Etiket: 16 ceza dairesi kararları

Silahlı Terör Örgütü ve Etkin Pişmanlık

Silahlı Terör Örgütü ve Etkin Pişmanlık

Fetö etkin pişmanlık. Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 2018/2771 E, 2018/3107 K. 08.10.2018 T. sayılı fetö etkin pişmanlık kararında; “…Sanığın Yakalandıktan Sonra Samimi Olarak Beyanda Bulunarak Örgütün Kullandığı Haberleşme Aracı Olan Bylock Programını Kullandığını Kabul Etmesi, Pişmanlığını Dile Getirerek Örgütte Kaldığı Süre ve Konumuna Uygun Bilgiler Verdiği – Sanığın Suçun Aydınlatılmasına Katkıda Bulunup Samimi Olarak Pişmanlık Duyduğunun Anlaşılması Karşısında, Hakkında Etkin Pişmanlık Hükümlerinin Uygulanması Gerektiği…” nedeniyle hükmün bozulmasına karar vermiştir.

FETÖ/PDY ETKİN PİŞMANLIK HÜKÜMLERİNİN UYGULANMASINA DAİR KARAR ŞU ŞEKİLDEDİR:

YARGITAY 16. CEZA DAİRESİ, 2018/2771 E, 2018/3107 K, 08.10.2018 T.

SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNE ÜYE OLMA SUÇUNDA ETKİN PİŞMANLIK HÜKÜMLERİ

Özeti: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hakkında hüküm kurulan sanığın yakalandıktan sonra samimi olarak beyanda bulunarak örgütün kullandığı haberleşme aracı olan Bylock programını kullandığını kabul etmesi, pişmanlığını dile getirerek örgütte kaldığı süre ve konumuna uygun bilgiler vermek suretiyle suçun aydınlatılmasına katkıda bulunup samimi olarak pişmanlık duyduğunun anlaşıldığından,hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.

53/1-2-3, 58/9, 63. maddeleri gereğince mahkumiyetine dair istinaf başvurusunun esastan reddi 

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; 

Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; 

Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

Sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş ise de; sanığın yakalandıktan sonra samimi olarak beyanda bulunarak örgütün kullandığı haberleşme aracı olan Bylock programını kullandığını kabul etmesi, pişmanlığını dile getirerek örgütte kaldığı süre ve konumuna uygun bilgiler vermek suretiyle suçun aydınlatılmasına katkıda bulunup samimi olarak pişmanlık duyduğunun anlaşılması karşısında, hakkında 5237 sayılı TCK’nın 221/4-2 cümlesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerekirken dosya kapsamı ile uyuşmayan, hukuki ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, bu sebeplerden dolayı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma sebebi ve sanığın tutuklulukta geçirdiği süre nazara alınarak sanığın 5271 sayılı CMK’nın 109/3-a ve b maddesi gereğince “yurt dışına çıkmamak” ve duruşmalarına katılmak adli kontrol tedbiri uygulanmak suretiyle TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değil ise derhal salıverilmesine için ilgili yer Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, 08.10.2018 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.

Fetö yargıtay kararı olarak yayınlanan ve Bylock, Mor Beyin ve CG-NAT Kayıtları nın incelendiği bir diğer makalemize buradan ulaşabilirsiniz. Emsal bylock kararı için buraya tıklayınız. 

Diğer makalelerimize buradan ulaşabilir veya büromuzdan randevu almak için buraya tıklayabilirsiniz. 

Fetö Yargıtay Kararı Emsal Bylock Kararı

Fetö Yargıtay Kararı Emsal Bylock Kararı

Fetö Yargıtay Kararı. Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 2017/4305 E, 2018/1212 K. 05.04.2018 T. sayılı emsal bylock kararında; “…Sanığın bylock kullanıcısı olduğuna dair ayrıntılı tesbit ve değerlendirme tutanağı getirtilmeden sanığın bylock kullanıcısı olduğuna dair Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen yetersiz belgeye dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması…” nedeniyle hükmün bozulmasına karar vermiştir.

Emsal kararşu şekildedir;

YARGITAY 16. CEZA DAİRESİ 2017/4305 E, 2018/1212 K. 05.04.2018 T.

Kanunun 5. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;  Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

I-Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 karar sayılı kararında bylock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağının kabul edilmesi karşısında, suçun sübutu açısından belirleyici delil niteliğinde bulunan Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığından yahut bağlı bulunduğu İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğünden sanığın bylock kullanıcısı olduğuna dair ayrıntılı tesbit ve değerlendirme tutanağı getirtilmeden sanığın bylock kullanıcısı olduğuna dair Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen yetersiz belgeye dayanılarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

II-Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile TCK’nın 53. maddesindeki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması.

III-Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden gerekçeli karar başlığında suç tarihinin sanığın yakalandığı tarih olan “27.07.2016 ve öncesi” yerine “15.07.2016 ve öncesi” olarak yazılması,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, bu sebeplerden dolayı hükmün CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, kanun maddesinde öngörülen ceza miktarı ve sanığın tutuklulukta geçirdiği süre gözetilerek sanığın tutukluluk halinin devamına, 05.04.2018 tarihinde I nolu bozma yönünden Üye … ve Üye …’ın hükmün onanması yönündeki muhalefetleri ve karşı oylarıyla oyçokluğu ile, diğer yönlerden oybirliğiyle karar verildi.

Fetö yargıtay kararı olarak yayınlanan ve Bylock, Mor Beyin ve CG-NAT Kayıtları nın incelendiği bir diğer makalemize buradan ulaşabilirsiniz.

Diğer makalelerimize buradan ulaşabilir veya büromuzdan randevu almak için buraya tıklayabilirsiniz. 

Boşanmada Fiziksel Şiddet Görenin Tazminat Talebi

Bylock, Mor Beyin ve CG-NAT Kayıtları

Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin 2018/187 E, 2018/1462 K sayılı ve 27.03.2018 tarihli kararı ile Mor Beyin CGNAT kayıtlarıyla FETÖ/PDY ByLock kullanımının tespitinde, sadece Bylock sunucusuna bağlantı yaptığının tespit edilmesinin yeterli olmadığı, CG-NAT kayıtlarının yanısıra girdiğinin ve bu sistemi kullandığının, User-ID, şifre ve grup elemanlarını içerir ByLock tespit değerlendirme tutanağı da ile de ortaya konması gerektiğine karar vermiştir. Kararda sanığın programın sunucularına bylock mor beyin vb tuzak yöntemlerle yönlendirilmiş olabileceği sonucuna da ulaşılabileceğinin altı çizilmiştir.

YARGITAY

16. CEZA DAİRESİ

Esas Numarası: 2018/187

Karar Numarası: 2018/1462

Karar Tarihi: 27.03.2018

SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜNE ÜYE OLMA SUÇUNDA BYLOCK PROGRAMININ İNDİRİLMESİ Ancak Operatör Kayıtları ve User Id Eşleştirmesi Doğru Yapılabilen Kişilerin Gerçek Bylock Kullanıcısı Oldukları – Kişinin Örgütsel Gizliliği Sağlamak ve Haberleşmek Amacıyla Bylock Sistemine Girdiğinin ve Bu Sistemi Kullandığının, User Id, Şifre ve Grup Elemanlarını İçerir Bylock Tespit Değerlendirme Tutanağı ve Cgnat Kayıtlarını İçeren Belgeler İle Kesin Olarak Kanıtlanması Gerekir

OPERATÖR KAYITLARI VE USER ID EŞLEŞTİRMESİ DOĞRU YAPILABİLEN KİŞİLERİN GERÇEK BYLOCK KULLANICISI OLDUKLARININ KABULÜ GEREKİR Bylock Kullanıcılarının Tespitleri Açısından Operatörler Tarafından Tutulan Cgnat (His) Kayıtları Bir Çeşit Üst Veridir – Cgnat Kayıtları Özet Veriler Olması Nedeniyle Bir İz ve Emare Niteliğinde Olduğundan Tek Başına Kişinin Gerçek Bylock Kullanıcısı Olduğunu Göstermez – Kişiler İradeleri Dışında Bylock Sunucularına Yönlendirilmiş Olabilirler

Özeti: Operatör kayıtları ve User-ID eşleştirmesi doğru yapılabilen kişilerin gerçek ByLock kullanıcısı olduklarının kabulü gerekeceğinden, kişinin örgütsel gizliliği sağlamak ve haberleşmek amacıyla ByLock sistemine girdiğinin ve bu sistemi kullandığının, User-ID, şifre ve grup elemanlarını içerir ByLock tespit değerlendirme tutanağı ve CGNAT kayıtlarını içeren belgeler ile kesin olarak kanıtlanması zorunludur. Erzincan İl Emniyet Müdürlüğü tarafından düzenlenen belgeye dayanılarak, ByLock kullanıcısı olduğu kabul edilerek mahkumiyetine karar verilen sanığın kimlik bilgilerinin istinaf aşamasından sonra Erzincan İl Emniyet Müdürlüğünün “mor beyin”  listesinde yer aldığının bildirilmiş olması karışışında hukuki durumunun yeniden değerlendirilerek tayin ve takdirinde zorunluluk bulunmaktadır.

