Dava Dilekçesinde Tanık Deliline Dayanılmaması

dava dilekçesinde tanık deliline dayanılmaması yargıtay, tanık bildirmeme

Bilindiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 145. maddesi ile tarafların delil bildirmesi belli kesin sürelere bağlanmıştır. Makalemizde ilgili düzenleme gereğince dava dilekçesinde tanık deliline dayanılmaması halinde delillerin nasıl değerlendirileceği bir yargıtay kararı doğrultusunda tartışılacaktır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2014/2/1226 E, 2016/1057 K ve 16.11.2016 Tarihli kararında, dava dilekçesinde tanık bildirmeme halinde ön inceleme aşamasından sonra bildirilen tanıkların dinlenemeyeceğine karar vermiştir.

Dava Dilekçesinde Tanık Deliline Dayanılmaması

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Delillerin Sonradan Gösterilmesi” başlıklı 145. maddesine göre;

Taraflar, Kanunda belirtilen süreden sonra delil gösteremezler. Ancak bir delilin sonradan ileri sürülmesi yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa veya süresinde ileri sürülememesi ilgili tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa, mahkeme o delilin sonradan gösterilmesine izin verebilir.

Düzenlemeye göre; dava veya cevap dilekçesinde delil göstermeyen tarafa ön inceleme duruşmasında delillerini bildirmesi için yeni bir süre verilmesi mümkün değildir. Bu doğrultuda dava dilekçesinde tanık deliline dayanılmaması halinde davacı tanık listesi veremez.

Dava dilekçesinde tanık deliline dayanmama halinde Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin son tarihli kararı şu şekildedir;

T.C. YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2017/5994
KARAR NO: 2019/1853
TARİH: 27.02.2019

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

İlk derece mahkemesince; boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, boşanmanın fer’ilerine karar verilmiş, davalı erkek tarafından tamamı yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmuş, … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 05.04.2017 tarih 2017/313 esas, 2017/349 karar sayılı kararı ile, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu karara karşı davalı erkek temyiz yoluna başvurmuştur.

Davacı kadın, dava dilekçesinde tanık deliline dayanmamış (HMK m. 141), ön inceleme duruşmasında verilen süre üzerine 18.04.2016 tarihli dilekçesinde bildirdiği tanıklar dinlenerek davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Davacı kadın dava dilekçesinde tanık deliline dayanmadığına göre dayanılmayan delilin bildirilmesi için ön inceleme aşamasında verilen süre sonuç doğurmaz ve bu tanıkların beyanları kusur belirlemesinde dikkate alınamaz (HGK 20.04.2016 tarih, 2014/695 ve 2016/522 karar sayılı kararı). Gerçekleşen bu durum karşısında mahkemece; yukarıda açıklanan sebeplerle davalıya yüklenecek kusurlu bir davranış ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği halde, boşanma davasının kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda gösterilen sebeple; … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin 05.04.2017 tarih 2017/313 esas, 2017/349 karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, … 11. Aile Mahkemesinin 04.10.2016 tarih 2015/289 esas, 2016/509 karar sayılı kararının BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, dosyanın HMK’nın 373/1.maddesi gereğince ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin ise ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi.

Adana avukat, Büken Hukuk & Danışmanlık Bürosuadana boşanma avukatı olarak boşanma, velayet, nafaka, tazminat  işlemlerine ilişkin hukuki danışmanlık ve avukatlık hizmeti vermektedir. 

Diğer makalelerimize buradan ulaşabilir veya büromuzdan randevu almak için buraya tıklayabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir