının incelendiği makalemize buradan, 
  • Memur disiplin cezasına itiraz konusunun ayrıntılı incelendiği makalemize buradan
  • Disiplin soruşturmasında soruşturma usulünün incelendiği makalemizi buradan
  • Soruşturma izni verilmesi itiraz dilekçesi örneğini buradan okuyabilirsiniz.

Makalelerimiz her geçen gün güncellendiği için ayrıntılı bilgi için lütfen sitemizde arama yapınız.

vakıf üniversitesinin öğrenciden ek ücret istemesi, başarısız olunan dersten ayrı bir ücret alınmasının sebepsiz zenginleşme teşkil ettiği, adana avukat

Vakıf Üniversitesinin Öğrenciden Ek Ücret İstemesi

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2017/1899 Esas, 2020/3378 K sayılı ve 18.03.2020 tarihli kararında vakıf üniversitesinin öğrenciden ek ücret istemesi nin kanuna uygun olmadığına karar vermiş ve istenen ek ücretlerin sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Kararda özetle; Vakıf üniversitelerince, öğrencilerin başarısız olduğu ya da hiç almadığı derse ilişkin bir sonraki dönem alacağı dersler için öğretim ücreti dışında her ne ad altında olursa olsun ayrı bir ücret alınması hukuka aykırıdır. Aksi bir uygulama halinde fazla tahsil edilen ücretler sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri alınabilecektir. denmiştir.

Vakıf Üniversitesinin Öğrenciden Ek Ücret İstemesi,

Vakıf Üniversitesinde Başarısız Olunan Dersten Ayrı Bir Ücret Alınmasının Sebepsiz Zenginleşme Teşkil Ettiği,

YARGITAY
13.HUKUK DAİRESİ
Esas Numarası: 2017/1899
Karar Numarası: 2020/3378
Karar Tarihi: 18.03.2020

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı Üniversitede 2003–2004 döneminde öğrenci olarak eğitime başladığını, başarısız olduğu dersler için fazladan ücret ödemek zorunda kaldığını, bir dönem içerisinde ders alabilmenin not ortalamasının yanında krediye de tabi olduğunu, bu nedenle başarısız olduğu dersleri bir sonraki sene tekrar alması halinde asıl alması gereken dersleri alamayacağı ve okulu normal süresinde bitiremeyeceğini,öğrenim gördüğü süre içerisinde birden çok tekrarlanan derse sürekli ücret ödemenin hukuka aykırı olduğunu, öğrencileri okullarını uzatmamak için yaz okuluna gitmeye mecbur bırakan sistem nedeniyle yaz okulunda aynı dersler için fazla ücret ödemek zorunda kaldığını, yaz okuluna gitmediği bazı yarı yıllar sadece tekrar ettiği dersleri aldığı halde tam yarı yıl parası ödediğini, yaz öğretiminin o seneki eğitim öğretim yılına dahil olduğunu, sene içinde ücreti verilmiş ders için yaz öğretiminde bir daha ücret verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.000,00 TL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı, davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile 3.618,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,davacının fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.

1-Davacı, eğitim gördüğü dönem içerisinde başarısız olup tekrar almış olduğu derslere ilişkin olarak davalı üniversiteye mükerrer ödeme yapması nedeniyle eldeki davayı açmıştır.

Mahkemece, davacının B. Üniversitesi Eğitim-Öğretim ve Sınav Yönetmeliği gereği 2005–2006 güz yarıyılında sadece üç ders alabildiğini, bu derslerin daha önce iki kez alınan EKON101, SİBU103 ve İŞLE241 kodlu dersler olduğunu, söz konusu yarıyılda yeni hiçbir ders alınamadığını ve Yükseköğretim Kurulu’nun 15.09.2008 tarihli kararında belirlendiği şekilde, sadece daha önce ücreti ödenmiş olan derslerin tekrarından ibaret olan söz konusu dönem için tam dönem ücreti alındığını, bu nedenle 2005–2006 güz yarıyılı bakımından Yükseköğretim Kurulu’nun 15.09.2008 tarihli kararına aykırı bir uygulamanın yapıldığı anlaşıldığını, davacının ödediği 2005–2006 güz yarıyılı dönem ücretinin yalnızca daha önce ücretini ödemiş olduğu dersleri kapsadığı için mükerrer ödeme olduğunu bu durumda Yönetmelik gereği daha önce aldığı dersleri almak durumunda olan öğrenci bakımından Yönetmeliğe uygun olsa bile dönem ücreti alınmasının, Yükseköğretim Kurulu’nun 15.09.2008 tarihli anılan kararının uygulanmaması sonucunu doğuracağını, davacının daha önce iki kez dönem ücreti içinde ödemiş olduğu dersler için tam dönem ücretini ödeyerek mağdur edilmesinin Yükseköğretim Kurulu kararına aykırılık teşkil edeceğini bu nedenlerle Üniversitenin söz konusu yarıyıl ücretini iade etmesi gerektiği kanaatine varıldığını ve davacının, davalı Üniversite tarafından alınan KDV ücretinin haksız olarak alındığı talebine ilişkin ise; davalı Üniversitede KDV uygulamasının 2005-2006 akademik yılından itibaren uygulanmaya başlaması ve devlete vergi olarak ödenen KDV’nin okul ücretine yansıtılmasında Üniversitenin bir kazancı olmadığını, davacının Üniversiteye kaydolduğunda Üniversitenin KDV mükellefi olmadığını ve 2005 yılına kadar KDV ödemediğini, Üniversitenin KDV mükellefi olma tarihinden itibaren KDV tutarını öğretim ücretine yansıttığı anlaşılmasına göre bu durumun yasal bir zorunluluğun yerine getirilmesi olduğunu, KDV’nin haksız şart olmadığı kanaatiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

B.Üniversitesi, Yüksek Öğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu gereğince kurulmuş Vakıf Üniversitesidir. 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu’nun Ek 9. maddesine göre, Vakıf yüksek öğretim kurumlarının eğitim-öğretim esasları, öğretim süreleri ve öğrenci hakları ile ilgili hususlar bu Kanuna tabidir, öğrencilerden alınacak ücretler mütevelli heyeti tarafından tespit edilmektedir. Ek 10. madde gereğince vakıf üniversiteleri Yüksek Öğretim Kurumunun gözetimi ve denetimi altındadır.

Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Genel Kurulu’nun 15.09.2008 tarihli kararında; ”2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu’nun Ek 10. maddesine göre mali, idari ve ekonomik konularda kurulun gözetim ve denetimine tabi olan vakıf yükseköğretim kurumlarında okuyan öğrencilerden kayıt yaptırdıkları dönem ve eğitim – öğretim yılı için ücret alındığı, bir üst sınıfa geçen ve bir önceki eğitim – öğretim yılı dönemi için ücret ödemiş olan öğrencilerden daha önce alıp da başaramadığı ve yeniden alması gereken ücretleri daha önce alınmış/ödenmiş olan alt sınıf dersleri için bir ücret alınmasının uygun olmadığına karar verilmiştir.”

Yüksek Öğretim Kurulu ‘nun 18.03.2015 tarih ve 12 nolu oturumunda uygulamada yaşanan tereddütlerin giderilmesi amacıyla ”Vakıf Yükseköğretim kurumlarında ders ücreti ödediği yılda/ dönemde başarısız olan öğrenci, bir sonraki yılda/ dönemde bu dersi dönem /eğitim-öğretim yılı dışında ek bir ücret ödemeden alma hakkına sahip iken, başarısız olunan dersi zorunlu olmayan yaz okulunda kendi talebi ile almak istediği taktirde ücret ödemesi gerektiği, ayrıca öğrencilerden dönem tekrarı veya normal eğitim süresine aşan eğitim- öğretim yılı / dönemi için ücret alınıp alınmayacağı hususunun yüksek öğretim kurumları tarafından kararlaştırılabileceğini ” şeklinde düzenlenmesine karar verildiği belirtilmiştir.

Vakıf Üniversitelerinin Başarısız Dersler İçin Aldığı Ek Ücretler, 

Vakıf Üniversitesinin Öğrenciden İkinci Kez Ücret Alması

Bu durumda, vakıf üniversitelerince, öğrencilerin başarısız olduğu ya da hiç almadığı derse ilişkin bir sonraki dönem alacağı dersler için öğretim ücreti dışında her ne ad altında olursa olsun ayrı bir ücret alınması hukuka aykırıdır aksi bir uygulama halinde fazla tahsil edilen ücretler sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri alınabilecektir. Ancak, dönemin uzaması nedeniyle öğrenciden ücret alınmasına dair bir engel bulunmamaktadır.

Hal böyle olunca, mahkemece başarısız olunan derslerle ilgili davacı öğrencinin ödediği ücretlerin B. Üniversitesi’nin belirlediği dönem ücreti dışında ek ücret olup olmadığının tespit edilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme sonucu karar verilmiş olması hatalı olup, bozmayı gerektirir.

2-Bozma sebebine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, HUMK’nin 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 18/03/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.


Adana idare hukuku avukatı ve adana idari dava avukatı olarak bilgilendirme yapmak amacıyla paylaştığımız makalelerin bir kısmı şu şekildedir;

  • İptal davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Tam yargı davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Disiplin soruşturmasına savunma örneğine buradan,
  • Memur disiplin cezasına karşı açılacak iptal davasının incelendiği makalemize buradan, 
  • Memur disiplin cezasına itiraz konusunun ayrıntılı incelendiği makalemize buradan
  • Disiplin soruşturmasında soruşturma usulünün incelendiği makalemizi buradan
  • Soruşturma izni verilmesi itiraz dilekçesi örneğini buradan okuyabilirsiniz.

Makalelerimiz her geçen gün güncellendiği için ayrıntılı bilgi için lütfen sitemizde arama yapınız.

idari başvuru dilekçesi örneği, tam yargı davasından önce idari başvuru, iptal davasından önce idari başvuru, adana idare hukuku avukatı, iyuk 11

İdari Başvuru Dilekçesi Örneği

Bu makalemizde idari başvuru dilekçesi örneği yer almaktadır. 2577 sayılı İYUK’nun 11. maddesine göre; İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. Makalemizde verilen iptal davasından önce idari başvuru için idari başvuru dilekçesi örneği bu kapsamda değerlendirilebilir.

İdari Başvuru Dilekçesi Örneği

T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU’NA

BAŞVURU SAHİBİ             : ……………………… (TC: ………………………)                

VEKİLİ                                 : Av. Selce MARAŞ BÜKEN

AÇIKLAMALARIMIZ

Müvekilin eşi ……………………… kamu görevlisi olup, davalı ……………………… tarafından yapılan görevlendirme ile, ………………………tarihinde ……………………… bölgesinde askeri konvoya düzenlenen bombalı saldırı sebebiyle şehit olmuştur. Bu nedenle emekli ikramiyesinin 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanununun 21. maddesinin (a) bendi uyarınca 30 yıl hizmet yapmış gibi ödenmesi gerekirken, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nün 6. Bölge Müdürlüğü tarafından 4 yıl 3 ay 28 gün olarak ödenmiştir. Bu durum kanuna ve sosyal devlet ilkesinin gereklerine aykırıdır.

Bu nedenle müvekkilin eşi ………………………’nın şehit olması nedeniyle emekli ikramiyesinin 3713 s. TMK 21/a uyarınca 30 yıl hizmet yapmış gibi ödenmesini saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz. …../…../………

Av. Selce MARAŞ BÜKEN

EKLER          :

Ek-1: Onaylanmış vekaletname örneği


Adana idare hukuku avukatı ve adana idari dava avukatı olarak bilgilendirme yapmak amacıyla paylaştığımız makalelerin bir kısmı şu şekildedir;

  • İptal davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Tam yargı davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Disiplin soruşturmasına savunma örneğine buradan,
  • Memur disiplin cezasına karşı açılacak iptal davasının incelendiği makalemize buradan, 
  • Memur disiplin cezasına itiraz konusunun ayrıntılı incelendiği makalemize buradan
  • Disiplin soruşturmasında soruşturma usulünün incelendiği makalemizi buradan
  • Soruşturma izni verilmesi itiraz dilekçesi örneğini buradan okuyabilirsiniz.

Makalelerimiz her geçen gün güncellendiği için ayrıntılı bilgi için lütfen sitemizde arama yapınız.

 

yürütmenin durdurulması talebi dilekçesi örneği, yürütmenin durdurulması talebi örneği, yürütmenin durdurulması talebi dilekçe örnek adana idari dava avukat

Yürütmenin Durdurulması Talebi Dilekçesi

İdari yargıda yürütmenin durdurulması talebi dilekçesi ile idarece tesis edilen idari işlemin yürütülmesinin durdurulması istenebilir. Ayrıntılı bilgi almak için “Yürütmenin Durdurulması Kararı Nedir?” başlıklı makalemizi buradan inceleyebilirsiniz. Ancak kısaca açıklamak gerekirse; tesis edilen idari işlemin uygulaması mahkeme kararı ile iptal edilinceye dek devam eder. Bu nedenle iptal davalarında yürütmenin durdurulması talebi dilekçesi ile talepte bulunulmalı ve idari işlemin uygulamasının sonlandırılması istenmelidir. Yürütmenin durdurulması talebi dilekçesi üzerine mahkemenin vereceği yürütmenin durdurulması kararı ile henüz mahkeme dava konusu işlem hakkında iptal kararı vermemişken, sanki iptal kararı verilmiş gibi bir durum ortaya çıkar. İptali istenen işlemin icrası durdurulur ve idari işlemin tesisinden önceki hukuki duruma geri dönülür. Makalemizin sonunda verilen örnek olarak verilen yürütmenin durdurulması talebi örneği ile bu talep dile getirilebilir.

Yürütmenin Durdurulması Talebi Dilekçesi

…………………. İDARE MAHKEMESİ’NE

YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEPLİDİR

DAVACI : ………………….
ADRES : ………………….

VEKİLİ : Av. Selce MARAŞ BÜKEN

DAVALI : ………………….
ADRES : ………………….

KONU : Davalı idarenin …/…/…….. tarih ve ……………. sayılı yazısı ile ………………… yönünde tesis edilen işleminin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesi talebimizdir.

AÇIKLAMALARIMIZ

  1. …………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………
  2. Türkiye Cumhuriyeti Anasayası’nın 70’inci maddesine göre; Her Türk, kamu hizmetlerine girme hakkına sahiptir. Türkiye Cumhuriyeti Anasayası’nın 49’uncu maddesine göre; Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır.
  3. Davalı idare tarafından tesis edilen işlem ile müvekkilin hak kazandığı kamu görevine atanmasına engel olunmaktadır. Bu şekilde müvekkilin Anayasadan gelen çalışma ve kamu hizmetine girme hakları da gasp edilmektedir. Ayrıca söz konusu işlem müvekkilin Anayasal haklarının gasp edilmesinin yanı sıra, açılan kadroya atanmak üzere yedek kazananlar da belirlendiğinden, dava sürecinde belirtilen kadroya atama yapıldığının görülmesi halinde davalı idarece TESİS EDİLEN İŞLEMDE ÜÇÜNCÜ KİŞİLER BAKIMINDAN DA TELAFİSİ GÜÇ VE İMKANSIZ ZARARLAR ORTAYA ÇIKACAĞI AÇIKTIR. Dolayısıyla dava konusu idari işlemin uygulanması halinde telafisi imkansız zararlara neden olabileceği açıktır.
  4. Bu nedenle müvekkilin kazandığı atama hakkının saklı tutulması ve göreve başlatılması gerekirken, davalı idarenin …/…/…….. tarih ve ……………. sayılı yazısı ile atamasının yapılmaması yönünde tesis edilen işlemin müvekkilin kendisi, ailesi ve hatta kadro sınavını yedek olarak kazanan 3.kişiler açısından TELAFİSİ İMKANSIZ ZARARLARA NEDEN OLACAĞI açıktır. Yine dilekçemiz devamında arz ettiğimiz benzer nitelikteki idari işlemlerin hukuka uyarlı olmadığını belirten EMSAL DANIŞTAY KARARLARI DA SÖZ KONUSU İŞLEMİN AÇIKÇA HUKUKA AYKIRI OLDUĞUNU ORTAYA KOYMAKTADIR.
  5. Bu doğrultuda Sayın Mahkemenizden 2577 sayılı yasanın 27/2. maddesinde öngörülen, idari işlemin uygulanması halinde telafısi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleştiği açıkça ortada olduğundan yürütmenin durdurulması istemimizin kabulüne karar verilmesini talep etmek zorunluluğumuz hasıl olmuştur.

SONUÇ ve İSTEM :Yukarıda arz ve izah edilen ve Sayın -Mahkemenizce re’sen göz önünde tutulacak nedenler dahilinde, davalı idarenin, …/…/…….. tarih ve ……………. Sayılı yazısı ile ………………… yönünde tesis edilen işleminin tesis edilen işleminin YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASINA karar verilmesini saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz.

Davacı Vekili
Av. Selce MARAŞ BÜKEN


Adana idare hukuku avukatı ve adana idari dava avukatı olarak bilgilendirme yapmak amacıyla paylaştığımız makalelerin bir kısmı şu şekildedir;

  • İptal davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Tam yargı davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Disiplin soruşturmasına savunma örneğine buradan,
  • Memur disiplin cezasına karşı açılacak iptal davasının incelendiği makalemize buradan, 
  • Memur disiplin cezasına itiraz konusunun ayrıntılı incelendiği makalemize buradan
  • Disiplin soruşturmasında soruşturma usulünün incelendiği makalemizi buradan
  • Soruşturma izni verilmesi itiraz dilekçesi örneğini buradan okuyabilirsiniz.

Makalelerimiz her geçen gün güncellendiği için ayrıntılı bilgi için lütfen sitemizde arama yapınız.

 

Disiplin Amiri Tanık Olarak Dinlenmesi Halinde Ceza Veremez, disiplin amirinin tanık olarak dinlenmesi, disiplin amirinin tanıklığı, disiplin cezası iptali

Disiplin Amiri Tanık Olarak Dinlenmesi Halinde Ceza Veremez

Bilindiği üzere, disiplin soruşturmalarında tanık delili oldukça önemlidir. Danıştay 12. Dairesi disiplin amirinin tanık olarak dinlenmesi halinde ceza verilemeyeceğine karar vermiştir. Kararda, disiplin amiri tanık olarak dinlenmesi halinde ceza veremez şeklinde hüküm verilmiştir. Kararda disiplin amiri tanık olarak dinlenmesi halinde ceza veremez hükmüne ilişkin olarak özetle şu şekilde karar verilmiştir;

Davacıya isnad edilen olaya ilişkin düzenlenmiş olan soruşturma raporunda, davacı hakkında isnat edilen eyleme ilişkin tanık olarak ifadesi alınanlardan kişinin aynı zamanda dava konusu işlemi tesis eden kişidir. Buna göre, davacıya isnad edilen olayın tanığı olarak gösterilen ve ifadesi alınan İlçe Milli Eğitim Müdürü tarafından aynı eylem nedeniyle davacıya ceza verilmiş olması hususu birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, bir olayın tanığı olan kişilinin, aynı olay nedeniyle disiplin amiri sıfatıyla ceza vermesinde, disiplin cezalarının tarafsızlık ve objektiflik kriterine uygun olarak verilmesi ilkesine aykırılık görüldüğünden bu haliyle dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır şeklinde hüküm verilmiştir.

Söz konusu disiplin cezası iptal kararı nın tam metni aşağıda mevcuttur.

Disiplin Amiri Tanık Olarak Dinlenmesi Halinde Ceza Veremez

DANIŞTAY 12. DAİRE
Esas Numarası: 2012/5247
Karar Numarası: 2015/7042
Karar Tarihi: 22.12.2015

DİSİPLİN SORUŞTURMASINA KONU OLAYDA TANIK OLARAK İFADE VEREN DİSİPLİN AMİRİ CEZA VEREMEZ

Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) :
Vekili : ,
Karşı Taraf (Davalı) :

İstemin Özeti : Bursa 1. İdare Mahkemesince verilen 18/11/2011 tarihli ve E:2010/1357; K:2011/1544 sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hâkimi Düşüncesi : Soruşturma kapsamında ifadesi alınan tanık ile dava konusu işlemi tesis eden disiplin amiri aynı kişi olup, disiplin cezalarının tarafsızlığı ve objektifliği ilkesine aykırı olarak tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığından, kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince işin gereği görüşüldü:

Dava; davacının, Bursa Gemlik İlçesi Gemlik Mesleki Eğitim Merkezi Müdürü olarak görev yapmakta olduğu dönemde hakkında yapılan soruşturma sonucu 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/B-l maddesi uyarınca kınama cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 27/10/2010 günlü ve 7175 sayılı Gemlik İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

İdare Mahkemesince, davacının, okulda görev yapan personelle karşılıklı çekişmelere girdiği, bu yönde tavır ve davranışlar sergilediği soruşturma kapsamında alınan ifadelerden ve soruşturma dosyasında yer alan belgelerden anlaşıldığından, sübuta eren bu fiili nedeniyle dava konusu disiplin cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafından, mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek temyizen incelenip bozulması istenilmektedir.

Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler.

Bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurallar pozitif olarak mevzuatla belirlenmekte, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkeleri oluşturulmaktadır.

Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmeliğinin “Disiplin amirlerinin yetkileri” başlıklı 18. maddesinde; disiplin amirlerinin kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ile kanunların, tüzüklerin ve yönetmeliklerin Devlet memuru olarak emrettiği görevleri yurt içinde veya dışında yerine getiremeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre, 657 sayılı Kanunda yazılı disiplin cezalarından yetkisi dahilinde bulunanları vermeye yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.

Bu nedenle, kamu görevlisinin suç oluşturduğu iddia edilen fiili ile ilgili olarak idarece açılan bir disiplin soruşturmasında, konu ile ilgili her türlü araştırmanın yapılması, kanıt niteliğinde toplanan tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi, tanıkların dinlenmesi, hatta teknik konularda bilirkişilere inceleme yaptırılmak suretiyle, soruşturulanların görev ve konumları itibariyle sorumlukları ile suçun oluş biçimi irdelenerek düzenlenen rapor ile fiilin sübut bulup bulmadığının ortaya çıkarılması gerektiği, soruşturma yapmakla görevlendirilenlerin ve cezayı verecek olan disiplin amirlerinin soruşturmaya konu olayla hiçbir ilgisi bulunmayan, hakkında soruşturma yapılan kamu görevlisinin suç konusu eyleminden zarar gören veya yarar sağlayan veya soruşturulanın veya olayın mağduru durumundaki kişilerden etkilenecek konumda bulunmayan tamamen tarafsız kişi veya kişilerden olmaları ve kıdem ve görev bakımından en az soruşturulan ile aynı seviyede veya üst düzeyde bulunmaları gerekmektedir.

Yukarıda belirtilen hükümler doğrultusunda; disiplin suçu teşkil eden fiillerle ilgili olarak soruşturma yapılması zorunlu olduğu gibi soruşturmanın belirli usuller çerçevesinde yapılması da isnada maruz kalanların hukuki güvencesidir. Soruşturma emri verilmesi; bağımsız ve üst veya denk görevde olan bir soruşturmacı atanması, olayla ilgili tanık ve soruşturulanın ifadelerinin alınması, ifade alınmadan kişiye haklarının ve soruşturma konusunun bildirilmesi, isnat olunan fiille ilgili lehe ve aleyhe başkaca delillerin araştırılması, soruşturma sonucunda bir rapor hazırlanması ve bu raporda; olayın değerlendirilmesi soruşturmacının kanaat ve teklifini Belirtmesi ve raporun ilgili makama sunulması, soruşturmayı yapan kişi ile soruşturmada elde edilen delilleri değerlendirecek kişi veya kurulların ayrı olmasının, yasal süre içerisinde isnat olunan fiiller bildirilerek sanığın savunmasının alınması gerekliliği disiplin hukukunun temel ilkelerinden olduğu gibi hukuki güvenlik ilkesinin de gereğidir.

Dosyanın incelenmesinden; davacının, Bursa Gemlik İlçesi Gemlik Mesleki Eğitim Merkezi Müdürü olarak görev yapmakta olduğu dönemde hakkında “İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünce yapılan tüm uyarılara rağmen personelle karşılıklı çekişmelere devam etmek suretiyle kurumu her geçen gün yıprattığı” iddiası ve başkaca iddialar üzerine yapılan soruşturma sonucunda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125/B-l maddesinde belirtilen; “Kurumun huzur sükun ve çalışma düzenini bozmak” hükmü uyarınca kınama cezası ile cezalandırıldığı anlaşılmaktadır.

Davacıya isnad edilen olaya ilişkin düzenlenmiş olan 20/09/2010 tarih ve 410/21 sayılı soruşturma raporunda, davacı hakkında isnat edilen eyleme ilişkin tanık olarak ifadesi alınanlardan biri olan İlçe Milli Eğitim Müdür M.E aynı zamanda dava konusu işlemi tesis eden kişidir.

Buna göre, davacıya isnad edilen olayın tanığı olarak gösterilen ve ifadesi alınan İlçe Milli Eğitim Müdürü tarafından aynı eylem nedeniyle davacıya ceza verilmiş olması hususu birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, bir olayın tanığı olan kişilinin, aynı olay nedeniyle disiplin amiri sıfatıyla ceza vermesinde, disiplin cezalarının tarafsızlık ve objektiflik kriterine uygun olarak verilmesi ilkesine aykırılık görüldüğünden bu haliyle dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 22/12/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.


Adana idare hukuku avukatı ve adana idari dava avukatı olarak bilgilendirme yapmak amacıyla paylaştığımız makalelerin bir kısmı şu şekildedir;

  • İptal davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Tam yargı davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Disiplin soruşturmasına savunma örneğine buradan,
  • Memur disiplin cezasına karşı açılacak iptal davasının incelendiği makalemize buradan, 
  • Memur disiplin cezasına itiraz konusunun ayrıntılı incelendiği makalemize buradan
  • Disiplin soruşturmasında soruşturma usulünün incelendiği makalemizi buradan
  • Soruşturma izni verilmesi itiraz dilekçesi örneğini buradan okuyabilirsiniz.

Makalelerimiz her geçen gün güncellendiği için ayrıntılı bilgi için lütfen sitemizde arama yapınız.

 

Danıştay 5. Dairesi 2016/16858 E, 2018/15491 K sayılı ve 12.09.2018 tarihli kararında disiplin soruşturmasında olayın taraflarının ifadeleri dışında delil yoksa disiplin cezası verilemez şeklinde özetleyebileceğimiz bir karar vermiştir. Emsal karar ın tamamı makalemiz devamında mevcuttur. adana idari dava avukatı, adana avukat, adana idare mahkemesi avukatı

DİSİPLİN SORUŞTURMASINDA OLAYIN TARAFLARININ İFADELERİ DIŞINDA DELİL YOKSA DİSİPLİN CEZASI VERİLEMEZ

Danıştay 5. Dairesi 2016/16858 E, 2018/15491 K sayılı ve 12.09.2018 tarihli kararında disiplin soruşturmasında olayın taraflarının ifadeleri dışında delil yoksa disiplin cezası verilemez şeklinde özetleyebileceğimiz bir karar vermiştir. Emsal karar ın tamamı makalemiz devamında mevcuttur. Kararda özetle; disiplin soruşturmasının diyalogun diğer tarafı olan İlçe Emniyet Müdürü tarafından düzenlenen tek yanlı tutanağa istinaden başlatıldığı ve memurun amire saygısızlık fiilinin işlendiği yolunda taraflar dışında başka tanık da bulunmadığı görülmüştür. Bu nedenle ilgilininn görev sırasında amir veya üstlerine saygısız davranmak fiilini işlediğinin hukuken kabul edilebilir, objektif, somut ve yeterli delillerle açık ve net bir şekilde ortaya konulamadığından, disiplin soruşturmasında olayın taraflarının ifadeleri dışında delil yoksa disiplin cezası verilemez, tesis edilen disiplin cezası işleminin iptali ne karar verilmiştir.

DANIŞTAY 5. DAİRE
Esas Numarası: 2016/16858
Karar Numarası: 2018/15491
Karar Tarihi: 12.09.2018

DİSİPLİN SORUŞTURMASINDA OLAYIN TARAFLARININ İFADELERİ DIŞINDA DELİL YOKSA DİSİPLİN CEZASI VERİLEMEZ

Özeti: Dava, polis memuru olarak görev yapan davacının, görev sırasında amir veya üstlerine saygısız davrandığından bahisle “dört ay kısa süreli durdurma” cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de bir alt ceza olan “üç günlük aylık kesimi” cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince gereği görüşüldü:

Dava, ………….Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, görev sırasında amir veya üstlerine saygısız davrandığından bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 6/A-12. maddesi uyarınca “dört ay kısa süreli durdurma” cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de anılan Tüzüğün 15. maddesi uygulanarak bir alt ceza olan “üç günlük aylık kesimi” cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ….. Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun 12.4.2012 tarih ve 2012/74 sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.

….. İdare Mahkemesinin 4.12.2012 tarih ve ….. sayılı kararıyla; davacının, amiri konumunda bulunan İlçe Emniyet Müdürü’nün odasına girerken kapıyı çalması, içeriye girdikten sonra selam vererek müsaade istedikten sonra konuyu saygılı bir üslupla izah etmesi gerekirken, belirtilen davranış kurallarına aykırı bir biçimde kapıyı çalmadan, selam vermeksizin ve izin almadan amirinin yanında bulunan şahsa karşı bir kısım ifadeler kullandığı anlaşıldığından Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 6/A-12. ve 15. maddeleri uyarınca “üç günlük aylık kesimi” cezası ile cezalandırılmasında hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.

Davacı, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmekte ve İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulmasını istemektedir.

Dava dosvasının incelenmesinden; ………… Müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, İlçe Emniyet Müdürlüğü binası önüne usulsüz park edilen araçla ilgili olarak İlçe Emniyet Müdürünün odasına girerek amirine karşı saygısız davranışta bulunduğu iddiasına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, İlçe Emniyet Müdürü …….’nın mesaiye giderken sigortacılık işi ile meşgul olan…….. isimli şahıs ile karşılaştığı ve anılan şahsa ait araçla birlikte İlçe Emniyet Müdürlüğüne gelerek, İlçe Emniyet Müdürünün odasına geçtikleri, odada oturmakta iken Trafik Tescil ve Denetleme Büro Amirliği emrinde görevli bulunan davacının, İlçe Emniyet Müdürünün odasına kapıyı çalmadan girdiği ve selam vermeksizin ………. isimli şahsa hitaben “Aşağıya park etmiş olduğun araban, polis merkezinin giriş çıkışını engelliyor, acilen arabanı çek” ifadelerini kullandığı ve başkaca bir şey söylemeden odadan çıktığı, davacının bu davranışıyla meslek disiplinine yakışmayacak şekilde ve saygısızca hareket ettiğinden bahisle ……… Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun ……….sayılı kararı ile Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 6/A-12 ve 15 maddeleri uyarınca “üç günlük aylık kesimi” cezası ile cezalandırılması üzerine temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Olayda, İlçe Emniyet Müdürü ve odasından bulunan…….. isimli sahsın iddialarına göre davacı, usulüne aykırı bir şekilde odaya girmiş, şahsa hitaben “Aşağıya park etmiş olduğun araban, polis merkezinin giriş çıkışını engelliyor, acilen arabanı çek” demiştir. Davacının savunmasına göre ise İlçe Emniyet Müdürünün odasına kapıyı çalıp, selamını vererek girmiş, usulüne uygun şekilde durumu arz ederek “Müdürüm arkadaşın bırakmış olduğu araç Müdüriyet girişini kapatmış” demiş ve İlçe Emniyet Müdürünün “tamam benim misafirim” demesi üzerine selamım vererek makamdan ayrılmıştır. Olayın taraflarınca verilen ifadelerin birbiriyle örtüşmediği, beyanlar arasında çelişki olduğu, disiplin soruşturmasının diyalogun diğer tarafı olan İlçe Emniyet Müdürü tarafından düzenlenen tek yanlı tutanağa istinaden başlatıldığı ayrıca söz konusu tutanakta da belirtildiği üzere ……… isimli şahıs ile davacı arasında geçmişte yapılan trafik kontrolü sırasında çıkan gerginlik nedeniyle bir husumet bulunduğu ve amire saygısızlık fiilinin işlendiği yolunda taraflar dışında başka tanık da bulunmadığı görülmüştür.

Bu durumda, davacının görev sırasında amir veya üstlerine saygısız davranmak fiilini işlediğinin hukuken kabul edilebilir, objektif, somut ve yeterli delillerle açık ve net bir şekilde ortaya konulamadığı anlaşıldığından, davacı hakkında Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün 6/A-12. ve 15. maddeleri uyarınca tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davayı reddeden idare mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle, …..İdare Mahkemesinin ………. tarih ve …………… sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun geçici 8. maddesi gereğince uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca bozulmasına, yukarıda belirtilen hususlar gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 12.9.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.


Adana idare hukuku avukatı ve adana idari dava avukatı olarak bilgilendirme yapmak amacıyla paylaştığımız makalelerin bir kısmı şu şekildedir;

  • İptal davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Tam yargı davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Disiplin soruşturmasına savunma örneğine buradan,
  • Memur disiplin cezasına karşı açılacak iptal davasının incelendiği makalemize buradan, 
  • Memur disiplin cezasına itiraz konusunun ayrıntılı incelendiği makalemize buradan
  • Disiplin soruşturmasında soruşturma usulünün incelendiği makalemizi buradan
  • Soruşturma izni verilmesi itiraz dilekçesi örneğini buradan okuyabilirsiniz.

Makalelerimiz her geçen gün güncellendiği için ayrıntılı bilgi için lütfen sitemizde arama yapınız.

disiplin soruşturması tanık ifade tutanağı, disiplin soruşturmasında tanık ifadesi nasıl alınır, disiplin soruşturması ifade tutanağı tanıklar için, adana idari dava avukatı

Disiplin Soruşturması Tanık İfade Tutanağı

Bu makalemizde disiplin soruşturması tanık ifade tutanağı örneğini paylaşacağız. Disiplin soruşturmasında soruşturma geçiren memur, savunmasına esas olarak tanık dinlenmesini talep edebilir. Bu durumda tüm delilleri toplamak yükümlülüğü bulunan soruşturmacının, tanıkları uygun bir yolla çağırarak ifadelerine başvurması gerekir. Bu makalemizde de tanıkların ifadelerinin alınması sırasında kullanılabilecek disiplin soruşturması tanık ifade tutanağı örneği ni paylaşıyoruz.

Disiplin Soruşturması Tanık İfade Tutanağı

Disiplin soruşturmasında tanık ifadesi oldukça önemli bir delildir ancak tanık dinlenmesi konusunda da dikkat edilmesi gereken bazı hususlar mevcuttur Bir olayın tanığı olan kişilinin, aynı olay nedeniyle disiplin amiri sıfatıyla ceza vermesi hatalı bir uygulamadır, disiplin soruşturması tanık ifade tutanağı düzenlenemez. Dolayısıyla disiplin amirinin tanık olarak dinlenmesi halinde disiplin amiri artık disiplin cezası veremez.

Dava; davacı hakkında yapılan soruşturma sonucu kınama cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.Davacıya isnad edilen olaya ilişkin düzenlenmiş olan soruşturma raporunda, davacı hakkında isnat edilen eyleme ilişkin tanık olarak ifadesi alınanlardan kişinin aynı zamanda dava konusu işlemi tesis eden kişidir.Buna göre, davacıya isnad edilen olayın tanığı olarak gösterilen ve ifadesi alınan İlçe Milli Eğitim Müdürü tarafından aynı eylem nedeniyle davacıya ceza verilmiş olması hususu birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde, bir olayın tanığı olan kişilinin, aynı olay nedeniyle disiplin amiri sıfatıyla ceza vermesinde, disiplin cezalarının tarafsızlık ve objektiflik kriterine uygun olarak verilmesi ilkesine aykırılık görüldüğünden bu haliyle dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. DANIŞTAY 12. DAİRE Esas Numarası: 2012/5247 Karar Numarası: 2015/7042 Karar Tarihi: 22.12.2015

Danıştay 5. Dairesi verilen disiplin cezasını amire saygısızlık fiilinin işlendiği yolunda tanık bulunmadığı gerekçesiyle iptal etmiştir. disiplin soruşturması tanık ifade tutanağı bulunup bulunmaması hali de büyük önem arz etmektedir.

Dava, polis memuru olarak görev yapan davacının, görev sırasında amir veya üstlerine saygısız davrandığından bahisle “dört ay kısa süreli durdurma” cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de bir alt ceza olan “üç günlük aylık kesimi” cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açılmıştır.Olayın taraflarınca verilen ifadelerin birbiriyle örtüşmediği, beyanlar arasında çelişki olduğu, disiplin soruşturmasının diyalogun diğer tarafı olan İlçe Emniyet Müdürü tarafından düzenlenen tek yanlı tutanağa istinaden başlatıldığı amire saygısızlık fiilinin işlendiği yolunda taraflar dışında başka tanık da bulunmadığı görülmüştür.Bu durumda, davacının görev sırasında amir veya üstlerine saygısız davranmak fiilini işlediğinin hukuken kabul edilebilir, objektif, somut ve yeterli delillerle açık ve net bir şekilde ortaya konulamadığı anlaşıldığından, davacı tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davayı reddeden idare mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir. DANIŞTAY 5. DAİRE, Esas Numarası: 2016/16858, Karar Numarası: 2018/15491, Karar Tarihi: 12.09.2018

Disiplin soruşturmasında sanıklar için ifade tutanağı örneği ne buradan ulaşabilirsiniz.

Disiplin Soruşturması Tanık İfade Tutanağı Örneği

………………………

İFADESİ ALINANIN:
1. Adı Soyadı: ………………………………..
2. Doğum yeri ve tarihi: ………………………………..
3. Ana adı: ……………………………….. Baba adı: ………………………………..
4. Görevi veya unvanı: ………………………………..
5. Görevli olduğu birim: ………………………………..
6. İkametgah adresi: ………………………………..

İFADENİN ALINDIĞI YER: ………………………………..

İFADE TARİHİ: …./…./…….

Yukarıda açık kimliği yazılı …………….. …………………’a yemini yaptırıldı. “Bildiğimi dosdoğru söyleyeceğime namusum ve şerefim üzerine yemin ederim” demesi üzerine soruşturma konusu olay açıklandıktan sonra soruldu;

SORU 1: ……………………………………………………………………………………………………………………………………..

CEVAP 1: …………………………………………………………………………………………………………………………………….

SORU 2: ……………………………………………………………………………………………………………………………………..

CEVAP 2: …………………………………………………………………………………………………………………………………….

Sorulacak başka husus kalmadığı görülmekle, hazırlanan tutanak ifade sahibi tarafından tekrar olundu. Yazılanların doğru olduğunu ifadenin kendisine ait olduğunu beyan etmesi üzerine okunan tutanak hep birlikte imzalandı.