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;

Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine güre dosya incelendi, gereği düşünüldü;

Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi,

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16.MD-956 E, 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında açıklandığı üzere; ByLock iletişim sistemi FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgülünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacaktır.

ByLock uygulaması programını indirmek, mesajlaşmak/haberleşmek için yeterli değildir. Öncelikle kayıt esnasında kullanıcının bir kullanıcı adıyla parola üretmesi, mesajlaşma için ise kayıt olan kullanıcılara sistem tarafından otomatik olarak atanan ve kullanıcıya özel olan ID (kimlik) numarasının bilinmesi ve karşı tarafça onaylanması gerekmektedir.  Karşılıklı ekleme olmaksızın iletişime geçme imkanı bulunmamaktadır.

ByLock iletişim sisteminde bağlantı tarihi, bağlantıyı yapan IP adresi, hangi tarihler arasında kaç kez bağlantı yapıldığı, haberleşmelerin kimlerle gerçekleştirildiği ve içeriğinin ne olduğu tespit edilebilmektedir. Bağlantı tarihinin, bağlantıyı yapan IP adresinin tespit edilmesi ve hangi tarihler arasında kaç kez bağlanıldığının belirlenmesi. kişinin özel bir iletişim sisteminin bir parçası olduğunun tespiti için yeterlidir. Haberleşmelerin kimlerle yapıldığı ve içeriğinin ne olduğunun saptanması ise kişinin örgüt içindeki konumunu tespit etmeye yarayacak bilgilerdir.

ByLock kullanıcı tespitleri ByLock sunucusunda kayıtlı IP adresleri üzerinden tespit edilebilmektedir. ByLock sunucusunda kaydı olan kullanıcıların User-ID(Kullanıcı No) tespiti yapılabilmekte ve mesaj içeriklerinin çözümü gerçekleştirilebilmektedir. Bu nedenle ByLock tespit değerlendirme tutanağında yer alan User-ID(Kullanıcı No), şifre ve gruba kayıtlı kişilerin tespiti bu kişilerin birbirleriyle olan ilişki ve irtibatlarının ortaya konulması sanığın hukuki durumunun belirlenmesi bakımından önemlidir.

ByLock kullanıcılarının tespitleri açısından operatörler tarafından tutulan CGNAT (HIS) kayıtları bir çeşit üst veridir. CGNAT kayıtları özet veriler olması nedeniyle bir iz ve emare niteliğinde olduğundan tek başına kişinin gerçek ByLock kullanıcısı olduğunu göstermez. Kişiler iradeleri dışında ByLock sunucularına yönlendirilmiş olabilirler.

Nitekim Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde yürütülen ve BTK tarafından yapılan teknik çalışmalar sonucunda iradeleri dışında ByLock sunucularına yönlendirildikleri saptanan 11.480 kişinin tamamının CGNAT kayıtlarının olduğu ve tespit edilen CGNAT kayıtlarına göre ByLock uygulamasının IP’lerine bağlantıya yönlendirildikleri belirtilmektedir.

Kişinin User-ID ve şifrelerinin belirlenememesi ve fakat CGNAT kayıtlarıylaByLock sunucusuna bağlantı yaptığının tespit edilmesi halinde, kişinin gerçek ByLock kullanıcısı olduğu ancak henüz User-ID ve şifresinin tespit edilemediği anlaşılabileceği gibi; ByLock sunucularına tuzak yöntemlerle (mor beyin vb.) yönlendirilmiş olabileceği sonucuna da ulaşılabilir.

Bu nedenle ancak operatör kayıtları ve User-ID eşleştirmesi doğru yapılabilen kişilerin gerçek ByLock kullanıcısı olduklarının kabulü gerekeceğinden, kişinin örgütsel gizliliği sağlamak ve haberleşmek amacıyla ByLock sistemine girdiğinin ve bu sistemi kullandığının, User-ID, şifre ve grup elemanlarını içerir ByLock tespit değerlendirme tutanağı ve CGNAT kayıtlarını içeren belgeler ile kesin olarak kanıtlanması zorunludur.

Somut olayda; Erzincan İl Emniyet Müdürlüğü tarafından düzenlenen 21.06.2017 tarihli belgeye dayanılarak, ByLock kullanıcısı olduğu kabul edilerek mahkumiyetine karar verilen sanığın kimlik bilgilerinin istinaf aşamasından sonra Erzincan İl Emniyet Müdürlüğünün 28.12.2017 tarihli “mor beyin” listesinde yer aldığının bildirilmiş olması karışışında hukuki durumunun yeniden değerlendirilerek tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 27.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Diğer makalelerimize buradan ulaşabilir veya büromuzdan randevu almak için buraya tıklayabilirsiniz.