İFADEYİ ALAN                                   İFADEYİ YAZAN                                 İFADEYİ VEREN

SORUŞTURMACI                                      KATİP                                                 TANIK

………………………                                ………………………                                    ………………………


Adana idare hukuku avukatı ve adana idari dava avukatı olarak bilgilendirme yapmak amacıyla paylaştığımız makalelerin bir kısmı şu şekildedir;

  • İptal davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Tam yargı davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Disiplin soruşturmasına savunma örneğine buradan,
  • Memur disiplin cezasına karşı açılacak iptal davasının incelendiği makalemize buradan, 
  • Memur disiplin cezasına itiraz konusunun ayrıntılı incelendiği makalemize buradan
  • Disiplin soruşturmasında soruşturma usulünün incelendiği makalemizi buradan
  • Soruşturma izni verilmesi itiraz dilekçesi örneğini buradan okuyabilirsiniz.

Makalelerimiz her geçen gün güncellendiği için ayrıntılı bilgi için lütfen sitemizde arama yapınız.

idare mahkemesi temyiz dilekçesi, idare mahkemesi temyiz dilekçesi örneği aylıktan kesme cezası, disiplin cezası, adana idari dava idare mahkemesi avukat

İdare Mahkemesi Temyiz Dilekçesi Örneği

Bu makalemizde idare mahkemesi temyiz dilekçesi örneği ne yer vereceğiz. Makalemizin sonunda verilen idare mahkemesi temyiz dilekçesi aylıktan kesme cezası yani bir disiplin cezası ile ilgilidir. Bu dilekçe örnek mukabilinde olup, somut olaya uyarlanması gerekmektedir.

İdare Mahkemesi Temyiz Dilekçesi Örneği

DANIŞTAY BAŞKANLIĞI’NA
Gönderilmek Üzere
……. İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI’NA

DAVACI                                           : …………………………..

VEKİLİ                                             : Av. Selce MARAŞ BÜKEN

DAVALI                                           : …………………………..

KONU                                              : …… İdare Mahkemesi’nin …/…/….. tarih, 20…/…… esas, 20…/…… karar sayılı kararının, yürütmesinin durdurulmasına ve BOZULMASINA karar verilmesi talebimizdir.

AÇIKLAMALARIMIZ

Davalı …………’nın …/…/….. tarih ve …… sayılı 1/30 oranında aylıktan kesme cezası verilmesine ilişkin işlemin YÜRÜTMESİNİN DURDURULMASI ve İPTALİ istemiyle …… İdare Mahkemesi’nde açılan davanın reddine karar verilmiştir.

Ancak, dava dosyasındaki belgelerin bir kez daha incelenmesinden de anlaşılacağı üzere …… İdare Mahkemesi’nce tarafımızdan ileri sürülen ve işlemin iptalini gerektiren hususlar hiç dikkate alınmaksızın, haksız ve hukuka aykırı olarak davanın reddine karar verilmiştir.

Şöyle ki; ………………………………………………………………………………………………………………..

Ancak İdare Mahkemesi yargılama sırasında ileri sürdüğümüz bu hususları dikkate almayıp, davanın reddine karar verdiğinden, bu kararın bozulmasını talep etmek zorunluluğumuz doğmuştur.

SONUÇ ve İSTEM: Yukarıda arz ve izah edilen ve Sayın Dairenizce re’sen göz önünde tutulacak nedenler dahilinde, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan …… İdare Mahkemesi’nin…… 20…/…… esas, 20…/……  sayılı kararının BOZULMASINA, yargılama giderlerinin davalı idareye tahmiline karar verilmesini saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz.

Davacı Vekili
Av. Selce MARAŞ BÜKEN


Adana idare hukuku avukatı ve adana idari dava avukatı olarak bilgilendirme yapmak amacıyla paylaştığımız makalelerin bir kısmı şu şekildedir;

  • İptal davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Tam yargı davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Disiplin soruşturmasına savunma örneğine buradan,
  • Memur disiplin cezasına karşı açılacak iptal davasının incelendiği makalemize buradan, 
  • Memur disiplin cezasına itiraz konusunun ayrıntılı incelendiği makalemize buradan
  • Disiplin soruşturmasında soruşturma usulünün incelendiği makalemizi buradan
  • Soruşturma izni verilmesi itiraz dilekçesi örneğini buradan okuyabilirsiniz.

Makalelerimiz her geçen gün güncellendiği için ayrıntılı bilgi için lütfen sitemizde arama yapınız.

Disiplin soruşturması ifade tutanağı örneği, disiplin soruşturmasında ifade tutanağı nasıl hazırlanır, disiplin soruşturması sanık ifade tutanağı

Disiplin Soruşturması İfade Tutanağı

Bu makalemizde disiplin soruşturması ifade tutanağı örneği ne yer verilecektir. 657 sayılı Kanun‘a göre memurlar hakkında yapılan disiplin soruşturmalarında ilgilinin usulüne uygun biçimde savunmasının alınması zorunludur. Daha önceki makalemizde memura savunma istem yazısı tebliğ edilmesi gerektiğini ve en az 7 gün savunma süresi verilmesi gerektiğini belirtmiştik. İlgili makalemize, savunma istem yazısı örneği için buradan ulaşabilirsiniz.  Disiplin soruşturması sanık ifade tutanağı nda ise hakkında soruşturma yapılan memura yapılan isnatlara öznel bir görüş eklenmeden, somut ve tarafsız biçimde ele alınmalıdır. Memurun ifadesinde sunduğu delilleri de ifade tutanağına, varsa tanıkları da ifadeye çağrılmalı ve ifadeleri alınmalıdır.  Disiplin soruşturması ifade tutanağı nda ilgilinin beyanları, savunmaları ve delilleri soruşturma raporunda değerlendirilmelidir. Soruşturma raporu örneği için buraya tıklayabilirsiniz.

Disiplin soruşturması sanık ifade tutanağı düzenlendiği sırada, eğer sunmak istediğiniz delillerinizi (tanık vb) soruşturmacı ifadenize eklemek istemiyor, delillere yer vermekten kaçınıyorsa ya da ifadelerinizi olduğu gibi tutanağa geçmiyorsa bu durumda ifade tutanağını şerh koyarak imzalayabilir, imza vermekten kaçınabilir ve ilgili soruşturmacının görevden alınması için disiplin amirinize başvuruda bulunabilirsiniz. 

Disiplin soruşturması ifade tutanağı örneği şu şekildedir:

Disiplin Soruşturması İfade Tutanağı

Disiplin Soruşturması İfade Tutanağı Örneği

………………………

İFADESİ ALINANIN:
1. Adı Soyadı: ………………………………..
2. Doğum yeri ve tarihi: ………………………………..
3. Ana adı: ……………………………….. Baba adı: ………………………………..
4. Görevi veya unvanı: ………………………………..
5. Görevli olduğu birim: ………………………………..
6. İkametgah adresi: ………………………………..

İFADENİN ALINDIĞI YER: ………………………………..

İFADE TARİHİ: …./…./…….

Yukarıda açık kimliği yazılı ……………………………….. hakkında ……………………………….. soruşturma konusu olay açıklanarak soruldu:

SORU 1: ……………………………………………………………………………………………………………………………………..

CEVAP 1: …………………………………………………………………………………………………………………………………….

SORU 2: ……………………………………………………………………………………………………………………………………..

CEVAP 2: …………………………………………………………………………………………………………………………………….

Sorulacak başka husus kalmadığı görülmekle, ifade tutanağı okunarak hep birlikte imzalandı.

İFADEYİ ALAN                                   İFADEYİ YAZAN                                 İFADEYİ VEREN

SORUŞTURMACI                                      KATİP                                                 SANIK

………………………                                ………………………                                    ………………………


Adana idare hukuku avukatı ve adana idari dava avukatı olarak bilgilendirme yapmak amacıyla paylaştığımız makalelerin bir kısmı şu şekildedir;

  • İptal davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Tam yargı davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Disiplin soruşturmasına savunma örneğine buradan,
  • Memur disiplin cezasına karşı açılacak iptal davasının incelendiği makalemize buradan, 
  • Memur disiplin cezasına itiraz konusunun ayrıntılı incelendiği makalemize buradan
  • Disiplin soruşturmasında soruşturma usulünün incelendiği makalemizi buradan
  • Soruşturma izni verilmesi itiraz dilekçesi örneğini buradan okuyabilirsiniz.

Makalelerimiz her geçen gün güncellendiği için ayrıntılı bilgi için lütfen sitemizde arama yapınız.

idareden vekalet ücreti talebi dilekçesi örneği, idare aleyhine vekalet ücreti dilekçesi, tahsili usulü, idareden yargılama gideri tahsili talebi

İdareden Vekalet Ücreti Talebi Dilekçesi

Bu makalemizde idareden vekalet ücreti talebi dilekçesi örneğine yer vereceğiz. İdare mahkemelerinde görülen iptal davalarında, davanın kabulüne ve idari işlemin iptaline karar verilmesi halinde idare aleyhine vekalet ücreti ne hükmedilir. İdare aleyhine hükmedilen vekalet ücretinin tahsili ise idareden vekalet ücreti talebi dilekçesi ile sağlanır. İdareden vekalet ücreti talebi dilekçesi ekine idareye kesilecek serbest hizmet makbuzunun aslı, ilgili kararın ve onaylanmış vekaletname örneğinin eklenmesi gerekir.

İdare aleyhine hükmedilen vekalet ücreti ilişkin makbuz stopaj ve kdv dahil şekilde kesilmelidir. Serbest hizmet makbuzunun nasıl düzenlenmesi gerektiğine ilişkin buradan yardım alabilirsiniz.

Aynı dilekçe ile idare akeyhine hükmedilen yargılama giderlerinin de ödenmesi talep edilebilir. Dilekçe ilgili idareye elden verilebileceği gibi iadeli taahhütlü posta vb bir araçla da gönderilebilir. İdare aleyhine hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretinin tahsili usulü kısaca bu şekildedir. İdareden vekalet ücreti talebi dilekçesi örneği aşağıda verilmiştir.

İdareden Vekalet Ücreti Talebi Dilekçesi

…………. KURUMU’NA

Müvekkilin eşi müteveffa ……… görevli bulunduğu sırada, …/…/…… tarihinde şehit olmuştur.  İdari başvurumuza ilişkin olarak ……. Başkanlığı’nın bila tarih ve …….. sayılı yazısında ” ’emekli ikramiyesi’ kurumumuz tarafından ödenen bir ödenek olmadığından Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’nün ilgi yazısına Kurumumuzca yapılacak bir işlem bulunmamaktadır” gerekçesi ile 30 yıl üzerinden emekli ikramiyesi ödenmesi gerektiğine dair başvurumuz reddedilmiştir.

Bunun üzerine idari yargı yoluna başvurulmuş ve iptal davası açılmış; müteveffanın eşi müvekkil ……….’in davacısı, idarenizin davalısı olduğu Ankara …. İdare Mahkemesi’nin 2018/…. E, 2019/….. sayılı kararı ile davamızın kabulüne ve dava konusu işlemin iptaline, karar verilmiştir. (Ek-1: Ankara …. İdare Mahkemesi’nin 2018/…. E, 2019/….. sayılı kararı)

Söz konusu mahkeme kararı ile idare aleyhine vekalet ücreti de hükmedilmiştir. Karar uyarınca …..-TL yargılama gideri ile …….-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verildiğinden alacaklarımızın aşağıda belirtilen banka hesabına yatırılmasını saygılarımızla talep eder, aksi halde kanundan kaynaklanan her türlü hakkın kullanacağımızı ihtar ederiz. (Ek-2: ../../….. tarih ve ….. sayılı serbest hizmet makbuzu aslı) (Ek-3: Onaylanmış vekaletname örneği) (Ek-4: Vekalet harcı makbuzu)

Saygılarımızla.

Davacı Vekili

Av. Selce MARAŞ BÜKEN

BANKA BİLGİLERİ                                  :
Banka ve Şube            : ……… Bankası ……… Şubesi
Hesap Sahibi   : ………
IBAN              : TR…………….……………………

EKLER                                                         :
Ek-1: Ankara …. İdare Mahkemesi’nin 2018/…. E, 2019/….. sayılı kararı
Ek-2: ../../….. tarih ve ….. sayılı serbest hizmet makbuzu aslı
Ek-3: Onaylanmış vekaletname örneği
Ek-4: Vekalet harcı makbuzu


Adana idare hukuku avukatı ve adana idari dava avukatı olarak bilgilendirme yapmak amacıyla paylaştığımız makalelerin bir kısmı şu şekildedir;

  • İptal davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Tam yargı davasının incelendiği makalemize buradan,
  • Memur disiplin cezasına karşı açılacak iptal davasının incelendiği makalemize buradan, 
  • Memur disiplin cezasına itiraz konusunun ayrıntılı incelendiği makalemize buradan
  • Disiplin soruşturmasında soruşturma usulünün incelendiği makalemizi buradan
  • Soruşturma izni verilmesi itiraz dilekçesi örneğini buradan okuyabilirsiniz.

Makalelerimiz her geçen gün güncellendiği için ayrıntılı bilgi için lütfen sitemizde arama yapınız.